amp domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/u814201603/domains/kriptobulten.online/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170The post NEAR Protocol Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>NEAR Protocol, merkeziyetsiz uygulamaların (dapps) oluşturulmasını ve dağıtımını hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla geliştirilmiş bir Layer 1 blockchain platformudur. Ethereum, Solana gibi diğer Layer 1 blockchainlerle rekabet eden NEAR, özellikle hızlı ve düşük maliyetli işlem sağlamak için “Nightshade” adı verilen özel bir sharding (veri parçalama) tekniği kullanmaktadır.
Kuruluş ve Gelişim Süreci
NEAR Protocol, 2018 yılında bilgisayar bilimcileri Alexander Skidanov ve Illia Polosukhin tarafından San Francisco’da kuruldu. Ethereum‘un tıkanıklık ve ölçeklenebilirlik sorunlarının belirginleştiği bir dönemde kurulan NEAR, Skidanov‘un MemSQL‘deki mühendislik direktörlüğü ve Polosukhin‘in Google‘daki deneyiminden yararlanarak geliştirilmiştir. 2019’da Pantera, Multicoin, ACapital, Coinbase Ventures ve Ripple’ın Xpring gibi prestijli yatırımcılardan 12,1 milyon dolar Seri A fonlaması sağladı.
2020’nin başında, Andreessen Horowitz‘in öncülüğünde düzenlenen bir token satışıyla 21,6 milyon dolar daha toplandı ve ana ağı kısıtlı bir modda başlattı. Ekim 2020’de topluluk yönetimine geçiş yaparak, ağı merkezi olmayan bir şekilde doğrulayıcılar tarafından yönetilmesine olanak sağladı. Ayrıca, Mart 2021’de Ethereum ile köprü oluşturan Rainbow Bridge‘i faaliyete geçirdi.
Nisan 2021’de, Phase 1 sharding’i tanıtarak ağın yükünü birden fazla shard’a dağıtarak ölçeklenebilirliği artırdı. Aynı yıl içinde, Ethereum uyumluluğunu sağlamak amacıyla NEAR üzerinde geliştirilen Aurora adlı Ethereum Sanal Makinesi (EVM) piyasaya sürüldü, bu da Ethereum dapp‘lerinin NEAR üzerinde çalıştırılmasına imkan tanıdı. Nisan 2023’te ise NEAR Horizon Web3 hızlandırıcı programı başlatıldı ve bu program, NEAR ekosistemindeki girişim ve projelere destek sağlamayı hedefledi.
NEAR’ın Çalışma Prensibi
NEAR Protocol, proof-of-stake (hisse kanıtı) konsensüs mekanizmasını kullanarak enerji verimliliği ve güvenliği sağlıyor. NEAR token, ağın yerel kripto para birimi olarak kullanılıyor; ağ yönetimi, güvenliği ve işlem ücretleri gibi amaçlarla kullanılır.

NEAR‘ın sharding mekanizması olan Nightshade, blockchain’in ölçeklenebilirliğini ve performansını artırmak amacıyla ağı daha küçük ve yönetilebilir parçalara böler. Her bir shard, ağın işlemlerini ve akıllı sözleşmelerini paralel olarak işler, böylece ağın genel verimliliği artar. Nightshade, her shard’ın bir sonraki bloğun “chunk” (parça) olarak adlandırılan bir kısmını üretmesini sağlayarak bu konsepti geliştirir. Bu parçalar bir araya getirilerek tek bir blok oluşturulur, böylece ağın tutarlılığı korunur ve işlemler daha hızlı gerçekleştirilir.
NEAR’ın Kullanıcı ve Geliştirici Dostu Yaklaşımı
NEAR Protocol, kullanıcı dostu bir blockchain deneyimi sunmayı amaçlar. Kullanıcılar, karmaşık cüzdan adresleri yerine insan tarafından okunabilir hesap isimleri kullanarak etkileşimde bulunabilirler. Web tabanlı cüzdanı, ek yazılımlar indirmeye gerek kalmadan doğrudan hesap yönetimi sağlar. NEAR’ın Access Keys sistemi, kullanıcıların dapp‘lerle ve akıllı sözleşmelerle etkileşimlerini kolayca yönetmelerine olanak tanır.
