amp domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/u814201603/domains/kriptobulten.online/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170The post Bitwise: Tokenizasyon Dalgasında En Temiz Yatırım Ethereum, Solana, XRP ve Chainlink first appeared on Kripto Bülten.
]]>Bu makalede, Bitwise’ın tokenizasyon konusundaki değerlendirmelerini ele alıyor ve Ethereum (ETH), Solana (SOL), XRP ve Chainlink (LINK) gibi büyük blokzincirlerin neden bu gelişen alanda en güçlü adaylar arasında yer aldığını açıklıyoruz. Ayrıca Larry Fink gibi Wall Street’in önemli figürlerinin yorumlarına ve tokenizasyonun kripto fiyatlarına olası etkilerine de değiniyoruz. Yazının ilerleyen bölümlerinde şu konular ele alınacak:
Kripto varlık dünyasında her yıl farklı bir anlatı ön plana çıkarken, 2025 yılının öne çıkan teması hiç kuşkusuz tokenizasyon oldu. Hisse senetlerinden tahvillere, fonlardan emtialara kadar birçok geleneksel finansal varlığın blokzincir üzerine taşınması süreci, artık bir fikir olmaktan çıkıp uygulamaya geçiyor. Bu dönüşümün potansiyelinin farkında olan büyük oyuncular, pozisyon almaya başladı bile. Bu süreçte, dijital varlık yönetimi alanında lider firmalardan biri olan Bitwise, yatırımcılara yön gösterecek çarpıcı tespitlerde bulundu.
Bitwise CIO’su Matt Hougan ve Araştırma Başkanı Ryan Rasmussen tarafından kaleme alınan analiz notuna göre, tokenizasyon anlatısı, önümüzdeki yıllarda kripto fiyatlarını en çok etkileyen faktörlerden biri olabilir. Hatta Hougan’a göre bu anlatı, Bitcoin gibi yerleşik kripto temalarından bile daha güçlü bir potansiyele sahip.
Robinhood ve Kraken gibi platformlar halihazırda ABD dışı kullanıcılar için tokenize hisse senedi alım satımına başladı. Coinbase ise benzer bir hizmeti ABD’ye getirmek üzere SEC’e başvuruda bulundu. Bununla birlikte Wall Street’in devleri, hisse ve tahvil işlemleri için özel olarak geliştirilen Canton Network blokzincirine 135 milyon dolarlık yatırım yaptı. Tüm bu gelişmeler, tokenizasyonun artık bir kavram değil, gerçek bir piyasa dönüşümüne işaret ettiğini gösteriyor.
BlackRock CEO’su Larry Fink, yıllık hissedar mektubunda bu alanın potansiyeline şu ifadelerle dikkat çekti:
“Her hisse, her tahvil, her fon—her varlık—tokenize edilebilir.”
Bu öngörü gerçekleşirse, mevcut 257 trilyon dolarlık geleneksel varlık piyasasının bile sadece %1 ila %5’lik bir kısmının tokenize edilmesi, trilyonlarca dolarlık yeni dijital varlık üretimi anlamına gelecek. Karşılaştırmak gerekirse, bu miktar, 2030 yılında 2 trilyon dolara ulaşması beklenen stablecoin piyasasından bile çok daha büyük bir büyüme potansiyelini ifade ediyor.
Bitwise’ın analizine göre, tokenizasyon furyasından doğrudan etkilenecek en güçlü kripto varlıklar şunlar:
Hougan, bu dört projeyi “en temiz oyunlar (cleanest plays)” olarak tanımlıyor. Ona göre tek bir projeye odaklanmak yerine, bu dört temel yapı taşıyla daha dengeli bir pozisyon almak, yatırımcıyı yanlış projeyi seçme riskinden korur.
Tokenizasyonun sadece kripto para birimlerinin değil, aynı zamanda geleneksel finans kuruluşlarının gelir modellerini de dönüştüreceği öngörülüyor. Örneğin, Galaxy Digital, tokenizasyonun New York Borsası’nın (NYSE) gelirlerini bile olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıda bulundu. Bu durum, tokenizasyonun ne kadar radikal bir değişim yaratabileceğini gösteriyor.
