amp domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/u814201603/domains/kriptobulten.online/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170The post İsviçre Menkul Kıymetler Borsası (SIX) sistemlerine Blockchain teknolojisini adapte edecek! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Geleneksel borsacılıkta bilindiği üzere bir işlemin gerçekleşmesi için birden fazla adımın geçilmesi gerekmektedir. Bu durum da yer yer zaman alabildiği gibi bazı durumlarda da günleri bulabiliyor. Dolayısıyla, dağınık ağ yapısı (DLT) ile birlikte ara aşamaların devreden çıkarılması ve işlemlerin saniyeler içerisinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Şirketin aktardığına göre SDX platformu belirli hisseler ve bonoların işlemlerini barındıracağı belirtiliyor. Bu durumun yanı sıra güvenlikleştirilmiş hisselerin de dijital platform üzerinden yatırımcılara sunulabilecğei ifade ediliyor.
Şirketin başkanı Lacher, yaza doğru İsviçre ekonomik piyasa denetleyicileri ile yapılacak hukuki görüşmelerden sonra kararı açıklanacağını ifade etti.
SIX Platformu CEO’su geçtiğimiz sene dijital platform oluşturulacağı ile ilgili açıklamalar yapmış ve DLT’nin önemini ifade etmişti. CEO’nun ifadelerinde bu teknolojinin yeni bir çağ şeklinde ifade edilmiş olması da SIX Platformunun Blockchain’e ne denli yakın olduğunu göstermesi açısından önem taşımaktadır.
Platformun aktif olması ile birlikte, şirketin fon arttırma yoluna gideceği tahmin edilmektedir. Bu durumun da yine Blockchain temelli olacağı başkanın söyleminden ileri sürülebilir. Zira Lacher yaptığı açıklamada, kendi Security Tokenlarını piyasaya sürerek yatırımcılardan fon toplayacaklarını ifade etmişti.
The post İsviçre Menkul Kıymetler Borsası (SIX) sistemlerine Blockchain teknolojisini adapte edecek! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bitcoin tarihinin en uzun süreli ayı sezonunu geçiriyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>
Yukardaki grafiği de referans olarak aldığımızda; Bitcoin fiyatında son 1 buçuk senedir yaşanan uzun süreli düzeltmenin, Bitcoin tarihinde en önemli dönüm noktalarından birini oluşturduğunu görürüz.
İlk grafikte, Bitcoin’in 2011 senesinde yaşadığı 163 günlük ayı sezonu görülmektedir. Grafikte açık bir şekilde görüldüğü üzere dramatik inişlerden sonra tepki alışları Bitcoin’i kısa süreli yukarı taşırken, uzun süreli düşüşünü engelleyememiştir.
2011 senesinde grafikte görüldüğü üzere 30 USD üstü bir değer ile işlem görüyorken, 163 günlük periyod sonunda 2 USD seviyesine dek gerileme trendi yaşandığı görülmektedir. Oransal olarak %93’lük bir düşüşe denk gelmektedir.
2013-2015 aralığında yaşanan 410 günlük ayı sezonunda ise yaşanan düşüş eğilimi oransal olarak %86’ya denk gelmektedir.
Son olarak, içerisinde yaşadığım dönem boyunca 413 günlük periyotta ise Bitcoin’in %84 gibi bir oranda düşüş yaşadığı görülmektedir. Anlık fiyatın 3400 USD seviyesinde olmasıyla, şu anki güncel oranın %82 olduğunu not edelim.
Bu konuda hiç kimse kesin bir yargıda bulunamasa da önümüzdeki süreçte çeşitli önemli gelişmelerin yaşanacak olması, yukarı yönlü trendin yakın zamanda gerçekleşeceği yorumlarını beraberinde getirmektedir.
Piyasanın uzun süredir hakkında konuştuğu ETF’lerin onaylanması durumunda yukarı yönlü hareket gelebileceği şeklinde yorumlanmaktadır.
Yine aynı şekilde Halving olayı ile birlikte Bitcoin fiyatının düşüş trendinin son bulacağı ve yeni bir zirve denemesi yapabileceği şeklinde yorumlar da piyasanın umut beslediği gelişmeler.
Daha önceki yazılarımızda Bitcoin mining hakkında detaylı bilgi paylaşmıştık; ilgili yazı için: Bitcoin mining nasıl çalışır?