Geliştiricilere yönelik olarak NEAR, kapsamlı dokümantasyon ve örneklerle destek sağlar. Geliştiricilerin dapp ve akıllı sözleşme oluşturma sürecini kolaylaştırmak amacıyla düzenli ofis saatleri sunar. Ayrıca, geliştiricileri teşvik etmek için gaz ücretlerinin %30’unu onlara tahsis eder, bu da ekosisteme katkı sağlamak isteyenleri ödüllendirir ve aktif katılımı teşvik eder.
The post NEAR Protocol Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post TON – The Open Network Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Yüksek ölçeklenebilirlik amacıyla tasarlanan The Open Network (TON), benzersiz çoklu blok zinciri mimarisini kullanarak bir sharding mekanizmasıyla blok zincirini daha küçük, daha yönetilebilir segmentlere böldüğü için milyonlarca işlemi saniyede işleyebileceğini iddia ediyor.
Gram (ilk zamanlardaki ismi) olarak bilinen TON‘un başlangıç sürecinde ICO (token satarak fon toplama) düzenleyerek 1.7 milyar dolarlık token satması ilgili SEC ile sorun yaşamıştı. Söz konusu hukuki ve bağlayıcı sorunlar nedeniyle Telegram‘ın projeden resmen ayrılmasına neden oldu ve o zamandan beri TON Vakfı önderliğinde topluluk tarafından yönlendirilen bir ekosistem olarak geliştirilmiş ve benimsenmeye devam edilmiştir.
TON, proof-of-stake (PoS) uzlaşma algoritması kullanır; burada doğrulayıcılar işlemleri doğrulamak ve yeni bloklar oluşturmakla sorumludur ve sahip oldukları $TON miktarına ve söz konusu $TON‘ların ne kadarlık kısmını stake ettiklerine göre ödül alma prensibine dayanır. Bu yöntem, yüksek işlem kapasitesini desteklerken enerji verimliliğini sağlar. Platform ayrıca gelişmiş akıllı sözleşmeleri destekler, bu da geliştiricilere TON blok zinciri üzerinde merkezsiz uygulamalar (dApps) oluşturma imkanı sağlar. $TON, TON blok zincirinin yerel kripto parasıdır ve işlem ücretleri, staking ve TON ekosistemi içinde bir değişim ya da takas aracı olarak kullanılır.
TON, bir ana zincir ve çoklu iş zincirlerinden oluşan benzersiz bir çoklu blok zinciri mimarisi kullanır. Ana zincir, genel ağı yöneten ve protokol değişiklikleri, doğrulayıcı (validatör) seçimleri ve iş zincirlerinin yapılandırması gibi önemli bilgileri içeren ana blok zinciridir. İş zincirleri ise TON ağı içindeki bireysel blok zincirleridir; her biri bağımsız olarak çalışabilir ve kendi işlemlerini işleyebilir. İş zincirleri, farklı uygulamalar ve kullanım durumları için özelleştirilebilir.

TON‘un mimarisinin bir başka özelliği, “dinamik sharding” olarak adlandırdıkları şeydir; burada blok zinciri durumunu “her düğüm (node) kümesinin sadece bir veri alt kümesini depolamak ve doğrulamak zorunda olmasını sağlamak için daha küçük parçalara bölme” anlamına gelir. TON, bu özelliğin teorik olarak milyonlarca işlemi saniyede ölçeklendirmeye izin verdiğini iddia eder ve etkili olarak TON‘un bir blok zinciri değil, bir blok zinciri ağı olduğu anlamına gelir.
TON‘un yüksek işleme hızı ve söz konusu işlemlerde düşük işlem ücretleri talep etmesi, kullanıcıların işlemlerin gerçekleşmesini beklemek ya da yüksek işlem ücreti ödemeyi istemedikleri tüm ödemeleri, DeFi ve çeşitli merkezi olmayan uygulamalar (dApps) için ekosistemi kullanmalarını mümkün kılar.

TON‘un akıllı sözleşme platformu, oyun, sosyal medya ve tedarik zinciri yönetimi de dahil olmak üzere çeşitli sektörlerde dapp’lerin geliştirilmesine olanak tanır. TON, teknolojisini, malların gerçek zamanlı izlenmesine ve dolandırıcılığı önlemeyi kolaylaştırması nedeniyle, tedarik zinciri yönetimi ve lojistikte faydalı olacağını öngörüyor.
Bir diğer kullanım alanı, merkezi olmayan dosya paylaşımı ve veri depolama çözümü olan TON Storage‘dir. TON Storage, dosyaları herhangi bir boyutta yedekleyen ve şifreleyen merkezi olmayan web sunucularına ihtiyaç duymadan veri dosyalarını transfer etmek için TON blok zinciri ağına dayanan, internet tabanlı eşler arası (p2p) dosya paylaşımını kullanır.