Latin Amerika’nın en büyük borsası olan Mercado Bitcoin, XRP Ledger üzerinde 200 milyon dolarlık varlığı tokenize etme planını açıklayarak bu sürece bölgesel bir örnek oluşturdu.
Bitwise’a göre bu sürece yatırım yapmanın en verimli yolu:
Bu yaklaşım, hem altyapı hem de uygulama düzeyinde fırsatlara erişim sunuyor.
Matt Hougan’a göre tokenizasyon, hala zaman alacak olsa da son gelişmeler bu sürecin önümüzdeki 12 ay içinde hızlanabileceğini gösteriyor. Özellikle sonbaharda yeni şirketlerin bu alana girmesiyle birlikte fiyatlar üzerinde doğrudan etkiler görülebilir.
Eğer Larry Fink’in tahmini doğru çıkarsa ve tokenizasyon pazarı gerçekten 4000 kat büyürse, bugün yapılan yatırımlar gelecekte devasa geri dönüşler sağlayabilir.
Tokenizasyon, kripto varlık dünyasında nadir görülen büyüklükte bir fırsat penceresi açıyor. Bitwise’ın bu alandaki analizleri, yatırımcıların rotalarını yeniden çizmelerine yardımcı olabilir. Kriptonun bir sonraki büyüme dalgası, sadece fiyat spekülasyonlarından değil, geleneksel finans sistemini yıkıcı biçimde yeniden yapılandıran bu yeni teknolojiden gelebilir.
Uyarı: Paylaşılan haberler, veri ve grafikler bilgi amaçlı olup yatırım tavsiyesi ya da danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez. Bunun yanı sıra haber ve materyallerin al ya da sat yönünde bir telkinde bulunmak gibi bir işlevi ve misyonu da bulunmamaktadır. Kişilerin kişisel araştırma yapmaları kendi sorumlulukları olup, detaylı araştırmanın yatırım öncesi önemli bir şart olduğunu öneririz.
İçerik ve görseller YZ yardımıyla oluşturulmaktadır.
Ayrıca, kripto paraların doğası gereği yüksek risk barındırdığı göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir. Risksiz kazanç hiçbir sektörde olmadığı gibi, kripto paralar özelinde de yoktur.
The post Bitwise: Tokenizasyon Dalgasında En Temiz Yatırım Ethereum, Solana, XRP ve Chainlink first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post New York Borsası Başkanı, Ulusal Borsada Kripto Para Alım Satımı Hakkında Net Konuştu! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Amerika’da listelenmiş spot bitcoin (BTC) borsa yatırım fonlarının (ETF‘ler) 58 milyar dolarlık varlık toplaması, düzenlenmiş kripto ürünlere olan talebin güçlü bir işareti olduğunu ifade eden Martin: “58 milyar dolarlık varlık ETF‘lere girmesi, piyasanın geleneksel yapılar içinde düzenleme arayışında olduğunu gösteriyor,” diye ekledi.
ETF ve geleneksel piyasaların iç içe geçmiş olmasına değinen Martin, “Bu durumun, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), tarafından fark edildiğini ve gelen girişleri görüp ‘Hey, bu çok mantıklı’ demeye başladığını ifade etti. Çünkü bitcoin ETF‘leri büyük bir başarı olmuştur.” diye ekledi. Chicago Ticaret Borsası (CME) gibi NYSE‘nin ABD merkezli rakibinin, müşterilere spot kripto işlemi sunmayı planladığını belirten Financial Times‘ın bu ay başında bildirdiğini vurguladı.
Farley, ABD’deki siyasi arenadaki kripto politikasında ani bir değişikliğe de dikkat çekti; bu değişiklikler arasında Federal Mevduat Sigorta Kurumu‘nun (FDIC) anti-kripto başkanının görevden alınması, Temsilciler Meclisi’nin 21. Yüzyıl için Finansal Yenilik ve Teknoloji Yasası’nın (FIT21) kabul edilmesi ve Cumhuriyetçi başkanlık adayı Donald Trump‘ın kripto desteğini artırması yer alıyor.
