amp domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/u814201603/domains/kriptobulten.online/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170The post Spot Bitcoin ETF’lerine Rekor Giriş, Piyasalar Sarsılırken Bitcoin 88 Bin Dolarda Güçleniyor first appeared on Kripto Bülten.
]]>Küresel piyasalarda dalgalanmanın arttığı haftanın başlangıcında, Bitcoin odaklı borsa yatırım fonlarına (ETF) kurumsal girişler adeta rekor kırdı. 21 Nisan 2025 Pazartesi günü, ABD merkezli spot Bitcoin ETF’lerine toplam 381,4 milyon dolarlık net giriş gerçekleşti. Bu tutar, tek bir günde son birkaç ayda görülen en yüksek giriş olup yılın önceki zirvesini geride bıraktı. Söz konusu güçlü fon akışı, Bitcoin piyasasına kurumsal güvenin yeniden canlandığının bir işareti olarak değerlendiriliyor.
Bu seviyedeki hacimli giriş en son Ocak ayı sonunda görülmüştü. Aradan geçen dönemde spot Bitcoin ETF piyasası nispeten durgun seyrederken, Nisan sonuna doğru gelen bu beklenmedik yoğun ilgi piyasa gözlemcilerinin dikkatini çekti. Kurumsal yatırımcılar, risk iştahının azaldığı bir ortamda dahi Bitcoin gibi alternatif varlıklara yönelerek portföylerini çeşitlendirme arayışında. Bitcoin ETF’lerine artan talep, kripto para dünyasında yeni bir hareketlilik yaratırken Bitcoin fiyatı ve piyasa yapısı üzerinde de hissedilir bir etki bırakıyor.
Gelen 381 milyon dolarlık net giriş farklı spot Bitcoin ETF’leri arasında dağıldı. ARK Invest ve 21Shares ortaklığındaki ARKB fonu, bu hareketin başını çekerek tek günde yaklaşık 116,1 milyon dolar net giriş aldı. Onu, Fidelity’nin Wise Origin Bitcoin Trust (FBTC) ürünü 87,6 milyon dolar ile izledi. Üçüncü sırada, Bitwise’ın BITB ETF’i yaklaşık 45,1 milyon dolar net giriş elde ederken, net varlık değeri bakımından en büyük spot Bitcoin ETF konumundaki BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust (IBIT) fonu da 41,6 milyon dolar ile kayda değer bir giriş gördü.
Diğer daha küçük Bitcoin ETF ürünlerine de toplamda yaklaşık 90 milyon dolar civarında net giriş dağıldı. Örneğin, VanEck’in HODL kodlu ETF’ine tek günde 11,7 milyon dolar giriş olurken, Franklin Templeton ve Hashdex gibi kuruluşların spot Bitcoin fonları da daha mütevazı tutarlarda katkı sağladı. Bu dağılım, kurumsal ilginin büyük ölçüde piyasanın önde gelen ve likiditesi yüksek ETF’lerine yöneldiğini gösteriyor. Yine de nispeten küçük fonların dahi pozitif giriş alması, genel olarak piyasaya yayılan bir talep artışı olduğunu ortaya koyuyor.
Bu tabloda, pazartesi günkü girişlerin liderleri olarak ARKB, FBTC, BITB ve IBIT net bir şekilde öne çıkıyor. Toplam 381 milyon doların önemli bir kısmı bu dört büyük fonda toplanırken, geri kalan kısım diğer ETF’ler arasında paylaşıldı. ARKB fonu gelen girişle birlikte toplam net varlıklarını 2,6 milyar doların üzerine çıkarırken, FBTC fonunun tarihsel kümülatif girişleri 11,3 milyar dolar gibi yüksek bir seviyeye ulaştı. Bu veriler, bazı ETF’lerin piyasada hızla büyüdüğünü ve kurumsal yatırımcıların tercih ettiği ana araçlar haline geldiğini ortaya koyuyor.
Haftanın başında küresel riskten kaçış eğilimi belirginleşti. ABD hisse senedi endeksleri haftaya %2’yi aşan sert kayıplarla başlarken, yatırımcıların riskli varlıklardan kaçışı belirginleşti. Özellikle teknoloji ve sanayi hisselerindeki düşüşler, toplamda piyasalardan trilyonlarca dolarlık bir değerin silinmesine yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump’ın ekonomi gündemine damga vuran açıklamaları da bu negatif havayı körükledi. Trump, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ı faiz indirimine gitmemekte “inatçılık” ile suçlayarak agresif bir şekilde eleştirdi ve “önleyici faiz indirimi” yapılması çağrısında bulundu. Bu sert söylemler piyasalardaki endişeyi artırırken dolar üzerinde de baskı yarattı.
