Parmağınızı kripto para cüzdanınız olarak kullanmak ister miydiniz?

Kripto para cüzdanını günümüz teknolojisinin (mikroçip, implant) yardımıyla vücuda işlemek ve ihtiyaç duyulduğu an içindeki verilere ulaşabilmek dezavantajları olsa da mümkün!

Geçtiğimiz yıllar içerisinde kripto para ilişkili ilginç soygun haberlerine tanıklık ettik. Son gelişmeler ile birlikte artık işin rengi biraz değişecek gibi gözüküyor. Özellikle; portatif cüzdanlar, soğuk cüzdanlar kullanan yatırımcıların yaşadığı güvenlik ya da saklama sorunları nedeniyle yeni yöntemler geliştirmeye başladıklarını görmekteyiz. Bunun en son örneklerinden biri de parmak ya da vücudun başka bir yerine kripto para cüzdanını mikroçip implantasyonu yöntemiyle işlemek!

İlk örnek 2014’ten!

Kulağa ilginç gelse de vücuduna herhangi bir ledger cüzdandan çok daha fazla güvenen ilk örnek 2014 yılında gerçekleşti. Martijn Wismeijer ya da dğer bir deyişle bay Bitcoin olarak isimlendirilen kripto para yatırımcısı bu alanda ilk olma ününe sahip. 2014 yılında gerçekleştirdiği mikroçip implantasyonu ile kendi cüzdanını vücuduyla bütünleştiren yatırımcı, formatlayıp programladıktan sonra kendi yatırımlarını vücudunun bir parçası olarak taşımaya başlamıştı.

Bu süreç her ne kadar sıradan bir gelişme olarak görülebilse de insanın Siborg (Cyborg) olma yolundaki isteğini göstermesi açısından önem taşıyor. Siborg ya da orijinal ismi ile Cyborg diye tabir edilen şey; insanların kendi organik uzuvları yerine yapay -robotik- uzuvları vücutlarına entegre etmesi şeklinde en basit tabirle ifade edilebilir. Bir diğer önemli yanı ise; insanlardaki robotlaşma yönündeki eğilimi de göstermektedir. Telefon ya da bilgisayar gibi teknolojik aletlerle olan ilişkimiz de bu kapsama alınabileceği gibi; özellikle mikroçip implantasyonu bu konuda çok daha önemli bir rol oynamaktadır.

Kripto paraların hayatımızın bir parçası olduğu konusunda kimsenin itirazı olmayacaktır. Fakat böylesine önemli kararları almanın da bana kalırsa hiç kolay olmayacağı su götürmez bir gerçek. Bu gibi gelişmeler bizlere yatırımcıların market ve sektöre ne denli duygusal bağ geliştirdiklerini de göstermesi açısından son derece önemlidir.

Sayısız örnek var…

Aslında vücuduna mikroçip ekleyerek vücut yapısını değiştirmenin; bir sistemi hackleyip yapısını değiştirmekten mekanik olarak farkı yok. Aynı şekilde Bitcoin ve kripto paraların yapısı da göz önünde tutulduğunda veri ve dijital para özgürlüğünün kriptografik yapıdan geçtiğini göz önünde tuttuğumuzda benzerliği daha iyi görebiliyoruz. Bu doğrultuda benzer özellikler sergileyen onlarca yatırımcının varlığını kavrayabiliyoruz. Bir kripto parayı ortaya çıkarmak için başka bir kripto paranın yapısını manipüle ederek yeni bir şey ortaya koymanın, vücuduna ekleme yaparak formu değiştirmekten farkı yok.

Özellikle alternatif gelecek beklentilerini ortaya çıkaran kripto para endüstrisinin böylesine bir gelişmeyi de doğurması şaşırtıcı olmasa gerek. Zira artık var olmayan her şeyin, mümkün olabileceği tüm yatırımcıların göz önünde tuttuğu en önemli gelişme olarak karşımıza çıkıyor. Blockchain Teknolojisi‘nin yapısı gereği artık futuristik bir mental yapı ile karşı karşıyayız. İnsanlar artık çoğu şeyin daha imkanlı ve olabilir olduğu konusunda hemfikir olmaya başladı.

Genetiği değiştirilmiş bebekler…

Yakın zamanda bilindiği üzere daha doğmayan bebeklerin genetik yapıları üzerinde yapılan değişiklikler ile çeşitli özellikler doğum öncesi aktarılmaya çalışıyor. En basit örneklerden biri de çocuğun göz rengine doğum öncesi bilgisayar ortamında karar vermek ve bunu anne karnındayken değiştirmek. Bu durumun da yine aynı şekilde Siborg insan yapısından farklıymış gibi algılamak hata olacaktır. Ayrıca bu durumun vicuda cüzdan eklenmesinden daha masum olduğu ifade etmek en basit tabirle aymazlıktır.

Bizlerin çeşitli Blockchain sistemlerine entegre edilen Dapp’ler üzerine yaptığımız tartışmaların bir benzerini aileler çocukları için yapmakta. Onlar da çocuklarına çeşitli özellikleri doğum öncesi entegre etmeye çalışarak yapılarını değiştirmektedir. Bu durumun vücuda mikroçip implantı ile Bitcoin cüzdanı eklemekten çok daha etik dışı olduğunu vurgulamak istiyorum. Yine aynı şekilde birinde bireyin kendi karar vermesi söz konusuyken; diğerinde ona sahiplik gösteren ebeveyni karar vermektedir.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

%d blogcu bunu beğendi: