amp domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/u814201603/domains/kriptobulten.online/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170The post Blockchain Teknolojisi ile ne yapılabilir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>,Blockchain Teknolojisi her ne kadar yakın zamanda kripto paralar ile gündeme gelmiş olsa da tarihsel anlamda daha eskiye dayanır. Özellikle anlamsal bağlamda incelendiğinde karşımıza ilginç sonuçlar da çıkmaktadır. Bitcoin dökümanının referans kısmı incelendiğinde Blockchain ilişkili ilk verilere ve çeşitli bilgilere ulaşmak mümkün. Peki ama bu kadar sık konuşmaya başladığımız bir teknoloji bizlere neler sunabilir ve hayatımızı nasıl kolaylaştırabilir?
Blockchain Teknolojisi ilişkili aşağıdaki içeriklerimize göz atabilirsiniz.
Geriye dönüp baktığımızda mevcut yapılar arasında Bitcoin gerçekleşen ilk başarılı örnek olarak isimlendirilebilir. 2008 senesinde Satoshi Nakamoto ismindeki kullanıcı tarafından yayınlanan ilgili döküman bu sektörün manifestosu olarak kabul edilmektedir. Geride bıraktığımız 10 yılı aşkın sürede halen Bitcoin ana ağının hacklenememiş olması da başarısını gözler önüne sermektedir. Bitcoin Blockchain‘inin kullanımı ise son derece basit ve işlevsel bir yapıda. Sistem size Dünyanın herhangi bir noktasına anlık olarak dijital para göndermenize olanak tanıması açısında önem taşır. Bu kripto paraları alan kullanıcı/yatırımcı ise dilediği yöntem ile satıp nakit parasını alabilir. Örnek vermek gerekirse; Türkiye’den Afrika’ya gezmeye giden yakınınıza anlık para transferini çok cüzi transfer ücretleri ile yapabilirsiniz. Yine aynı şekilde Türkiye’den Amerika ya da başka ülkeye saniyeler içerisinde ödeme gerçekleştirebilir ve geleneksel yöntemdeki gibi çeşitli zorlu aşamalar ile uğraşmak zorunda kalmazsınız.
İlginç bir başlık değil mi? Aslında başlığı atarken çeşitli soru işaretlerinin kafalarda yer edinebileceğini tahmin ettim. Bu noktada aklımıza ilk olarak bir insan niçin kuruşlar ya da birkaç TRY değerinde transfer yapmak istesin sorusu geliyor. Cevabı çok basit. Farklı sektörlerde sunulan hizmetlerin farklı ücretlendirmeleri mevcut. Bu yüzden de geleneksel yöntem ve araçlarla ödeme kabul edildiğinde işlem ücretleri ve hizmet giderleri nedeniyle fiyat yer yer 2 ya da 3 kat olabiliyor. Fakat Bitcoin ve Blockchain Teknolojisi sayesinde mikro ödemeler imkanlı hale geldi. Artık 5 kuruşluk ödemeler bile çeşitli projeler sayesinde yapılabilir oldu. Bu da ilgili sektörler için can simidi haline gelmesini sağladı. Peki ama hangi sektör dediğinizi duyar gibiyim. Yanıtlayayım; bir oyun oynarken bir öğe satın almak için 5 kuruş ödeyebilirsiniz. Ya da başka bir oyun ile ilişkili alım gerçekleştirebiliriz. Yine aynı şekilde bir arkadaşınıza ortak bir adres açıp herkesin 50 kuruş göndermesini rica edebilir ve herhangi bir kısıtlama olmadan fon toplayabilirsiniz. Ya da çok daha farklı olarak ederi küçük rakamlar olan eşya/hizmet satımını gerçekleştiren çeşitli şirket ya da kurumlara ödemeleri yapabilirsiniz. İzlediğiniz bir YouTube videosu için kanal sahibine bahşiş kabul ediyorsa anlık olarak dilediğiniz küçük meblağdaki transferi gerçekleştirebilirsiniz.
Doğru okudunuz. Daha önce Ethereum ve Akıllı Sözleşmeler yapıları ve nasıl çalıştıkları üzerine içerikler paylaşmıştık. Kredi konusuna gelecek olursak; çeşitli Blockchain‘ler üzerinde aktif olarak çalışan Akıllı Sözleşme‘ler düzenleyerek kredi alıp-verebilirsiniz. Böylelikle geleneksel yöntemdeki gibi birbirinden farklı çeşitli aracılarla uğraşmak zorunda olmayacağınız gibi her bir aracının komisyon almasının da önüne geçmiş olursunuz. Zira Akıllı Sözleşmeler ile kredi alıp vermek çok daha az maliyetli ve güvenilir bir yapıda hizmet verilmesini olanaklı kılmakta. Bu alanda hali hazırda aktif olarak varlık gösteren ve yıllık on milyonlarca dolar net kâr açıklayan çeşitli Blockchain bazlı şirketler mevcut.
Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki kimi siteler barındırdıkları onlarca reklam yüzünden kullanıcı deneyimini alt üst edebiliyor. Bu durum da diğer özgün içerik üreticilerinin de zarara uğramasına neden olabiliyor. Zira kullanıcılar reklam engelliyicileri kullanarak platformların reklam gelirlerini önemli ölçüde etkileyebiliyor. Peki ama kalitesiz içerik ve yüksek sayıdaki reklama karşı kaliteli içerik ve az sayıda reklam barındıran sitenin zararını kim karşılayacak? Ya da özgün içerik üretip sınırlı reklam ile platformlarını ayakta tutmaya çalışan içerik üreticileri ne şekilde gelir elde edebilecek? Bu sorunun yanıtı da yine Blockchain’de. Blockchain Teknolojisi sayesinde yazılan Akıllı Sözleşme ile birlikte kullanıcının platformda gezinirken abartı reklamlar ile karşılaşmak yerine; faydalandığı ve okuduğu içerikler başına mikro ödeme yapabilmesini olanaklı kılabiliyor. Bu durum şüphesiz ki özgün içerik üreticileri için kurtarıcı bir çözüm önerisi anlamına gelmektedir.
Tedarik zincirleri konusu yine çoğunuzun yabancı olmadığını düşündüğüm bir alan. Özellikle, platformumuzda haftada neredeyse bir adet tedarik zinciri ilişkili haber paylaştığımızı göz önünde tutacak olursak en kötü ne olduğunu ve ne işe yaradığını bildiğinizi düşünüyorum. En önemli tedarik zinciri haberlerinden biri olan şu içeriğe göz atmak isteyebilirsiniz:
Çok güzel olmaz mıydı; her ay yazdığınız bir Akıllı Sözleşme ile kiranızın otomatik olarak ödendiğini görmek? Bankacılık hizmeti olarak da otomatik ödeme talimatı olduğunu biliyorum. Fakat burdaki önemi kavrayabilmek için sözleşme yapısında çeşitli eklemeler yapabildiğinizi ve kiranın gönderilmesi için çeşitli koşullar oluşturabileceğinizi göz önünde tutmak olacaktır. Yani; şunu diyebilirsiniz; ev sahibim Akıllı Sözleşme‘ye kiramı almak istiyorum diye talimat gönderdiğinde ve talimatın geldiği tarih x-y zaman aralığında ve öncesinde olumsuz bir emrim yoksa şu miktarda ödeme gerçekleşsin gibi. Sistemin bir diğer güzel yanı ise bankada yer yer verilerin kaybolması sorunu ile karşılaşabiliyor olmamıza karşın Blockchain yapılarının böyle bir tehditinin önemli ölçüde düşük olmasıdır. Özellikle Bitcoin ana ağının 10 seneyi aşkın süredir işlemekte olduğunu göz önünde tuttuğumuzda bu durumun önemi daha iyi anlaşılmaktadır.
Şu ana kadar anlattıklarımızın haricinde onlarca farklı işlemi gerçekleştirmeniz Blockchain Teknolojileri sayesinde mümkün. Sadece ne istediğinizi bilmeniz ve ne şekilde uygulamak istediğinize karar vermeniz yeterli. Ardından iyi bir yazılımcı ile ya da kendi başınıza Akıllı Sözleşme‘nizi yazabilir ve sistemin size sunduğu tüm gelişmiş hizmetlerden faydalanabilirsiniz. Blockchain Teknolojisini kullanmak için kendinizi geliştirdikten sonra kısa sürede ihtiyacınız olan ürünleri tasarlayabilir ve aktif olarak faydalanabilirsiniz. Üstelik tüm bu süreçlerin size maliyeti ise hesabı yapılamayacak kadar küçük meblağlar (üst düzey bir ürün ya da kurumsal bir ürün geliştirmediğiniz varsayılarak).
The post Blockchain Teknolojisi ile ne yapılabilir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Blockchain niçin kullanılmalıdır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>İnternet ve online deneyimimiz başladığından bu yana çeşitli sorunlar da ortaya çıkmaya başladı. Özellikle, vatandaşların verilerini çeşitli kurum ya da devlet organlarına pazarlayan hacker ya da devlet kademesindekiler ciddi sorunların ortaya çıkmasına sebep olmakta.
Blockchain ya da Türkçesi ile Kayıt Zincir dediğimiz yapı ise tüm bu veriler dahil ekosisteme gönderilen tüm verileri şifreleyerek güven altında olmasını sağlıyor. Bu bağlamda eğer devamlı değişken olan bir ürün ya da hizmetiniz varsa; üzerinde gerçekleşen çeşitli değişiklikleri de görmek ya da takip etmek isteyebilirsiniz. Böylelikle bu noktada Blockchain Teknolojisi devreye girmektedir. Fakat bir not ekleyelim: tüm bu verilerinizi merkezi otoriteden bağımsız olarak kamuya açık şifrelemeyi tercih etmeniz gerekir ki Blockchain ile olan ilişkiniz daha sağlıklı bir yapıda olsun.