Nitekim Trump’ın çıkışı sonrasında ABD Dolar Endeksi (DXY) hızla değer kaybederek son üç yılın en düşük seviyelerine geriledi. Doların zayıflaması, küresel yatırımcıları değer koruma arayışıyla alternatif güvenli limanlara yöneltti. Bu dönemde altın fiyatları ons başına 3.500 dolar sınırına yaklaşarak tarihi zirvelerine ulaştı. Yatırımcılar, küresel ekonomik ve jeopolitik risklere karşı hem altını hem de Bitcoin’i güvenli liman olarak görmeye başladılar. İlginç biçimde Bitcoin ve altın fiyatları uzun bir aradan sonra paralel bir korelasyon göstermeye başladı; iki varlık da aynı riskten kaçış temasından güç alarak birlikte yükseliyor.
Bitcoin, bu fırtınalı ortamda dikkat çekici bir şekilde pozitif ayrıştı. Küresel hisse senetlerindeki satış dalgasına rağmen Bitcoin fiyatı düşmek bir yana Pazartesi günü birkaç kez 88.000 dolar seviyesini test etti ve aştı. Gün içinde yaklaşık %0,5–1 aralığında mütevazı bir yükseliş kaydeden BTC, 88 bin dolar eşiğinde tutunarak istikrarını korudu. Böylece Bitcoin, aynı dönemde değer kaybeden hisse senetleri ve zayıflayan dolar karşısında güçlü duruşunu ispatlamış oldu. Piyasadaki bu görece güçlü performans, Bitcoin’in finansal çalkantı dönemlerinde tıpkı altın gibi güvenli bir liman ve değer saklama aracı olarak algılanmaya başladığının altını çiziyor.
ABD eski Başkanı Donald Trump’ın, Fed politikalarına dair sert açıklamaları piyasalarda önemli bir etki yarattı. Trump, Fed Başkanı Jerome Powell’ı ekonomideki zayıflama sinyallerine rağmen faiz oranlarını indirmekte yavaş kalmakla eleştirerek, merkez bankasına proaktif bir adım atması yönünde baskı yaptı. Özellikle “önleyici bir faiz indirimi” yapılması gerektiği yönündeki çağrısı finans çevrelerinde yankı buldu. Bu açıklamalar, yatırımcıların Fed’in bağımsızlığı ve gelecekteki para politikası patikasına dair endişelerini artırdı. Sonuç olarak dolar diğer para birimleri karşısında hızla değer yitirdi ve Fed’in fiyat istikrarını koruma konusundaki kararlılığı sorgulanmaya başladı.
Trump’ın bu müdahaleci söylemi, ABD Dolarının yanı sıra hisse senedi piyasalarını da olumsuz etkiledi. Faiz indirimine dair artan beklentiler tahvil getirilerini düşürürken banka hisseleri değer kaybetti; geniş çaplı bir satış baskısı oluştu. Yatırımcılar, Trump’ın açıklamalarının ardından portföylerini yeniden dengelerken Bitcoin gibi merkez bankalarından bağımsız, arzı kısıtlı varlıklara yönelme eğilimi gösterdi. Nitekim dolar zayıflarken Bitcoin’in güçlenmesi, bu dönemde piyasa dinamiklerinin kısmen Trump’ın söylemlerine tepki olarak değiştiğini gösteriyor. Fed cephesinden resmi bir adım gelmese de, Trump’ın çıkışı piyasalarda “güvenli liman” arayışını tetiklemiş durumda.
Bitcoin’in 88 bin dolarda tutunması ve yılın zirvelerine yakın seyretmesi, kripto para piyasasında liderliği tekrar ele aldığını gösteriyor. Bu süreçte yatırımcılar Bitcoin’i, en büyük piyasa değeri ve en yaygın benimsenmiş kripto varlık olması sayesinde, riskten kaçış döneminde tercih etmeye devam ediyor. Bitcoin’in piyasa hakimiyeti (dominansı) da bu hareketle birlikte son yılların en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. Yalnızca son birkaç hafta içinde BTC’nin toplam kripto para piyasa değerindeki payı belirgin biçimde arttı. Bu da, yatırımcıların portföylerinde altcoin’lere kıyasla Bitcoin ağırlığını artırdıklarını ima ediyor.