TON, başlangıçta Telegram‘ın kurucuları olan Durov kardeşler tarafından kavramsallaştırıldı ve geliştirildi. Kardeşlerin ana amacı popüler mesajlaşma uygulamasıyla entegre yüksek performanslı bir blok zinciri platformu oluşturmaktı. 2018’in başlarında, TON, ICO (token satarak fon toplama) düzenleyerek yaklaşık olarak 1.7 milyar dolar toplamış ve söz konusu arz ile yatırımcılar nezdinde büyük ilgi uyandırmıştı.
Ancak, Ekim 2019’da proje ilk büyük sınavıyla karşılaştı; ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), ICO‘nun kayıtsız menkul kıymetler satışı olduğunu iddia ederek Telegram‘a dava açtı. Telegram, SEC’in yasal isteğine yanıt olarak, TON‘un piyasaya sürülmesini ertelemeyi kabul etti ve nihayetinde Mayıs 2020’de projeden ayrılmaya karar verdi. Yatırımcılara fonları iade etti ve SEC ile bir anlaşmaya vardı. Bu aksaklığa rağmen, açık kaynaklı topluluk TON‘u bağımsız olarak geliştirmeye devam etti. 2020’nin sonlarına doğru, proje, ölçeklenebilir ve verimli bir blok zinciri platformunun orijinal vizyonunu ileri taşımaya kararlı olan bir grup geliştirici ve hayranlar tarafından NewTON olarak adlandırılan merkezsiz bir topluluğun ellerine geçti. 2021’de, TON Vakfı olarak yeniden markalandı.
TON topluluğu, 2021 ve 2022 boyunca, ağın mimarisini iyileştirmek, dinamik sharding uygulamak ve PoS uzlaşma mekanizmasını geliştirmek için önemli adımlar attı. Bu çabalar, TON platformu üzerinde inşa edilen çeşitli merkezsiz uygulamaların ve hizmetlerin piyasaya sürülmesiyle sonuçlandı; bu, DeFi, veri depolama ve tokenleştirme gibi alanlardaki yeteneklerini sergiledi.
Resmi olarak TON‘un gelişiminde artık yer almasa da, Telegram Messenger platformunu desteklemeye devam etti. Eylül 2023’te, o zamanlar aylık 800 milyon aktif kullanıcıya sahip olan mesajlaşma platformuna TON Space kişisel kripto para saklama cüzdanını entegre etti. Mart 2024’te, Telegram, kanal sahipleri için yüzde 50:50 toncoin ile ödeme yapacak ve geliri platform ve kanal operatörleri arasında eşit bir şekilde paylaşacak bir reklam geliri paylaşım sistemi tanıttı.
27 Mayıs 2024’te, TON üzerinde kilitlenen toplam değer (TVL) ilk kez 300 milyon doları aştı; bu, TON Vakfı tarafından sunulan topluluk ödülleri için devam eden teşvik programı ile Mart ayından bu yana on kat artış anlamına geliyor.
The post TON – The Open Network Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Spot Ethereum ETF’si Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Bitcoin muadili gibi, “spot” Ethereum ETF‘leri gerçek zamanlı ether fiyatını izleyerek, gelecekteki Ether fiyatına ilişkin spekülasyon yapan sözleşmelere dayanan ETF‘lerin aksine, değerlerini Ether‘i rezervlerinde tutarak takip ederler.
Spot Ethereum ETF‘leri, Ether‘e erişimi basitleştirirken, ek ücretler ve işlem yapmanın ETF’nin piyasa saatleriyle sınırlı olması gibi kendi risk ve kısıtlamalarıyla birlikte gelir.
Şu anda, spot Ethereum ETF‘leri Amerika Birleşik Devletleri’nde henüz onaylanmadı.
Bir spot Ethereum ETF‘si, yönetim kuruluşlarının ether’i satın almayı ve rezervlerinde tutmayı taahhüt ettiği geleneksel ETF’lere benzer şekilde tasarlanmıştır. ETF bir borsada listelenir ve yatırımcılar ETF’deki payları satın alabilir ve satabilir; bu paylar, fon tarafından tutulan temel ether’in sahipliğini temsil eder. Bu yapı, yatırımcıların ether’in fiyat hareketlerine düzenlenmiş bir finansal enstrüman aracılığıyla maruz kalmasını sağlar.
