amp domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/u814201603/domains/kriptobulten.online/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170The post Web 3 kadın hareketi Cypherpunk’ın tekrar oluşması için harekete geçti! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Cypherpunk, kriptografi kullanarak kişisel gizliliği savunan bir aktivist hareket olarak doğdu ve günümüzdeki Bitcoin ve diğer dijital para projelerinin temel taşlarını oluşturdu. Hem teknolojik hem de ideolojik bir kökene dayanan bu hareket, günümüz kripto ekosisteminin ilham kaynağı oldu.
Web3’ün artan etkisiyle birlikte, son yıllarda gizlilik ve merkeziyetsizlik konularına olan ilgi yeniden artıyor. Women in Web3 Privacy Collective gibi organizasyonlar, cypherpunk ideallerini yeniden canlandırmayı ve kriptoyu başlangıçtaki felsefesine geri döndürmeyi hedefliyor.
Cypherpunk hareketi, 1980’lerde bilgisayar bilimcileri, kriptograflar ve aktivistlerden oluşan bir grup tarafından başlatıldı. Eric Hughes, Timothy May ve John Gilmore gibi isimler, dijital çağda gizlilik hakkını savunmak için kriptografi kullanmanın önemini vurgulayan manifestolar yayımladılar. Hughes’in 1993 yılında kaleme aldığı “A Cypherpunk’s Manifesto” gizlilik ve anonimlik haklarını korumanın, bireylerin teknolojiyi bilinçli kullanarak gerçekleştirebileceğini savundu.
Cypherpunk felsefesi, Bitcoin’in 2008’de ortaya çıkışına büyük ölçüde ilham verdi. Satoshi Nakamoto, Bitcoin’i yaratırken merkezi otoritelerden bağımsız ve sansüre dirençli bir sistem hayal ediyordu. Kripto ekosisteminin büyümesiyle birlikte, cypherpunk idealleri hem merkeziyetsizlik hem de bireysel finansal özgürlük açısından temel dayanak noktası oldu.
Kripto dünyasında gizliliği yeniden ön plana çıkarmak amacıyla Women in Web3 Privacy Collective gibi topluluklar kuruluyor. Bu girişim, cypherpunk ideallerini destekleyerek kripto ekosistemine daha fazla kadın katılımını teşvik ediyor ve gizlilik odaklı projeleri destekliyor. Organizasyon, sadece finansal işlemlerde değil, veri gizliliği ve dijital hakların korunmasında da yeni çözümler sunmayı amaçlıyor.
Bu topluluklar, Web3 projelerinin kullanıcı gizliliği odaklı olmasını sağlamak için çalışıyor ve merkeziyetsizlik felsefesini yaygınlaştırmayı hedefliyor.
Bugün, kripto paraların benimsenmesi yaygınlaşırken, cypherpunk hareketinin temelleri olan gizlilik, anonimlik ve bireysel özgürlük gibi değerler yeniden gündemde. Web3 ekosistemi, merkeziyetsiz projelerin yaygınlaşmasıyla birlikte, cypherpunk vizyonunu yeniden canlandırmak için büyük bir fırsat sunuyor.
Cypherpunk felsefesinin tam anlamıyla uygulanması, sadece finansal işlemlerin değil, kişisel verilerin korunmasını ve sansürsüz dijital iletişim sağlanmasını da kapsıyor. Bu çerçevede, yeni nesil blockchain projeleri ve gizlilik odaklı çözümler, bu hedeflere ulaşmada önemli bir rol oynayacak.
The post Web 3 kadın hareketi Cypherpunk’ın tekrar oluşması için harekete geçti! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post HBO belgeseli Peter Todd’un Satoshi Nakamoto olduğunu iddia ediyor: Gerçek mi, spekülasyon mu? first appeared on Kripto Bülten.
]]>HBO’nun belgeselinde, Bitcoin’in yaratıcısı Satoshi Nakamoto’nun gerçek kimliğinin, Kanadalı Bitcoin geliştiricisi Peter Todd olabileceği öne sürüldü. Belgeselin yönetmeni Cullen Hoback, Todd’un geçmişteki kriptografi çalışmaları, Bitcoin’in erken dönemlerinde yaptığı katkılar ve bazı çevrimiçi mesajlaşmalara dayanarak bu iddiayı ortaya koydu. Özellikle Todd’un bir Bitcoin forumundaki 2010 tarihli bir mesajı, Hoback tarafından Satoshi’ye ait bir gönderi olarak yorumlandı.
Belgeselin yayımlanmasından hemen önce Peter Todd, sosyal medya ve CoinDesk’e verdiği demeçlerde bu iddiaları açıkça reddetti. Todd, HBO belgeselindeki söylemlerinin yanlış yorumlandığını ve kendisinin Satoshi olmadığını belirtti. Özellikle, belgeseldeki “Ben Satoshi’yim” ifadesinin bir ironi olduğunu ve Satoshi’nin gizliliğini savunan bir duruş sergilediğini vurguladı.
Belgeselin yönetmeni Hoback, Todd’un genç yaşlardan itibaren kriptografi alanındaki çalışmalarını, Bitcoin’in yaratım sürecine dair güçlü bir kanıt olarak öne sürdü. Ancak, belgesel boyunca sunulan kanıtların çoğu dolaylı ve spekülatif nitelikte. Örneğin, Todd’un Satoshi olduğu iddiası, bir mesajlaşma hatası ve bazı kriptografik ipuçlarına dayanıyor. Ancak, bu iddialar Todd’un doğrudan Satoshi olduğunu kanıtlamak için yeterli bulunmadı.
Belgeselin yayımlanmasının ardından, kripto topluluğunda ve sosyal medyada büyük bir tartışma başladı. Todd’un iddiaları reddetmesi ve belgeseldeki spekülasyonlara yönelik eleştiriler, izleyicilerin kafasında daha fazla soru işareti bıraktı. Todd’un Satoshi olduğu iddialarına rağmen, belgeselde net bir kanıt sunulmadı. Özellikle Satoshi’ye ait olduğu düşünülen 1,1 milyon Bitcoin’in hiç hareket etmemiş olması, bu iddiaların gerçekliğine dair şüpheleri artırdı.
The post HBO belgeseli Peter Todd’un Satoshi Nakamoto olduğunu iddia ediyor: Gerçek mi, spekülasyon mu? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post HBO belgeseli öncesinde Bitcoin’in kurucusu Satoshi Nakamoto’nun kimliği üzerine bahisler yoğunlaştı first appeared on Kripto Bülten.
]]>Bitcoin’in kurucusu Satoshi Nakamoto‘nun kimliği, kripto dünyasının en büyük gizemlerinden biri olmaya devam ediyor. Bu gizem, HBO’nun yakında yayımlanacak belgeseli ile yeniden gündeme oturdu. Belgeselin yayınlanması beklenirken, Polymarket gibi merkeziyetsiz bahis platformlarında, Bitcoin’in yaratıcısının kimliği üzerine bahisler yoğunlaştı. Özellikle Nick Szabo’nun bu bahislerde favori isim olarak öne çıkması dikkat çekiyor.
Nick Szabo, “Bit Gold” projesi ile kripto dünyasında tanınan bir isim ve Bitcoin’in geliştirilmesinde ilham kaynağı olduğu düşünülen çalışmaları bulunuyor. Polymarket’teki bahislerde, Szabo’nun Satoshi olabileceğine dair yüksek oranda bahis oynanması, onun bu gizemdeki rolü konusunda önemli bir tartışma yaratıyor. Özellikle Szabo’nun kriptografi konusundaki geçmişi ve Bitcoin’e benzer projeleri, onu bu spekülasyonların merkezine taşıyor.
HBO’nun belgeseli, Satoshi Nakamoto‘nun kimliğine dair yeni ipuçları ve bilgiler sunmayı hedefliyor. Belgeselin yayınlanmasıyla birlikte, Bitcoin topluluğu Satoshi’nin arkasındaki gerçek kimliğin açığa çıkabileceğine inanıyor. Ancak birçok kişi, bu kimliğin asla tam olarak çözülemeyeceğini ve bu gizemin Bitcoin’in temel değerlerinden biri olduğunu düşünüyor. Bu belirsizlik, Polymarket gibi platformlarda bahislerin popülerliğini artırmaya devam ediyor.
Nick Szabo dışında, Hal Finney gibi isimler de bahislerde yer alıyor. Ancak, Szabo‘nun geçmişteki çalışmaları ve Bitcoin’e benzer projeleri, onu favori isim haline getiriyor. Belgeselin yaratacağı etki ve bahislerdeki gelişmeler, Satoshi Nakamoto’nun kimliğine dair tartışmaları daha da derinleştirecek gibi görünüyor.
The post HBO belgeseli öncesinde Bitcoin’in kurucusu Satoshi Nakamoto’nun kimliği üzerine bahisler yoğunlaştı first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bitcoin Cash (BCH) Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Bitcoin Cash (BCH), kripto para dünyasında önemli bir rol oynayan ve Bitcoin’den türemiş bir dijital para birimidir. Bitcoin Cash, Bitcoin‘in (BTC) bazı temel özelliklerini paylaşırken, işlem hızlarını artırmak ve işlem ücretlerini azaltmak amacıyla çeşitli teknik iyileştirmeler içermektedir. Bu rehberde, Bitcoin Cash hakkında kapsamlı bilgi, tarihçesi, teknik özellikleri, avantajları ve dezavantajları ile kullanım alanları hakkında detaylı bilgiler sunacağız.
