amp domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/u814201603/domains/kriptobulten.online/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170The post Blockchain Teknolojisi ile ne yapılabilir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>,Blockchain Teknolojisi her ne kadar yakın zamanda kripto paralar ile gündeme gelmiş olsa da tarihsel anlamda daha eskiye dayanır. Özellikle anlamsal bağlamda incelendiğinde karşımıza ilginç sonuçlar da çıkmaktadır. Bitcoin dökümanının referans kısmı incelendiğinde Blockchain ilişkili ilk verilere ve çeşitli bilgilere ulaşmak mümkün. Peki ama bu kadar sık konuşmaya başladığımız bir teknoloji bizlere neler sunabilir ve hayatımızı nasıl kolaylaştırabilir?
Blockchain Teknolojisi ilişkili aşağıdaki içeriklerimize göz atabilirsiniz.
Geriye dönüp baktığımızda mevcut yapılar arasında Bitcoin gerçekleşen ilk başarılı örnek olarak isimlendirilebilir. 2008 senesinde Satoshi Nakamoto ismindeki kullanıcı tarafından yayınlanan ilgili döküman bu sektörün manifestosu olarak kabul edilmektedir. Geride bıraktığımız 10 yılı aşkın sürede halen Bitcoin ana ağının hacklenememiş olması da başarısını gözler önüne sermektedir. Bitcoin Blockchain‘inin kullanımı ise son derece basit ve işlevsel bir yapıda. Sistem size Dünyanın herhangi bir noktasına anlık olarak dijital para göndermenize olanak tanıması açısında önem taşır. Bu kripto paraları alan kullanıcı/yatırımcı ise dilediği yöntem ile satıp nakit parasını alabilir. Örnek vermek gerekirse; Türkiye’den Afrika’ya gezmeye giden yakınınıza anlık para transferini çok cüzi transfer ücretleri ile yapabilirsiniz. Yine aynı şekilde Türkiye’den Amerika ya da başka ülkeye saniyeler içerisinde ödeme gerçekleştirebilir ve geleneksel yöntemdeki gibi çeşitli zorlu aşamalar ile uğraşmak zorunda kalmazsınız.
İlginç bir başlık değil mi? Aslında başlığı atarken çeşitli soru işaretlerinin kafalarda yer edinebileceğini tahmin ettim. Bu noktada aklımıza ilk olarak bir insan niçin kuruşlar ya da birkaç TRY değerinde transfer yapmak istesin sorusu geliyor. Cevabı çok basit. Farklı sektörlerde sunulan hizmetlerin farklı ücretlendirmeleri mevcut. Bu yüzden de geleneksel yöntem ve araçlarla ödeme kabul edildiğinde işlem ücretleri ve hizmet giderleri nedeniyle fiyat yer yer 2 ya da 3 kat olabiliyor. Fakat Bitcoin ve Blockchain Teknolojisi sayesinde mikro ödemeler imkanlı hale geldi. Artık 5 kuruşluk ödemeler bile çeşitli projeler sayesinde yapılabilir oldu. Bu da ilgili sektörler için can simidi haline gelmesini sağladı. Peki ama hangi sektör dediğinizi duyar gibiyim. Yanıtlayayım; bir oyun oynarken bir öğe satın almak için 5 kuruş ödeyebilirsiniz. Ya da başka bir oyun ile ilişkili alım gerçekleştirebiliriz. Yine aynı şekilde bir arkadaşınıza ortak bir adres açıp herkesin 50 kuruş göndermesini rica edebilir ve herhangi bir kısıtlama olmadan fon toplayabilirsiniz. Ya da çok daha farklı olarak ederi küçük rakamlar olan eşya/hizmet satımını gerçekleştiren çeşitli şirket ya da kurumlara ödemeleri yapabilirsiniz. İzlediğiniz bir YouTube videosu için kanal sahibine bahşiş kabul ediyorsa anlık olarak dilediğiniz küçük meblağdaki transferi gerçekleştirebilirsiniz.
Doğru okudunuz. Daha önce Ethereum ve Akıllı Sözleşmeler yapıları ve nasıl çalıştıkları üzerine içerikler paylaşmıştık. Kredi konusuna gelecek olursak; çeşitli Blockchain‘ler üzerinde aktif olarak çalışan Akıllı Sözleşme‘ler düzenleyerek kredi alıp-verebilirsiniz. Böylelikle geleneksel yöntemdeki gibi birbirinden farklı çeşitli aracılarla uğraşmak zorunda olmayacağınız gibi her bir aracının komisyon almasının da önüne geçmiş olursunuz. Zira Akıllı Sözleşmeler ile kredi alıp vermek çok daha az maliyetli ve güvenilir bir yapıda hizmet verilmesini olanaklı kılmakta. Bu alanda hali hazırda aktif olarak varlık gösteren ve yıllık on milyonlarca dolar net kâr açıklayan çeşitli Blockchain bazlı şirketler mevcut.
Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki kimi siteler barındırdıkları onlarca reklam yüzünden kullanıcı deneyimini alt üst edebiliyor. Bu durum da diğer özgün içerik üreticilerinin de zarara uğramasına neden olabiliyor. Zira kullanıcılar reklam engelliyicileri kullanarak platformların reklam gelirlerini önemli ölçüde etkileyebiliyor. Peki ama kalitesiz içerik ve yüksek sayıdaki reklama karşı kaliteli içerik ve az sayıda reklam barındıran sitenin zararını kim karşılayacak? Ya da özgün içerik üretip sınırlı reklam ile platformlarını ayakta tutmaya çalışan içerik üreticileri ne şekilde gelir elde edebilecek? Bu sorunun yanıtı da yine Blockchain’de. Blockchain Teknolojisi sayesinde yazılan Akıllı Sözleşme ile birlikte kullanıcının platformda gezinirken abartı reklamlar ile karşılaşmak yerine; faydalandığı ve okuduğu içerikler başına mikro ödeme yapabilmesini olanaklı kılabiliyor. Bu durum şüphesiz ki özgün içerik üreticileri için kurtarıcı bir çözüm önerisi anlamına gelmektedir.
Tedarik zincirleri konusu yine çoğunuzun yabancı olmadığını düşündüğüm bir alan. Özellikle, platformumuzda haftada neredeyse bir adet tedarik zinciri ilişkili haber paylaştığımızı göz önünde tutacak olursak en kötü ne olduğunu ve ne işe yaradığını bildiğinizi düşünüyorum. En önemli tedarik zinciri haberlerinden biri olan şu içeriğe göz atmak isteyebilirsiniz:
Çok güzel olmaz mıydı; her ay yazdığınız bir Akıllı Sözleşme ile kiranızın otomatik olarak ödendiğini görmek? Bankacılık hizmeti olarak da otomatik ödeme talimatı olduğunu biliyorum. Fakat burdaki önemi kavrayabilmek için sözleşme yapısında çeşitli eklemeler yapabildiğinizi ve kiranın gönderilmesi için çeşitli koşullar oluşturabileceğinizi göz önünde tutmak olacaktır. Yani; şunu diyebilirsiniz; ev sahibim Akıllı Sözleşme‘ye kiramı almak istiyorum diye talimat gönderdiğinde ve talimatın geldiği tarih x-y zaman aralığında ve öncesinde olumsuz bir emrim yoksa şu miktarda ödeme gerçekleşsin gibi. Sistemin bir diğer güzel yanı ise bankada yer yer verilerin kaybolması sorunu ile karşılaşabiliyor olmamıza karşın Blockchain yapılarının böyle bir tehditinin önemli ölçüde düşük olmasıdır. Özellikle Bitcoin ana ağının 10 seneyi aşkın süredir işlemekte olduğunu göz önünde tuttuğumuzda bu durumun önemi daha iyi anlaşılmaktadır.
Şu ana kadar anlattıklarımızın haricinde onlarca farklı işlemi gerçekleştirmeniz Blockchain Teknolojileri sayesinde mümkün. Sadece ne istediğinizi bilmeniz ve ne şekilde uygulamak istediğinize karar vermeniz yeterli. Ardından iyi bir yazılımcı ile ya da kendi başınıza Akıllı Sözleşme‘nizi yazabilir ve sistemin size sunduğu tüm gelişmiş hizmetlerden faydalanabilirsiniz. Blockchain Teknolojisini kullanmak için kendinizi geliştirdikten sonra kısa sürede ihtiyacınız olan ürünleri tasarlayabilir ve aktif olarak faydalanabilirsiniz. Üstelik tüm bu süreçlerin size maliyeti ise hesabı yapılamayacak kadar küçük meblağlar (üst düzey bir ürün ya da kurumsal bir ürün geliştirmediğiniz varsayılarak).
The post Blockchain Teknolojisi ile ne yapılabilir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Blockchain niçin kullanılmalıdır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>İnternet ve online deneyimimiz başladığından bu yana çeşitli sorunlar da ortaya çıkmaya başladı. Özellikle, vatandaşların verilerini çeşitli kurum ya da devlet organlarına pazarlayan hacker ya da devlet kademesindekiler ciddi sorunların ortaya çıkmasına sebep olmakta.