Şu ana dek Blockchain Teknolojisinin geliştirilmesi ve en işlevsel olanının bulunması amacıyla geçtiğimiz yıllardan bu güne 100 Milyon Dolar’ı aşkın araştırma ve geliştirme bütçeleri harcandı.
Blockchain denildiğinde akla ilk gelen kavram ve faydalarından biri de hiç şüphesiz yarattığı “Dijital Sahiplik“tir. Yeni teknolojinin sunduğu en önemli hizmetlerden biri dijital dünya içerisinde kimlik doğrulama ve sahipliği kayıt altına almasıdır. Bu durumun da en önemli sonuçlarından biri de dijital kimlik ve sahiplik gibi kavramların ortaya çıkmasından sonra bu alan kapsam içerisinde yer alan tüm kullanıcıların birbirleri ile bağlantısını kuruyor olmasıdır. Bu durumun da artık internet dünyasında yer alan her şeyin bir değer kazanma sürecine girmesine de ön ayak olduğunu aktarmak isterim. Zira, mevcut hak sahipliği başta olmak üzere dijital dünyanın parçası olan her şey artık dış dünyadan öte bir konuma gelebilmişlerdir.
Blockchain teknolojilerinin önemini kavrayabilmek için öncelikle sorulması gereken ana soru şudur. “Kağıt bazlı güvenlik mi daha güvenilir yoksa kriptografik Blockchain ekosistemleri mi?” Bana göre 2. seçenek her daim ağır basacaktır. Özellikle kağıt daha doğrusu basılı materyalin değiştirilmesi yani manipüle edilmesi bu kadar kolayken. Bu durumun yanı sıra basılı materyallerin belirli raf ömürleri olmasına karşın Bitcoin ana ağı 10 seneyi aşkın süredir tek hata olmaksızın çalışmaktadır.
Ayrıca devamlı değişken bir yapıda olan bilgi üretim sürecinde kağıtta güncelleme yapamazsınız. İlk birkaç düzenlemeyi yapabilir olmanız ilerleyen süreçlerde devamlı aynı şeyleri yapabileceğiniz anlamına gelmiyor. Özellikle 100 kişinin çalıştığı bir ofisi örnek verecek olursak daha iyi anlaşılacaktır. Tüm çalışanların üzerinde değişiklik yapmaları gereken bir form düşünün. Bu formun da bir yerden sonra paramparça olması ya da verilerin okunamaz hale gelmesi dışında alternatif yok sanırım. Bu yüzden de aynı şeyleri kayıt zincir üzerinden kamuya açık olarak gerçekleştirebilirsiniz. Zaman damgası dediğimiz özellik sayesinde ise tüm zincir üzerinde gerçekleşen işlemler, anlık zaman bağlamında görülebilecektir.
Düşünsenize elinizde hassas bazı dökümanlar var ve tescil etmek istiyorsunuz. Gittiğiniz herhangi bir kurumdaki şahsın dökümanlarınızdan faydalanmayacağı ya da fikrinizi çalmayacağının garantisi yok. Aynı zamanda 3. taraf olarak işleyen merkezi otoritenin benim bilgilerime niçin ulaşma hakkı olsun ki? Bu yüzden de kayıt zincir üzerinde gönderilen tüm verilerin şifrelendiği ve bu durumun merkezi otoritenin sansür ya da çeşitli uygulamarından kurtulmayı sağladığı görülmektedir.
Yaptığınız kişisel ya da kurumsal işlem/transferin milisaniyeler içerisinde gerçekleşmesi gibi beklentiniz varsa merkezi otoriteye bağlı çeşitli yapılar tercih edilebilir. Buna karşın daha zamana yayılmış fakat size çeşitli haklar tanıyan ve sizi otoriteden koruyan bir yapı isterseniz de karşınıza gayrı-merkezi Blockchain çıkacaktır. Ayrıca, Blockchain’lerin yavaş olmasından öte merkezi bir yapı altında varlık göstermemesi de yine biraz tuzlu bir seçenek olmakta.
Merkezi olmayan Blockchain’lerin çalışma prensibi kazım yöntemine dayandığı için bu işlemin gerçekleşmesini sağlayan kazıcılara ödeme yapılması gerekir. Yani gerçekleşmesi gereken her işlem için ttansfer ücreti ödenmesi gerekmektedir. Yine karşılaştırma yapacak olursak müşterinin sahip olduğu kapalı ağ yapısına sahip ürün daha hızlı olacaktır tabii ki.
Tüm bunlara ek olarak Blockchain, her geçen gün daha da önemli bir hale gelmekte. Gelişmeler sürdükçe de niçin destek çıkmamız gerektiğini daha iyi anlayacağımızı düşünüyorum.
