amp domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/u814201603/domains/kriptobulten.online/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170The post Hamster Kombat Telegram Botu ve Airdrop Kampanyası: Web3 Oyun Dünyasında Yeni Bir Dönem first appeared on Kripto Bülten.
]]>Telegram, dünya çapında milyonlarca kullanıcıya sahip popüler bir mesajlaşma platformu olarak bilinirken, şimdi Web3 oyun dünyasında da adından söz ettiriyor. Hamster Kombat adlı oyun projesi, Telegram botları ve airdrop kampanyalarıyla kripto ve oyun dünyasını birleştirerek büyük bir etki yaratıyor. Bu makalede, Hamster Kombat Telegram botunun nasıl çalıştığını ve airdrop kampanyasının detaylarını keşfedeceksiniz.
Hamster Kombat Nedir?
Hamster Kombat, Telegram platformu üzerinden erişilebilen ve blockchain teknolojisiyle desteklenen yenilikçi bir Web3 oyun projesidir. Oyun, oyunculara kripto paralarla ödüllendirilen ve stratejik düşünmeyi teşvik eden bir oyun deneyimi sunar. Hamster Kombat, hem eğlenceli hem de ekonomik fırsatlar sunarak kullanıcıların dikkatini çekmektedir.

Hamster Kombat Telegram Botu
Hamster Kombat Telegram botu, kullanıcıların oyuna kolayca erişmelerini ve çeşitli işlemleri gerçekleştirmelerini sağlayan bir araçtır. Botun sağladığı özellikler şunlardır:
Hamster Kombat Airdrop Kampanyası
Hamster Kombat’ın airdrop kampanyası, oyunun tanıtımını yapmanın ve oyuncu tabanını genişletmenin bir yolu olarak düzenlenmiştir. İşte kampanyanın detayları:
Sonuç
Hamster Kombat, Telegram botu ve airdrop kampanyası ile Web3 oyun dünyasında önemli bir yenilik sunuyor. Kullanıcılar, Telegram üzerinden oyunla ilgili bilgilere erişebilir, kripto cüzdanlarını yönetebilir ve airdrop fırsatlarından yararlanabilirler. Bu dinamik yaklaşım, Hamster Kombat’ın popülerliğini artırarak kripto ve oyun topluluklarında geniş bir etki yaratmayı hedefliyor.
The post Hamster Kombat Telegram Botu ve Airdrop Kampanyası: Web3 Oyun Dünyasında Yeni Bir Dönem first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Blockchain Teknolojisi ile ne yapılabilir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>,Blockchain Teknolojisi her ne kadar yakın zamanda kripto paralar ile gündeme gelmiş olsa da tarihsel anlamda daha eskiye dayanır. Özellikle anlamsal bağlamda incelendiğinde karşımıza ilginç sonuçlar da çıkmaktadır. Bitcoin dökümanının referans kısmı incelendiğinde Blockchain ilişkili ilk verilere ve çeşitli bilgilere ulaşmak mümkün. Peki ama bu kadar sık konuşmaya başladığımız bir teknoloji bizlere neler sunabilir ve hayatımızı nasıl kolaylaştırabilir?
Blockchain Teknolojisi ilişkili aşağıdaki içeriklerimize göz atabilirsiniz.
Geriye dönüp baktığımızda mevcut yapılar arasında Bitcoin gerçekleşen ilk başarılı örnek olarak isimlendirilebilir. 2008 senesinde Satoshi Nakamoto ismindeki kullanıcı tarafından yayınlanan ilgili döküman bu sektörün manifestosu olarak kabul edilmektedir. Geride bıraktığımız 10 yılı aşkın sürede halen Bitcoin ana ağının hacklenememiş olması da başarısını gözler önüne sermektedir. Bitcoin Blockchain‘inin kullanımı ise son derece basit ve işlevsel bir yapıda. Sistem size Dünyanın herhangi bir noktasına anlık olarak dijital para göndermenize olanak tanıması açısında önem taşır. Bu kripto paraları alan kullanıcı/yatırımcı ise dilediği yöntem ile satıp nakit parasını alabilir. Örnek vermek gerekirse; Türkiye’den Afrika’ya gezmeye giden yakınınıza anlık para transferini çok cüzi transfer ücretleri ile yapabilirsiniz. Yine aynı şekilde Türkiye’den Amerika ya da başka ülkeye saniyeler içerisinde ödeme gerçekleştirebilir ve geleneksel yöntemdeki gibi çeşitli zorlu aşamalar ile uğraşmak zorunda kalmazsınız.