Öte yandan, piyasanın iki numaralı kripto varlığı Ethereum (ETH) aynı dönemde zayıf bir performans sergiledi. Bitcoin’e yönelik yoğun talebin gerçekleştiği 21 Nisan günü, spot Ether ETF’lerinden yaklaşık 25 milyon dolarlık net çıkış yaşandığı bildirildi. Yani kurumsal yatırımcılar Ether pozisyonlarını bir miktar azaltırken Bitcoin ETF’lerine yönelmeyi tercih ettiler. Bu gelişme, bir ölçüde Ethereum’dan Bitcoin’e doğru bir rotasyon olduğu şeklinde yorumlanabilir. Nitekim Ether fiyatı da son 24 saatte %4 civarı değer kaybederek 1.600 doların altına geriledi. Ethereum’daki bu gerileme, yatırımcıların risk algısının yüksek olduğu dönemlerde ikinci en büyük kripto para konusunda daha temkinli davrandıklarını gösteriyor.
Ethereum’un aksine, Bitcoin aynı zaman diliminde %0,5–1 aralığında değer kazanarak güçlü seyrini sürdürdü. Bu tablo, yatırımcıların mevcut belirsizlik ortamında Bitcoin’i tercih ettiklerini net biçimde ortaya koyuyor. Bitcoin lehine değişen bu rüzgar, dijital varlık piyasasında Bitcoin’in “dijital altın” anlatısını yeniden güçlendirirken, altcoinlerde bir süre daha baskı görülebileceğine işaret ediyor.
ABD’de spot Bitcoin ETF’lerine yönelik son dönemde artan ilgi, kurumsal yatırım stratejilerinde önemli bir değişime işaret ediyor. Geleneksel finansal kurumlar ve büyük yatırım fonları, daha önce doğrudan kripto varlıklara temkinli yaklaşırken, düzenleyici onaylı ETF araçları sayesinde Bitcoin’e yatırım yapmaya başladılar. Son 381 milyon dolarlık giriş dalgası, bu kurumların portföylerine Bitcoin’i eklemeye yönelik iştahının somut bir göstergesi. Bu durum, Bitcoin’in artık büyük oyuncular tarafından alternatif bir varlık sınıfı olarak benimsendiğini ve makro stratejilerde yer aldığını ortaya koyuyor.
Kurumsal yatırımcılar için spot ETF’ler, Bitcoin’e yatırımın en güvenli ve erişilebilir yollarından birini temsil ediyor. Bu fonlar, yatırımcılara kripto para borsalarıyla muhatap olmadan, geleneksel aracılık hesapları üzerinden Bitcoin fiyatına endeksli getiri elde etme imkanı sunuyor. Böylece saklama riski, düzenleyici belirsizlik gibi engeller bertaraf edilerek, Bitcoin’e karşı tereddütlü duran yatırımcılara güven aşılanıyor. Nitekim önde gelen finans kuruluşlarının (BlackRock, Fidelity, Ark Invest gibi) bu ETF’leri yönetmesi de piyasaya kurumsal güven ve itibar kazandırıyor. Bu gelişmeler, hem bireysel hem de kurumsal yatırımcı tabanını genişleterek Bitcoin piyasasına yeni bir derinlik katıyor.
Spot Bitcoin ETF’lere artan talep, piyasa dinamiklerinde yeni bir çağ başlatmış durumda. Bu ETF’lerin devreye girmesiyle birlikte, kripto piyasalarına akan kurumsal sermaye miktarı gözle görülür biçimde arttı. Örneğin, yalnızca 21 Nisan günü ABD’deki spot Bitcoin ETF’lerinin toplam işlem hacmi 3,75 milyar dolar ile rekor kırarak, birkaç gün önceki 1,55 milyar dolarlık hacmin iki katına çıktı. Bu denli yüksek hacimler, Bitcoin piyasasının artık kurumsal aktivitelerle daha entegre hale geldiğini gösteriyor. Kurumsal alım-satımlar ve büyük fon akışları, klasik kripto borsalarındaki fiyat hareketlerini de etkileyerek Bitcoin’in volatilitesini orta vadede azaltıcı bir unsur olabilir. Zira daha geniş bir sermaye tabanı, likiditenin artması ve talebin süreklilik kazanması anlamına geliyor.