Blockchain ya da Türkçesi ile Kayıt Zincir dediğimiz yapı ise tüm bu veriler dahil ekosisteme gönderilen tüm verileri şifreleyerek güven altında olmasını sağlıyor. Bu bağlamda eğer devamlı değişken olan bir ürün ya da hizmetiniz varsa; üzerinde gerçekleşen çeşitli değişiklikleri de görmek ya da takip etmek isteyebilirsiniz. Böylelikle bu noktada Blockchain Teknolojisi devreye girmektedir. Fakat bir not ekleyelim: tüm bu verilerinizi merkezi otoriteden bağımsız olarak kamuya açık şifrelemeyi tercih etmeniz gerekir ki Blockchain ile olan ilişkiniz daha sağlıklı bir yapıda olsun.
Şu ana dek Blockchain Teknolojisinin geliştirilmesi ve en işlevsel olanının bulunması amacıyla geçtiğimiz yıllardan bu güne 100 Milyon Dolar’ı aşkın araştırma ve geliştirme bütçeleri harcandı.
Blockchain denildiğinde akla ilk gelen kavram ve faydalarından biri de hiç şüphesiz yarattığı “Dijital Sahiplik“tir. Yeni teknolojinin sunduğu en önemli hizmetlerden biri dijital dünya içerisinde kimlik doğrulama ve sahipliği kayıt altına almasıdır. Bu durumun da en önemli sonuçlarından biri de dijital kimlik ve sahiplik gibi kavramların ortaya çıkmasından sonra bu alan kapsam içerisinde yer alan tüm kullanıcıların birbirleri ile bağlantısını kuruyor olmasıdır. Bu durumun da artık internet dünyasında yer alan her şeyin bir değer kazanma sürecine girmesine de ön ayak olduğunu aktarmak isterim. Zira, mevcut hak sahipliği başta olmak üzere dijital dünyanın parçası olan her şey artık dış dünyadan öte bir konuma gelebilmişlerdir.
Blockchain teknolojilerinin önemini kavrayabilmek için öncelikle sorulması gereken ana soru şudur. “Kağıt bazlı güvenlik mi daha güvenilir yoksa kriptografik Blockchain ekosistemleri mi?” Bana göre 2. seçenek her daim ağır basacaktır. Özellikle kağıt daha doğrusu basılı materyalin değiştirilmesi yani manipüle edilmesi bu kadar kolayken. Bu durumun yanı sıra basılı materyallerin belirli raf ömürleri olmasına karşın Bitcoin ana ağı 10 seneyi aşkın süredir tek hata olmaksızın çalışmaktadır.
Ayrıca devamlı değişken bir yapıda olan bilgi üretim sürecinde kağıtta güncelleme yapamazsınız. İlk birkaç düzenlemeyi yapabilir olmanız ilerleyen süreçlerde devamlı aynı şeyleri yapabileceğiniz anlamına gelmiyor. Özellikle 100 kişinin çalıştığı bir ofisi örnek verecek olursak daha iyi anlaşılacaktır. Tüm çalışanların üzerinde değişiklik yapmaları gereken bir form düşünün. Bu formun da bir yerden sonra paramparça olması ya da verilerin okunamaz hale gelmesi dışında alternatif yok sanırım. Bu yüzden de aynı şeyleri kayıt zincir üzerinden kamuya açık olarak gerçekleştirebilirsiniz. Zaman damgası dediğimiz özellik sayesinde ise tüm zincir üzerinde gerçekleşen işlemler, anlık zaman bağlamında görülebilecektir.
Düşünsenize elinizde hassas bazı dökümanlar var ve tescil etmek istiyorsunuz. Gittiğiniz herhangi bir kurumdaki şahsın dökümanlarınızdan faydalanmayacağı ya da fikrinizi çalmayacağının garantisi yok. Aynı zamanda 3. taraf olarak işleyen merkezi otoritenin benim bilgilerime niçin ulaşma hakkı olsun ki? Bu yüzden de kayıt zincir üzerinde gönderilen tüm verilerin şifrelendiği ve bu durumun merkezi otoritenin sansür ya da çeşitli uygulamarından kurtulmayı sağladığı görülmektedir.
Yaptığınız kişisel ya da kurumsal işlem/transferin milisaniyeler içerisinde gerçekleşmesi gibi beklentiniz varsa merkezi otoriteye bağlı çeşitli yapılar tercih edilebilir. Buna karşın daha zamana yayılmış fakat size çeşitli haklar tanıyan ve sizi otoriteden koruyan bir yapı isterseniz de karşınıza gayrı-merkezi Blockchain çıkacaktır. Ayrıca, Blockchain’lerin yavaş olmasından öte merkezi bir yapı altında varlık göstermemesi de yine biraz tuzlu bir seçenek olmakta.
Merkezi olmayan Blockchain’lerin çalışma prensibi kazım yöntemine dayandığı için bu işlemin gerçekleşmesini sağlayan kazıcılara ödeme yapılması gerekir. Yani gerçekleşmesi gereken her işlem için ttansfer ücreti ödenmesi gerekmektedir. Yine karşılaştırma yapacak olursak müşterinin sahip olduğu kapalı ağ yapısına sahip ürün daha hızlı olacaktır tabii ki.