“Beş dakikada beş yılın evrimi gerçekleşti,” diyerek sektörün geçirdiği dönüşüme dikkat çektikten sonra “Bu ülkede kripto paraların ne anlama geldiği konusunda gerçekten iyimserim. Avrupa’da olduğu gibi, Hong Kong’da olduğu gibi, yasa koyucuların ‘Hey, güvenli bulduğunuz dijital varlıklar endüstrisi nasıl görünüyor?’ diye kodlayacağını düşünüyorum.” diyerek, artık kaçınılmaz sona işaret etti.
“2024 ve 2025’te, Trump veya Biden veya Michelle Obama’nın başkan olup olmayacağına bakılmaksızın, ilerleme göreceksiniz” diye ekledi. Özellikle belediye tahvilleri gibi likiditesi daha az olan varlıklar için finansal süreçleri daha verimli ve şeffaf hale getirmek için blockchain teknolojisini kullanma konusunda iyimser olduğunu söyledi.
Ancak, Farley, yasa koyucuların halka açık blockchain altyapısına olan güvensizliği nedeniyle geleneksel, gerçek dünya varlıklarının dijital varlık raylarına toplu olarak geçmeyeceğini belirtti. “Yasa koyucular, her şeye el koymak isteyen, yapış yapış küçük parmaklarını her şeye sokmayı istemekte” dedi. “Solana’ya nasıl dokunursunuz? Merkezi olmayan bir şeye nasıl dokunursunuz?”
Bu nedenle, regülatörlerin, yerleşim için mevcut blockchainleri kullanmak yerine özel blockchainler geliştirmeye yönlendirebileceğini söyledi.
The post New York Borsası Başkanı, Ulusal Borsada Kripto Para Alım Satımı Hakkında Net Konuştu! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post GameStop Fiyatının %19 Artmasından Sonra Dogecoin, Floki ve Dogwifhat Yükselmeye başladı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Salı günü, video oyun üretici ve dağıtıcısı GameStop‘un (NYSE: GME) piyasa öncesi işlemlerde %19’dan fazla artmasıyla birlikte birkaç köpek temalı token yükselmeye başladı.

Ethereum ve Solana blok zincirlerinde yer alan Floki (FLOKI) ve dogwifhat (WIF) isimli iki token, Asya işlem saatlerinin başlamasından bu yana sırasıyla %15’e kadar yükseldi. Dogecoin (DOGE) son dört saatte %1 arttı, Solana tabanlı bonk (BONK) ise %10.5 artış gösterdi.
Mizah tokenleri genellikle GameStop gibi hisselerin ve sinema zinciri AMC Entertainment Holdings (NYSE: AMC) gibi hisselerin hareketlerini izleme eğilimindedir. Bazı yatırımcılar, bu hareketleri bir nevi coşku belirtisi olarak algılarlar, bu da belirli hisse senetleri ve mizah paraları etrafında irrasyonel işlem yapılmasına neden olabilir.
Daha önceki bir röportajda, Mog token geliştiricisi Shisui, 2021’de “Gamestop çılgınlığının büyük ölçüde $DOGE ve diğer mizah amaçlı kripto paralar taştığını” ve GME‘nin perakende şirketler arasında popülerliğini sürdürmesi durumunda benzer bir durumun yaşanabileceğini belirtti.
DOGE ve FLOKI gibi tokenler, perakende şirket yöneticisi Keith Gill‘in viral bir gönderisinin ardından Mayıs ayının ikinci haftasında %30’a kadar sıçramıştı. Gill‘in kült takipçileri, 2021’deki ünlü GameStop açığa satış sıkıştırmasına katkıda bulundu.
2019 ve 2021 arasında GameStop (GME) opsiyonları satın alarak 58,000 dolarlık bir yatırımı tahmini 50 milyon dolara dönüştüren Gill, üç yıl aradan sonra @TheRoaringKitty X hesabından bir gönderi yaparak hissede yeni bir ralli başlattı.