Yasal çerçeveler, spot Ethereum ETF’lerinin onaylanması ve başarısı için önemli bir faktör olarak kalmaya devam ediyor. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) şimdiye kadar BlackRock, Fidelity, Grayscale ve VanEck gibi ETF onaylarına ilişkin kararları erteledi ve bu ETF’lerin sahiplerine getiri sağlamak için staking unsurlarını içerebilecekleri konusunda belirsizlik devam ediyor.
Bu gecikmelere rağmen, spot Bitcoin ETF‘lerinin ve vadeli işlem tabanlı Ethereum ETF‘lerinin onaylanması, spot Ethereum muadilleri için sonunda yeşil ışık yakılmasına yönelik beklentileri artırdı ve piyasa değeri açısından ikinci en büyük kripto para biriminin daha geniş çapta benimsenmesi ve artan yatırım akışlarının işareti oldu.
Spot Bitcoin ETF’leri 10 Ocak 2024’te onaylandı ve bir gün sonra alım-satıma başladı. O zamanlar, SEC Başkanı Gary Gensler, kurumun spot Bitcoin ETF’lerinin onayının tek bir kripto para birimine sınırlı olduğunu belirtti.
Gensler‘ın önceki tutumuna göre, bitcoin dışındaki çoğu kripto paranın menkul kıymet olduğu yönündeki belirsizlikler, spot Ethereum ETF‘lerinin onayıyla ilgili olarak devam ediyor.
Eylül 2022’de Ethereum’un “Birleşme” olarak adlandırılan bir geçişle proof-of-stake (PoS) konsensüs sistemine geçtikten kısa bir süre sonra, SEC Başkanı ayrıca, bir proof-of-stake konsensüs sistemine sahip token’lerin, yatırımcıların kâr elde etmek için başkalarının çabalarına güvendiği için menkul kıymet olarak değerlendirilebileceğini belirtti.
Başlangıçta analistler, spot Ethereum ETF’lerinin Mayıs 2024’e kadar onaylanabileceğini tahmin ederken, ancak ilerleme eksikliği nedeniyle beklentiler boşa çıktı. Bu dönemde, Grayscale’in Ethereum Trust‘ında indirim arttı, bu da piyasanın benzer şekilde olumsuz bir görüş benimsediğini gösteriyordu. Ancak, Bitwise CEO’su Matt Hougan, daha sonraki bir lansmanın potansiyel olarak daha fazla girişle sonuçlanabileceğini savundu.
Amerika merkezli Ethereum vadeli ETF’leri Eylül 2023’te onaylandı, ancak spot Ethereum ETF’leri henüz onaylanmadı. Her iki ETF türünün de avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır, ve hangisinin daha iyi olduğu bireysel duruma bağlıdır. İşte her biri için düşünülmesi gereken bazı önemli noktalar:
Spot Ethereum ETF’leri:
Ethereum vadeli işlem ETF’leri:
Hangi tür Ethereum ETF’sinin daha iyi olduğu, yatırımcının risk toleransı, yatırım hedefleri ve piyasa koşulları gibi faktörlere bağlı olacaktır.
Sonuç olarak, spot Ethereum ETF’leri ve Ethereum vadeli işlem ETF’leri arasındaki tercih, yatırımcının risk iştahı, finansal türevlere olan aşinalığı, gider oranları ve temel varlık olan kripto para birimine doğrudan sahiplik tercihi gibi faktörlere bağlıdır.
Yatırımcıların, spot Ethereum ETF’leri de dahil olmak üzere herhangi bir yatırım aracını seçmeden önce kapsamlı bir araştırma yapmaları, içerdikleri riskleri anlamaları ve yatırım hedeflerini göz önünde bulundurmaları önemlidir.
Spot Ethereum ETF’lerinin onaylanması, ether’in daha geniş kitleler tarafından benimsenmesine ivme kazandırabilir. Çünkü bu ETF’ler, kripto para birimlerine yeni olan geleneksel finansçılar da dahil olmak üzere daha geniş bir kitleye düzenlenmiş, tanıdık bir yatırım aracı sunarak ether’e erişimi kolaylaştırabilir.
Ether’in doğrudan sahipliği farklı faydalar sunarken, örneğin merkezi olmayan finans ekosistemine katılım sağlar, spot Ethereum ETF’leri geleneksel ve dijital varlık yatırım dünyaları arasındaki boşluğu kapatmada kritik bir rol oynayabilir.
The post Spot Ethereum ETF’si Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>