amp domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/u814201603/domains/kriptobulten.online/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170The post Blockchain Teknolojisi ile ne yapılabilir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>,Blockchain Teknolojisi her ne kadar yakın zamanda kripto paralar ile gündeme gelmiş olsa da tarihsel anlamda daha eskiye dayanır. Özellikle anlamsal bağlamda incelendiğinde karşımıza ilginç sonuçlar da çıkmaktadır. Bitcoin dökümanının referans kısmı incelendiğinde Blockchain ilişkili ilk verilere ve çeşitli bilgilere ulaşmak mümkün. Peki ama bu kadar sık konuşmaya başladığımız bir teknoloji bizlere neler sunabilir ve hayatımızı nasıl kolaylaştırabilir?
Blockchain Teknolojisi ilişkili aşağıdaki içeriklerimize göz atabilirsiniz.
Geriye dönüp baktığımızda mevcut yapılar arasında Bitcoin gerçekleşen ilk başarılı örnek olarak isimlendirilebilir. 2008 senesinde Satoshi Nakamoto ismindeki kullanıcı tarafından yayınlanan ilgili döküman bu sektörün manifestosu olarak kabul edilmektedir. Geride bıraktığımız 10 yılı aşkın sürede halen Bitcoin ana ağının hacklenememiş olması da başarısını gözler önüne sermektedir. Bitcoin Blockchain‘inin kullanımı ise son derece basit ve işlevsel bir yapıda. Sistem size Dünyanın herhangi bir noktasına anlık olarak dijital para göndermenize olanak tanıması açısında önem taşır. Bu kripto paraları alan kullanıcı/yatırımcı ise dilediği yöntem ile satıp nakit parasını alabilir. Örnek vermek gerekirse; Türkiye’den Afrika’ya gezmeye giden yakınınıza anlık para transferini çok cüzi transfer ücretleri ile yapabilirsiniz. Yine aynı şekilde Türkiye’den Amerika ya da başka ülkeye saniyeler içerisinde ödeme gerçekleştirebilir ve geleneksel yöntemdeki gibi çeşitli zorlu aşamalar ile uğraşmak zorunda kalmazsınız.
İlginç bir başlık değil mi? Aslında başlığı atarken çeşitli soru işaretlerinin kafalarda yer edinebileceğini tahmin ettim. Bu noktada aklımıza ilk olarak bir insan niçin kuruşlar ya da birkaç TRY değerinde transfer yapmak istesin sorusu geliyor. Cevabı çok basit. Farklı sektörlerde sunulan hizmetlerin farklı ücretlendirmeleri mevcut. Bu yüzden de geleneksel yöntem ve araçlarla ödeme kabul edildiğinde işlem ücretleri ve hizmet giderleri nedeniyle fiyat yer yer 2 ya da 3 kat olabiliyor. Fakat Bitcoin ve Blockchain Teknolojisi sayesinde mikro ödemeler imkanlı hale geldi. Artık 5 kuruşluk ödemeler bile çeşitli projeler sayesinde yapılabilir oldu. Bu da ilgili sektörler için can simidi haline gelmesini sağladı. Peki ama hangi sektör dediğinizi duyar gibiyim. Yanıtlayayım; bir oyun oynarken bir öğe satın almak için 5 kuruş ödeyebilirsiniz. Ya da başka bir oyun ile ilişkili alım gerçekleştirebiliriz. Yine aynı şekilde bir arkadaşınıza ortak bir adres açıp herkesin 50 kuruş göndermesini rica edebilir ve herhangi bir kısıtlama olmadan fon toplayabilirsiniz. Ya da çok daha farklı olarak ederi küçük rakamlar olan eşya/hizmet satımını gerçekleştiren çeşitli şirket ya da kurumlara ödemeleri yapabilirsiniz. İzlediğiniz bir YouTube videosu için kanal sahibine bahşiş kabul ediyorsa anlık olarak dilediğiniz küçük meblağdaki transferi gerçekleştirebilirsiniz.
Doğru okudunuz. Daha önce Ethereum ve Akıllı Sözleşmeler yapıları ve nasıl çalıştıkları üzerine içerikler paylaşmıştık. Kredi konusuna gelecek olursak; çeşitli Blockchain‘ler üzerinde aktif olarak çalışan Akıllı Sözleşme‘ler düzenleyerek kredi alıp-verebilirsiniz. Böylelikle geleneksel yöntemdeki gibi birbirinden farklı çeşitli aracılarla uğraşmak zorunda olmayacağınız gibi her bir aracının komisyon almasının da önüne geçmiş olursunuz. Zira Akıllı Sözleşmeler ile kredi alıp vermek çok daha az maliyetli ve güvenilir bir yapıda hizmet verilmesini olanaklı kılmakta. Bu alanda hali hazırda aktif olarak varlık gösteren ve yıllık on milyonlarca dolar net kâr açıklayan çeşitli Blockchain bazlı şirketler mevcut.
Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki kimi siteler barındırdıkları onlarca reklam yüzünden kullanıcı deneyimini alt üst edebiliyor. Bu durum da diğer özgün içerik üreticilerinin de zarara uğramasına neden olabiliyor. Zira kullanıcılar reklam engelliyicileri kullanarak platformların reklam gelirlerini önemli ölçüde etkileyebiliyor. Peki ama kalitesiz içerik ve yüksek sayıdaki reklama karşı kaliteli içerik ve az sayıda reklam barındıran sitenin zararını kim karşılayacak? Ya da özgün içerik üretip sınırlı reklam ile platformlarını ayakta tutmaya çalışan içerik üreticileri ne şekilde gelir elde edebilecek? Bu sorunun yanıtı da yine Blockchain’de. Blockchain Teknolojisi sayesinde yazılan Akıllı Sözleşme ile birlikte kullanıcının platformda gezinirken abartı reklamlar ile karşılaşmak yerine; faydalandığı ve okuduğu içerikler başına mikro ödeme yapabilmesini olanaklı kılabiliyor. Bu durum şüphesiz ki özgün içerik üreticileri için kurtarıcı bir çözüm önerisi anlamına gelmektedir.
Tedarik zincirleri konusu yine çoğunuzun yabancı olmadığını düşündüğüm bir alan. Özellikle, platformumuzda haftada neredeyse bir adet tedarik zinciri ilişkili haber paylaştığımızı göz önünde tutacak olursak en kötü ne olduğunu ve ne işe yaradığını bildiğinizi düşünüyorum. En önemli tedarik zinciri haberlerinden biri olan şu içeriğe göz atmak isteyebilirsiniz:
Çok güzel olmaz mıydı; her ay yazdığınız bir Akıllı Sözleşme ile kiranızın otomatik olarak ödendiğini görmek? Bankacılık hizmeti olarak da otomatik ödeme talimatı olduğunu biliyorum. Fakat burdaki önemi kavrayabilmek için sözleşme yapısında çeşitli eklemeler yapabildiğinizi ve kiranın gönderilmesi için çeşitli koşullar oluşturabileceğinizi göz önünde tutmak olacaktır. Yani; şunu diyebilirsiniz; ev sahibim Akıllı Sözleşme‘ye kiramı almak istiyorum diye talimat gönderdiğinde ve talimatın geldiği tarih x-y zaman aralığında ve öncesinde olumsuz bir emrim yoksa şu miktarda ödeme gerçekleşsin gibi. Sistemin bir diğer güzel yanı ise bankada yer yer verilerin kaybolması sorunu ile karşılaşabiliyor olmamıza karşın Blockchain yapılarının böyle bir tehditinin önemli ölçüde düşük olmasıdır. Özellikle Bitcoin ana ağının 10 seneyi aşkın süredir işlemekte olduğunu göz önünde tuttuğumuzda bu durumun önemi daha iyi anlaşılmaktadır.
Şu ana kadar anlattıklarımızın haricinde onlarca farklı işlemi gerçekleştirmeniz Blockchain Teknolojileri sayesinde mümkün. Sadece ne istediğinizi bilmeniz ve ne şekilde uygulamak istediğinize karar vermeniz yeterli. Ardından iyi bir yazılımcı ile ya da kendi başınıza Akıllı Sözleşme‘nizi yazabilir ve sistemin size sunduğu tüm gelişmiş hizmetlerden faydalanabilirsiniz. Blockchain Teknolojisini kullanmak için kendinizi geliştirdikten sonra kısa sürede ihtiyacınız olan ürünleri tasarlayabilir ve aktif olarak faydalanabilirsiniz. Üstelik tüm bu süreçlerin size maliyeti ise hesabı yapılamayacak kadar küçük meblağlar (üst düzey bir ürün ya da kurumsal bir ürün geliştirmediğiniz varsayılarak).
The post Blockchain Teknolojisi ile ne yapılabilir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Blockchain niçin kullanılmalıdır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>İnternet ve online deneyimimiz başladığından bu yana çeşitli sorunlar da ortaya çıkmaya başladı. Özellikle, vatandaşların verilerini çeşitli kurum ya da devlet organlarına pazarlayan hacker ya da devlet kademesindekiler ciddi sorunların ortaya çıkmasına sebep olmakta.
Blockchain ya da Türkçesi ile Kayıt Zincir dediğimiz yapı ise tüm bu veriler dahil ekosisteme gönderilen tüm verileri şifreleyerek güven altında olmasını sağlıyor. Bu bağlamda eğer devamlı değişken olan bir ürün ya da hizmetiniz varsa; üzerinde gerçekleşen çeşitli değişiklikleri de görmek ya da takip etmek isteyebilirsiniz. Böylelikle bu noktada Blockchain Teknolojisi devreye girmektedir. Fakat bir not ekleyelim: tüm bu verilerinizi merkezi otoriteden bağımsız olarak kamuya açık şifrelemeyi tercih etmeniz gerekir ki Blockchain ile olan ilişkiniz daha sağlıklı bir yapıda olsun.