Bitcoin’in tasarlanma biçimi olarak, zamana bağlı olarak azalan bir yapısı olduğunu göz önünde tuttuğumuzda, çeşitli dönemlerin fiyata etkisi olduğu yadsınamaz bir gerçek. Özellikle blok ödüllerinin yarıya indiği ve halving şeklinde tabir edilen süreçlerde Bitcoin fiyatının önemli artışlar gösterdiği deneyimlenmiştir.
Halving olayı ile birlikte her 4 yılda bir blok ödülü yarıya indiği gibi Bitcoin elde etmek de zorlaşmaktadır. Bu durum daha az Bitcoin ve daha çok talep anlamına geldiğinden fiyat da buna bağlı olarak artış göstermektedir. Bu durumu liberal piyasa modeliyle de karşılaştırabiliriz. Liberal piyasa modelinde de bir ürünün fiyatı, tedarik miktarı-talep ile doğrudan ilişkilidir. Piyasaya sınırlı sayıda sunulan bir ürüne, arzdan daha fazla talep olması durumunda fiyat kendini dengelemek üzere yukarı çıkar. Bitcoin için de şu ana dek aynı durumun yaşandığı görülmüştür. Sınırlı üretim ve yoğun talep nedeniyle Bitcoin fiyatında boğa sezonunu da beraberinde getirdği görülmektedir.

Yukardaki grafik CoinDesk tarafından twitter adresinde paylaşılmıştı. Grafikte önceki Halvingler öncesinde ve sonrasında Bitcoin fiyatında yaşanan hareketleri görmekteyiz.
İlk Halving olan 2012 Halving öncesinde tam 378 gün önce dip nokta test edildiği görülmektedir. Ardından ise %510 oranında bir artış yaşanmıştır.
2. Halving olayından önce ise 539 gün önce dip test edilmiş olup ardından %300’ü aşan bir artış görülmüştür. Son Halving olayına ise 495 gün kaldı.
2020’de gerçekleşecek Halving’e 500 günden az bir süre kaldığını göz önünde tuttuğumuzda yukarı yönlü hareketin başlaması için çoğu şartın karşılandığını düşünmekteyiz.
Bu bölümde yer alan hiçbir bilgi yatırım tavsiyesi değildir. Yatırım tavsiyesi olmadığı gibi yatırım danışmanlığı kapsamında da değerlendirilemeyeceğini ve yatırımcının yatırım öncesi kendi araştırmasını yapmasının gerekliliğini ifade ederiz. Kullanıcı (siteyi kullanarak) site yöneticilerinin kişisel görüşlerini paylaşabileceklerini ve kendisnin bu görüşlere uymak zorunda olmadığının bilincinde olduğunu kabul eder.
The post Bitcoin tarihinin en uzun süreli ayı sezonunu geçiriyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post DarkNet Pazar Analizi first appeared on Kripto Bülten.
]]>
2017 senesinden sonra gelen 2018’de, özellikle kripto para piyasasının ciddi bir düzeltme yaşadığı da göz önünde bulundurulunca DeepWeb’e gönderilen milyon dolar bazında ciddi bir düşüşün gelmemesi de dikkatleri çeken bir diğer önemli detay olarak karşımıza çıkmaktadır. Fiyat bağlamında incelediğimiz için şu yorumu rahatlıkla yapabiliyoruz;
DarkNet’te yapılan alım-satımların piyasa fiyatlarından etkilenmeden ticari olarak işlem görmeye devam ettiğini görüyoruz. Seneler içerisinde yaşanan artış da DarkNet pazarının gün geçtikçe tekrar gelişmeye başladığını göstermesi açısından önemlidir.

Yukardaki grafikten anlaşılacağı üzere son 2 senelik süreci göz önünde tuttuğumuzda 1 ile 3 Milyon Dolar değerler arasında -ortalama 2Milyon Dolar- değişen paraya karşılık Bitcoin’in DarkNet pazarına gönderildiği anlaşılmaktadır. Günlük 2 Milyon Dolar’ın önemini vurgulamak için şu örneği verebiliriz: Coinmarket verilerine göre günlük işlem hacmi 2Milyon Doları geçmeyen TOP 100’de yer alan borsalar mevcut.
Bu denli yüksek hacimlerde paranın DarkNet’e akmasına karşın; günümüzde, DarkNet’e akan Bitcoin’lerin piyasa geneline oranının ise %1 dolaylarında olduğunu da ifade etmemiz gerekir.