Tüm bunlara ek olarak Blockchain, her geçen gün daha da önemli bir hale gelmekte. Gelişmeler sürdükçe de niçin destek çıkmamız gerektiğini daha iyi anlayacağımızı düşünüyorum.
The post Blockchain niçin kullanılmalıdır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Vitalik Buterin: “Blockchain geleceğin kendisidir!” first appeared on Kripto Bülten.
]]>Piyasanın özellikle son dönemde en ciddi tehditlerinden biri SEC olduğu tartışmasız bir gerçek. Bu durumun öneminden dolayı Buterin de yine aynı şekilde itiraz ederek önemini yansıtmış oldu. En son hatırlanacağı üzere SEC yetkilisi Ether üzerinden yorum yapmış ve security token kapsamına girmeyeceğini aktarmıştı. Geçen süre zarfında önemli değişikliklerin olduğunu düşünmüyorum. Yine aynı şekilde SEC’in önceki kararlarını göz önünde bulundurunca Ether için SEC olumlu bir açıklama yapabilir. Yine aynı şekilde geçtiğimiz günlerde SEC yetkililerinden biri Ether için security token olmadığını ifade etmişti. Vitalik Buterin de bu bağlamda dikkatli açıklama yapmaya çalışarak, Ether fiyatının yüksek olmasının önem taşıdığını ifade etti. Zira ucuz Ether’in çeşitli saldırılara ve güvenlik zaaflarına neden olacağının altını çizdi. Ekip ve geliştiricilerin Ether fiyatı için çaba gösterip göstermediği konusunda da ilginç bir durum ortaya çıktı. Yapılan oylamada kimi geliştiriciler fiyat ile hiç ilgilenmediğini ifade ederken kimileri de fiyat üzerinde pozitif katkı sağlayacak çeşitli hamleler yaptıklarını ifade etti. Bir kısım geliştirici ise fiyat ile nötr bir durumda olduklarının altını çizdi.
The post Vitalik Buterin: “Blockchain geleceğin kendisidir!” first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Ethereum, 10-20 yıl içerisinde ekonominin merkezinde olacak! first appeared on Kripto Bülten.
]]>İlgili etkinlikte tarihsel anlamda da çeşitli örnekler vererek tezine olan inancını gösterdi. Özellikle e-mail’in ilk zamanlarında yani 1983’te çok az sayıda normal insan tarafından kullanıldığının altını çizdi. Yine günümüzde de çok az sayıda normal insanın Blockchain‘de olduğuna işaret etti.
Ethereum‘un son güncelleme ile birlikte artık Bitcoin ana ağının sahip olduğu önemli eksiklikleri kapattığını da paylaşarak; Ethereum 2.0’ın önemli bir işlevde olacağını ifade etti. Mevcut yapısıyla Bitcoin ve Ethereum ana ağlarının ayakta kalabilmek için çok fazla enerji harcadığı eleştirisini yaptı. Fakat 18 ay içerisinde Ethereum ana ağında gerçekleşecek olan güncelleme ile birlikte bu sorunun tarihe karışacağını ve çok daha işlevsel ve çevre dostu bir ağ haline geleceğinin notunu düştü.
Blockchain’in bir diğer önemli işlevi olarak da içerik üreticileri ve basın sektörü açısından önem taşıdığına değindi. Zira, Blockchain ve gayrı-merkezi uygulamalar ile lisans ve sahiplik gibi durumların çok daha kolay olacağı ve içerik üreticilerinin hak sahipliği bakımından gelir elde etmelerinin daha kolay olacağı anlaşılmaktadır.
Zaman geçtikçe benzer açıklamaları duymaya devam edeceğiz gibi duruyor. Zira, Blockchain Teknolojisi 5 yıl önceki gibi bir yapıda değil ve artık büyük bankalar dahil çeşitli ticari ve yönetimsel alanlarda kullanılmaya başlandı. Adaptasyonun artması ile birlikte işlevsel özellikleri daha fazla anlaşılarak daha fazla basında yer bulmaya başlayacaktır. Bu sürecin bir benzerini daha önce 2017 senesinde deneyimlemiştik. Hatırlanacağı üzere basın desteğini de ardına alan Bitcoin ve kripto paralar tarihi zirve görmüşlerdi.
Sizce Bitcoin başta olmak üzere kripto paralar yeni bir zirve görür mü?