Bitcoin Cash’in Doğuşu:
Bitcoin Cash, 1 Ağustos 2017 tarihinde Bitcoin’in bir çatalı (fork) olarak piyasaya sürüldü. Bitcoin’in ölçeklenebilirlik sorunlarına çözüm getirmek amacıyla geliştirilen Bitcoin Cash, Bitcoin ağındaki işlem bloklarının boyutunu artırarak işlem hızlarını ve kapasitesini geliştirmeyi hedefledi. Bu çatallanma, Bitcoin topluluğundaki bazı üyeler arasında fikir ayrılığı sonucunda gerçekleşti.
Blok Boyutu:
Bitcoin Cash‘in en önemli teknik özelliklerinden biri, işlem bloklarının boyutunun Bitcoin’den çok daha büyük olmasıdır. Bitcoin’in blok boyutu 1 MB iken, Bitcoin Cash’in blok boyutu 8 MB’a kadar çıkarılabilir. Bu değişiklik, daha fazla işlemin aynı anda işlenmesini ve dolayısıyla daha hızlı işlem onaylarını sağlar.
İşlem Ücretleri ve Hız:
Bitcoin Cash, işlem ücretlerini düşük tutmak amacıyla daha büyük blok boyutlarını kullanır. Bu, Bitcoin’e kıyasla daha düşük işlem ücretleri ve daha hızlı işlem onayları sağlar. Bitcoin Cash, kullanıcıların daha uygun maliyetlerle işlem yapmalarına olanak tanır.
Avantajlar:
Dezavantajlar:
Cüzdanlar:
Bitcoin Cash’i saklamak ve kullanmak için özel cüzdanlar gerekir. Bitcoin Cash cüzdanları, hem yazılım (mobil ve masaüstü) hem de donanım cüzdanları olarak mevcuttur.
Alışveriş ve Yatırım:
Bitcoin Cash, birçok çevrimiçi mağaza ve işletme tarafından kabul edilir. Ayrıca, kripto para borsalarında Bitcoin Cash alım satımı yapabilirsiniz. Yatırım yaparken, Bitcoin Cash’in fiyat hareketlerini ve piyasa koşullarını dikkatle takip etmek önemlidir.
Teknik Farklar:
Amaçlar:
Bitcoin Cash, Bitcoin’in ölçeklenebilirlik sorunlarına çözüm sunan bir alternatif kripto para birimidir. Daha büyük blok boyutları, düşük işlem ücretleri ve hızlı işlem onayları ile Bitcoin Cash, çeşitli avantajlar sunar. Ancak, kabul edilme oranı ve fiyat dalgalanmaları gibi dezavantajları da bulunmaktadır. Bitcoin Cash, kripto para ekosisteminde önemli bir rol oynamaya devam eder ve dijital para dünyasında etkili bir seçenek olarak değerlendirilmektedir.
The post Bitcoin Cash (BCH) Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Blockchain Teknolojisi ile ne yapılabilir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>,Blockchain Teknolojisi her ne kadar yakın zamanda kripto paralar ile gündeme gelmiş olsa da tarihsel anlamda daha eskiye dayanır. Özellikle anlamsal bağlamda incelendiğinde karşımıza ilginç sonuçlar da çıkmaktadır. Bitcoin dökümanının referans kısmı incelendiğinde Blockchain ilişkili ilk verilere ve çeşitli bilgilere ulaşmak mümkün. Peki ama bu kadar sık konuşmaya başladığımız bir teknoloji bizlere neler sunabilir ve hayatımızı nasıl kolaylaştırabilir?
Blockchain Teknolojisi ilişkili aşağıdaki içeriklerimize göz atabilirsiniz.
Geriye dönüp baktığımızda mevcut yapılar arasında Bitcoin gerçekleşen ilk başarılı örnek olarak isimlendirilebilir. 2008 senesinde Satoshi Nakamoto ismindeki kullanıcı tarafından yayınlanan ilgili döküman bu sektörün manifestosu olarak kabul edilmektedir. Geride bıraktığımız 10 yılı aşkın sürede halen Bitcoin ana ağının hacklenememiş olması da başarısını gözler önüne sermektedir. Bitcoin Blockchain‘inin kullanımı ise son derece basit ve işlevsel bir yapıda. Sistem size Dünyanın herhangi bir noktasına anlık olarak dijital para göndermenize olanak tanıması açısında önem taşır. Bu kripto paraları alan kullanıcı/yatırımcı ise dilediği yöntem ile satıp nakit parasını alabilir. Örnek vermek gerekirse; Türkiye’den Afrika’ya gezmeye giden yakınınıza anlık para transferini çok cüzi transfer ücretleri ile yapabilirsiniz. Yine aynı şekilde Türkiye’den Amerika ya da başka ülkeye saniyeler içerisinde ödeme gerçekleştirebilir ve geleneksel yöntemdeki gibi çeşitli zorlu aşamalar ile uğraşmak zorunda kalmazsınız.