Son yıllarda AlphaBay ve Hydra gibi lider konumda olan DarkNet pazarlarının kapatılması bu piyasaya negatif etki yapmadığı gibi trafiğin alternatif pazarlara akmasını sağlıyor.

DarkNet piyasasında gerçekleşen işlemlerle Bitcoin fiyatı arasında bir ilişki olduğunu söylemek son derece güç. Bilakis, Bitcoin fiyatının 2018’de %78 değer kaybettiği bir dönemde DarkNet pazarlarında gerçekleşen işlemlerin ise 2 katına çıktığı göze çarpıyor.
Tüm bu durumların yanı sıra grafiklere dikkatli baktığımızda DarkNet’te Cuma ve Cumartesi günleri artan alım-satım trafiği karşımıza çıkmakta.
Bu durumun en olası sebeplerinden biri olarak Chainanalysis ekibi, uyuşturucuya işaret etmektedir.
Cuma günü ve Cumartesi gününe girilirken markette yaşanan işlemlerin artış göstermesi, haftasonu nedeniyle insanların uyuşturucu tedarik etmeye çalıştığını ve bunu da kripto para kullanarak daha güvenli gerçekleştirmeye çalıştıklarını düşünüyoruz.
Chainanalysis
Amerika başta olmak üzere çeşitli ülkeler DarkNet ağına saldırılar gerçekleştirerek ağı etkisiz hale getirmeye çalışmakta. Yer yer çeşitli hukuki yaptırımlar ve cezai uygulamalarla da pazar üzerinde baskı kurulmaya ve insanlar yıldırılmaya çalışılmasına karşın yapılan tüm bu aksiyonların sonucu değişmiyor: Market büyümeye devam ediyor!
İlk deneyim olarak FBI baskını ve yaşanan gözaltı-tutuklamalara rağmen alternatif pazarlara yönelen insanlar, yeni pazarların da aynı süreçten geçmesi sonucu sadece başka ağa geçmekteler. Rus Hydra ağı’nın kapatılmasından sonra bir müddet yaşanan duraksamadan sonra başka ağların aktifleşmeye başlaması bu durumu en iyi özetleyen örneklerden biridir.
Bir diğer önemli örnek de 700 Milyon Dolardan fazla para trafiğini barındıran AlphaBay ve Hansa isimli iki DarkNet pazarının 2017 sonuna doğru kapatılmasından sonra DarkNet trafiğinde yaşanan 2-3 aylık duraksamadan sonra 2018 Şubat ayında tekrar hızlı bir şekilde yükselmeye başlamasıdır. Bu durum da insanların çeşitli pazarların kapatılmasından sonra arayış içerisine girdiği ve yeni ağı bulduktan sonra tekrar eskisi gibi aktif işlemler yürütüldüğünü göstermektedir.
Çok daha da kötüsü yapılan baskılar ve hukuki engellemeler sonucu kapatılan DarkNet pazarları yerine kurulan yeni ağlar önceki ağlardan çok daha üst düzey güvenliğe sahip dağınık ağ modelinde yapılanmaya başlıyorlar. Bir diğer önemli yansıması da insanların şifrelenebilir uygulamaların kullanımına ağırlık vermeye başladığı ve güvenliklerini çok daha iyi seviyeye çıkarmaya başladıklarıdır.
The post DarkNet Pazar Analizi first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Güney Kore 3 ay süren inceleme sonrası ICO kararını açıkladı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Güney Kore yönetimi 3 aylık uzun bir araştırma evresinden sonra ICO yasağıyla ilgili görüşünü paylaştı. Paylaşılan raporda aynı zamanda bu süreçte incelenen ICO gerçekleştiren Kore şirketlerine de değinildi.
Paylaşılan raporda en dikkat çekici detaylardan biri de Kore şirketlerinin mevcut yasağı bypass edecek şekilde ülke dışında ICO faaliyetlerini sürdürmesi oldu.
Perşembe günü yapılan yazılı açıklama ile bir kez daha yönetimin ICO faaliyetleri ile ilgili görüşü güncellenmiş oldu.
Açıklamaya göre Kore’de şirketlerin ICO faaliyeti gerçekleştirmesi ile ilgili kısıtlama devam edecek olup bu durumun nedeni olarak otoriteler;
31 Ocak 2019 tarihi itibariyle Kore Hükümeti, ICO’larla ilgili katı ban kararını devam ettirecek olup ilgili kararın alınmasında yapılan 3 aylık araştırma sonunda ICO’ların aşırı riskli olduğu kararına varılmıştır.