The post Blockchain niçin kullanılmalıdır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post En aktif protokol Bitcoin’in değil Ethereum’un! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Market değerinin göz ardı edildiği araştırmada Ethereum‘un en çok geliştirilen kripto paralar arasında zirvede yer aldığı paylaşıldı. Toplam kod kategorisinde 99’dan fazla geliştirici bulunan Ethereum‘un bu alanda Bitcoin‘i bile geride bıraktığı ifade ediliyor.
Araştırmanın iki esas alan üzerinden gerçekleştirildiğinin vurgulandığı raporda her Blockchain‘in bu kapsamda değerlendirildiği ifade edildi. “Çekirdek” ve “toplam kod” şeklinde ifade edilen 2 ayrı araştırma alanının referans alındığı araştırmada; toplam kod ile proje üzerinde yapılan her değişikliğin hesaba katıldığı ifade edildi. Buna karşın “çekirdek” diye tabir edilen araştırma kapsamında ise; Blockchain‘lerin geliştirme ile ilgili kod değişiklikleri sadece hesaba katıldı.
Ethereum gibi Blockchain yürüten projeler için akıllı sözleşmelerinde yapılan her değişikliğin “çekirdek” kapsamında ele alınmasına karşın; Ethereum Classic ve Bitcoin Cash gibi fork ile ana ağdan ayrılan coinlerde ise sadece yeni kod eklenmesi sayıldı. Bu şekilde daha tutarlı sonuçlar elde etmeyi amaçlayan araştırmacılar; yapılan virgül değişikliğinin bile sayılması durumunda hatalı sonuç alınmış olabileceği yorumlarına neden olmaktadır.
Araştırmada dikkat çeken detaylardan bir diğeri ise; olumsuz market durumuna rağmen geliştirme aşamasının olumsuz etkilenmemesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Herkesin Blockchain’i geliştirdiği Boğa Sezonu bittikten sonra da çeşitli Blockchain’lerde sadece %4’lük bir geliştirici oranında düşüşün yaşanmış olması da bu kanıyı destekler niteliktedir.
Araştırmaya göre 2017 Boğa Sezonu‘nda 2,800 Blockchain toplamında var olan geliştirici sayısının 2,200’ün altında kaldığına; fakat günümüzde bu sayının 4,350 dolaylarında olduğuna dikkat çekildi. Araştırmada not olarak da Lightning‘deki geliştirici sayısının ise hesaba katılmadığı yer aldı
Akıllı sözleşmeler kapsamında oluşturulan ve en aktif olarak öne çıkanların; Tron, EOS, Ethereum, Cardano olduğuna yer verildi. Cardano’nun en düşük market hacmine sahip olan proje olmasına karşın en aktif olan proje olarak da liderliği elinde tuttuğuna yer verildi (ETH hariç)

Ethereum’un 99’dan fazla çekirdek protokol üzerine çalışan geliştiricisinin olmasına karşın; Bitcoin’in sadece 47 geliştiriciye sahip olduğu ifade edildi. Bununla birlikte Ethereum’un toplam kod kategorisinde de liderliği eline aldığı ifade edildi.
Yüz milyonlarca dolar değerinde çeşitli coinlerin sayıları 10 ile 20 arasında değişen aylık geliştiriciler tarafından ayakta tutulduğuna yer verildi. Daha ilginci ise Ethereum Classic gibi çeyrek milyar dolarlık bir platformun sadece 5-6 geliştirici tarafından ayakta tutuluyor olduğu oldu.
The post En aktif protokol Bitcoin’in değil Ethereum’un! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Tron firması yeni oyun mu peşinde (?): TRC-20 versiyonlu USDT first appeared on Kripto Bülten.
]]>Şirketin yaptığı açıklamaya göre; yeni anlaşma ile birlikte yatırımcıların daha kolay bir şekilde işlem yapmasının sağlanmaya çalışıldığı ve gayrı-merkezi uygulamalara erişim ile ilgili daha rahat bir alternatif sunmaya çalışıldığı vurgulandı.
Şirket açıklamasının devamında Tron Blockchain’i kullanılarak, kurumsal yatırımcıların stabil coinlerle buluşturulmasının amaçlandığı vurgusuna yer verilse de durumun bu kadar masumane olmadığı açıkça ortada yer almaktadır. Zira; bilindiği üzere Ethereum Blockchain’i an itibariyle en başarılı Blockchainlerin başında yer almaktadır. Bu durumun yanı sıra Ethereum’un hem popüleritesinin genele yayılmış olması da insanlar nezdinde kabulünü daha kolay kılmaktadır. Bu durumun kurumsal yatırımcı için de benzer bir yapıda olduğunu ifade etmeliyiz.
Tron Blockchain’i kurucusu her ne kadar Ethereum’a laf atsa; bilindiği üzere Tron Ethereum Blockchain’inin bir klonu olmaktan öteye geçemedi. Peki bu kadar başarılı ve kendini ispatlamış bir projeye karşı Tron neler başardı?