İlginç bir başlık değil mi? Aslında başlığı atarken çeşitli soru işaretlerinin kafalarda yer edinebileceğini tahmin ettim. Bu noktada aklımıza ilk olarak bir insan niçin kuruşlar ya da birkaç TRY değerinde transfer yapmak istesin sorusu geliyor. Cevabı çok basit. Farklı sektörlerde sunulan hizmetlerin farklı ücretlendirmeleri mevcut. Bu yüzden de geleneksel yöntem ve araçlarla ödeme kabul edildiğinde işlem ücretleri ve hizmet giderleri nedeniyle fiyat yer yer 2 ya da 3 kat olabiliyor. Fakat Bitcoin ve Blockchain Teknolojisi sayesinde mikro ödemeler imkanlı hale geldi. Artık 5 kuruşluk ödemeler bile çeşitli projeler sayesinde yapılabilir oldu. Bu da ilgili sektörler için can simidi haline gelmesini sağladı. Peki ama hangi sektör dediğinizi duyar gibiyim. Yanıtlayayım; bir oyun oynarken bir öğe satın almak için 5 kuruş ödeyebilirsiniz. Ya da başka bir oyun ile ilişkili alım gerçekleştirebiliriz. Yine aynı şekilde bir arkadaşınıza ortak bir adres açıp herkesin 50 kuruş göndermesini rica edebilir ve herhangi bir kısıtlama olmadan fon toplayabilirsiniz. Ya da çok daha farklı olarak ederi küçük rakamlar olan eşya/hizmet satımını gerçekleştiren çeşitli şirket ya da kurumlara ödemeleri yapabilirsiniz. İzlediğiniz bir YouTube videosu için kanal sahibine bahşiş kabul ediyorsa anlık olarak dilediğiniz küçük meblağdaki transferi gerçekleştirebilirsiniz.
Doğru okudunuz. Daha önce Ethereum ve Akıllı Sözleşmeler yapıları ve nasıl çalıştıkları üzerine içerikler paylaşmıştık. Kredi konusuna gelecek olursak; çeşitli Blockchain‘ler üzerinde aktif olarak çalışan Akıllı Sözleşme‘ler düzenleyerek kredi alıp-verebilirsiniz. Böylelikle geleneksel yöntemdeki gibi birbirinden farklı çeşitli aracılarla uğraşmak zorunda olmayacağınız gibi her bir aracının komisyon almasının da önüne geçmiş olursunuz. Zira Akıllı Sözleşmeler ile kredi alıp vermek çok daha az maliyetli ve güvenilir bir yapıda hizmet verilmesini olanaklı kılmakta. Bu alanda hali hazırda aktif olarak varlık gösteren ve yıllık on milyonlarca dolar net kâr açıklayan çeşitli Blockchain bazlı şirketler mevcut.
Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki kimi siteler barındırdıkları onlarca reklam yüzünden kullanıcı deneyimini alt üst edebiliyor. Bu durum da diğer özgün içerik üreticilerinin de zarara uğramasına neden olabiliyor. Zira kullanıcılar reklam engelliyicileri kullanarak platformların reklam gelirlerini önemli ölçüde etkileyebiliyor. Peki ama kalitesiz içerik ve yüksek sayıdaki reklama karşı kaliteli içerik ve az sayıda reklam barındıran sitenin zararını kim karşılayacak? Ya da özgün içerik üretip sınırlı reklam ile platformlarını ayakta tutmaya çalışan içerik üreticileri ne şekilde gelir elde edebilecek? Bu sorunun yanıtı da yine Blockchain’de. Blockchain Teknolojisi sayesinde yazılan Akıllı Sözleşme ile birlikte kullanıcının platformda gezinirken abartı reklamlar ile karşılaşmak yerine; faydalandığı ve okuduğu içerikler başına mikro ödeme yapabilmesini olanaklı kılabiliyor. Bu durum şüphesiz ki özgün içerik üreticileri için kurtarıcı bir çözüm önerisi anlamına gelmektedir.