şeklinde açıklama yapmışlardır. Başbakan sekreterinin devam eden ifadesinde ICO ile ilgili faalitetlerde dikkatli davranmayı sürdüreceklerini paylaştı.
Başbakan’ın yaptığı açıklamada dikkat çeken bir diğer önemli ayrıntı ise;
Eğer ICO’ların yapısı ve nasıl olması gerektiği ile ilgili yol haritası paylaşırsak, bu süreç ICO gibi riskli bir yapıya sahip finansal süreci onayladığımız anlamına gelecekti.
Kore Hükümeti’nin ICO’larla ilgili yasaklama kararı 2017 Eylül ayında alınmış bir karar olmasına karşın çeşitli şirketlerin hükümet aleyhine bu yasaklamanın hukuki bir altyapısının olmadığı ve anayasaya uygun olmadığı gerekçesiyle dava açmasına neden olmuştu.
Eylül 2018 ile Kasım 2018 tarihleri arasında Kore Hükümeti’ne bağlı Finansal Denetim Servisi (FSS), ICO’larla ilgili araştırma yapmıştı. Araştırma kapsamında gönüllülük esasına bağlı olmak kaydıyla ICO gerçekleştiren 24 farklı firmaya çeşitli sorular yöneltilmiş olup bu şirketlerin (22 şirket yanıt verdi) verdiği yanıtlar kapsamında rapor hazırlanmıştır. Raporda ICO’larla ilgili ilginç sonuçlara varıldığını görmekteyiz. Rapor kapsamında;
Yanıt veren şirketlerin tamamı hiçbir reel ürün geliştirmemiş olup çeşitli test aşamasında olan ürünlere sahip firmalar olduğu anlaşılmıştır. Bu durumun yanı sıra şirketlerin tamamı Kore piyasasında olmasına karşın ülke dışında resmi işlemlerini gerçekleştirdiği anlaşılmıştır (bir anlamda off-shore hesap).
Ayrıca yasağın hüküm sürdüğü süreç boyunca ICO gerçekleştiren Kore şirketlerinin yasağı bypass edecek şekilde Singapur’da ICO gerçekleştirmeye devam ettikleri anlaşılmıştır.
ICO fiyatı ve borsa fiyatı ile ilgili yapılan karşılaştırma sonucunda; en az 4 borsada işlem gören şirket token’larının ICO fiyatından %68 daha ucuz olduğu görülmüştür.
Paylaşılan raporda ayrıca security tokenlarının da normal tokenlarla birlikte işlem gördüğünü ve hiçbir denetime tabi olmadığını da görmekteyiz.
Özetle, yukarda paylaşılan nedenlerden ötürü Kore Hükümeti yerli yatırımcıyı korumak adına şirketlerin ICO faaliyeti gerçekleştirmesi ile ilgili yasağı sürdürmeye devam edecek.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
The post Güney Kore 3 ay süren inceleme sonrası ICO kararını açıkladı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Dünya’nın en büyük kripto para borsası Binance, hesap ve kredi kartı ile Bitcoin alabilmenizi mümkün kılıyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Böylesine bir gelişmenin en önemli özelliklerinden biri kripto paraların genele adaptasyonunu mümkün kılabilecek önemli bir gelişme olmasıdır. Zira, güvenilir ve kullanışlı bir borsadan insanların çok rahat ve kolay bir şekilde major kripto para alabilmesi ve bu major kripto paraları saniyeler içerisinde çeşitli altcoinlere çevirebilmesi sektörün en büyük sorunlarından biriydi.
Bu gelişme öncesinde; yatırımcılar, yerel borsaya gönderdikleri fonları ile kripto para aldıktan sonra büyük borsalara transfer eder ardından altcoin ve major kripto para alım-satımı yapardı.
Yine aynı şekilde para çekmeye kalktığında da birden fazla aracı ile uğraşmak zorunda olduğu gibi; bu aracıların güven noktasında şüpheli olmaları nedeniyle birtakım sorunlar çıkmaktaydı (Binance JE ile para çekmek mümkün).
Özellikle, sektöre yeni girecek olan yatırımcı için bu birden fazla adımı tek tek yapmak zorunda olmak uğraştırıcı olabildiği kadar, zor da gelmekteydi.