Şu ana dek Blockchain Teknolojisinin geliştirilmesi ve en işlevsel olanının bulunması amacıyla geçtiğimiz yıllardan bu güne 100 Milyon Dolar’ı aşkın araştırma ve geliştirme bütçeleri harcandı.
Blockchain denildiğinde akla ilk gelen kavram ve faydalarından biri de hiç şüphesiz yarattığı “Dijital Sahiplik“tir. Yeni teknolojinin sunduğu en önemli hizmetlerden biri dijital dünya içerisinde kimlik doğrulama ve sahipliği kayıt altına almasıdır. Bu durumun da en önemli sonuçlarından biri de dijital kimlik ve sahiplik gibi kavramların ortaya çıkmasından sonra bu alan kapsam içerisinde yer alan tüm kullanıcıların birbirleri ile bağlantısını kuruyor olmasıdır. Bu durumun da artık internet dünyasında yer alan her şeyin bir değer kazanma sürecine girmesine de ön ayak olduğunu aktarmak isterim. Zira, mevcut hak sahipliği başta olmak üzere dijital dünyanın parçası olan her şey artık dış dünyadan öte bir konuma gelebilmişlerdir.
Blockchain teknolojilerinin önemini kavrayabilmek için öncelikle sorulması gereken ana soru şudur. “Kağıt bazlı güvenlik mi daha güvenilir yoksa kriptografik Blockchain ekosistemleri mi?” Bana göre 2. seçenek her daim ağır basacaktır. Özellikle kağıt daha doğrusu basılı materyalin değiştirilmesi yani manipüle edilmesi bu kadar kolayken. Bu durumun yanı sıra basılı materyallerin belirli raf ömürleri olmasına karşın Bitcoin ana ağı 10 seneyi aşkın süredir tek hata olmaksızın çalışmaktadır.
Ayrıca devamlı değişken bir yapıda olan bilgi üretim sürecinde kağıtta güncelleme yapamazsınız. İlk birkaç düzenlemeyi yapabilir olmanız ilerleyen süreçlerde devamlı aynı şeyleri yapabileceğiniz anlamına gelmiyor. Özellikle 100 kişinin çalıştığı bir ofisi örnek verecek olursak daha iyi anlaşılacaktır. Tüm çalışanların üzerinde değişiklik yapmaları gereken bir form düşünün. Bu formun da bir yerden sonra paramparça olması ya da verilerin okunamaz hale gelmesi dışında alternatif yok sanırım. Bu yüzden de aynı şeyleri kayıt zincir üzerinden kamuya açık olarak gerçekleştirebilirsiniz. Zaman damgası dediğimiz özellik sayesinde ise tüm zincir üzerinde gerçekleşen işlemler, anlık zaman bağlamında görülebilecektir.
Düşünsenize elinizde hassas bazı dökümanlar var ve tescil etmek istiyorsunuz. Gittiğiniz herhangi bir kurumdaki şahsın dökümanlarınızdan faydalanmayacağı ya da fikrinizi çalmayacağının garantisi yok. Aynı zamanda 3. taraf olarak işleyen merkezi otoritenin benim bilgilerime niçin ulaşma hakkı olsun ki? Bu yüzden de kayıt zincir üzerinde gönderilen tüm verilerin şifrelendiği ve bu durumun merkezi otoritenin sansür ya da çeşitli uygulamarından kurtulmayı sağladığı görülmektedir.
Yaptığınız kişisel ya da kurumsal işlem/transferin milisaniyeler içerisinde gerçekleşmesi gibi beklentiniz varsa merkezi otoriteye bağlı çeşitli yapılar tercih edilebilir. Buna karşın daha zamana yayılmış fakat size çeşitli haklar tanıyan ve sizi otoriteden koruyan bir yapı isterseniz de karşınıza gayrı-merkezi Blockchain çıkacaktır. Ayrıca, Blockchain’lerin yavaş olmasından öte merkezi bir yapı altında varlık göstermemesi de yine biraz tuzlu bir seçenek olmakta.
Merkezi olmayan Blockchain’lerin çalışma prensibi kazım yöntemine dayandığı için bu işlemin gerçekleşmesini sağlayan kazıcılara ödeme yapılması gerekir. Yani gerçekleşmesi gereken her işlem için ttansfer ücreti ödenmesi gerekmektedir. Yine karşılaştırma yapacak olursak müşterinin sahip olduğu kapalı ağ yapısına sahip ürün daha hızlı olacaktır tabii ki.
Tüm bunlara ek olarak Blockchain, her geçen gün daha da önemli bir hale gelmekte. Gelişmeler sürdükçe de niçin destek çıkmamız gerektiğini daha iyi anlayacağımızı düşünüyorum.