Bu soruya verilebilecek gerçek bir yanıt olmasa da; en son Binance ortaklığı ile gerçekleştirilen ICO ile BitTorrent aracılığıyla yatırımcılardan milyonlarca dolar fon toplandı. Ardından bu da yetmedi salım-satım yönünde sıkıştırma sağlanarak pump yaptırıldı ve piyasaya milyonlarca dolar değerinde BTT token yedirildi.
Tether’in Bitcoin ve Ethereum üzerinde an itibariyle iki farklı stabil coin’i bulunmasına karşın Tron ile yapılan işbirliğinin masumane ve sektörün yararına olması amacıyla yapılmadığına eminiz. Bu durumdan ötürü bizler bu yeni gelişmeye marketin iyiliğini gözeterek mesafeli yaklaşacağız. Eğer Justin Sun bir farklılık yapar da bizi yanıltırsa, bu durum ile ilgili yeni gelişmeleri aktaracağımızın altını çizeriz. Bizler taraftar değil; yatırımcıyız. Dolayısıyla markete bütün olarak zarar verenin her zaman karşısında duracağız.
The post Tron firması yeni oyun mu peşinde (?): TRC-20 versiyonlu USDT first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bitcoin için 1 Milyon Dolar hedefi paylaşanlar listesi first appeared on Kripto Bülten.
]]>Geçtiğimiz hafta aktardığımız üzere; IBM Blockchain bölüm başkan yardımcısı Jesse Lund, Bitcoin için 1 Milyon Dolar yorumunu paylaşarak gündemi tekrar aktif etmişti.
Lund, yıl sonu için Bitcoin fiyatının 5,000 USD seviye civarında olabileceğini fakat uzun vadede 1 Milyon Doları bulacağını iddia etmişti. Sektörün toplam market cap’i için de 20 Trilyon Dolarlık bir sektör yorumunu yaptı.
Lund, ilk olarak 2016 senesinde ilginç bir yorum paylaşmış ve yatırımcı analizini çok iyi yaptığını göstermişti. Lund 2016’da; insanların 1,000 USD olana dek Bitcoin almayacağını, fakat 10,000 USD dolayına erişecek olan Bitcoin için alım için koşturacağını ilk paylaşan isim olmuştu.
İsveçli girişimci Rick Falkvinge de Bitcoin fiyatıyla ilgili spekülatif açıklamalarda bulunarak kayıtlara geçen bir diğer önemli isim oldu. Falkvinge, sektörün global piyasaya göre %1 ile %10 aralığında yer almasını beklediği ifade etti. Bu değerlerin sektör için ne anlama geldiğini de şöyle aktarabiliriz: 600 Milyar USD – 6 Trilyon USD!
Evet, doğru okudunuz! Eğer Falkvinge’nin ifade ettiği senaryo gerçekleşirse kötümser senaryoda market cap 600 Milyar Dolar olacakken, iyimser senaryoda ise 6 Trilyon Doları bulması bekleniyor. Bitcoin fiyatı içinse; kötümser senaryoda adet fiyatı için 100,000 USD, iyimser senaryo içinse 1 Milyon USD beklentisi anlamına geliyor.
Wences Casares de Bitcoin fiyatı için görüşünü paylaşan önemli isimlerden oldu. 2015’te gerçekleşen bir etkinlik kapsamında konuşan Casares, Bitcoin fiyatı için Milyon Dolar’ın bile az olduğuna inandığını ifade etti. Kendisi güncel Bitcoin değerinin Milyon Dolar ettiğine inandığını paylaşarak şu ana dek en iddialı açıklamalardan birine imza atmış oldu.
Casares’in tahmini tutar mı bilinmez ama ifade ettiği üzere, test etmek için henüz 6 senemiz kaldı. 2025 senesinde eğer Bitcoin Milyon Dolar’ı geçmememişse kendisine diyecek bir çift lafımız olabilir.
Kripto piyasaların en asis çocuklarından 70’ini deviren John Mcafee de yer yer BTC fiyatı ile ilgili manipülatif açıklamalar yapanlardan biri. Kendisi de geçen hafta yaptığı açıklama ile Bitcoin fiyatının Milyon Doları geçeceğine inandığını paylaştı.
Bitcoin fiyatının Milyon Doları bulacağı tarih beklentisini de 31 Aralık 2020 şeklinde paylaşan McAfee, gerçekleşmemesi durumunda ulusal bir kanalın canlı yayınında cinsel organını yiyeceğini paylaştı.
McAfee’nin kötü bir sürpriz ile karşılaşmaması için her zaman yaptığı gibi sektörü pump’laması gerekecek anlaşılan.
Bitcoin fiyatı 1 Milyon Doları bulur mu? Bulsa da ne zaman bulacak? gibi sorulara şu an için hiç kimse kesin bir yanıt bulamasa da bu tarz açıklamalarla gündeme gelerek sektörün umutlarını arttıran önemli isimlere şık tutmaya çalıştık.