Tedarik zincirleri konusu yine çoğunuzun yabancı olmadığını düşündüğüm bir alan. Özellikle, platformumuzda haftada neredeyse bir adet tedarik zinciri ilişkili haber paylaştığımızı göz önünde tutacak olursak en kötü ne olduğunu ve ne işe yaradığını bildiğinizi düşünüyorum. En önemli tedarik zinciri haberlerinden biri olan şu içeriğe göz atmak isteyebilirsiniz:
Çok güzel olmaz mıydı; her ay yazdığınız bir Akıllı Sözleşme ile kiranızın otomatik olarak ödendiğini görmek? Bankacılık hizmeti olarak da otomatik ödeme talimatı olduğunu biliyorum. Fakat burdaki önemi kavrayabilmek için sözleşme yapısında çeşitli eklemeler yapabildiğinizi ve kiranın gönderilmesi için çeşitli koşullar oluşturabileceğinizi göz önünde tutmak olacaktır. Yani; şunu diyebilirsiniz; ev sahibim Akıllı Sözleşme‘ye kiramı almak istiyorum diye talimat gönderdiğinde ve talimatın geldiği tarih x-y zaman aralığında ve öncesinde olumsuz bir emrim yoksa şu miktarda ödeme gerçekleşsin gibi. Sistemin bir diğer güzel yanı ise bankada yer yer verilerin kaybolması sorunu ile karşılaşabiliyor olmamıza karşın Blockchain yapılarının böyle bir tehditinin önemli ölçüde düşük olmasıdır. Özellikle Bitcoin ana ağının 10 seneyi aşkın süredir işlemekte olduğunu göz önünde tuttuğumuzda bu durumun önemi daha iyi anlaşılmaktadır.
Şu ana kadar anlattıklarımızın haricinde onlarca farklı işlemi gerçekleştirmeniz Blockchain Teknolojileri sayesinde mümkün. Sadece ne istediğinizi bilmeniz ve ne şekilde uygulamak istediğinize karar vermeniz yeterli. Ardından iyi bir yazılımcı ile ya da kendi başınıza Akıllı Sözleşme‘nizi yazabilir ve sistemin size sunduğu tüm gelişmiş hizmetlerden faydalanabilirsiniz. Blockchain Teknolojisini kullanmak için kendinizi geliştirdikten sonra kısa sürede ihtiyacınız olan ürünleri tasarlayabilir ve aktif olarak faydalanabilirsiniz. Üstelik tüm bu süreçlerin size maliyeti ise hesabı yapılamayacak kadar küçük meblağlar (üst düzey bir ürün ya da kurumsal bir ürün geliştirmediğiniz varsayılarak).
The post Blockchain Teknolojisi ile ne yapılabilir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Blockchain niçin kullanılmalıdır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>İnternet ve online deneyimimiz başladığından bu yana çeşitli sorunlar da ortaya çıkmaya başladı. Özellikle, vatandaşların verilerini çeşitli kurum ya da devlet organlarına pazarlayan hacker ya da devlet kademesindekiler ciddi sorunların ortaya çıkmasına sebep olmakta.
Blockchain ya da Türkçesi ile Kayıt Zincir dediğimiz yapı ise tüm bu veriler dahil ekosisteme gönderilen tüm verileri şifreleyerek güven altında olmasını sağlıyor. Bu bağlamda eğer devamlı değişken olan bir ürün ya da hizmetiniz varsa; üzerinde gerçekleşen çeşitli değişiklikleri de görmek ya da takip etmek isteyebilirsiniz. Böylelikle bu noktada Blockchain Teknolojisi devreye girmektedir. Fakat bir not ekleyelim: tüm bu verilerinizi merkezi otoriteden bağımsız olarak kamuya açık şifrelemeyi tercih etmeniz gerekir ki Blockchain ile olan ilişkiniz daha sağlıklı bir yapıda olsun.
Şu ana dek Blockchain Teknolojisinin geliştirilmesi ve en işlevsel olanının bulunması amacıyla geçtiğimiz yıllardan bu güne 100 Milyon Dolar’ı aşkın araştırma ve geliştirme bütçeleri harcandı.
Blockchain denildiğinde akla ilk gelen kavram ve faydalarından biri de hiç şüphesiz yarattığı “Dijital Sahiplik“tir. Yeni teknolojinin sunduğu en önemli hizmetlerden biri dijital dünya içerisinde kimlik doğrulama ve sahipliği kayıt altına almasıdır. Bu durumun da en önemli sonuçlarından biri de dijital kimlik ve sahiplik gibi kavramların ortaya çıkmasından sonra bu alan kapsam içerisinde yer alan tüm kullanıcıların birbirleri ile bağlantısını kuruyor olmasıdır. Bu durumun da artık internet dünyasında yer alan her şeyin bir değer kazanma sürecine girmesine de ön ayak olduğunu aktarmak isterim. Zira, mevcut hak sahipliği başta olmak üzere dijital dünyanın parçası olan her şey artık dış dünyadan öte bir konuma gelebilmişlerdir.