The post Blockchain niçin kullanılmalıdır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Parmağınızı kripto para cüzdanınız olarak kullanmak ister miydiniz? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Kulağa ilginç gelse de vücuduna herhangi bir ledger cüzdandan çok daha fazla güvenen ilk örnek 2014 yılında gerçekleşti. Martijn Wismeijer ya da dğer bir deyişle bay Bitcoin olarak isimlendirilen kripto para yatırımcısı bu alanda ilk olma ününe sahip. 2014 yılında gerçekleştirdiği mikroçip implantasyonu ile kendi cüzdanını vücuduyla bütünleştiren yatırımcı, formatlayıp programladıktan sonra kendi yatırımlarını vücudunun bir parçası olarak taşımaya başlamıştı.
Bu süreç her ne kadar sıradan bir gelişme olarak görülebilse de insanın Siborg (Cyborg) olma yolundaki isteğini göstermesi açısından önem taşıyor. Siborg ya da orijinal ismi ile Cyborg diye tabir edilen şey; insanların kendi organik uzuvları yerine yapay -robotik- uzuvları vücutlarına entegre etmesi şeklinde en basit tabirle ifade edilebilir. Bir diğer önemli yanı ise; insanlardaki robotlaşma yönündeki eğilimi de göstermektedir. Telefon ya da bilgisayar gibi teknolojik aletlerle olan ilişkimiz de bu kapsama alınabileceği gibi; özellikle mikroçip implantasyonu bu konuda çok daha önemli bir rol oynamaktadır.
Kripto paraların hayatımızın bir parçası olduğu konusunda kimsenin itirazı olmayacaktır. Fakat böylesine önemli kararları almanın da bana kalırsa hiç kolay olmayacağı su götürmez bir gerçek. Bu gibi gelişmeler bizlere yatırımcıların market ve sektöre ne denli duygusal bağ geliştirdiklerini de göstermesi açısından son derece önemlidir.
Aslında vücuduna mikroçip ekleyerek vücut yapısını değiştirmenin; bir sistemi hackleyip yapısını değiştirmekten mekanik olarak farkı yok. Aynı şekilde Bitcoin ve kripto paraların yapısı da göz önünde tutulduğunda veri ve dijital para özgürlüğünün kriptografik yapıdan geçtiğini göz önünde tuttuğumuzda benzerliği daha iyi görebiliyoruz. Bu doğrultuda benzer özellikler sergileyen onlarca yatırımcının varlığını kavrayabiliyoruz. Bir kripto parayı ortaya çıkarmak için başka bir kripto paranın yapısını manipüle ederek yeni bir şey ortaya koymanın, vücuduna ekleme yaparak formu değiştirmekten farkı yok.
Özellikle alternatif gelecek beklentilerini ortaya çıkaran kripto para endüstrisinin böylesine bir gelişmeyi de doğurması şaşırtıcı olmasa gerek. Zira artık var olmayan her şeyin, mümkün olabileceği tüm yatırımcıların göz önünde tuttuğu en önemli gelişme olarak karşımıza çıkıyor. Blockchain Teknolojisi‘nin yapısı gereği artık futuristik bir mental yapı ile karşı karşıyayız. İnsanlar artık çoğu şeyin daha imkanlı ve olabilir olduğu konusunda hemfikir olmaya başladı.
Yakın zamanda bilindiği üzere daha doğmayan bebeklerin genetik yapıları üzerinde yapılan değişiklikler ile çeşitli özellikler doğum öncesi aktarılmaya çalışıyor. En basit örneklerden biri de çocuğun göz rengine doğum öncesi bilgisayar ortamında karar vermek ve bunu anne karnındayken değiştirmek. Bu durumun da yine aynı şekilde Siborg insan yapısından farklıymış gibi algılamak hata olacaktır. Ayrıca bu durumun vicuda cüzdan eklenmesinden daha masum olduğu ifade etmek en basit tabirle aymazlıktır.
Bizlerin çeşitli Blockchain sistemlerine entegre edilen Dapp’ler üzerine yaptığımız tartışmaların bir benzerini aileler çocukları için yapmakta. Onlar da çocuklarına çeşitli özellikleri doğum öncesi entegre etmeye çalışarak yapılarını değiştirmektedir. Bu durumun vücuda mikroçip implantı ile Bitcoin cüzdanı eklemekten çok daha etik dışı olduğunu vurgulamak istiyorum. Yine aynı şekilde birinde bireyin kendi karar vermesi söz konusuyken; diğerinde ona sahiplik gösteren ebeveyni karar vermektedir.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
The post Parmağınızı kripto para cüzdanınız olarak kullanmak ister miydiniz? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Türkiye için özel Bitcoin ağı geliyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Geliştiricilerin ilerleyen süreçte Türkiye dahil çeşitli benzer yapıda ülkelerin yurttaşları ile dayanışma geliştirdikleri gözlemlendi. Takip eden süreçte bir araya gelen geliştiriciler, bu ülkelerde olası hak ihlalleri ve internetin kapatılması gibi tehditlerin ortaya çıkabileceği göz önünde bulundurularak alternatif çözüm yolları geliştirmeye karar verdi. Bu durum Blockchain Teknolojilerinin ne denli insan yaşamı için önemli bir yapıda olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Venezuela’dan benzer sorunların çözümü için şu an bir ekip ön plana çıkmış durumda. Bu ekiplerden ilk olma potansiyeli taşıyan “Bitcoin Venezuela” isimli ekip tarafından “Locha.io“ projesi kapsamında mesh network denilen örgüsel ağ geliştirilmeye başlandı.