Editör Tahmini: Bana göre Bitcoin’in 10 sene içerisinde Milyon Dolar değerine erişmesi tahmin ötesi bir gelişme. Zira kripto piyasalar çok canlı bir alan ve böylesine uzun soluklu bir trend kimsenin ön görebileceği bir durum değildir. İddiayı dile getiren kim olursa olsun; hiçbir dayanağı yoktur bana göre. Benim daha rasyonel fiyat beklentim ise Bitcoin fiyatının 50,000 USD’yi bulabileceği yönünde.
Bu bölümde yer alan hiçbir bilgi yatırım tavsiyesi değildir. Yatırım tavsiyesi olmadığı gibi yatırım danışmanlığı kapsamında da değerlendirilemeyeceğini ve yatırımcının yatırım öncesi kendi araştırmasını yapmasının gerekliliğini ifade ederiz. Kullanıcı (siteyi kullanarak) site yöneticilerinin kişisel görüşlerini paylaşabileceklerini ve kendisnin bu görüşlere uymak zorunda olmadığının bilincinde olduğunu kabul eder.
The post Bitcoin için 1 Milyon Dolar hedefi paylaşanlar listesi first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bitcoin, tarihinin en güçlü evresinde yer alıyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Kesinlikle öyle. Fakat; baştan bankacılar ve medya olmak üzere, siyasetçiler, iş adamları gibi onlarca farklı sektör yaşanan düzeltmeler sonrası Bitcoin için öldü ve balon patladı şeklinde yorumlar yaparak bu kötü sürecin biraz uzamasından başka bir işe yaramadılar.
Geride bıraktığımız 10 yıla baktığımızda Bitcoin için %85’i bulan 5 büyük düzeltme ile karşılaşmaktayız. İçerisinde yer aldığımız; 14 aydır sürmekte olan ayı sezonu da buna dahil olmak üzere; Bitcoin her daim ayakta kalabilmiş ve sansasyonel geri dönüş trendleri geliştirmiştir. Ayrıca önceki 4 büyük düzeltmeden sonra da tüm zamanların en yüksek seviyesini de her çöküş sonrası test edebilmiştir.
Yukardaki twitte; bir sosyal medya kullanıcısının Bitcoin için görülen ilk zirve sonrası yaşanan düzeltmelere istinaden insanların yaptığı yoruma dikkat çekilmiştir. Zira insanlar için 15.15 USD seviyesinde yer alan Bitcoin, artık sona gelmiş; ölmek üzeredir.
Yukardaki twit serilerine de göz attığımızda yine benzer senaryolar ile karşı karşıya kalmaktayız. Her zirve sonrası sert düzeltmeler birbirini takip etmiş ve insanlar karamsar bir ruh haline bürünmüştür. Fakat Bitcoin, her seferinde karamsarlık içerisine bürünen yatırımcıya tokatı basabilmiştir.
Bitcoin’in şu ana dek yaşadığı 4 geri dönüşü göz önünde bulundurduğumuzda; 2019 için de yine bir başka geri dönüşlerden birine şahit olmamamız için hiçbir neden bulunmuyor. Bitcoin’in yine bu şekilde kösteklik yapanlara sert bir tokat indirebileceği ve yeni bir zirve denemesi gerçekleştirmesi yatırımcılar için ciddi anlamda ağır basan bir gelişme olarak masada duruyor.
Her geri dönüş de yine bir başka zirve yorumunu beraberinde getirirken; bizler için yeni zirvenin 45-50 Bin USD seviyeleri olabileceği beklentisi ön planda.
Blockchain Teknolojisinin de bu denli yaygınlaşmaya başladığı ve önemli kurumsal yatırımcıların da sektöre girmekte olduğu bir dönemde marketin geri dönüş hareketi geliştirmeyeceğini söylemek sektörü iyi okuyamamaktan başka değildir.
The post Bitcoin, tarihinin en güçlü evresinde yer alıyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Binance Araştırması: JPM Coin şimdilik Ripple’ın XRP Coin’i ile yarış halinde değil! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Daha önce de JPM Coin hakkında ve geliştirilmesiyle ilgili sizlere ayrıntılı bilgi vermiştik. Geliştirilen koinin USD destekli ve her daim 1:1 oranıyla işlem görmesi planlanıyor.
Binance Araştırma ekibinin aktardığına göre; JPM Coin’in Ethereum’dan fork yoluyla ayrışan Quarum Blockchain ağında varlık gösterebileceği vurgulandı. Koinin işlevi noktasında da yüksek limitli kurumsal şirket para transferlerinin gizli bir şekilde yapılmasına olanak tanıyacağına vurgu yapıldı.
Şimdilik ağın gizli olacağını göz önünde bulunduran Binance Araştırma ekibi, dolayısıyla kısa vadede bankalar arası transferlerde XRP benzeri bir işlevin olması için mümkün yol görünmüyor yorumunu yaptı. Fakat orta ve uzun vadede ağ değişikliği yaşanması durumunda bu durumun değişebileceğini göz önünde bulundurmak gerekecektir.