Blockchain teknolojilerinin önemini kavrayabilmek için öncelikle sorulması gereken ana soru şudur. “Kağıt bazlı güvenlik mi daha güvenilir yoksa kriptografik Blockchain ekosistemleri mi?” Bana göre 2. seçenek her daim ağır basacaktır. Özellikle kağıt daha doğrusu basılı materyalin değiştirilmesi yani manipüle edilmesi bu kadar kolayken. Bu durumun yanı sıra basılı materyallerin belirli raf ömürleri olmasına karşın Bitcoin ana ağı 10 seneyi aşkın süredir tek hata olmaksızın çalışmaktadır.
Ayrıca devamlı değişken bir yapıda olan bilgi üretim sürecinde kağıtta güncelleme yapamazsınız. İlk birkaç düzenlemeyi yapabilir olmanız ilerleyen süreçlerde devamlı aynı şeyleri yapabileceğiniz anlamına gelmiyor. Özellikle 100 kişinin çalıştığı bir ofisi örnek verecek olursak daha iyi anlaşılacaktır. Tüm çalışanların üzerinde değişiklik yapmaları gereken bir form düşünün. Bu formun da bir yerden sonra paramparça olması ya da verilerin okunamaz hale gelmesi dışında alternatif yok sanırım. Bu yüzden de aynı şeyleri kayıt zincir üzerinden kamuya açık olarak gerçekleştirebilirsiniz. Zaman damgası dediğimiz özellik sayesinde ise tüm zincir üzerinde gerçekleşen işlemler, anlık zaman bağlamında görülebilecektir.
Düşünsenize elinizde hassas bazı dökümanlar var ve tescil etmek istiyorsunuz. Gittiğiniz herhangi bir kurumdaki şahsın dökümanlarınızdan faydalanmayacağı ya da fikrinizi çalmayacağının garantisi yok. Aynı zamanda 3. taraf olarak işleyen merkezi otoritenin benim bilgilerime niçin ulaşma hakkı olsun ki? Bu yüzden de kayıt zincir üzerinde gönderilen tüm verilerin şifrelendiği ve bu durumun merkezi otoritenin sansür ya da çeşitli uygulamarından kurtulmayı sağladığı görülmektedir.
Yaptığınız kişisel ya da kurumsal işlem/transferin milisaniyeler içerisinde gerçekleşmesi gibi beklentiniz varsa merkezi otoriteye bağlı çeşitli yapılar tercih edilebilir. Buna karşın daha zamana yayılmış fakat size çeşitli haklar tanıyan ve sizi otoriteden koruyan bir yapı isterseniz de karşınıza gayrı-merkezi Blockchain çıkacaktır. Ayrıca, Blockchain’lerin yavaş olmasından öte merkezi bir yapı altında varlık göstermemesi de yine biraz tuzlu bir seçenek olmakta.
Merkezi olmayan Blockchain’lerin çalışma prensibi kazım yöntemine dayandığı için bu işlemin gerçekleşmesini sağlayan kazıcılara ödeme yapılması gerekir. Yani gerçekleşmesi gereken her işlem için ttansfer ücreti ödenmesi gerekmektedir. Yine karşılaştırma yapacak olursak müşterinin sahip olduğu kapalı ağ yapısına sahip ürün daha hızlı olacaktır tabii ki.
Tüm bunlara ek olarak Blockchain, her geçen gün daha da önemli bir hale gelmekte. Gelişmeler sürdükçe de niçin destek çıkmamız gerektiğini daha iyi anlayacağımızı düşünüyorum.
The post Blockchain niçin kullanılmalıdır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Ethereum, 10-20 yıl içerisinde ekonominin merkezinde olacak! first appeared on Kripto Bülten.
]]>İlgili etkinlikte tarihsel anlamda da çeşitli örnekler vererek tezine olan inancını gösterdi. Özellikle e-mail’in ilk zamanlarında yani 1983’te çok az sayıda normal insan tarafından kullanıldığının altını çizdi. Yine günümüzde de çok az sayıda normal insanın Blockchain‘de olduğuna işaret etti.