Örgüsel ağ‘ın ne olduğunu kısaca özetleyecek olursak; bulunduğunuz noktada, internet ve elektrik olmasa bile diğer insanlarla etkileşime geçebilmenizi olanaklı kılan sistem. Sadece bununla da kalmayacak korunaklı bir yapıda mesaj gönderebilecek ve alabileceksiniz! Ayrıca, Bitcoin transfer etmek istemeniz durumunda da yine elektrik ve internet olmaksızın transfer işlemi gerçekleştirebileceksiniz! Elektrik olmaksızın transfer edebilmenizi sağlamak için node’ların batarya ile çalışmasını mümkün kılmak üzere ekip yoğun bir tempo ile geliştirme sürecine başlamış durumda. Yine aynı şekilde internetsiz ortamda veri transferini gerçekleştirebilmek için de radyo dalgalarının yapısı kullanılacak ve internetin olmaması sorun olmaktan çıkacak.
Şu anda projeyi geliştirme aşamasında olan ekip; finansal sorunlar nedeniyle sadece boş zamanlarda geliştirme yapabilmekte. Bu sürecin daha da kısalması ve ekibin tam zamanlı geliştirme yapabilmesi için şu an bağış toplanmakta. Ekip; yapılan bağış miktarının 1,000 USD ve üzeri olması durumunda bağışçıya; 3 adet Turpial node hediye edeceğini ifade etti. Biraz evvel de anlattığım üzere; Turpial node, ifade edilen sistemin çalışması için geliştirilen ürün olması açısından önem taşıyor.
The post Türkiye için özel Bitcoin ağı geliyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post En aktif protokol Bitcoin’in değil Ethereum’un! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Market değerinin göz ardı edildiği araştırmada Ethereum‘un en çok geliştirilen kripto paralar arasında zirvede yer aldığı paylaşıldı. Toplam kod kategorisinde 99’dan fazla geliştirici bulunan Ethereum‘un bu alanda Bitcoin‘i bile geride bıraktığı ifade ediliyor.
Araştırmanın iki esas alan üzerinden gerçekleştirildiğinin vurgulandığı raporda her Blockchain‘in bu kapsamda değerlendirildiği ifade edildi. “Çekirdek” ve “toplam kod” şeklinde ifade edilen 2 ayrı araştırma alanının referans alındığı araştırmada; toplam kod ile proje üzerinde yapılan her değişikliğin hesaba katıldığı ifade edildi. Buna karşın “çekirdek” diye tabir edilen araştırma kapsamında ise; Blockchain‘lerin geliştirme ile ilgili kod değişiklikleri sadece hesaba katıldı.
Ethereum gibi Blockchain yürüten projeler için akıllı sözleşmelerinde yapılan her değişikliğin “çekirdek” kapsamında ele alınmasına karşın; Ethereum Classic ve Bitcoin Cash gibi fork ile ana ağdan ayrılan coinlerde ise sadece yeni kod eklenmesi sayıldı. Bu şekilde daha tutarlı sonuçlar elde etmeyi amaçlayan araştırmacılar; yapılan virgül değişikliğinin bile sayılması durumunda hatalı sonuç alınmış olabileceği yorumlarına neden olmaktadır.
Araştırmada dikkat çeken detaylardan bir diğeri ise; olumsuz market durumuna rağmen geliştirme aşamasının olumsuz etkilenmemesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Herkesin Blockchain’i geliştirdiği Boğa Sezonu bittikten sonra da çeşitli Blockchain’lerde sadece %4’lük bir geliştirici oranında düşüşün yaşanmış olması da bu kanıyı destekler niteliktedir.
Araştırmaya göre 2017 Boğa Sezonu‘nda 2,800 Blockchain toplamında var olan geliştirici sayısının 2,200’ün altında kaldığına; fakat günümüzde bu sayının 4,350 dolaylarında olduğuna dikkat çekildi. Araştırmada not olarak da Lightning‘deki geliştirici sayısının ise hesaba katılmadığı yer aldı
Akıllı sözleşmeler kapsamında oluşturulan ve en aktif olarak öne çıkanların; Tron, EOS, Ethereum, Cardano olduğuna yer verildi. Cardano’nun en düşük market hacmine sahip olan proje olmasına karşın en aktif olan proje olarak da liderliği elinde tuttuğuna yer verildi (ETH hariç)

Ethereum’un 99’dan fazla çekirdek protokol üzerine çalışan geliştiricisinin olmasına karşın; Bitcoin’in sadece 47 geliştiriciye sahip olduğu ifade edildi. Bununla birlikte Ethereum’un toplam kod kategorisinde de liderliği eline aldığı ifade edildi.