The post Ethereum, 10-20 yıl içerisinde ekonominin merkezinde olacak! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post ProgPoW nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Tarhihsel Proof of Work yani PoW şeklinde tanımlanan sistemlerin çalışma prensibi algoritmanın yapısı ölçüsünde donanımların belirli özelliklerle çalışması yönünde ayarlanması ve referans noktasının sadece verimlilik olması söz konusuydu. Fakat ProgPoW, yöntemi ile bu sistem tam tersi yönünde çalıştırılmayı hedefler. Böylelikle, donanımınızın yapısı referans alınarak algoritmanın kendisini bu donanım özelliklerine göre adapte etmesi amaçlanır.
Donanım için verimli bir algoritma, erişim düzenleriyle ve o donanımın kullanılabilir alanlarıyla eşleşmelidir. Bu nedenle, donanıma kaydedilmiş yazılım düzenlemelerine sahip AMD GPU’ların Ethereum‘da büyük performans kazandığını görmemizin nedeni, bellek çiplerinin erişim kalıplarının Ethash’ın erişim kalıplarıyla eşleştirilmesidir.
Bugün Ethereum tarafından kullanılan Ethash, ticari (şahsi) GPU’larında oldukça iyi çalışan, bellek bazlı bir çalışma kanıtı algoritmasıdır. Her ikisi de bir ticari (şahsi) GPU’su için makul derecede büyük bir çerçeve (şu anda 2,5 GB) ve mümkün olduğunca fazla bellek bant genişliği gerektiriyor. Bununla birlikte, Ethash’ın ihtiyaç duyduğu tek şey budur ve Ethash GPU madenciliği için referans uygulaması bir grafik kartı ethminer ile profillendiğinde belirginleşir.
SM’ler (çok işlemcili yayın yapan, bir NVIDIA GPU’nun bilgisayar çekirdeği paralel olarak birçok iş parçacığından talimatlar oluşturan, yöneten, programlayan ve yürüten işlemsel çekirdekler) GPU’nun kalıp alanının çoğunu tüketir; % 30’dan daha az faydalanıyorlar.
CodeXL ile pek fazla ayrıntı sunulmamakla birlikte, benzer davranışlar gösterilmektedir – Vektör ALU’lar (aritmetik ve bitsel işlemleri gerçekleştiren dijital devreler olan aritmetik mantık birimleri) de % 30’dan daha az kullanımda çalışmaktadır.
Ethash ile ilgili eksikliklerden biri, ana bellekten okunan küçük 128 baytlık okuma olmasıdır. Bu küçük erişim boyutu, GDDR5X belleği kullanan GPU’ların Ethash’ın yürütülmesinde yetersiz kalmasının bir nedenidir. ETHlargement’in genel versiyonu, 128 baytlık yüklerin tam hızda çalışmasını sağlamak için GDDR5X’in Ethash erişim modelleriyle eşleşti.
Bir diğer önemli sorunda da GPU kartın çekirdek kullanımının fazla olduğu durumlarda ortaya çıkar – Ethash’ın başında ve sonunda çağrılan karma işlevi olan Keccak, bir FPGA veya ASIC’de çok daha verimli bir şekilde yürütülebiliyor. FPGA’ların Acorn hattı, özellikle sistem gücünü korumak ve performansı artırmak için Keccak hesaplamalarını boşaltmak için tasarlanmıştır. Keccak ile kaldırılan Ethash‘ın profili, bir kartın hesaplama çekirdeğinin zamanın sadece% 20’sini kullandığını ve %10’luk bir verimlilik kazancı sağladığını gösteriyor.
Özetlemek gerekirse; kaynak başına profil sınıflandırılması verilerinin, talimatların %20’sinden fazlasının boşaltılabilen Keccak olduğunu göstermektedir.

Bu sonuçlar, özel olarak üretilmiş olan bir ASIC’i hedef alan ETHash’ın aşağıdaki özelliklerden oluşan bir yapı ile dizayn edilebileceğini göstermektedir;
Bunun sonucunda ortaya çıkan ASIC hem daha küçük olacak hem de mevcut ticari GPU’larından çok daha düşük bir güç alanına sahip olabilecek.
Kaynak: IfDefElse
The post ProgPoW nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Ethereum ProgPoW kazım yöntemine geri dönecek! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Açılımı “Programmatic Proof of Work” olan ProgPoW, sabit işlevli donanım için verimlilik boşluğunu en aza indiren GPU ayarlı Ethash uzantısı şeklinde tanımlanabilir. Bu bağlamda sistemi bünyesine uyarlayan projelerin (coinlerin) yapısal ciddi değişiklikleri de bünyelerinde barındırdıklarını ifade edebiliriz.
Daha detaylı bilgi için ilgili paylaşıma göz atabilirsiniz.
Çekirdek ekip üyeleri arasında hararetli tartışmalara sebep olan yapısal değişiklik ağ için önemli gelişmeleri beraberinde getirecek gibi duruyor. Zira an itibariyle 600 Milyon Doları aşkın blok ödülüne sahip olan Ethereum ana ağı bu değişiklikten önemli ölçüde etkilenecektir.