Özetle; Binance kripto paraların daha geniş kitleye ulaşabilmesi adına önemli birhamle yapmış oldu.
Yazıyı bitirmeden ekibimiz adına bir uyarı eklemek istiyorum:
Türkiye’den yatırımcıların, kredi kartı ile kripto para alımının aktif hale getirilmesinden dolayı altından kalkamayacağı meblağ ile işlem yapmamasını önemle ifade etmek isteriz. Kripto para piyasasının aşırı oynak yapıda olması ve yer yer ciddi manipülatif içeriklerin paylaşılmasından dolayı ciddi zararların doğabildiği bir alan. Dolayısıyla, kredi kartı seçeneği nedeniyle ciddi risklerin alınması ve bu durumun yaratabileceği büyük sorunların yaşanmaması adına bilinçli yatırım yapılmasını temenni ederiz.
Lütfen, kaybetmeyi göze alabileceğiniz bir meblağ ile yatırım yapın.
Bu konuda kripto para alanında sosyal medya fenomeni olan arkadaşların twitlerini bu bölümde paylaşmaya karar verdik.
Umarım diğer arkadaşlar da bu çağrıya kulak verir.
Not: Haber yayına girdiğinde sadece @CryptoGeneralx uyarı paylaşmıştı. Kendisinin paylaşımı sonrası biz de tarafımızı belli ettik. Diğer arkadaşlardan paylaşım yapan varsa uyarabilirseniz ekleriz.
Şu ana dek başka uyarı yapan arkadaş görmedik.
The post Dünya’nın en büyük kripto para borsası Binance, hesap ve kredi kartı ile Bitcoin alabilmenizi mümkün kılıyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Ripple (XRP) Devrim Yapabilir Mi? first appeared on Kripto Bülten.
]]>XRapid ürünü ile şirketlerin ödemeleri hızlı ve kolay bir şekilde göndermeleri mümkün. xRapid, finansal kurumlar ve bankalar için talep üzerine likidite sağlar. Bu şekilde, firmaların ödemeleri göndermek ve almak için farklı ülkelerde önceden fonlanmış hesaplara sahip olmaları gerekmez.
Edge Markets Raporu: Ripple sınır ötesi ödeme endüstrisinde devrim yapacak
Raporda Ripple hakkında şu ifadeler yer alıyor:
BÜYÜK FİNANSAL KURULUŞLAR AÇISINDAN DAHA İYİ LİKİDİTE KİLİT BİR AVANTAJDIR. ÖZELLİKLE GELİŞMEKTE OLAN PAZARLARDAKİ TARAFLARA YAPILAN ÖDEMELER, GENELLİKLE DÜNYA GENELİNDE ÖNCEDEN FONLANMIŞ YEREL PARA HESAPLARINI GEREKTİRİR VE BU DA YÜKSEK LİKİT MALİYETLERE NEDEN OLUR. XRAPİD İLE ÖDEME SAĞLAYICILARI VE FİNANSAL KURULUŞLAR, TALEP ÜZERİNE LİKİDİTE SAĞLAMAK İÇİN XRP TOKENİNİ KULLANDIĞINDAN, LİKİDİTE İÇİN SERMAYE GEREKSİNİMLERİNİ ÖNEMLİ ÖLÇÜDE DÜŞÜREBİLİYOR.
Ripple’ın baş pazar stratejisti Cory Johnson, Ripple işlemlerinin gönderildikleri yerden bağımsız olarak tamamlanmasının sadece birkaç saniye sürdüğünü açıkladı. Ek olarak, ücretlerin Swift gibi diğer sistemlerden çok daha düşük olduğunu vurguladı.
Gelecekte Ripple’ın ekosistemine daha fazla şirket dahil olacak
Dijital varlıklara yatırım yapma konusunda ana endişelerden biri volatilitedir. Ancak, Cory Johnson bunun endişe edilecek bir şey olmadığını söylüyor. XRP işlemi gerçekleştirirken sadece birkaç saniye sürmektedir. Dolayısıyla, fiyatın aniden dalgalanması için zaman yoktur. Ripple yetkilisi, Swift işlemlerinde XRP’den daha fazla volatilite riski bulunduğunu söyledi. Kurumlar finansal işlemler yaptığında ve fonları birkaç gün bekletmek zorunda kaldıklarında daha yüksek bir volatilite riskine maruz kalırlar.