İlginç bir başlık değil mi? Aslında başlığı atarken çeşitli soru işaretlerinin kafalarda yer edinebileceğini tahmin ettim. Bu noktada aklımıza ilk olarak bir insan niçin kuruşlar ya da birkaç TRY değerinde transfer yapmak istesin sorusu geliyor. Cevabı çok basit. Farklı sektörlerde sunulan hizmetlerin farklı ücretlendirmeleri mevcut. Bu yüzden de geleneksel yöntem ve araçlarla ödeme kabul edildiğinde işlem ücretleri ve hizmet giderleri nedeniyle fiyat yer yer 2 ya da 3 kat olabiliyor. Fakat Bitcoin ve Blockchain Teknolojisi sayesinde mikro ödemeler imkanlı hale geldi. Artık 5 kuruşluk ödemeler bile çeşitli projeler sayesinde yapılabilir oldu. Bu da ilgili sektörler için can simidi haline gelmesini sağladı. Peki ama hangi sektör dediğinizi duyar gibiyim. Yanıtlayayım; bir oyun oynarken bir öğe satın almak için 5 kuruş ödeyebilirsiniz. Ya da başka bir oyun ile ilişkili alım gerçekleştirebiliriz. Yine aynı şekilde bir arkadaşınıza ortak bir adres açıp herkesin 50 kuruş göndermesini rica edebilir ve herhangi bir kısıtlama olmadan fon toplayabilirsiniz. Ya da çok daha farklı olarak ederi küçük rakamlar olan eşya/hizmet satımını gerçekleştiren çeşitli şirket ya da kurumlara ödemeleri yapabilirsiniz. İzlediğiniz bir YouTube videosu için kanal sahibine bahşiş kabul ediyorsa anlık olarak dilediğiniz küçük meblağdaki transferi gerçekleştirebilirsiniz.
Doğru okudunuz. Daha önce Ethereum ve Akıllı Sözleşmeler yapıları ve nasıl çalıştıkları üzerine içerikler paylaşmıştık. Kredi konusuna gelecek olursak; çeşitli Blockchain‘ler üzerinde aktif olarak çalışan Akıllı Sözleşme‘ler düzenleyerek kredi alıp-verebilirsiniz. Böylelikle geleneksel yöntemdeki gibi birbirinden farklı çeşitli aracılarla uğraşmak zorunda olmayacağınız gibi her bir aracının komisyon almasının da önüne geçmiş olursunuz. Zira Akıllı Sözleşmeler ile kredi alıp vermek çok daha az maliyetli ve güvenilir bir yapıda hizmet verilmesini olanaklı kılmakta. Bu alanda hali hazırda aktif olarak varlık gösteren ve yıllık on milyonlarca dolar net kâr açıklayan çeşitli Blockchain bazlı şirketler mevcut.
Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki kimi siteler barındırdıkları onlarca reklam yüzünden kullanıcı deneyimini alt üst edebiliyor. Bu durum da diğer özgün içerik üreticilerinin de zarara uğramasına neden olabiliyor. Zira kullanıcılar reklam engelliyicileri kullanarak platformların reklam gelirlerini önemli ölçüde etkileyebiliyor. Peki ama kalitesiz içerik ve yüksek sayıdaki reklama karşı kaliteli içerik ve az sayıda reklam barındıran sitenin zararını kim karşılayacak? Ya da özgün içerik üretip sınırlı reklam ile platformlarını ayakta tutmaya çalışan içerik üreticileri ne şekilde gelir elde edebilecek? Bu sorunun yanıtı da yine Blockchain’de. Blockchain Teknolojisi sayesinde yazılan Akıllı Sözleşme ile birlikte kullanıcının platformda gezinirken abartı reklamlar ile karşılaşmak yerine; faydalandığı ve okuduğu içerikler başına mikro ödeme yapabilmesini olanaklı kılabiliyor. Bu durum şüphesiz ki özgün içerik üreticileri için kurtarıcı bir çözüm önerisi anlamına gelmektedir.
Tedarik zincirleri konusu yine çoğunuzun yabancı olmadığını düşündüğüm bir alan. Özellikle, platformumuzda haftada neredeyse bir adet tedarik zinciri ilişkili haber paylaştığımızı göz önünde tutacak olursak en kötü ne olduğunu ve ne işe yaradığını bildiğinizi düşünüyorum. En önemli tedarik zinciri haberlerinden biri olan şu içeriğe göz atmak isteyebilirsiniz:
Çok güzel olmaz mıydı; her ay yazdığınız bir Akıllı Sözleşme ile kiranızın otomatik olarak ödendiğini görmek? Bankacılık hizmeti olarak da otomatik ödeme talimatı olduğunu biliyorum. Fakat burdaki önemi kavrayabilmek için sözleşme yapısında çeşitli eklemeler yapabildiğinizi ve kiranın gönderilmesi için çeşitli koşullar oluşturabileceğinizi göz önünde tutmak olacaktır. Yani; şunu diyebilirsiniz; ev sahibim Akıllı Sözleşme‘ye kiramı almak istiyorum diye talimat gönderdiğinde ve talimatın geldiği tarih x-y zaman aralığında ve öncesinde olumsuz bir emrim yoksa şu miktarda ödeme gerçekleşsin gibi. Sistemin bir diğer güzel yanı ise bankada yer yer verilerin kaybolması sorunu ile karşılaşabiliyor olmamıza karşın Blockchain yapılarının böyle bir tehditinin önemli ölçüde düşük olmasıdır. Özellikle Bitcoin ana ağının 10 seneyi aşkın süredir işlemekte olduğunu göz önünde tuttuğumuzda bu durumun önemi daha iyi anlaşılmaktadır.