The post GameStop Fiyatının %19 Artmasından Sonra Dogecoin, Floki ve Dogwifhat Yükselmeye başladı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Analiz haber: Bitcoin’de tarihi zirve mi geliyor? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Hatırlanacağı üzere Bitcoin fiyatının 20,000 USD seviyesi ile 2017 yılında zirve yapmıştı. Ardından gelen olumsuz haberlerin yanı sıra yoğun kâr satışları fiyatın aşağı yönlü baskılanmasını sağlamıştı. Bu süreç beklenenden daha uzun sürerek yaklaşık bir buçuk yıl ayı piyasası hakimdi. Fakat 2019 ile birlikte ufak hareketler sergileyerek toparlanmaya çalışan Bitcoin, ihtiyaç duyduğu desteği bulmuş gibi gözüküyor. Fiyat günde 400 USD ile 1,000 USD arasında değişerek, yoğun bir işlem hacminin gerçekleştiğini görüyoruz. Bu durum, Bitcoin başta olmak üzere sektöre olan yoğun ilginin bir işareti olarak görülmektedir.
Bitcoin fiyatının niçin yükseldiği ve tarihi zirve niçin gelebilir ile ilgili onlarca farklı neden sayılabilir. Fakat analizimizde bu yükselişte temel rol oynayan faktörleri etraflıca incelemeye çalışacağız. Söz konusu faktörleri şu şekilde sıralayabiliriz;
Bilindiği üzere Bitcoin ve kripto paraların ilk çıkış noktasında illegalite vardı. Ardından, gelişen süreçte ve kazandığı önemli işlevler sonrası legal alana da kaymaya başladı. Bu nedenle ilk başta tezgah altı işlem gören Bitcoin ilk olarak Mt.gox gibi borsalarda işlem görerek daha geniş kitlelere ulaşabilmeyi başardı. Yine takip eden süreçte çeşitli nedenlerden ötürü kullanıcı kitlesini arttırmayı başaran Bitcoin, legal kurumlarla çatışma sürecine girdi. Bu süreç FBI’in Bitcoin ilişkili illegal platformlara müdahale etmesiyle yeni bir evreye evrildi. Fakat tüm bu süreç Bitcoin’i kurumsal yatırımcı için cazip bir hale sokamıyordu.
2015 yılından itibaren çeşitli kurumsal şirketler Bitcoin ödeme sistemini kullanmaya başlayarak, legal zemini güçlendirdiler. Yine takip eden senelerde artan fiyat ve zengin olma hayali halk tabanında da geniş bir kitle oluşmasını beraberinde getirdi. Tüm bu süreçler 2017 senesi ile birlikte fiyatın zirve noktasına gelmesini sağladı. Böylelikle Bitcoin, kurumsal yatırımcının da ilgi alanına girdi. Söz konusu yüksek kâr marjlarına iştahla uzaktan bakan kurumsal yatırımcı artık sektöre girmek için çeşitli girişimleri başlattı. Bu süreçte Fidelity Dijital Değerler, Nasdaq gibi Trilyon Dolarlık şirketler ERisX platformunu geliştirdi. Yine aynı şekilde 25 Trilyon Doları geçen piyasa değeri ile Dünyanın en büyük borsası olan NYSE de Bakkt platformunu kurarak kurumsal yatırımcıyı sektöre davet ettiler.
Bu ve benzeri önemli kurumların yanı sıra onlarca farklı şirket de yine aynı şekilde Bitcoin için çeşitli girişimlerde bulundu. Böylelikle Bitcoin için daha geniş bir pazar imkanı oluştu. İşte Bitcoin fiyatında yaşanan son dönemdeki yükselişten önemli etkenlerden biri de kurumsal yatırımcı tarafından beklenen yüksek alım miktarları oldu.
En önemli bir diğer önemli faktör ise; Bitcoin’in biraz evvel de ifade ettiğim üzere, illegal alandan uzaklaşmış olması olarak ifade edilebilir. Böylelikle Bitcoin, artık salt vatandaşlar nezdinde değil, devletler, devlet kurumları ve şirketler tarafından da kullanılmaya ve tanınmaya başlandı. Bunun ilk yansımalarını yine biraz evvel de ifade ettiğim üzere 2017 senesinde görmüş olsak da geçtiğimiz yıl devletler nezdinde çok daha fazla hamle gördük. En son 2018 yılında G-20 sonuç bildirgesinde de Bitcoin ve kripto paralar için çağrı yapan küresel güçler, görmezden gelme sürecinin bitmsi yönünde deklerasayon ilan ettiler.