Ethereum‘un son güncelleme ile birlikte artık Bitcoin ana ağının sahip olduğu önemli eksiklikleri kapattığını da paylaşarak; Ethereum 2.0’ın önemli bir işlevde olacağını ifade etti. Mevcut yapısıyla Bitcoin ve Ethereum ana ağlarının ayakta kalabilmek için çok fazla enerji harcadığı eleştirisini yaptı. Fakat 18 ay içerisinde Ethereum ana ağında gerçekleşecek olan güncelleme ile birlikte bu sorunun tarihe karışacağını ve çok daha işlevsel ve çevre dostu bir ağ haline geleceğinin notunu düştü.
Blockchain’in bir diğer önemli işlevi olarak da içerik üreticileri ve basın sektörü açısından önem taşıdığına değindi. Zira, Blockchain ve gayrı-merkezi uygulamalar ile lisans ve sahiplik gibi durumların çok daha kolay olacağı ve içerik üreticilerinin hak sahipliği bakımından gelir elde etmelerinin daha kolay olacağı anlaşılmaktadır.
Zaman geçtikçe benzer açıklamaları duymaya devam edeceğiz gibi duruyor. Zira, Blockchain Teknolojisi 5 yıl önceki gibi bir yapıda değil ve artık büyük bankalar dahil çeşitli ticari ve yönetimsel alanlarda kullanılmaya başlandı. Adaptasyonun artması ile birlikte işlevsel özellikleri daha fazla anlaşılarak daha fazla basında yer bulmaya başlayacaktır. Bu sürecin bir benzerini daha önce 2017 senesinde deneyimlemiştik. Hatırlanacağı üzere basın desteğini de ardına alan Bitcoin ve kripto paralar tarihi zirve görmüşlerdi.
Sizce Bitcoin başta olmak üzere kripto paralar yeni bir zirve görür mü?
The post Ethereum, 10-20 yıl içerisinde ekonominin merkezinde olacak! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Parmağınızı kripto para cüzdanınız olarak kullanmak ister miydiniz? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Kulağa ilginç gelse de vücuduna herhangi bir ledger cüzdandan çok daha fazla güvenen ilk örnek 2014 yılında gerçekleşti. Martijn Wismeijer ya da dğer bir deyişle bay Bitcoin olarak isimlendirilen kripto para yatırımcısı bu alanda ilk olma ününe sahip. 2014 yılında gerçekleştirdiği mikroçip implantasyonu ile kendi cüzdanını vücuduyla bütünleştiren yatırımcı, formatlayıp programladıktan sonra kendi yatırımlarını vücudunun bir parçası olarak taşımaya başlamıştı.
Bu süreç her ne kadar sıradan bir gelişme olarak görülebilse de insanın Siborg (Cyborg) olma yolundaki isteğini göstermesi açısından önem taşıyor. Siborg ya da orijinal ismi ile Cyborg diye tabir edilen şey; insanların kendi organik uzuvları yerine yapay -robotik- uzuvları vücutlarına entegre etmesi şeklinde en basit tabirle ifade edilebilir. Bir diğer önemli yanı ise; insanlardaki robotlaşma yönündeki eğilimi de göstermektedir. Telefon ya da bilgisayar gibi teknolojik aletlerle olan ilişkimiz de bu kapsama alınabileceği gibi; özellikle mikroçip implantasyonu bu konuda çok daha önemli bir rol oynamaktadır.
Kripto paraların hayatımızın bir parçası olduğu konusunda kimsenin itirazı olmayacaktır. Fakat böylesine önemli kararları almanın da bana kalırsa hiç kolay olmayacağı su götürmez bir gerçek. Bu gibi gelişmeler bizlere yatırımcıların market ve sektöre ne denli duygusal bağ geliştirdiklerini de göstermesi açısından son derece önemlidir.
Aslında vücuduna mikroçip ekleyerek vücut yapısını değiştirmenin; bir sistemi hackleyip yapısını değiştirmekten mekanik olarak farkı yok. Aynı şekilde Bitcoin ve kripto paraların yapısı da göz önünde tutulduğunda veri ve dijital para özgürlüğünün kriptografik yapıdan geçtiğini göz önünde tuttuğumuzda benzerliği daha iyi görebiliyoruz. Bu doğrultuda benzer özellikler sergileyen onlarca yatırımcının varlığını kavrayabiliyoruz. Bir kripto parayı ortaya çıkarmak için başka bir kripto paranın yapısını manipüle ederek yeni bir şey ortaya koymanın, vücuduna ekleme yaparak formu değiştirmekten farkı yok.