Birkaç hafta önce, Ripple 200’den fazla şirketin zaten hizmetlerini kullandığını açıkladı. Gelecekte Ripple’ın ekosistemine, haftada iki veya üç yeni şirket ekleyerek büyümeye devam etmesi bekleniyor. Bu yazı yazılırken XRP, piyasadaki ikinci en büyük kripto para birimidir. CoinMarketCap verilerine göre XRP tokeni, 12 milyar dolarlık bir piyasa sermayesine sahip ve 0,29 dolarlık bir fiyat karşılığında satın alınabiliyor.
Kaynak: kriptokoin.com
The post Ripple (XRP) Devrim Yapabilir Mi? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Phishing Attack Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>
Şu ana dek en sık karşılaşılan phishing yani e-dolandırıcılık yöntemlerinin başında karşı tarafa mail ile gönderilen zararlı içeriklerin, tıklanma ya da virüslü dosyayı indirmesi yoluyla kişisel bilgilerinin elde edildiği yöntem gelmektedir. Bunun yanı sıra
– Bir link aracılığıyla; dolandırıcılar genellikle bilinen bir marka, şirket ya da şahıs maili gibi gözüken ama aslında bir harf ya da karakter farklı olan mail aracılığıyla sizi yanıltmaya çalışarak ilettikleri mailde yer alan linke tıklamanızı sağlarlar.
– Site kopyalama; e-dolandırıcıların kullandığı bir diğer dikkar çekici örnek olarak karşımıza çıkmaktadır. JavaScript komutları kullanılarak site orijinal siteymiş gibi gösterilir ve girdiğiniz tüm hassas bilgileriniz, şifreleriniz ele geçirilir.
-Traffic yönlendirme; ise bir diğer önemli yöntemdir. Genellikle hackerlar, hedeflerine oturttukları siteyi bir şekilde açığını bulur ve kendi kurguladıkları, arka planında kendilerinin olduğu alternatif siteye insanları yönlendirerek bilgilerini ele geçirirler.
– Zararlı yazılım; ise bu bölümdeki son değineceğimiz alt başlıktır. Bu tarz e-dolandırıcılık yöntemlerinde ise karşı taraftan size ulaşan ve içeriğinde zararlı yazılımların bulunduğu çeşitli .exe office ya da pdf uzantılı dökümanlarını indirerek hırsızlığın kurbanı olursunuz.
Bu bölümde detaylara geçmeden evvel kısaca şuna değinmek isterim ki yaşadığımız şu günlerde artık özellikle sanal ortam için bir katman daha kuşkucu davranmaya başlayarak kendimizi daha iyi korunur hale getirebiliriz. Bunun yanı sıra, olabildiği kadar araştırma yapmak ve kişinin kişisel gelişime önem vermesi de gerekir. Çünkü dolandırıcıların, sizden çok daha hızlı kendilerini geliştirir ve yeni yöntemler bulurlar. Ayrıca;
The post Phishing Attack Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Ethereum Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Günümüz dünyasında kullanılan internet teknolojisi nedeniyle sahip olduğumuz tüm verilerimiz; kredi kartı bilgilerimiz, hesaplarımız ya da tüm kişisel bilgilerimiz 3. parti bilgisayarlarda ya da Amazon, Facebook gibi depolama (cloud) hizmeti sunan şirketlerin veritabanlarında tutuluyor.
Bu şirketler depoladıkları bu bilgilerin güvenliğini sağlamak için de çeşitli uzman kişleri bünyesinde çalıştırır. Böylelikle çeşitli sorunların ortaya çıkması engellenmeye çalışıldığı gibi herhangi bir sistem çökme durumunu da engellemeye çalışırlar.
Fakat tam da bu noktada hacker dediğimiz kişiler devreye giriyor.

Hackerlar bu 3. parti şirketleri hackleyerek kullanıcıların verilerini elde eder ve milyonlarca dolar değerinde zarara neden olurlar. Ya da hükümetler izninizi sormadan tüm verilerinize erişebilirler.
Tüm bu tarz olumsuz deneyimlerden sonra birkaç geliştirici tarafından alternatif projeler geliştirilmeye başlandı. Blockchain Teknolojisi de böyle bir sorunun bir sonucu olarak ortaya çıktı. Bu yeni görüşün savunduğu ise merkezi olmayan sistemlere dayalı yeni bir hizmetin üretilmesi oldu. Zira internetin merkezi olmasına karşıydılar.