Ethereum çekirdek ekip üyeleri yaptıkları son tartışmalar ile kazım algoritmasını değiştirmeyi teklif ederek ASIC gibi isimlendirilen özel kazım ekipmanlarını saf dışı bırakmayı hedefliyor. Daha doğrusu ASIC gibi özel olarak kazım/mining için üretilmiş olan ekipmanların etkinliklerini düşürmeyi ve daha zayıf kazıcılara da şans tanımayı öngörüyor. Bu bağlamda GPU öncelikli olacak ve özel ekipmanların verimliliği düşmüş olacak. Bilindiği üzere an itibariyle hem GPU hem de özel ekipmanlarla kazım yapmak mümkün.
Önceden süregelen tartışmalardan da hatırlanacağı üzere güncelleme ile birlikte kazıcıların büyük bir çoğunluğunun daha önemli miktarlarda gelir elde edebileceği fikri sektörde ağır basıyor. Fakat buna karşın; yine ASIC gibi özel ekipman üreten büyük şirketlerin alternatif yollar ile tekrardan kazım sektörünü domine edeceği ve kazıcıları saf dışı edebileceği yorumları da yapılmaktadır.
Buna karşın daha önceden üzerinde varılmış bir mutabatın olduğu yorumunu yapan geliştiricilerden Colvin, tek bir durumda bu tasarıyı durdurmayı bu durumun da sadece teknik ve yazılımsal bir sorun olması durumu için geçerli olduğunu aktararak değişikliğin gerçekleştirilmesini önerdi.
Tabii ki bu tarz teknik sorunları tespit etmek tahmin edildiğinden çok daha zor olacak gibi duruyor. Bu durum nedeniyle de ProgPoW‘a geçildikten sonra özel bir ekip ile an be an ağın takibinin gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Ethereum çekirdek geliştiricileri arasında çeşitli muhalif görüşler de dile getiriliyor. Bu alanda Alexey Akhunov da muhalif kanadın görüşlerini en yüksek sesle dile getiren isimlerin başında geliyor. Akhunov, ProgPow’a geçmekle amacın ne olduğunu sorgulayarak tartışmaya dahil oldu. Ardından başarının hangi kriterlerle ifade edilebileceğini soran Akhunov mevcut duruma karşı çıktı. ProgPow önerisini yapan ekibin bu bağlamda ne yapmaya çalıştığını anlayamadığını ifade ederek veto hakkını kullandı.
Bu konuda yapılan tartışmalardan bir tarih çıkmasa da önümüzdeki güncellemelerde olabileceği yorumları ağırlık kazanıyor. İlk olarak yaklaşmakta olan İstanbul yükseltmesi bir seçenek olarak masada yer alsa da bir sonraki yükseltmede de olabileceği yorumları ağırlık kazanıyor. Daha önce aktardığımız üzere, an itibariyle karşıt tepkilere rağmen ProgPoW, çoğunluğun mutabakatı ile gerçekleşecek.
The post Ethereum ProgPoW kazım yöntemine geri dönecek! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Dolaşımdaki ETH miktarının %80’den fazlası 7,572 adreste! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Araştırmada göze çarpan diğer önemli detay ise fork ve ETH fiyatı ile ilgili paylaşılan not oldu. Zira, araştırmada son 5 (hard) fork sonrası ETH fiyatının %19 oranında forku ilerleyen bir ay içerisinde düşüş yaşadığı vurgulandı.
Son yaşanan hard fork sonrasında da Ether fiyatının %1 oranında düştüğü notu palaşıldı. Diğer hard forklarda olduğu gibi bir düşüşün yaşanmamış olmasını ise ödül miktarında yaşanan düşüş olduğu aktarıldı. Zira bilindiği üzere gerçekleşen hard fork sonrasında Ethereum kazıcılara blok başına artık 5 değil 3 ETH verilecek.
Araştırmanın ortaya koyduğu diğer bir önemli veri ise; 2,3 milyon Ether’in (toplam Ether arzının %2’si) çeşitli gayrı-merkezi finans uygulamarının elinde olduğu verisi oldu.
Gayrı-merkezi finans uygulamalarından %98’lik neredeyse tamamına yakını elinde bulunduran ise MakerDao akıllı sözleşmeler olduğu ifade edildi.
Araştırmanın son bölümlerinde ise Ethereum için ciddi bir tehlikeye işaret edildi. Araştırma kapsamında Infura şirketinin teknik bir problem yaratacağı öngörüsü paylaşıldı. Zira, Infura kullanıcıların Ethereum ağı üzerinde uygulama geliştirmelerine imkan tanımasına karşın, geliştiricilerin kendi node’larına sahip olmasını şart koşmuyor. Buna karşın, yatırımcıların Infura’ya güvenmiş oldukları ve Infura’nın da Amazon Web Servislerini kullandığı paylaşıldı. Kaldı ki böyle bir durumun da söz konusu gayrı-merkezi yapının özelliğine karşıt bir durum teşkil ettiği yorumuna yer verildi.