Takip eden dönemlerde tüm devletlerin kripto para ve Bitcoin’i tanımasını isteyen G-20 ülkeleri, aynı zamanda yeni ekonomik model ile ilgili çalışmaların başlamasını da önerdi. Yine aynı şekilde bu ekonomik modelin fayda düzeyinde çok önemli işlevler barındırdığına da değinerek uzun vadede Bitcoin için iç açıcı söylemler paylaşıldı. Tüm bu gelişmeler yeni bir tarihi zirve için yeterli olarak görülebilse de farklı faktörler de var.
Bir diğer önemli neden olarak da market yapısını ifade edebiliriz. Zira, Bitcoin miktarının 21 milyon ile sınırlandırılmış olması önemli bir neden olarak göze çarpmaktadır. On milyonlarca yatırımcının olduğu bir sektöre rağmen, sınırlı sayıda finansal enstrümanın varlığı fiyat yönünde yukarı yönlü çıkışı zorluyor. Bu durumun yanı sıra Bitcoin fiyatının 20,000 USD seviyesinden 3,000 USD seviyelerine dek gerilemiş olması da fiyatın artık dip noktayı zorlamasına neden oldu. 3,000 USD seviyesi ile birlikte artık Bitcoin satacak kimsenin kalmaması ve yatırımcıların kâr toplamış olması nedeniyle, fiyat alım yönünde güçlenmeye başladı. Bu süreç de yine yeni alımları beraberinde getirerek yukarı yönlü sert hareketleri doğurdu.
Biraz evvel de değindiğim üzere, piyasada satım yönünde emirlerin azalmış olması ve artık sınırlı sayıda satım hacmi trendin değişeceğinin sinyalini veriyordu. Çünkü bu durum sığ bir piyasa yapısının oluşmasına neden oluyordu. Bunun sonucunda gelen düşük emirlere rağmen fiyatın yukarı yönlü sert hareketleri canlı bir piyasayı tekrar gündeme getirmiş oldu. Yukarı yönlü sert hareketler, yatırımcıların tekrar Bitcoin almasını teşvik etti ve sığ piyasa alım piyasasına dönüştü. Bu durum da akıllara yükselişin yeni tarihi zirveyi getirebileceği yorumlarını getirdi.
The post Analiz haber: Bitcoin’de tarihi zirve mi geliyor? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bakkt: “Kripto piyasalardaki manipülasyona son vereceğiz!” first appeared on Kripto Bülten.
]]>Mevcut yapısı gereği Bakkt için güvenlik sisteminin öncelikli olduğuna değinilerek denetimle birlikte insanlara hizmet verebilecek güven duygusunu uyandıran bir platform ortaya çıkarılacağı aktarıldı. Tüm bu gelişmelerin yerine getirilmesi için güçlü ekibe ihtiyaç duyulduğunun aktarıldığı güncellemede yeni ekip üyeleri de tanıtıldı. Bu bağlamda ekibe katılan isimlerin Dünya’nın en büyük şirketlerinde çalışmış olmaları önem taşımaktadır. Özellikle, 26 Trilyon Dolarlık hacme sahip NYSE’nin CEO’sunun da kadroya katılmış olması heyecan uyandırdı. Yine IBM gibi güvenlik sistemleri alanında zirvede yer alan çeşitli firmalardan yapılan transferler de manipülasyona geçit verilmeyeceği ve güvenliğin en üst seviyede olacağına işaret etmektedir.
Hali hazırda Amerika’daki otoriteler ile kurulacak olan Bakkt platformunun gerekli izinleri halledilmektedir. Platformun yaptığı açıklamada; Bitcoin vadeli işlemler için henüz resmi karar alınmadığını ama uğraşıldığına yer verildi. Emtia Vadeli İşlem Ticaret Komisyonu ile bu konuda dirsek temasında olunduğu ifade edildi. Böylelikle Amerika’da gerçekleşen ilk somut Bitcoin (vadeli) sözleşmelerinin gerçekleşmesi Bakkt sayesinde mümkün olması öngörülmektedir. Daha da açık bir şekilde ifade etmek gerekirse; yatırımcıların alım yaptıkları Bitcoin için Bakkt platformu kendi adresine eşdeğer miktarda Bitcoin gönderecek. Yani sadece sayılar konuşmayacak, Bitcoin kendi değeri ile alım-satımın merkezinde olacak. Zira eşdeğer başka borsalarda Bitcoin vadeli işlemlerinde yaptığınız işlemlerin karşılığı olan Bitcoin gerçekte alınmıyor/satılmıyor. Bu durumun transparan bir yapı oluşturacağı gibi manipülasyona da yer vermeyeceğine işaret etmektedir.