Binance, JP Morgan şirketinin yönettiği 2,6 Trilyon Dolarlık varlığa işaret ederek; geliştirilecek koinin piyasada en fazla aktif olacak olan koin olacağını ifade etti. Ayrıca toplam değer olarak da piyasada 1 numara aday olmaya aday olduğu yorumuna yer verildi.
Gizli Blockchain ağının kullanıyor oluşun nedeniyle, Dünya’nın 3. nesil ve en önemli stabil koini olma iddiasında şu an için söz sahibi olamadığı paylaşılan açıklama; JPM Coin’in önemi ifade edildi.
Zira, stabil koinler ele alındığında; ilk jenerasyon stabil koin olan USDT ve sonraki stabil koinler ile arasında önemli farklılıklar göze çarpıyor. En önemlisi de büyük para transferlerinin artık ağ üzerinde gerçekleşecek olmasıdır.
Bu durumla birlikte, bankaların da JPM tercihi yerine ileriki süreçlerde kendi koinlerini geliştirebileceklerine atıfta bulunarak; yeni oyunculara işaret edildi.
JP Morgan CEO’su da daha önce gerçekleştirdiği bir açıklama ile koinin kendi müşterisini bulacağını ve önemli bir işlev üstleneceğine inandığı aktararak ekip olarak güvenlerini paylaştılar.
Kaynak: Binance
The post Binance Araştırması: JPM Coin şimdilik Ripple’ın XRP Coin’i ile yarış halinde değil! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Microsoft, ICO alanına giriyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Microsoft, en son sunduğu hizmetler kısmında Azure platformu altında Stratis ürününü takdim etti. Platform Londra merkezli Stratis grubu tarafından hizmet verecek. Buna göre yeni hizmet kapsamında Stratis üzerinden ICO süresince koin dağıtılmasını mümkün kılan hizmetini aktif ederek ICO yürüten firmaların fon toplamasına yardımcı olacak. Buna göre hizmet kapsamında yatırımcıların güvenli ve hızlı fon toplanacak, ardından da yine aynı şekilde koin dağıtımı güvenli ve hızlıca gerçekleştirilecek. Buna göre servis hizmeti ve katılımı Bitcoin ve Strat koin (platformun kendi tokenı) ile yapılabilecek!
Teyit etmek için: şu bağlantı üzerinden Microsoft’un kendi sitesinden kontrol edilebilir.
Stratis platformu ile birlikte yatırımcılara çeşitli olanaklar sunan Microsoft, ek olarak kullanıcların nakit-koin değişimini de yapabilmesine imkan tanıyacağını duyurdu.
Microsoft, sektöre sansasyonel bir dönemde girerek bu alanda da var olacağının altını çizmiş oldu. Zira 2017 senesinde yaşanan zirve döneminden sonra gelen dip dönemi ile birlikte markete girerek; sektöre olan inancını göstermiş oldu.
ICO’lar aracılığıyla şirketler milyarlarca dolar fon toplarken; çeşitli dolandırıcılar için de alternatif bir yöntem haline gelmişti. Özellikle, şu ana dek onlarca şirket topladıkları fonlarla kaçarken; yer yer de şirketler hiçbir şey üretmeyerek yatırımcıları milyarlarca dolarlık zarara uğrattı. Bu doğrultuda, çeşitli regülasyonlara sahip olan Stratis Plaformunun değişimde etkide bulunabileceği göz ardı edilmemelidir.
Microsoft’un ICO alanına yaptığı yatırım hakkında ne düşünüyorsunuz?
The post Microsoft, ICO alanına giriyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post 7.4 Trilyon Dolarlık Fidelity Investment Kripto Bölümü Bitcoin Lightning “Güven Ağı”na Katıldı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Böylelikle, Lightning ile birlikte gelecek olan daha hızlı işlem yapabilme özelliği gibi daha ucuz transfer ve daha gizli transferler de genel olarak aktif edilmiş değil.
Geçtiğimiz haftalarda Twitter üzerinden Lightning katmanının ana ağa eklenmesi ile ilgili bir güven ağı oluşturulmuştu. Böylelikle önemli isimler birbirlerine üzerine eklemeler yaparak ufak miktarda satoşi transfer etmekteydi. En son 7.4 Trilyon Dolarlık fon yöneten Fidelity Investment finansal şirket kripto bölümünün meşaleyi devralmasıyla yatırımcılar nezdinde heyecan uyandırttı.
Böylelikle, Fidelity Investment Kripto Bölümü 3.64Milyon satoşilik ödeme alacak ve meşaleyi sıradaki önemli isme devretmesi beklenmekteydi. Ardından, Fidelity Investment bir sonraki kişi olarak Harvard Üniversitesi’nde öğrenci olan ve aynı zamanda Blockchain kulübünde yer alan bir isme meşaleyi devrederek Bitcoin Lightning ateşinin her yere ulaşması için üzerine düşeni yapmış oldu.