Özellikle alternatif gelecek beklentilerini ortaya çıkaran kripto para endüstrisinin böylesine bir gelişmeyi de doğurması şaşırtıcı olmasa gerek. Zira artık var olmayan her şeyin, mümkün olabileceği tüm yatırımcıların göz önünde tuttuğu en önemli gelişme olarak karşımıza çıkıyor. Blockchain Teknolojisi‘nin yapısı gereği artık futuristik bir mental yapı ile karşı karşıyayız. İnsanlar artık çoğu şeyin daha imkanlı ve olabilir olduğu konusunda hemfikir olmaya başladı.
Yakın zamanda bilindiği üzere daha doğmayan bebeklerin genetik yapıları üzerinde yapılan değişiklikler ile çeşitli özellikler doğum öncesi aktarılmaya çalışıyor. En basit örneklerden biri de çocuğun göz rengine doğum öncesi bilgisayar ortamında karar vermek ve bunu anne karnındayken değiştirmek. Bu durumun da yine aynı şekilde Siborg insan yapısından farklıymış gibi algılamak hata olacaktır. Ayrıca bu durumun vicuda cüzdan eklenmesinden daha masum olduğu ifade etmek en basit tabirle aymazlıktır.
Bizlerin çeşitli Blockchain sistemlerine entegre edilen Dapp’ler üzerine yaptığımız tartışmaların bir benzerini aileler çocukları için yapmakta. Onlar da çocuklarına çeşitli özellikleri doğum öncesi entegre etmeye çalışarak yapılarını değiştirmektedir. Bu durumun vücuda mikroçip implantı ile Bitcoin cüzdanı eklemekten çok daha etik dışı olduğunu vurgulamak istiyorum. Yine aynı şekilde birinde bireyin kendi karar vermesi söz konusuyken; diğerinde ona sahiplik gösteren ebeveyni karar vermektedir.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
The post Parmağınızı kripto para cüzdanınız olarak kullanmak ister miydiniz? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Binance yeni fiat-kripto borsasını Arjantin’de kuracak! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Binance’ın bilindiği üzere kripto market için yaptığı yenilik ve iyileştirmeler önemli bir yer tutuyor. En son yapılan açıklamalar ile 8 farklı ülkede yeni fiat-kripto borsası kurulacağı dile getirilmişti. Bu ülkelerden bir diğerinin de yine kripto piyasalar için son derece önemli ülkelerden olan Singapur olacağı öngörülmekte.
Geçtiğimiz Ocak ayında da yine borsanın altyapısına kredi ve hesap kartları ile kripto para alım-satım seçeneğini de eklemesiyle adaptasyon süreci için önemli bir adım atmıştı. Gerçekleştirilen bu gelişme ile birlikte yatırımcıların ve yeni işlem gerçekleştireceklerin daha kolay bir şekilde işlem yapmasını mümkün kılmış oldu. Şüphesiz bu durumun önemli dezavantajları da olacaktır. Özellikle, yatırımcıların büyük bir çoğunluğunun bilinçli ve araştırma sonucu işlem yapmaktan uzak olduğu bu sektörde yeni problemlere kapı aralayacaktır. Bu doğrultuda yatırımcıların gerçekleştirecekleri işlemlerde kredi kartı ile işlem yapmanın rehavetine kapılmaması gerektiğini bir kez daha not düşmek isterim.
The post Binance yeni fiat-kripto borsasını Arjantin’de kuracak! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Dolaşımdaki ETH miktarının %80’den fazlası 7,572 adreste! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Araştırmada göze çarpan diğer önemli detay ise fork ve ETH fiyatı ile ilgili paylaşılan not oldu. Zira, araştırmada son 5 (hard) fork sonrası ETH fiyatının %19 oranında forku ilerleyen bir ay içerisinde düşüş yaşadığı vurgulandı.
Son yaşanan hard fork sonrasında da Ether fiyatının %1 oranında düştüğü notu palaşıldı. Diğer hard forklarda olduğu gibi bir düşüşün yaşanmamış olmasını ise ödül miktarında yaşanan düşüş olduğu aktarıldı. Zira bilindiği üzere gerçekleşen hard fork sonrasında Ethereum kazıcılara blok başına artık 5 değil 3 ETH verilecek.