The post Dolaşımdaki ETH miktarının %80’den fazlası 7,572 adreste! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Türkiye için özel Bitcoin ağı geliyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Geliştiricilerin ilerleyen süreçte Türkiye dahil çeşitli benzer yapıda ülkelerin yurttaşları ile dayanışma geliştirdikleri gözlemlendi. Takip eden süreçte bir araya gelen geliştiriciler, bu ülkelerde olası hak ihlalleri ve internetin kapatılması gibi tehditlerin ortaya çıkabileceği göz önünde bulundurularak alternatif çözüm yolları geliştirmeye karar verdi. Bu durum Blockchain Teknolojilerinin ne denli insan yaşamı için önemli bir yapıda olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Venezuela’dan benzer sorunların çözümü için şu an bir ekip ön plana çıkmış durumda. Bu ekiplerden ilk olma potansiyeli taşıyan “Bitcoin Venezuela” isimli ekip tarafından “Locha.io“ projesi kapsamında mesh network denilen örgüsel ağ geliştirilmeye başlandı.
Örgüsel ağ‘ın ne olduğunu kısaca özetleyecek olursak; bulunduğunuz noktada, internet ve elektrik olmasa bile diğer insanlarla etkileşime geçebilmenizi olanaklı kılan sistem. Sadece bununla da kalmayacak korunaklı bir yapıda mesaj gönderebilecek ve alabileceksiniz! Ayrıca, Bitcoin transfer etmek istemeniz durumunda da yine elektrik ve internet olmaksızın transfer işlemi gerçekleştirebileceksiniz! Elektrik olmaksızın transfer edebilmenizi sağlamak için node’ların batarya ile çalışmasını mümkün kılmak üzere ekip yoğun bir tempo ile geliştirme sürecine başlamış durumda. Yine aynı şekilde internetsiz ortamda veri transferini gerçekleştirebilmek için de radyo dalgalarının yapısı kullanılacak ve internetin olmaması sorun olmaktan çıkacak.
Şu anda projeyi geliştirme aşamasında olan ekip; finansal sorunlar nedeniyle sadece boş zamanlarda geliştirme yapabilmekte. Bu sürecin daha da kısalması ve ekibin tam zamanlı geliştirme yapabilmesi için şu an bağış toplanmakta. Ekip; yapılan bağış miktarının 1,000 USD ve üzeri olması durumunda bağışçıya; 3 adet Turpial node hediye edeceğini ifade etti. Biraz evvel de anlattığım üzere; Turpial node, ifade edilen sistemin çalışması için geliştirilen ürün olması açısından önem taşıyor.
The post Türkiye için özel Bitcoin ağı geliyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post En aktif protokol Bitcoin’in değil Ethereum’un! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Market değerinin göz ardı edildiği araştırmada Ethereum‘un en çok geliştirilen kripto paralar arasında zirvede yer aldığı paylaşıldı. Toplam kod kategorisinde 99’dan fazla geliştirici bulunan Ethereum‘un bu alanda Bitcoin‘i bile geride bıraktığı ifade ediliyor.
Araştırmanın iki esas alan üzerinden gerçekleştirildiğinin vurgulandığı raporda her Blockchain‘in bu kapsamda değerlendirildiği ifade edildi. “Çekirdek” ve “toplam kod” şeklinde ifade edilen 2 ayrı araştırma alanının referans alındığı araştırmada; toplam kod ile proje üzerinde yapılan her değişikliğin hesaba katıldığı ifade edildi. Buna karşın “çekirdek” diye tabir edilen araştırma kapsamında ise; Blockchain‘lerin geliştirme ile ilgili kod değişiklikleri sadece hesaba katıldı.
Ethereum gibi Blockchain yürüten projeler için akıllı sözleşmelerinde yapılan her değişikliğin “çekirdek” kapsamında ele alınmasına karşın; Ethereum Classic ve Bitcoin Cash gibi fork ile ana ağdan ayrılan coinlerde ise sadece yeni kod eklenmesi sayıldı. Bu şekilde daha tutarlı sonuçlar elde etmeyi amaçlayan araştırmacılar; yapılan virgül değişikliğinin bile sayılması durumunda hatalı sonuç alınmış olabileceği yorumlarına neden olmaktadır.