Yüz milyonlarca dolar değerinde çeşitli coinlerin sayıları 10 ile 20 arasında değişen aylık geliştiriciler tarafından ayakta tutulduğuna yer verildi. Daha ilginci ise Ethereum Classic gibi çeyrek milyar dolarlık bir platformun sadece 5-6 geliştirici tarafından ayakta tutuluyor olduğu oldu.
The post En aktif protokol Bitcoin’in değil Ethereum’un! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Fidelity Investment aktif işlemlere başladı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Platform şu an için sadece Bitcoin desteği sunacağını ifade eden yetkili ilerleyen süreçte ise çeşitli veriler ışığında ve talep doğrultusunda yeni projeler için de desteğin sunabileceğini aktardı. Zira desteğin sunabilmesi için de arayüz dahil, platformun altyapısının uygun olması gerekiyor. Bu durumun yanı sıra platforma eklenecek aynı zamanda kısa ve orta vadede çeşitli sorunlar çıkarmaması gerekiyor.
Ayrıca coin listelemeye de büyük olasılıkla market hacmine göre karar verileceğini de paylaşan Jessop, bu durumun bağlayıcı bir özelliğinin olmayacağının da altını çizdi. Zira müşteri talepleri kadar coinin özelliklerinin de bu süreçte etkin rol alacağını ifade etti.
Konuşmanın ilerleyen bölümlerinde Ethereum örneğini de veren Jessop, Ether listelemesiyle ilgili bir müddet bekleme kararı aldıklarını ifade etti. Bu durumun en önemli nedenlerinden biri ise yakın zamanda gerçekleştirilen Constantinople yükseltmesine işaret etti. Yine bir diğer önemli neden olarak da Ethereum Blockchain‘inin önümüzdeki süreçte gerçekleştireceği yeni yükseltme olan İstanbul yükseltmesini işaret etti. Zira bu tarz yükseltmelerin ne şekilde sonuçlanacağını bekleyip görmek istediklerini ifade etti. Aksi takdirde Fidelity Investment için birden fazla yük çıkmış olacak.
Yine Ethereum Classic için de %51 hack olasılığından bahseden Jessop; bu tarz coinlerin listelenmesinin platforma ciddi zarar vereceğine inandığını aktardı.
Jessop, Fidelity Investment için 2019’da çeşitli hedefler belirlediklerini aktardı. Bu hedeflerden en önemlisi de 2019’un geri kalan sürecinde Amerika merkezli platformun %90 oranında faaliyete geçmiş olmasının planlandığının da yer aldığını ifade etti. Platform hizmetleri kapsamında çeşitli yasal gerekliliklerin de yerine getirilmiş olmasının hedeflendiğine vurgu yaptı.
An itibariyle çeşitli lisansları aldıklarını ifade eden Jessop; bu lisansların hangi yönetimlerden alındığı gibi soruları ise yanıtsız bıraktı. Önümüzdeki süreçte ihtiyaç olunan lisansların tamamen alınacağını da paylaştı.
Yeni kurulan platforma çeşitli fon ve şirketler tarafından yoğun bir talep ile karşılaştıklarını da paylaşan Jessop, bu durumdan gayet memnun olduklarını ifade etti. Yine aynı şekilde çeşitli borsalardan da kripto saklama hizmeti konusunda Fidelity Investment‘tan talep olduğunu da paylaşarak yeni platformun sektöre getireceği dinamizmi vurguladı.
The post Fidelity Investment aktif işlemlere başladı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bitcoin için 1 Milyon Dolar hedefi paylaşanlar listesi first appeared on Kripto Bülten.
]]>Geçtiğimiz hafta aktardığımız üzere; IBM Blockchain bölüm başkan yardımcısı Jesse Lund, Bitcoin için 1 Milyon Dolar yorumunu paylaşarak gündemi tekrar aktif etmişti.
Lund, yıl sonu için Bitcoin fiyatının 5,000 USD seviye civarında olabileceğini fakat uzun vadede 1 Milyon Doları bulacağını iddia etmişti. Sektörün toplam market cap’i için de 20 Trilyon Dolarlık bir sektör yorumunu yaptı.
Lund, ilk olarak 2016 senesinde ilginç bir yorum paylaşmış ve yatırımcı analizini çok iyi yaptığını göstermişti. Lund 2016’da; insanların 1,000 USD olana dek Bitcoin almayacağını, fakat 10,000 USD dolayına erişecek olan Bitcoin için alım için koşturacağını ilk paylaşan isim olmuştu.
İsveçli girişimci Rick Falkvinge de Bitcoin fiyatıyla ilgili spekülatif açıklamalarda bulunarak kayıtlara geçen bir diğer önemli isim oldu. Falkvinge, sektörün global piyasaya göre %1 ile %10 aralığında yer almasını beklediği ifade etti. Bu değerlerin sektör için ne anlama geldiğini de şöyle aktarabiliriz: 600 Milyar USD – 6 Trilyon USD!
Evet, doğru okudunuz! Eğer Falkvinge’nin ifade ettiği senaryo gerçekleşirse kötümser senaryoda market cap 600 Milyar Dolar olacakken, iyimser senaryoda ise 6 Trilyon Doları bulması bekleniyor. Bitcoin fiyatı içinse; kötümser senaryoda adet fiyatı için 100,000 USD, iyimser senaryo içinse 1 Milyon USD beklentisi anlamına geliyor.