Ethereum bu şekilde ortaya çıkan yeni teknolojinin bir ürünü.
Bitcoin’in ortaya çıkış amacı PayPal ve Bankacılık sektörünü ortadan kaldırmak iken, Ethereum’un amacı ise Blockchain teknolojisini kullanarak biraz evvel anlattığım 3. parti uygulamaları ortadan kaldırarak daha şeffaf ve güvenilir bir internet deneyimini sağlamaktır.

Ethereum ekibinin ana amacı Dünya Bilgisayarı denilen merkezi olmayan bir ağ oluşturarak interneti bazılarına göre daha demokratik hale getirmek şeklinde açıklanıyor.
Daha önceki yazılarımızda (Blockchain Teknolojisi Nasıl Çalışır?) çalışma prensibini yazmıştık. Tekrar özet geçecek olursak; Ethereum ağı, sahip olduğu binlerce node ile daha önceki 3. parti depolama hizmetleri yeni gönüllü kullanıcılar arasında dağıtılacak ve deneyim daha özgür bir hal alacak.
Ethereum bu yöntem ile Dünya’nın neresinde olursa olsun, her kullanıcı için aynı deneyimi sunmayı vaat ediyor.
Gündelik hayatta internet üzerinde yaptığınız her adımı takip eden ve tüm işlemlerinizi, rutinlerinizi gözlemleyen, kayıt altında tutan 3. parti uygulama ve servis dağıtıcılarına karşı Ethereum yapmakta olduğu şey devrimden farksız bir yapıdadır.

Cep telefonunuzdaki işletim sisteminden tutun da kullandığınız mobil operatör, app ya da google store dahil; bu uygulamalarda yer alan tüm mobil uygulamalar tüm verilerinizi kayıt altında tutar ve sizi her an izler. Tabiri caizse, ailenizden çok daha yakından, yer yer sizden daha yakından sizi izlerler.

Ethereum, kendi Blockchain’i aracılığıyla tüm bu uygulama ve ürünleri tamamen kullanıcının kendi erişimine ve erişimine sunmayı; 3. parti uygulamalar dahil her türlü hack ve çalınma gibi kötü niyetli saldırılara karşı şifreleyerek gönüllü katılımcıları arasında dağıtarak merkezi olmayan bir sistem sunmaktadır.
Ethereum, bu uygulamaların olası bir yasaklanma ihtimalini en aza indirmeyi amaçla birlikte uygulama ve tüm işlemlerinizin tam sahibi olmanızı garanti altına almayı taahhüt etmektedir.
Ethereum ağı üzerinden işlemlerinizi gerçekleştirerek tüm kişisel bilgilerinizi 3. uygulamalarından erişiminden uzak tutabileceğiniz gibi yapacağınız değişikliği tüm ağ ile paylaşacak, güncelleme yapmasına olanak tanımaktadır.

Yakın gelecekte G-20 ülkeleri de dahil Birleşmiş Milletlerin yaptığı açıklamalar sonucu Blockchain yatırımlarının artacağı ve çok daha ileri bir noktada olacağımız kesin.
Umarız, Ethereum’un vaat ettikleri hükümetlerin devreye girmesiyle hayal ürünü olarak kalmaz.
The post Ethereum Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Ethereum bazlı scam projeler 2018’de gelirlerini 2’ye katladı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Raporda dikkat çeken bir diğer önemli detay ise; 2017’ye oranla 2018’de scam proje sayısında yaşanan önemli düşüşe karşın dolandırıcıların daha fazla Ether elde edebilmesidir.

Chainalysis şirketinin yayınladığı diğer ilginç istatistik ise bize 2016 senesinden 2018 sene sonuna dek yaşanan hırsızlık ile ilgili çarpıcı bir gerçeği gösteriyor. Rapora göre 2016’dan 2018 sonuna dek toplam 2.000 Ethereum adresine birbirinden farklı 40.000 yatırımcı fonlarını transfer etti.