Araştırmanın ortaya koyduğu diğer bir önemli veri ise; 2,3 milyon Ether’in (toplam Ether arzının %2’si) çeşitli gayrı-merkezi finans uygulamarının elinde olduğu verisi oldu.
Gayrı-merkezi finans uygulamalarından %98’lik neredeyse tamamına yakını elinde bulunduran ise MakerDao akıllı sözleşmeler olduğu ifade edildi.
Araştırmanın son bölümlerinde ise Ethereum için ciddi bir tehlikeye işaret edildi. Araştırma kapsamında Infura şirketinin teknik bir problem yaratacağı öngörüsü paylaşıldı. Zira, Infura kullanıcıların Ethereum ağı üzerinde uygulama geliştirmelerine imkan tanımasına karşın, geliştiricilerin kendi node’larına sahip olmasını şart koşmuyor. Buna karşın, yatırımcıların Infura’ya güvenmiş oldukları ve Infura’nın da Amazon Web Servislerini kullandığı paylaşıldı. Kaldı ki böyle bir durumun da söz konusu gayrı-merkezi yapının özelliğine karşıt bir durum teşkil ettiği yorumuna yer verildi.
The post Dolaşımdaki ETH miktarının %80’den fazlası 7,572 adreste! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Türkiye için özel Bitcoin ağı geliyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Geliştiricilerin ilerleyen süreçte Türkiye dahil çeşitli benzer yapıda ülkelerin yurttaşları ile dayanışma geliştirdikleri gözlemlendi. Takip eden süreçte bir araya gelen geliştiriciler, bu ülkelerde olası hak ihlalleri ve internetin kapatılması gibi tehditlerin ortaya çıkabileceği göz önünde bulundurularak alternatif çözüm yolları geliştirmeye karar verdi. Bu durum Blockchain Teknolojilerinin ne denli insan yaşamı için önemli bir yapıda olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Venezuela’dan benzer sorunların çözümü için şu an bir ekip ön plana çıkmış durumda. Bu ekiplerden ilk olma potansiyeli taşıyan “Bitcoin Venezuela” isimli ekip tarafından “Locha.io“ projesi kapsamında mesh network denilen örgüsel ağ geliştirilmeye başlandı.
Örgüsel ağ‘ın ne olduğunu kısaca özetleyecek olursak; bulunduğunuz noktada, internet ve elektrik olmasa bile diğer insanlarla etkileşime geçebilmenizi olanaklı kılan sistem. Sadece bununla da kalmayacak korunaklı bir yapıda mesaj gönderebilecek ve alabileceksiniz! Ayrıca, Bitcoin transfer etmek istemeniz durumunda da yine elektrik ve internet olmaksızın transfer işlemi gerçekleştirebileceksiniz! Elektrik olmaksızın transfer edebilmenizi sağlamak için node’ların batarya ile çalışmasını mümkün kılmak üzere ekip yoğun bir tempo ile geliştirme sürecine başlamış durumda. Yine aynı şekilde internetsiz ortamda veri transferini gerçekleştirebilmek için de radyo dalgalarının yapısı kullanılacak ve internetin olmaması sorun olmaktan çıkacak.
Şu anda projeyi geliştirme aşamasında olan ekip; finansal sorunlar nedeniyle sadece boş zamanlarda geliştirme yapabilmekte. Bu sürecin daha da kısalması ve ekibin tam zamanlı geliştirme yapabilmesi için şu an bağış toplanmakta. Ekip; yapılan bağış miktarının 1,000 USD ve üzeri olması durumunda bağışçıya; 3 adet Turpial node hediye edeceğini ifade etti. Biraz evvel de anlattığım üzere; Turpial node, ifade edilen sistemin çalışması için geliştirilen ürün olması açısından önem taşıyor.
The post Türkiye için özel Bitcoin ağı geliyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post E-Ticaret devi Alibaba şirketi tedarik zincirleri için Blockchain’den yararlanmayı planlıyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Geçtiğimiz 2018 Aralık ayında hatırlanacağı üzere Alibaba Grubu tarafından yapılan bir duyuru ile tedarik zinciri kapsamındaki hizmetlerini IoT ve Blockchain Teknolojisi kullanılarak daha kapsamlı bir yapıya büründürüldüğü ifade edilmişti.