Spot Bitcoin ETF’leri, kripto para piyasalarında devrim niteliğinde bir dönüşüm yaratmaktadır. Altın ETF’lerinin 2000’lerde finans piyasalarında altına yatırım şeklini kökten değiştirmesi gibi, Bitcoin ETF’leri de benzer bir etkiyle Bitcoin yatırımlarını ana akım haline getiriyor. Bu ETF’lerin en önemli rolü, Bitcoin’e erişimi kolaylaştırmak ve yaygınlaştırmak olmuştur. Geleneksel olarak, Bitcoin almak isteyen bir yatırımcının kripto borsalarında hesap açması, dijital cüzdan güvenliğiyle uğraşması ve düzenlemelere dair belirsizlikleri göze alması gerekiyordu. Spot ETF’ler ise bu süreci basitleştirerek, yatırımcılara Bitcoin’e sanki bir hisse senedi veya altın fonu alır gibi yatırım yapma imkanı sunuyor.
Bu sayede, büyük kurumsal fonlar kadar daha önce kriptoya mesafeli duran bireysel yatırımcılar da Bitcoin piyasasına dahil olabiliyor. ETF’lerin düzenleyici onaylı ve denetlenen yapısı, kripto varlıklara temkinli yaklaşan kesimler için ekstra güvence sağlıyor. Sonuç olarak, piyasaya giren yeni sermaye miktarı arttıkça Bitcoin’in toplam piyasa değeri ve likiditesi de büyüyor. Nitekim Nisan 2025 itibarıyla ABD’deki spot Bitcoin ETF’lerinin toplam net varlık değeri 97,6 milyar dolar ile Bitcoin piyasa değerinin yaklaşık %5,6’sına ulaşmış durumda (ki bu oran her geçen gün artıyor). Böyle geniş ölçekli bir yatırım araçları setinin oluşması, Bitcoin fiyatının artık sadece perakende yatırımcı duyarlılığına değil, küresel makro trendlere ve kurumsal stratejilere de duyarlı hale gelmesi anlamına geliyor.
Özetle, spot Bitcoin ETF’leri geleneksel finans ile kripto piyasaları arasında bir köprü işlevi görüyor. Kurumsal portföylerin Bitcoin’i benimsemesini hızlandıran bu enstrümanlar, piyasanın olgunlaşmasına katkı sunuyor. Son günlerde görülen devasa fon girişleri de, bu köprünün ne denli etkili olduğunu kanıtlar nitelikte. Bitcoin ETF’lerine yönelen kurumsal ilgi, Bitcoin’i finans dünyasında kalıcı bir varlık olarak konumlandırırken, yatırımcılar için de yeni fırsatların ve stratejilerin kapısını aralıyor. Bu gelişme, Bitcoin’in küresel yatırım sahnesindeki yerini sağlamlaştırırken, kripto para ekosisteminin genelinde de pozitif bir döneminin habercisi olabilir.
Sonuç
ABD merkezli spot Bitcoin ETF’lerine Nisan 2025’te gelen rekor düzeydeki sermaye girişi, Bitcoin’in finans piyasalarındaki rolünün giderek büyüdüğünü gözler önüne seriyor. Geleneksel varlıklardaki sarsıntılara karşın Bitcoin ve benzeri alternatifler güç kazanırken, ETF kanalıyla akan kurumsal sermaye kripto piyasalarında yeni bir denge unsuru oluşturuyor. Bu trendin devam edip etmeyeceği, büyük ölçüde makroekonomik gelişmelere ve düzenleyici adımlara bağlı olacak olsa da, şimdiden Bitcoin’in ana akım yatırım portföylerindeki yerini sağlamlaştırdığını söylemek mümkün.
Uyarı: Paylaşılan haberler, veri ve grafikler bilgi amaçlı olup yatırım tavsiyesi ya da danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez. Bunun yanı sıra haber ve materyallerin al ya da sat yönünde bir telkinde bulunmak gibi bir işlevi ve misyonu da bulunmamaktadır. Kişilerin kişisel araştırma yapmaları kendi sorumlulukları olup, detaylı araştırmanın yatırım öncesi önemli bir şart olduğunu öneririz.
İçerik ve görseller YZ yardımıyla oluşturulmaktadır.
Ayrıca, kripto paraların doğası gereği yüksek risk barındırdığı göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir. Risksiz kazanç hiçbir sektörde olmadığı gibi, kripto paralar özelinde de yoktur.