Rapordan elde ettiğimiz diğer önemli veri ise scam projelerin ya da ne şekilde dolandırıcılığın gerçekleştiği yönünde veriler oldu. Bu verilere göre, yaşanan soygun ya da dolandırıcılıkta tercih edilen 3 ana yöntemden ilki Initial Coin Offerings (ICO) diye tabir edilen fonlanma yolu olduğunu görüyoruz. Diğer iki önemli yöntemden diğeri ise; Ponzi Şema diye tabir edilen, piramit örgütlenmesi olarak da ülkemizde bilinen yöntem. Sonuncusu ise phishing attacks diye anılan, genellikle kullanıcının girdiği site yerine klon site üzerinden işlem yapması ile şifrelerini ele geçirdikleri hack yöntemi olarak açıklanıyor. Bu 3 ana yöntem toplam dolandırıcılık/hırsızlık oranının %88’ine tekabül ediyor.

Chainalysis’in yaptığı paylaşıma göre 2018’de, 2017’ye oranla dolandırıcılara gönderilen ETHER miktarında %50 azalma azalma olduğu gözlenmiş.
Yaşanan bu gelişmeler ışığında yatırımcıların yatırım yapmadan evvel proje ve ekipleri dahil şirket ile ilgili resmi araştırmalarını yapmaları gerektiği daha önemli hale gelmiş gözüküyor.
The post Ethereum bazlı scam projeler 2018’de gelirlerini 2’ye katladı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Ethereum’un son güncellemesi: Constantinople! first appeared on Kripto Bülten.
]]>
Hard Fork dediğimiz durum çok daha farklı bir gelişmeye işaret ediyor. Hard Fork’larda genellikle yapılacak güncellemeye baş kaldırdan asi bir grup önderliğinde yeni/alternatif bir ağ ortaya konulur ve madencilerin desteği ile de ayakta kalır. Tabii ki farklı bir ağ oluştuğu için de yeni coin ile önceki projeden ayrışırlar. İşte tam da bu yüzden Ethereum örneğinde forktan ziyade güncelleme ya da yükseltme demek çok daha doğru olacaktır.
Yaşanan sürecin forktan ziyade bir yükseltme olduğu anlaşılınca akıllara gelen ilk soru önceki ekipleri etkileyip etkilemeyeceği oldu. Bu noktada da Ethereum‘un en büyük rakiplerinden olan foru Ethereum Classic ilk yanıt aranan soru oldu. Biraz evvel de değindiğimiz üzere, yükseltmenin en büyük özelliği ağ kullanıcılarının itaat etmesi ya da tamamen ayrışmasıdır. Ethereum Classic‘in de itaat etmeyeceğini göz önünde bulundurduğumuzda bu sürecin bir parçası olmayacağı ortaya çıkmaktadır. Yani ETC bu fork’tan faydalanamayacağı gibi etkilenmeyecektir de.
Sorulması gereken diğer önemli soru da Ethereum Classic‘in bu yükseltmeyi ağına uygulayamamasının zararını görüp göremeyeceği yönünde olmalı. Burda da devreye yükseltmenin olası faydalarının ne olduğu giriyor.
Yükseltmenin Ethereum Blockchain‘ine aşağıdaki 5 konuda fayda sağlayaması planlanmaktadır.





Özetle, Ethereum Blockchaini için faydalı olabilecek önemli gelişmelerin, yükseltmelerin olduğu tartışmasız bir gerçek olmakla birlikte 27 Şubat 2019 tarihine güvenlik gerekçesiyle ertelenmesi de kafalarda soru işaretleri bıraktı. Ekibin yeni bir düzenleme amacıyla mı böyle bir bahane ürettiği ya da gerçekten gözden kaçan bir güvenlik sorunu mu vardı bilemeyiz ama yaklaşık 5 hafta sonra tüm sorularımızın cevabınızı alacağız.
Not: EIP, Ethereum Geliştirme Önerisi’nin İngilizce ilk harflerinden oluşmaktadır.
Konu ile ilgili sorunuz var ise yorum yazarak paylaşabilirsiniz.
Uyarı: Paylaşılan haberler, veri ve grafikler bilgi amaçlı olup yatırım tavsiyesi ya da danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez. Bunun yanı sıra haber ve materyallerin al ya da sat yönünde bir telkinde bulunmak gibi bir işlevi ve misyonu da bulunmamaktadır. Kişilerin kişisel araştırma yapmaları kendi sorumlulukları olup, detaylı araştırmanın yatırım öncesi önemli bir şart olduğunu öneririz.
The post Ethereum’un son güncellemesi: Constantinople! first appeared on Kripto Bülten.
]]>