Sektörde yatırımcılara dönük daha fazla hizmetin sunulması gerektiğinin yer verildiği açıklamada aynı zamanda türev marketleri ve risk yönetimi araçlarının da geliştirilmesi gerektiği yer aldı. Bu bağlamda yatırımcılar ile yakın ilişkiler geliştirildiği ve bu beklentiye Bakkt olarak yanıt verileceği ifade edildi. Bitcoin vadeli işlemleri için çeşitli büyük borsalardan an itibariyle listelenmesi için anlaşmaya varıldığına ve bu durumun Bitcoin fiyatı üzerinde rahatlık sağlayacağı bilgisi de paylaşılan güncellemede önem taşıyan diğer detay olarak karşımıza çıkmaktadır.
The post Bakkt: “Kripto piyasalardaki manipülasyona son vereceğiz!” first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bitcoin “Dijital Altın” olacak first appeared on Kripto Bülten.
]]>Kripto varlıkların sıfırdan ortaya çıktıktan sonra Bitcoin temelinde tasarruf aracı olarak görmek üzere Bitcoin’e karşı ciddi bir yarış içinde olduklarına atıfta bulunan Novogratz;
Periyodik tabloda 118 element olmasına karşın, sadece bir tane altın var. […] Konvansiyonel paranın egemen olduğu bir ortamda Bitcoin, dijital altın olacak. Ne Amerikan Doları ne de Çin Yuan’ı; Bitcoin, geleceğin değer aracı olacak.
Mike Novogratz
Novogratz, Bitcoin’in tekilliğine bir gerekçe sunmamakla birlikte, ilke olarak Blockchain‘in güvenli bir değer değişimi için sağlam bir sistem sunmasına karşın, tüm kripto para birimlerinin maksimum güvenlik potansiyeline dayanması gerekmediğini öne sürdü. Dijital altının aksine, daha az değerli, işlemsel kriptolar daha yüksek verimlilik artışları için güvenliği sağlamak açısından daha iyisini yapabilir.
Bitcoin fiyatının 3.400-3700 USD aralığında hareket ettiği bu günlerin fiyat anlamında dip seviye olduğuna dikkat çekti. Ardından, Bitcoin‘in hızlı bir şekilde yukarı tırmanabileceğini ifade etti. Orta vade fiyat beklentisi olarak da şu anki kur bağlamında %125’lik artışı işaret ederek; 8.000 USD seviyesini paylaştı.
Geçen seneden beri yaşanan geri çekilmenin, ne kadar acı olduğuna değinen Novogratz; yine benzer bir süreç yaşanmayacağına inandığını söyledi. Ardından, insanların mevcut rejim ve sistemlere muhalifliği üzerinden kendine yer edinen kripto paraların artık kurumsal yatırımcı ve şirketlerin eline geçtiğinin altını çizdi.
Novogratz, kurumsal şirketler için de uygun olan yatırım ortamının kademeli bir şekilde oluştuğunu ifade etti. Ardından, sektöre girecek olan kurumsal şirketler ve son durumları hakkında bilgi paylaştı. Albeit şirketinin Amerikan Hükümeti’nin kapalı olmasından dolayı sektöre girişini yavaşlattığını ifade etti. NYSE’nin altında işlem yapacak olan Bakkt platformu ile yatırım devi Fidelity Investment‘in de sektöre adapte olduklarını ve işlemlerine başladığını ifade etti. İşlemlere başlamış olmalarının aktif hizmet verdikleri şeklinde yorumlanmaması gerektiğini not düşmemiz gerekir.