Wences Casares de Bitcoin fiyatı için görüşünü paylaşan önemli isimlerden oldu. 2015’te gerçekleşen bir etkinlik kapsamında konuşan Casares, Bitcoin fiyatı için Milyon Dolar’ın bile az olduğuna inandığını ifade etti. Kendisi güncel Bitcoin değerinin Milyon Dolar ettiğine inandığını paylaşarak şu ana dek en iddialı açıklamalardan birine imza atmış oldu.
Casares’in tahmini tutar mı bilinmez ama ifade ettiği üzere, test etmek için henüz 6 senemiz kaldı. 2025 senesinde eğer Bitcoin Milyon Dolar’ı geçmememişse kendisine diyecek bir çift lafımız olabilir.
Kripto piyasaların en asis çocuklarından 70’ini deviren John Mcafee de yer yer BTC fiyatı ile ilgili manipülatif açıklamalar yapanlardan biri. Kendisi de geçen hafta yaptığı açıklama ile Bitcoin fiyatının Milyon Doları geçeceğine inandığını paylaştı.
Bitcoin fiyatının Milyon Doları bulacağı tarih beklentisini de 31 Aralık 2020 şeklinde paylaşan McAfee, gerçekleşmemesi durumunda ulusal bir kanalın canlı yayınında cinsel organını yiyeceğini paylaştı.
McAfee’nin kötü bir sürpriz ile karşılaşmaması için her zaman yaptığı gibi sektörü pump’laması gerekecek anlaşılan.
Bitcoin fiyatı 1 Milyon Doları bulur mu? Bulsa da ne zaman bulacak? gibi sorulara şu an için hiç kimse kesin bir yanıt bulamasa da bu tarz açıklamalarla gündeme gelerek sektörün umutlarını arttıran önemli isimlere şık tutmaya çalıştık.
Editör Tahmini: Bana göre Bitcoin’in 10 sene içerisinde Milyon Dolar değerine erişmesi tahmin ötesi bir gelişme. Zira kripto piyasalar çok canlı bir alan ve böylesine uzun soluklu bir trend kimsenin ön görebileceği bir durum değildir. İddiayı dile getiren kim olursa olsun; hiçbir dayanağı yoktur bana göre. Benim daha rasyonel fiyat beklentim ise Bitcoin fiyatının 50,000 USD’yi bulabileceği yönünde.
Bu bölümde yer alan hiçbir bilgi yatırım tavsiyesi değildir. Yatırım tavsiyesi olmadığı gibi yatırım danışmanlığı kapsamında da değerlendirilemeyeceğini ve yatırımcının yatırım öncesi kendi araştırmasını yapmasının gerekliliğini ifade ederiz. Kullanıcı (siteyi kullanarak) site yöneticilerinin kişisel görüşlerini paylaşabileceklerini ve kendisnin bu görüşlere uymak zorunda olmadığının bilincinde olduğunu kabul eder.
The post Bitcoin için 1 Milyon Dolar hedefi paylaşanlar listesi first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post 400 Milyar Dolarlık İsviçre banka devi Julius Baer, müşterilerine kripto değer hizmetleri sunacak! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Yapılan açıklamada partnerlik anlaşmasının işleme geçmesi için Seba Crypto‘nun İsviçre yerel otoritelerden gerekli izinlerini ve lisanslarını alması şartı da duyuruda yer aldı. Seba Crypto, kripto alanında işlem yapma yetkilerini aldıktan sonra Julies Baer Bankası başta olmak üzere çeşitli bankalara hizmet vermeyi planlıyor. Bu doğrultuda ilk olarak Julius Baer’in müşterilerine; kripto para alım-satım hizmeti, saklama ve transferi gerçekleştirme konularında hizmet vereceğini resmi açıklama ile duyurdu.
Açıklamanın bir bölümünde ifade edildiği kadarıyla; Seba Crypto‘nun ortaklarından bir tanesi de Julies Baer Bankası. Ayrıca kripto paralar hakkında görüşlerini de paylaşan banka bir gün herkes tarafından adapte edileceği -portföylerinde yer alacağı- yorumunu da paylaştılar.
2018 sonuna doğru yaptığı yaptığı fon toplama ile yaklaşık 100 Milyon Dolar gibi bir meblağı kasasına koyan grup; kripto paralar temelli hizmet vermeyi planlıyor. Toplanan fonun bir bölümünün de Julius Baer Bankası tarafından hisse ortaklığı şekilde kasaya konulduğu da önemli bir diğer detay. Böylelikle geleneksel bankacılık ile yeni nesil kripto paraları birleştirerek adaptasyon sürecinde yer alarak önemli bir işlevi yerine getirecek.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
The post 400 Milyar Dolarlık İsviçre banka devi Julius Baer, müşterilerine kripto değer hizmetleri sunacak! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Thomas Lee, İstanbul’dan kripto dünyasına seslendi: Bitcoin geri dönüyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>2018 senesinin Bitcoin için çok kötü geçtiğini ifade eden Thomas Lee, bu durumun esas sebebinin 2017 sonuna dek gelişen yüksek beklentiler olduğunu ifade etti.