Şu ana kadar anlattıklarımızın haricinde onlarca farklı işlemi gerçekleştirmeniz Blockchain Teknolojileri sayesinde mümkün. Sadece ne istediğinizi bilmeniz ve ne şekilde uygulamak istediğinize karar vermeniz yeterli. Ardından iyi bir yazılımcı ile ya da kendi başınıza Akıllı Sözleşme‘nizi yazabilir ve sistemin size sunduğu tüm gelişmiş hizmetlerden faydalanabilirsiniz. Blockchain Teknolojisini kullanmak için kendinizi geliştirdikten sonra kısa sürede ihtiyacınız olan ürünleri tasarlayabilir ve aktif olarak faydalanabilirsiniz. Üstelik tüm bu süreçlerin size maliyeti ise hesabı yapılamayacak kadar küçük meblağlar (üst düzey bir ürün ya da kurumsal bir ürün geliştirmediğiniz varsayılarak).
The post Blockchain Teknolojisi ile ne yapılabilir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Blockchain niçin kullanılmalıdır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>İnternet ve online deneyimimiz başladığından bu yana çeşitli sorunlar da ortaya çıkmaya başladı. Özellikle, vatandaşların verilerini çeşitli kurum ya da devlet organlarına pazarlayan hacker ya da devlet kademesindekiler ciddi sorunların ortaya çıkmasına sebep olmakta.
Blockchain ya da Türkçesi ile Kayıt Zincir dediğimiz yapı ise tüm bu veriler dahil ekosisteme gönderilen tüm verileri şifreleyerek güven altında olmasını sağlıyor. Bu bağlamda eğer devamlı değişken olan bir ürün ya da hizmetiniz varsa; üzerinde gerçekleşen çeşitli değişiklikleri de görmek ya da takip etmek isteyebilirsiniz. Böylelikle bu noktada Blockchain Teknolojisi devreye girmektedir. Fakat bir not ekleyelim: tüm bu verilerinizi merkezi otoriteden bağımsız olarak kamuya açık şifrelemeyi tercih etmeniz gerekir ki Blockchain ile olan ilişkiniz daha sağlıklı bir yapıda olsun.
Şu ana dek Blockchain Teknolojisinin geliştirilmesi ve en işlevsel olanının bulunması amacıyla geçtiğimiz yıllardan bu güne 100 Milyon Dolar’ı aşkın araştırma ve geliştirme bütçeleri harcandı.
Blockchain denildiğinde akla ilk gelen kavram ve faydalarından biri de hiç şüphesiz yarattığı “Dijital Sahiplik“tir. Yeni teknolojinin sunduğu en önemli hizmetlerden biri dijital dünya içerisinde kimlik doğrulama ve sahipliği kayıt altına almasıdır. Bu durumun da en önemli sonuçlarından biri de dijital kimlik ve sahiplik gibi kavramların ortaya çıkmasından sonra bu alan kapsam içerisinde yer alan tüm kullanıcıların birbirleri ile bağlantısını kuruyor olmasıdır. Bu durumun da artık internet dünyasında yer alan her şeyin bir değer kazanma sürecine girmesine de ön ayak olduğunu aktarmak isterim. Zira, mevcut hak sahipliği başta olmak üzere dijital dünyanın parçası olan her şey artık dış dünyadan öte bir konuma gelebilmişlerdir.
Blockchain teknolojilerinin önemini kavrayabilmek için öncelikle sorulması gereken ana soru şudur. “Kağıt bazlı güvenlik mi daha güvenilir yoksa kriptografik Blockchain ekosistemleri mi?” Bana göre 2. seçenek her daim ağır basacaktır. Özellikle kağıt daha doğrusu basılı materyalin değiştirilmesi yani manipüle edilmesi bu kadar kolayken. Bu durumun yanı sıra basılı materyallerin belirli raf ömürleri olmasına karşın Bitcoin ana ağı 10 seneyi aşkın süredir tek hata olmaksızın çalışmaktadır.