The post Spot Bitcoin ETF’lerine Rekor Giriş, Piyasalar Sarsılırken Bitcoin 88 Bin Dolarda Güçleniyor first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post ABD’den Gelen Haber Sonrası Bitcoin ve Altcoinlerde Sert Düşüş! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Son dönemlerin belki de en şaşırtıcı gelişmelerinden biri olarak karşımıza çıkan ABD verileri, bu akşam-gece saatlerinde de deyim yerindeyse yine tüm piyasayı salladı! Farklı kurumların açıkladığı farklı veriler, geleneksel piyasalarda bile bu kadar etki etmezken, kripto piyasada %30’a varan düşüşler gerçekleşti. Asıl ilginç olan gelişme ise, piyasayı bu kadar kötü etkileyen rakamların birkaç hafte sonra tam tersi yönde revize edilebilmesi ama bu durumun piyasayı zerre etkilememesi. Dolayısıyla, sadece zarar yazdığıyla kalıyor!
ABD’den gelen son verilerin, Mayıs ayı için beklenen yeni iş sayısının 180.000 olarak tahmin edildiği göz önüne alındığında söz konusu verilerin şaşırtıcı olduğunu söyleyebiliriz. Zira açıklanan verilere göre beklentinin üzerinde neredeyse 100.000 daha fazla veri geldi.

İlgili veri her ne kadar Bitcoin ve kripto piyasada deprem etkisi yaratmış olsa da ABD ekonomisi için aslında tam tersi, son derece olumlu olarak açıklanıyor. Zira istihdamın yüksek olmasının bir sonucu olarak, yılın ikinci yarısında faizin indirilebilme ihtimalini güçlendirir.
Tüm bu gelişmelere rağmen, ABD özelinde gerçekleşen istihdamın ya da beklenen istihdam değerlerinin sektör üzerine bu kadar etki etmesinin akıl alır bir yanı olmadığını ifade edebiliriz. Özellikle, Bitcoin‘in boğa piyasası döneminde bu tarz sektör dışı haberlerin kalıcı etkisi olmamalıdır.
Bitcoin ve Ethereum‘da gerçekleşen sert değer kayıplarına altcoinler çok daha kötü yanıt verdi; ve deyim yerindeyse kripto piyasalarda ortalık kan gölüne döndü! Çoğu altcoinde %10 ile %40 arasında değişen oranlarda değer kayıpları gerçekleşti!
Bitcoin ve Ethereum her ne kadar toparlanma eğilimi gösterse de, çoğu altcoinin hâlâ %10’un üzerinde değer kayıpları ile işlem görüyor olması yatırımcılar nezdinde ciddi anlamda güven kaybına neden olduğunu gözlemliyoruz.
Ekonomik arenada bu tarz gelişmelerin reel bir karşılıktan öte, boş gürültüden bir farkı olmadığını da eklemek gerekiyor. Ekonomik, siyasi ve jeopolitik iklimde meselenin ana özünün doların güçlü ya da zayıf olduğuyla doğrudan ilgisinin olduğu gerçeği mevcut verilerden çok daha önem taşıyor.
Elinde dolar tutan biri; yüksek enflasyon, değer kaybı ve sayıları her geçen gün artan ülkelerin ABD tahvillerini tutmama veya dünya rezerv para biriminde işlem yapmama olasılığına karşı daha düşmanca bir tepkiyle karşı karşıyasınız; ve dolayısıyla daha savunmasızsınız!
Dolar tutmayan biri ise, muhtemelen rezerv para sisteminin dışında bir varlık bulunduruyor demektir. Bunlar altın, gümüş ve Bitcoin gibi varlıkları içerebilir. Bitcoin, diğer ikisinden daha nadir olması ve dijital çağ için çok daha uygun olması nedeniyle yarıştaki en hızlı at şeklinde ifade edilebilir. Bitcoin fiyatında kesinlikle çok fazla inişli-çıkışlı bir süreç olacaktır ve bu, olumsuz ekonomik duyurular olarak değerlendirilebilecek durumlarla daha sık gerçekleşebilir.
Ancak, uzun vadede Bitcoin‘den daha fazla değer kazanabilen çok az şey olmuştur. Bitcoin kadar değer kazanabilen çok az olmuştur derken ise; kimseyi yanıltmamak adına not düşmekte fayda görüyorum. Bitcoin’de son 10 yıl ya da daha fazla bir zaman dilimi ele alındığında, kazandığı değer oranı kadar değer kazanan belki de başka bir varlık olmamıştır. Yine de yatırım yapmayı düşünüyorsanız, piyasanın düşük olduğu dönemlerde yatırım yapmanız daha yararlı olabilir.