Bilindiği üzere hali hazırda Alibaba Grubu’nun şirketler ve girişimler için bulut bilgi işlem kapsamında Blockchain Teknolojisi ile ilgili hizmet verdiğini paylaşmıştı. Söz konusu hizmetlerin ise Avrupa başta olmak üzere Amerika ve Güneydoğu Asya’nın önemli şirketlerine sunulduğunu aktarmıştı.
Geçtiğimiz yıl yine şirketin gerçekleştirdiği bir patent başvurusu da bulunmaktaydı. Patent içeriğinde ise Blockchain Teknolojisi kullanılarak illegal aktiviteler sergilemiş hesapların dondurulmasının sağlanmasını bir Blockchain ağı içerisinde ilişkili işlemlerin dondurulmasını içeren bilgiler yer almaktaydı.
Geçtiğimiz günlerde Dünya Ticaret Örgütü’nün de Blockchain Teknolojilerinin özellikle finans, logistik ve ulaşım konularında taşıdığı önemi vurgulayan bir rapor paylaşmıştı. Tüm bu süreçler gelişmekte olan yeni dünya düzeninde Blockchain Teknolojilerinin de önemli bir konumda yer alacağı anlaşılmaktadır.
The post E-Ticaret devi Alibaba şirketi tedarik zincirleri için Blockchain’den yararlanmayı planlıyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post UNICEF’ten Kırgızistan Hükümeti’ne Blockchain önerisi! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Bu durumun yanı sıra Kırgızistan Hükümeti ve UNICEF’in birlikte yürüttükleri girişim olan Project Connect hakkında da detaylar paylaşıldı. Bu bağlamda girişimin amacı olarak; Kırgızistan’da yer alan 1500 okulun Blockchain temelli üretilen çözüm ile internete kavuşturulması planlanıyor.
Hali hazırda Project Connect ile UNICEF, 150,000 okul için internet erişim sorunu gidermiş bir şekilde işliyor. Bu bağlamda Kırgızistan’da yer alan 1,500 okul için de benzer bir çözüm önerisi gerçekleştirilmesi planlanıyor. Zira bu okulların büyük bir çoğunluğu ya tamamen internet erişimine sahip değil; ya da kısıtlı bir erişim durumu söz konusu.
Bir başka UNICEF yetkilisi de yine Blockchain Teknolojisi’nin sağladığı faydalara dikkat çekti. Blockchain Teknolojisi’nin daha ilk evrelerinde olmamıza karşın son derece önemli gelişmeler yaşadığımızı ve hayatın çeşitli noktalarında büyük kolaylıklar sunduğunun altını çizdi.
Bu bağlamda Blockchain Teknolojisi sadece muhasebe ve para trafiğini şeffaflaştırmak için değil; aksine internet güvenliği dahil olmak üzere hayatımızın her noktasında önemli rol üstlenecektir.
UNICEF yetkilisi yaptığı açıklama ile 2018 Aralık ayında, çeşitli girişimlere 100,000 USD destek verildiğini aktardı. Verilen desteklerin asıl amacı ise, UNICEF’in ihtiyaç duyduğu alanlarda Blockchain temelli ürün ve hizmet geliştirilmesini sağlamak. Bu bağlamda 2 şirketin desteklendiği vurgulanan açıklamada; bu şirketlerin ne üzerine çalıştığı da aktarıldı.
Şirketlerden ilkinin Utopixar isimli bir Tunuslu girişim olduğunu ifade eden yetkili; şirketin sorumluluğunun ise, insanların kendi tokenlarını oluşturabilme, dağıtma ve alım-satımını mümkün kılmak üzere araştırmak olduğunu aktardı.
Diğer şirketin ise W3Engineers isimli bir Bangladesh şirketi olduğunu aktardı. Bu şirketin de web uygulamaları geliştiren bir şirket olduğunu ifade etti. Böylelikle; şahıs ya da şirketlerin ne şekilde dijital veri satın alabileceklerinin araştırılması ve Project Connect bağlamında bir çözüme kavuşturulması öngörülmektedir.
Yine geçtiğimiz yıl UNICEF yaptığı açıklama ile çocukların yararına kullanmak üzere bir websitesi açtığını ve bu websitesi aracılığıyla coin kazılacağını; kazılan coin gelirinden de çocuklar için harcama yapılacağını paylaşmıştı. Şu ana dek 28,000’e yakın katılımcının olduğunu notunu da eklemiş olalım.
The post UNICEF’ten Kırgızistan Hükümeti’ne Blockchain önerisi! first appeared on Kripto Bülten.
]]>