Ayrıca devamlı değişken bir yapıda olan bilgi üretim sürecinde kağıtta güncelleme yapamazsınız. İlk birkaç düzenlemeyi yapabilir olmanız ilerleyen süreçlerde devamlı aynı şeyleri yapabileceğiniz anlamına gelmiyor. Özellikle 100 kişinin çalıştığı bir ofisi örnek verecek olursak daha iyi anlaşılacaktır. Tüm çalışanların üzerinde değişiklik yapmaları gereken bir form düşünün. Bu formun da bir yerden sonra paramparça olması ya da verilerin okunamaz hale gelmesi dışında alternatif yok sanırım. Bu yüzden de aynı şeyleri kayıt zincir üzerinden kamuya açık olarak gerçekleştirebilirsiniz. Zaman damgası dediğimiz özellik sayesinde ise tüm zincir üzerinde gerçekleşen işlemler, anlık zaman bağlamında görülebilecektir.
Düşünsenize elinizde hassas bazı dökümanlar var ve tescil etmek istiyorsunuz. Gittiğiniz herhangi bir kurumdaki şahsın dökümanlarınızdan faydalanmayacağı ya da fikrinizi çalmayacağının garantisi yok. Aynı zamanda 3. taraf olarak işleyen merkezi otoritenin benim bilgilerime niçin ulaşma hakkı olsun ki? Bu yüzden de kayıt zincir üzerinde gönderilen tüm verilerin şifrelendiği ve bu durumun merkezi otoritenin sansür ya da çeşitli uygulamarından kurtulmayı sağladığı görülmektedir.
Yaptığınız kişisel ya da kurumsal işlem/transferin milisaniyeler içerisinde gerçekleşmesi gibi beklentiniz varsa merkezi otoriteye bağlı çeşitli yapılar tercih edilebilir. Buna karşın daha zamana yayılmış fakat size çeşitli haklar tanıyan ve sizi otoriteden koruyan bir yapı isterseniz de karşınıza gayrı-merkezi Blockchain çıkacaktır. Ayrıca, Blockchain’lerin yavaş olmasından öte merkezi bir yapı altında varlık göstermemesi de yine biraz tuzlu bir seçenek olmakta.
Merkezi olmayan Blockchain’lerin çalışma prensibi kazım yöntemine dayandığı için bu işlemin gerçekleşmesini sağlayan kazıcılara ödeme yapılması gerekir. Yani gerçekleşmesi gereken her işlem için ttansfer ücreti ödenmesi gerekmektedir. Yine karşılaştırma yapacak olursak müşterinin sahip olduğu kapalı ağ yapısına sahip ürün daha hızlı olacaktır tabii ki.
Tüm bunlara ek olarak Blockchain, her geçen gün daha da önemli bir hale gelmekte. Gelişmeler sürdükçe de niçin destek çıkmamız gerektiğini daha iyi anlayacağımızı düşünüyorum.
The post Blockchain niçin kullanılmalıdır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bitcoin: Boğa Sezonu ne zaman başlar? first appeared on Kripto Bülten.
]]>2017 yılında yaşanan Boğa Sezonu ve önceki deneyimlerimize binaen çeşitli şartların varlığına işaret etmek istiyorum. Öncelikle market hacminin kademeli artışı en önemli göstergelerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle 2017 Boğa Sezonu’nda yaklaşık 23,8 Milyar Dolarlık günlük BTC hacmi ile bu alanda da zirve yaşanmıştı. An itibariyle Bitcoin hacim olarak yaklaşık 11 Milyar Dolar değerinde işlem görüyor. Bu durum da yaklaşık son bir yılın zirvesi olarak gerçekleşiyor. Hacmin olası artışı trendin yönünü desteklemesi bakımından önem taşımakla birlikte; trendin sürmesi için de önem taşımaktadır.
Bir diğer ve en önemli işaret de fiyatın çeşitli kademelerde tutunması ve hacim artışı ile desteklenmesi. Bu bağlamda ilk dikkat edilmesi gereken değerler sırasıyla; 4,200/4,600/5,499/6,300/7,200/8,800 USD seviyeleridir. Bu bağlamda ilk dikkat edilmesi gereken de BTC fiyatının 4,200 USD seviyesi üzerine çıkabilmesi ve üzerinde tutunabilmesidir. Ardından 4,600 USD seviyesi yeni bir Boğa Sezonu için önem taşıyor. Bu seviyenin üzerinde tutunması ve hacim artışının devam etmesi olası bir yukarı yönlü trendin gerçekleşecek olacağına işaret edecektir.
Bir diğer önemli etken ise kripto paraların adaptasyon sürecinin hızlanması ve günlük hayatın parçası haline gelmesi. Bu durum da yine aynı şekilde major kripto para olan Bitcoin başta olmak üzere, kripto paraların işlevselliğini de ön plana çıkaracağından fiyat yönünde de pozitif bir etki yapacaktır.