Uyarı: Paylaşılan haberler, veri ve grafikler bilgi amaçlı olup yatırım tavsiyesi ya da danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez. Bunun yanı sıra haber ve materyallerin al ya da sat yönünde bir telkinde bulunmak gibi bir işlevi ve misyonu da bulunmamaktadır. Kişilerin kişisel araştırma yapmaları kendi sorumlulukları olup, detaylı araştırmanın yatırım öncesi önemli bir şart olduğunu öneririz.
İçerik ve görseller YZ yardımıyla oluşturulmaktadır.
Ayrıca, kripto paraların doğası gereği yüksek risk barındırdığı göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir. Risksiz kazanç hiçbir sektörde olmadığı gibi, kripto paralar özelinde de yoktur.
The post ABD’den Gelen Haber Sonrası Bitcoin ve Altcoinlerde Sert Düşüş! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Ripple’ın XRP Tokeninin Piyasa Hacmi Hatalı first appeared on Kripto Bülten.
]]>“13 Milyar Dolar Yerine 6,9 Milyar Dolar Olmalı”
Raporda, XRP’nin şeffaf dolaşımdaki arzının yüzde 48 oranından daha fazla tahmin edilebileceği belirtiliyor. Bu durumda XRP’nin CoinMarketCap’te belirtilen “gerçek” piyasa değerinin 13 milyar dolar yerine 6,9 milyar dolar olması gerektiği vurgulanıyor. Messari ayrıca şunları ifade ediyor:
Messari, dolaşımdaki tahminlerin içerisinde, belirtildiğine göre satış kısıtlamaları altında RippleWorks’un elinde tuttuğu 2.5 Milyar XRP’ye ek olarak Ripple’ın kurucu ortağı Chris Larsen tarafından kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan RippleWorks’a taahhüt edilen 5.9 milyar XRP gibi likit olmayan pozisyonların da yer alabileceğini vurguluyor.
Messari ayrıca, Ripple’in para hizmetleri şirketi XRP II tarafından satılan 4.1 milyar XRP’nin yeniden satış kısıtlamalarına tabi tutulabileceğine de inanıyor.
Rapor Ripple’dan açıklama yapılmadan kesin tahminler yapmanın imkansız olduğuna vurgu yapıyor ve yayın tarihi itibariyle de böyle bir açıklamanın henüz yapılmadığını söylüyor. Messari ayrıca, Ripple’ın, XRP işlem hacmini hesaplamak için kullandığı metodolojiyi veya alım satım verilerini açıklamadığını da belirtiyor.
Ripple’ın 24 Ocak’ta yayımlanan 4. Çeyrek raporunda şirket, tokenlerin satışlarıyla ilgili olarak 2018’nin üçüncü çeyreğinde 163 milyon dolar olarak gerçekleşen token satışının 2018’in dördüncü çeyreğinde 129 milyon dolara düştüğünü belirtmişti.
Kaynak: kriptokoin.com
The post Ripple’ın XRP Tokeninin Piyasa Hacmi Hatalı first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Nicolas Maduro’nun Muhalifi Juan Guaido Bitcoin Hayranı Çıktı first appeared on Kripto Bülten.
]]>Eflasyonun tavan yaptığı Venezuela’da halk kripto paralara yönelmeye başladı ve bazıları Bitcoin’in potansiyel bir çözüm olabileceğine inanırken, Venezuela Petro adında petrol destekli resmi bir kripto para bile çıkardı.
The post Nicolas Maduro’nun Muhalifi Juan Guaido Bitcoin Hayranı Çıktı first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Wall Street’in blockchain teknolojisine ilgisi devam ediyor first appeared on Kripto Bülten.
]]>Borsa işletmecisi Nasdaq’ın finansal teknoloji yatırımlarına odaklanan girişimi Nasdaq Ventures, şirketin Çarşamba günkü açıklamasına göre Symbiont’un “B grubu” fonlamasında öncü yatırımcı konumunda. Diğer yatırımcılar arasında Mike Novogratz’ın Galaxy Digital Holdings Ltd. ve Jim Pallotta’nın aile ofisi destekli yatırım şirketi Raptor Holdings de bulunuyor.
Smith, bir mülakatta yaptığı değerlendirmede “İnsanların bu teknolojiye bakıp nerede uygulamanın mantıklı olup olmayacağını ciddi bir şekilde düşündüğü çok daha gerçekçi bir aşamaya giriyoruz.” şeklinde görüş bildirdi.
The post Wall Street’in blockchain teknolojisine ilgisi devam ediyor first appeared on Kripto Bülten.
]]>