Araştırmada dikkat çeken detaylardan bir diğeri ise; olumsuz market durumuna rağmen geliştirme aşamasının olumsuz etkilenmemesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Herkesin Blockchain’i geliştirdiği Boğa Sezonu bittikten sonra da çeşitli Blockchain’lerde sadece %4’lük bir geliştirici oranında düşüşün yaşanmış olması da bu kanıyı destekler niteliktedir.
Araştırmaya göre 2017 Boğa Sezonu‘nda 2,800 Blockchain toplamında var olan geliştirici sayısının 2,200’ün altında kaldığına; fakat günümüzde bu sayının 4,350 dolaylarında olduğuna dikkat çekildi. Araştırmada not olarak da Lightning‘deki geliştirici sayısının ise hesaba katılmadığı yer aldı
Akıllı sözleşmeler kapsamında oluşturulan ve en aktif olarak öne çıkanların; Tron, EOS, Ethereum, Cardano olduğuna yer verildi. Cardano’nun en düşük market hacmine sahip olan proje olmasına karşın en aktif olan proje olarak da liderliği elinde tuttuğuna yer verildi (ETH hariç)

Ethereum’un 99’dan fazla çekirdek protokol üzerine çalışan geliştiricisinin olmasına karşın; Bitcoin’in sadece 47 geliştiriciye sahip olduğu ifade edildi. Bununla birlikte Ethereum’un toplam kod kategorisinde de liderliği eline aldığı ifade edildi.
Yüz milyonlarca dolar değerinde çeşitli coinlerin sayıları 10 ile 20 arasında değişen aylık geliştiriciler tarafından ayakta tutulduğuna yer verildi. Daha ilginci ise Ethereum Classic gibi çeyrek milyar dolarlık bir platformun sadece 5-6 geliştirici tarafından ayakta tutuluyor olduğu oldu.
The post En aktif protokol Bitcoin’in değil Ethereum’un! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Fidelity Investment aktif işlemlere başladı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Platform şu an için sadece Bitcoin desteği sunacağını ifade eden yetkili ilerleyen süreçte ise çeşitli veriler ışığında ve talep doğrultusunda yeni projeler için de desteğin sunabileceğini aktardı. Zira desteğin sunabilmesi için de arayüz dahil, platformun altyapısının uygun olması gerekiyor. Bu durumun yanı sıra platforma eklenecek aynı zamanda kısa ve orta vadede çeşitli sorunlar çıkarmaması gerekiyor.
Ayrıca coin listelemeye de büyük olasılıkla market hacmine göre karar verileceğini de paylaşan Jessop, bu durumun bağlayıcı bir özelliğinin olmayacağının da altını çizdi. Zira müşteri talepleri kadar coinin özelliklerinin de bu süreçte etkin rol alacağını ifade etti.
Konuşmanın ilerleyen bölümlerinde Ethereum örneğini de veren Jessop, Ether listelemesiyle ilgili bir müddet bekleme kararı aldıklarını ifade etti. Bu durumun en önemli nedenlerinden biri ise yakın zamanda gerçekleştirilen Constantinople yükseltmesine işaret etti. Yine bir diğer önemli neden olarak da Ethereum Blockchain‘inin önümüzdeki süreçte gerçekleştireceği yeni yükseltme olan İstanbul yükseltmesini işaret etti. Zira bu tarz yükseltmelerin ne şekilde sonuçlanacağını bekleyip görmek istediklerini ifade etti. Aksi takdirde Fidelity Investment için birden fazla yük çıkmış olacak.
Yine Ethereum Classic için de %51 hack olasılığından bahseden Jessop; bu tarz coinlerin listelenmesinin platforma ciddi zarar vereceğine inandığını aktardı.
Jessop, Fidelity Investment için 2019’da çeşitli hedefler belirlediklerini aktardı. Bu hedeflerden en önemlisi de 2019’un geri kalan sürecinde Amerika merkezli platformun %90 oranında faaliyete geçmiş olmasının planlandığının da yer aldığını ifade etti. Platform hizmetleri kapsamında çeşitli yasal gerekliliklerin de yerine getirilmiş olmasının hedeflendiğine vurgu yaptı.
An itibariyle çeşitli lisansları aldıklarını ifade eden Jessop; bu lisansların hangi yönetimlerden alındığı gibi soruları ise yanıtsız bıraktı. Önümüzdeki süreçte ihtiyaç olunan lisansların tamamen alınacağını da paylaştı.
Yeni kurulan platforma çeşitli fon ve şirketler tarafından yoğun bir talep ile karşılaştıklarını da paylaşan Jessop, bu durumdan gayet memnun olduklarını ifade etti. Yine aynı şekilde çeşitli borsalardan da kripto saklama hizmeti konusunda Fidelity Investment‘tan talep olduğunu da paylaşarak yeni platformun sektöre getireceği dinamizmi vurguladı.
The post Fidelity Investment aktif işlemlere başladı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>