En önemli soruların başında ve olası yeni bir Boğa Sezonu için en önemli faktörlerden biri olan yeni para girişi gelmektedir. Zira Bitcoin fiyatının yatay yönde hareketi, yüksek hacme rağmen markete yeni para girişi gerçekleşmediği yorumlarına neden olmaktadır. Yine aynı şekilde olası bir yukarı yönlü sert bir hareketin gerçekleşebilmesi için de markete dışardan sıcak para girişi önem taşımaktadır. Böylelikle yeni zirve söylemleri piyasada yer edinebilecek ve artış beklentisi gerçekleşebilecektir.
Belki de yeni bir trend için farklı bir projeden gelebilecek bir hareket etkili olabilecektir. Bu bağlamda akla ilk gelen coinler ise sırasıyla; Ethereum ve Litecoin olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle Ethereum ana ağı ile ilgili yapılan iyileştirmeler fiyatı üzerinde pozitif etki yaratmaktadır. Bu durum da sektör ile ilgili pozitif algı yaratarak yeni para girişlerini beraberinde getirebilecektir.
Yine aynı şekilde yaklaşan Litecoin Halving‘i de olası bir pozitif hamlenin kapısını aralaması açısından önem taşımaktadır. Özellikle, önceki deneyimler ışığında fiyatın halving’ten etkileneceğini söylemek son derece rasyonel bir anlam ifade ediyor. Tabi bu sürece yaklaşan Bitcoin Halving’ini de eklediğimizde durum çok daha pozitif ve olası bir hal almaya başlıyor.
Sizce yeni bir Boğa Sezonu ne zaman ve hangi şartar altında başlayabilir?
The post Bitcoin: Boğa Sezonu ne zaman başlar? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bitcoin first appeared on Kripto Bülten.
]]>Rehber:
Bitcoin İşlemleri Nasıl Gerçekleşir?
The post Bitcoin first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bitcoin Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Bitcoin (coin/token): Bitcoin, kişiden kişiye para transferini mümkün kılan ve bu doğrultuda bir kodun kendisinden ibaret olan dijital bir kişisel paradır. Kişiye özgü olmasını da barındırdığı kodun yapısı gereği sizlere aitlik sunmasından gelmektedir.
Bitcoin (Protokol): Bu kısmı çok sade ve sıfır bilgi ile anlaşılmaya müsait bir şekilde ele alacağım. En basit tabirle; Büyük ana bir defter düşünün, ve bu defterde de Bitcoin kayıtları ve cüzdanlarının bakiyelerinin kaydedildiğini düşünün, ve bu defterin zarar görmemesi adına birden fazla kişiye dağıtılması da protokol dediğimiz Bitcoin’in çıkmasını sağlıyor. Yani, Bitcoin coin/token’ının ana defterde kayıt edilmesi için dağınık ağlarla muhafaza etmesine olanak tanıyan şeydir.

Sistemin ana amacı aracı yani merkezi diğer bir ifade ile banka ve benzeri resmi kurumları saf dışı ederek kişiden dişiye para göndermeyi mümkün kılmaktır. Bitcoin elektonik bir şekilde üretildiği gibi, elektronik bir şekilde de muhafaza edilmektedir. Lidyalılardan günümüze dek kullandığımız geleneksel para gibi basılmaz ve üretimi de tamamen bilgisayar gücüne bağlıdır.
Kim Buldu?
Bitcoin ilk olarak 2008 senesinde Satoshi Nakamoto isminde bir şahıs tarafından tamamen dijital bir şekilde ve banka gibi merkezi otorite ve kurumların devreden çıkarılarak kişiden kişiye ödeme yöntemi için bulmuştur. Günümüzde ise Satoshi Nakamoto isimli geliştiricinin kim olduğu ise bilinmemektedir.
Kağıt/Madeni Para ile arasında fark var mı?
İnsanların genelde gözden kaçırdığı önemli bir detay. Evet vardır; hem de çok önemli açılardan farklılaşır.
1) Bitcoin, geleneksel paralar gibi merkezi bir yapıda değildir. Yani, arkasında herhangi bir vakıf, şahıs ya da devlet olmaksızın birbirinden bağımsız gönüllü insanların/yazılımcı/coder bir şekilde ayakta tuttuğu ve bakımlarını üstlendiği bir değerdir.
2) Sınırlı üretime sahip olması şüphesiz onu diğer geleneksel paralardan ayıran diğer önemli bir özelliğidir. Zira günümüz devletleri karşılığı olmayan para basmak konusunda son derece rahat olmasına karşın, Bitcoin sadece 21 Milyon adet ile sınırlandırılmıştır.
3) Anonimlik ise diğer önemli farkıdır. Burdaki anonimlikten kastımız %100 anonimlik değil fakat geleneksel bankacılıkta yapılan para transferleri için kimlik ibrazı olduğunu göz önünde tuttuğumuzda Bitcoin için böyle bir gereksinimin olmadığını vurgulayabiliriz. Yani, herhangi bir transfer için kimlik doğrulaması yapmanızın gerekmediği gibi alıcı ve gönderici bir diğerinin gerçekte kim olduğunu bile bilmek zorunda değil.