Bu durumun bir diğer önemli nedeni olarak da geçtiğimiz sene ICO’lar yoluyla milyarlarca Dolar para toplanmasına işaret etti.
Bitcoin’in her ayı piyasasından güçlenerek çıktığını Thomas Lee, bu sefer niye farklı bir durum gerçekleşsin diyerek iddialı açıklamalarda bulundu. Ardından, bu düşüşün alım yönünde ciddi fırsat olduğunu aktararak; tam zamanı dedi. Zira Lee, 2019 senesinin Bitcoin başta olmak üzere kripto paralar için dönüş yılı olduğuna inandığını aktardı.
Bitcoin fiyatında Bitcoin ana ağının tartışılmaz katkısı olduğunu da dile getiren Lee, ağın önemi arttıkça fiyat da artacak. Ağın önemi de önümüzdeki süreçte işlev ve kullanırlığı ile çok daha ön plana çıkacaktır diye ekledi.
Thomas Lee, sektöre gelen kurumsal yatırımcıların Bitcoin fiyatına katkısının çok güçlü olacağını aktararak çeşitli gelişmeleri aktardı. Özellikle, JPMorgan şirketinin çıkaracağını aktardığı %100 resmi ve Amerikan bankası destekli koinine atıfta bulundu. Yine aynı şekilde geçtiğimiz günlerde duyurulan yaşlılık fonlarının Bitcoin’e yatırımı gelişmesinin de etkisinin çok önemli olacağını ifade etti. Daha önceki deneyimlerden yola çıkarak, yaşlılık fonlarının bir nevi kurtarıcı olabileceğini ifade etti. Bu bölümde son olarak Bakkt’a değinen Thomas Lee, sene sonunda Bakkt geliyor, sermaye geliyor; daha ne kadar kötü olabilir ki dedi.
Dijital değerlerin tarih boyunca en çok kazandıran yatırım enstrümanları olduğunu aktaran Lee, çeşitli örneklerle güven verdi. Cep telefonun ilk icadı ile birlikte ev telefonlarının yerini alamayacağını söyleyenler bugün yanıldı. Ya da her eve bilgisayarın gerekmeyeceği ilk bilgisayarlar sonrasında söylendi; fakat sonuç ortada. Peki Bitcoin niye kağıt paranın yerini alamasın?
100 internet bazlı girişim şirketinin hisselerinin %96 zarar etmesi durumunda bile ilk para yatıran kişilerin ana paralarını 12 kattan fazla arttırmış olacağını ifade ederek, ilk yatırımcı olmanın önemini paylaştı.
Thomas Lee, ardından Bitcoin fiyatı ile Dolar fiyatı arasında negatif bir ilişkinin varlığını grafiklerle açıkladı. Bu durum bir anlamda iki birim arasında bir savaş görüntüsünü andırmaktadır. Peki ama bu savaşı kim kazanacak? Thomas Lee’ye göre önceki deneyimlerden yola çıkacak olursak, Bitcoin’in bu savaşı kazanmaması için hiçbir engel görünmüyor. Tek bir şartta Bitcoin fiyatının ve sektörün yok olabilecğini aktardı. Bu şartın da tüm devletlerin aynı anda kripto paralar ve Bitcoin için illegal olduğunu açıklamaları ile olur dedi. Bitcoin’i bitirebilecek tek şeyin tüm devletler tarafından illegal olarak yaftalanmasıyla olabileceğini söyledi.
Geçtiğimiz yıl kapsamında paylaşılan analizler incelendiğinde kripto paraların iştah kabartan bir kâr marjı mevcut. Thomas Lee, geçen sene için Bitmex kripto para borsasının dünya çapındaki tüm borsalar arasında 3. en yüksek kâr marjı açıklayan borsa olduğunu ifade etti. Yıllık net kârı 1 Milyar Dolar’ı geçen Bitmex, sektörün büyümesi ile yeni kurulacak kurumsal borsaların ne denli yüksek kârlar elde edebileceğini de göstermesi açısından önemlidir. Bakkt ve Fidelity Investment gibi çeşitli büyük yatırım fonlarının niçin kurulduğunu da böylelikle daha iyi anlaşılmış oldu.
Thomas Lee son olarak Bitcoin fiyatı hakkında da olması gereken fiyat bilgisini aktardı. Buna göre, çeşitli veriler ışığında anlık net değerinin 14,000 USD olduğunu ve bu fiyatın altındaki her fiyat için “alınması için gayet ucuz” yorumunu yaptı.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Görüşlerinizi yorum olarak paylaşmayı ve gelişmelerden anında haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın…
The post Thomas Lee, İstanbul’dan kripto dünyasına seslendi: Bitcoin geri dönüyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>