Fidelity Yatırım Şirketi’nin aktif hizmet vermeye hazırlandığı bir süreçte, Coinbase Borsası‘nın da kurumsal yatırımcılara yönelik kripto para saklama hizmeti vermeye başladığının altını çizmemiz gerekir.
The post Bitcoin “Dijital Altın” olacak first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Avrupa Parlementosu’nun Ripple ile ilgilenmesi XRP fiyatına olumlu yansır mı? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Avrupa Parlementosu’nun Sosyalist üyelerinden Eva Kaili‘nin 2014’ten beri kripto paralarla ilgilendiği bilinen bir gerçek. en son geçtiğimiz günlerde Ripple tarafından düzenlenen konferansta konuşan Sosyalist üye Blockchain ile ilgili çeşitli adil düzenlemelerin Avrupa Birliği dahi belli bir statüde tanınması gerektiğini ifade etti.
Kripto paralar ve özellikle de major birim olan Bitcoin‘in çıkış noktasında hem devletler hem de kripto paralar birbirlerine karşı mesafeli bir tutum takınmaktaydılar. Fakat geçen birkaç yıllık süreç gösterdi ki rüzgar tersine döndü ve karşılıklı etkileşim ile birlikte menfaat her şeyin önüne geçmiş oldu. Dolayısıyla hem kripto paralar devletlerin kendisine tanıyacağı alanı kullanmak istiyor hem de devletler kripto paraların artılarından faydalanmak istiyor.
Başlangıçta; kendisinin politikacı olduğunu fark edenlerin kendisini programda istemediklerini ifade eden Kaili, daha sonra ilginç cümleler kullandı. Kendilerinin Bitcoin ve kripto paralara boşluk tanımamış olmaları durumunda Blockchain ve kripto paraların çoktan tarihe karışmış olabileceğini söyleyerek el altından destek sunduklarını paylaştı. Zira geleneksel piyasanın da bu yeni sektörü yutmayı arzuladığının altını çizdi.
Öyle ya da böyle, artık sektörde çok fazla kurumsal yatırımcı ve finans şirketi mevcut. Ripple’ın sayesinde onlarca farklı banka bu yeni teknolojinin nimetlerinden yararlanıyor.
Artık Ripple adaptasyonu ile birlikte bankalar müşterilerine daha hızlı ve ucuz işlem yapma hizmetini sunabildiler.
Kaili’nin bir diğer ilginç çıkışlarından biri ise; 2018’de Avrupa Parlementosu’na kripto paraların AP‘de kullanılmak üzere incelenmesini teklif etmesiydi. Zira teklif ile birlikte AP ödeme altyapısı için kripto paraların kullanılmasını öneriyordu.
Bu önerinin gerçekleşmesi durumunda, AP’de üyeler yemek gibi çeşitli ödeme gerektiren durumlar kripto para ile ödeme yapabileceklerdi.
Bu durumun yanı sıra kripto paralar ile ilgili A’dan Z’ye bir düzenleme getirilmesini de öneren Kaili, bu sürecin çok daha faydalı olacağını düşündüğü paylaştı. Zira ICO dahil tüm süreçlerde olası bir düzenleme ile çeşitli sorunların ortadan kalkabileceğini ifade etti.
Kripto piyasaların yaşadığı seneyi geçen düzeltmeye böylesi bir hareketin ne derecede etkide bulunacağı kestirelemese de ilerisi için umut verici bir haber diyebiliriz.
Belki de başta Bitcoin olmak üzere, piyasanın böylesine önemli bir gelişmeye ihtiyacı vardır. İnanıyorum ki günün birinde Avrupa Parlementosu’nda Bitcoin ödeme yöntemi olarak kabul edilirse işte o gün kripto paralar geleneksel piyasanın bir parçası gibi olmuş olacak. NYSE‘nin sahip olduğu 25 Trilyon Dolarlık işlem hacminin ufak bir kısmı da kripto piyasalara taşınacaktır.