4) Geri Döndürülemezlik, Bitcoin için diğer önemli bir farktır. Geçenlerde gördüğümüz en son dolandırma yöntemlerinden birinin para transferi yapan şahsın bankası ile irtiabata geçip birkaç saat sonrasında işlemi iptal ettirip parayı hesabına geri transfer ettirebildiğini göz önünde bulunduracaksak, aynı şeyin Bitcoin için geçerli olmadığının altını çizmeliyiz. Yani Bitcoin transferlerinin geri dönüşü hiçbir şekilde yoktur. Çünkü transferi teyit eden aracı bir üst kurum yoktur.
5) Bölünebilme. Bir Bitcoin transferi gerçekleştirmek istediğinizde 100 milyon parçaya bölebiliyorsunuz. Bu da yine geleneksel para ile arasındaki diğer önemli ayrım.
Bitcoin ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için önümüzdeki süreçte orijinal Bitcoin WhitePaper’ını bu siteden Türkçe olarak okuyabileceksiniz.
The post Bitcoin Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bitcoin Nasıl Alınır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Bitcoin alım ile ilgili birden fazla yöntem mevcut. Bunlardan en çok tercih edileni bir borsa ya da aracı kurum üzerinden kredi/debit kartları ile yapılan alımlardır. Diğer önemli alım şekli ise fiziki olarak bir şahıstan yapılan alımdır. Satın alma ile ilgili ihtiyaç olunacak diğer bilgiler;
Şu ana dek ilgili bölüm hakkında diyebileceklerim bunlar. Daha fazla bilgi için diğer başlıklar okunmalı ve bu paylaşılan verilerin tek seçenek olmadığı göz önünde bulundurulup kişisel araştırma yaptıktan sonra tercih yapılması gerektiği; bu paylaşılan bilginin yatırım danışmanlığı kapsamında değerlendirilemeyeceğini ifade etmek isterim.
The post Bitcoin Nasıl Alınır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bitcoin Nasıl Satılır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Bu noktada karşımıza çıkan ilk seçeneklerden biri ATM‘lerdir.
Kripto para piyasalarının hareketlenmesi ve müşteri (alıcı-satıcı) sayısındaki artış nedeniyle çoğu yatırımcı için iyi bir gelir kapısına dönüştü. Bu da çeşitli girişimlerin yapılmasını sağladı. Dolayısıyla artık bazı noktalarda Kripto Para ATM’leri görmek mümkün. Bu ATM’lerden kripto paralarınızı rahatça satabilirsiniz.

Kripto para satmak için günümüzde en iyi ve basit yöntemlerin başında borsa üzerinden alıcı ile buluşup eldeki kripto paraları satmak gelmektedir. Zira, çeşitli borsaların sahip olduğu işlem hacminin yoğunluğu sayesinde çok kısa sürede ve düşük makas olmasının faydasıyla satım işlemini gerçekleştirebilirsiniz.
Yatırım miktarınızın miktarına göre herkese hitap eden ya da büyük müşterilere hizmet veren borsaları tercih edebilirsiniz. Bu doğrultuda Coinbase ve Gemini borsaları sadece büyük yatırımcı ile çalıştığından -ayrıca şu an için Türkiye hizmetleri aktif değil) bu platformlar üzerinden işlem yapamayabilirsiniz. Fakat bir önceki yazıda değindiğimiz borsaları araştırabilir ve uygun görürseniz tercih edebilirsiniz. Mesela Binance ve Binance JE borsalarını hem işlem hacmi hem de güvenlik noktasındaki sağlamlıklarına bianen işlem yaparken kullanabileceğiniz borsalar.
ShapeShift de yine Bitcoin’inizi çeşitli coinler ile takas etmenize olanak tanıyan bir diğer platform olarak karşımıza çıkmaktadır. Yine DEX borsalarından IDEX borsası da kendi cüzdanınız ile işlem yapmanıza olanak tanıması açısından son derece önemlidir.
Bu seçenekler haricinde online sitelerde ilan verebilir ve aynı şehirde yaşayan diğer insanlarla alım-satım yolunu tercih edebilirsiniz. Ya da ailenizden birileri Bitcoin ile ilgileniyorsa onlara satmayı deneyebilirsiniz.
Şu ana dek ilgili bölüm hakkında diyebileceklerim bunlar. Daha fazla bilgi için diğer başlıklar okunmalı ve bu paylaşılan verilerin tek seçenek olmadığı göz önünde bulundurulup kişisel araştırma yapıldıktan sonra tercih yapılması gerektiği; bu paylaşılan bilginin yatırım danışmanlığı kapsamında değerlendirilemeyeceğini ifade etmek isterim.
The post Bitcoin Nasıl Satılır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>