The post Avrupa Parlementosu’nun Ripple ile ilgilenmesi XRP fiyatına olumlu yansır mı? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bakkt, bizim için aya roket atmakla eşdeğer! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Tüm kripto camiası olarak kurtuluş adına bir ışık beklendiği ve Bitcoin dahil çeşitli major birimlerin aşağı yönlü hareket sergilediği bir dönemde Bakkt gibi kurumsal şirketler yatırımcıyı heyecanlandırmaktadır. Zira Bakkt, bilindiği üzere dünyanın en büyük borsası olan ve hacmi itibariyle Amerika’nın yıllık GDP’sinden yüksek olan NYSE çatısı altında kurulacak olan kurumsal yatırımcı odaklı bir girişim. Bu durum da yatırımcı nezdinde markete yeni sıcak para girişi olabileceği şeklinde yorumlanmakta ve olası hacim artışı ile birlikte marketin boğa sezonuna girebileceği şeklinde yorumlanmaktadır.
NYSE yönetim kurulu başkanı, Bakkt borsasının kuruluşu için aya fırlatılmış roketimiz (en büyük oynanan bahis anlamında) şeklinde benzetme yaparak; yeni kurulacak olan borsaya verdiği önemi bir kez daha göstermektedir. Aynı şekilde, kullanılan bu ifadeler yatırımcılar tarafından da gayet olumlu bir şekilde karşılanmıştır.
Sprecher, Bakkt platformunun kuruluşu ve geliştirmesi için harcanan her kuruşun değdiğini ifade etti. 8 Şubat’ta şirket üyelerine yaptığı bir konuşmada Bakkt hakkında şunları söyledi:
Bizim için Bakkt, aya fırlatılmış roket gibi yani Bitcoin için yapılmış çok büyük bahistir. Şu ana dek finans şirketimizin yaptığı hiçbir işe benzememektedir. Bakkt, her anlamda özerk bir yapıda olacak; kendi ofisi, çalışanları vs olacak. Sanırım bu yılın sonunda kuruluşu bitmiş olacak.
Sprecher, 8 Şubat 2018; Konferans notları
Finans dünyasında pek eşine rastlamadığımız bir gelişme de olsa, Bakkt’ın CEO’su olarak Sprecher yani esas şirketim Yönetim Kurulu Başkanı’nın eşi yer alıyor. Bu durum çeşitli çevreler tarafından, finansal ve duygusal yatırım şeklinde yorumlandı; Sprecher’in Bakkt’a ne kadar önem verdiğini göstermektedir.
Bakkt’ın Ocak ayında faaliyete geçmesi bekleniyordu. Fakat, Amerikan Hükümeti’nin kapalı olmasından dolayı Bakkt’ın faaliyete geçmesi de ertelenmişti.
Kurulacak olan platformda, kurumsal yatırımcılara yönelik Bitcoin vadeli işlemleri yer alacak. Bu durum, markete yeni yatırımcı çekebileceği ve özellikle Wall Street camiasından önemli isimlerin Bitcoin ve kripto paralara yöneleceği beklentilerini doğurmaktadır.
Platformun en büyük özelliklerinden bir tanesi de kurumsal yatırımcıların platform üzerinden edindiği Bitcoin’lara saklama hizmeti vermesidir. Bu durumun da çeşitli hırsızlık, hack vb durumları engelleyeceği tahmin edilmektedir. Bu durumun yanı sıra, platform kullanıcılarının manipülasyon sonucu zarara uğramaması adına “fiyat keşfi” özelliğini sunacağı düşünülmektedir. Fiyat keşfi ile birlikte, fiyatı etkileyen çeşitli detaylar hesaplanır ve alıcı-satıcı arasındaki işlemler de göz önünde tutularak bir fiyat değeri biçilir.
Sprecher, Bitcoin’e olan güvenini ifade ederek, dijital değerlerin parlak bir geleceğe sahip olduğunu ifade etti. Bir diğer açıklamasında ise Sprecher, Bitcoin’in her zaman ayakta kalabileceğinin altını çizdi. Bitcoin’den daha iyi/kaliteli onlarca kripto para olmasına karşın, Bitcoin’in hepsinin ötesinde ayakta kalması ve direbilmesi ne denli başarılı olduğunun en büyük göstergesidir.
The post Bakkt, bizim için aya roket atmakla eşdeğer! first appeared on Kripto Bülten.
]]>