Geçtiğimiz hafta meşaleyi Twitter CEO’su Jack Dorsey devralmıştı. Ardından sıradaki kişiye devretmesi ile birlikte meşale yarışı önem kazanmıştı.
Yine yakın zamanda Twitter CEO’su tippin uygulasını da duyurmuş ve mikro ödeme yapılmasını Twitter sistemine entegre etmeye çalıştıklarını göstermişti. Buna göre insanlar içerik paylaşımcılarına -takip ettikleri kişi vs- mikro ödeme yapabilecek ve insanlar özgün içeriklerinden gelir elde edebilmelerinin yolunu açtı.
Dorsey’n takdim ettiği uygulama; Chrome ve Firefox tarayıcılarına entegre olabilen ve kullanıcıların mikro ödeme yapabilmelerine olanak tanıyan bir uygulama. İnsanların Twitter üzerinden paylaştıkları üzerinden BTC alabilmelerini mümkün kılan bu özellik sosyal medya platformuna güç katacak gibi duruyor. Özellikle, Blockchain ve kripto para devriminin gerçekleşmeye başladığı bu dönemde yeni sisteme entegre olmayan platformların geleceğe kalırlığının ciddi tehdit altında olduğu su götürmez bir gerçek.
The post 7.4 Trilyon Dolarlık Fidelity Investment Kripto Bölümü Bitcoin Lightning “Güven Ağı”na Katıldı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post BTC transferleri son bir yılın zirvesindeyken, hacim ise yatay seyrediyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>En son 2017 Aralık ayında Bitcoin ana ağında gerçekleşen transfer sayısı rekor kırmışken, 2018 ortalarına kadar transfer sayısında düşüş olmuştu. 2018 ortalarından itibaren transfer sayısında yukarı yönlü bir artış başladı. Bu artış da son bir hafta içerisinde yeni bir zirve noktası olan günlük 350,000 transfer sayısını geçti. Bilindiği üzere 2017‘de Bitcoin‘in sansasyonel hareket yaşadığı dönem, günlük gerçekleşen transfer sayısı 490,000‘i geçmişti. Bu spekülasyon döneminden sonra, 2018’in ilk haftalarında da transfer sayısı ciddi oranda yüksekti. Bu durum, Bitcoin ana ağına entegre edilen Lightning (şimşek) güncellemesi döneminden bile daha yüksek olarak kayıtlara geçti.

Bitcoin ana ağında gerçekleşen tüm bu transfer sayılarının fiyat üzerinde bir etkisi olduğunu söylemek yanılgıdan öteye gitmeyecektir. Zira, ağ üzerinde gerçekleşen transfer sayısı yıllık bazda zirveye oynamasına karşın fiyatın yıllık en dip bölgeler olan 3,500–3,700 aralığında olması bu gerçeğe işaret etmektedir.
2017 sene sonuna doğru, fiyatın zirve yaptığı aylarda günlük yüzbinlerce Bitcoin değerinde hacim gerçekleşiyordu. Buna karşın, şu an 2019’da ortalama 50,000 BTC işlem hacminin gerçekleşmesi olması da fiyatın niçin düşük olduğu hakkında fikir vermekte.

2017 yılı için Bitcoin tartışmalarında konuşulan ana konulardan biri, transfer başına kazıcılara ödenen ücretti. Zira, hatırlanacağı üzere bir ara işlem başına 50$’ı geçen ücretler ödenmekteydi. Şimdilerde ise işlem başına ortalama 0.25$ gibi düşük bir ücretin söz konusu olması nedeniyle bu tartışma konusu bir müddet daha kapalı kalacak gibi duruyor. Her ne kadar BCH ana ağından 50 kat daha pahalı olsa dahi, Bitcoin’in konvansiyonel olarak edindiği konum nedeniyle yatırımcılar 0.25$’ı dert edinmiyor.
Tüm bu tartışmaların yaşandığı bir ortamda fiyatın nereye varacağı ve işlem ücretlerinin tekrar tavan yapıp yapmayacağı yatırımcıların en çok gündemini işgal eden konular olarak karşımıza çıkmaktadır. Fakat, şu da bir gerçek ki yeni bir trend başlayana dek daha fazla Lightning node’nun varlığı nedeniyle uçuk işlem komisyonları ödenmeyeceğini düşünüyorum.
Bitcoin işlem ücretleri ile ana ağda gerçekleşen işlem sayısı arasında pozitif korelasyon olduğu bir gerçek. Fakat, ağın yoğunluğu arttıkça yine aynı şekilde fiyat ile ilgili de yukarı yönlü trend gerçekleştiği için çoğu zaman düşük fiyat ile alım yapan yatırımcılar tarafından dert edilmiyor.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Görüşlerinizi paylaşır mısınız?
The post BTC transferleri son bir yılın zirvesindeyken, hacim ise yatay seyrediyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Blockchain Teknolojisi Nasıl Çalışır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Blockchain Teknolojisi her ne kadar günümüzde kripto paralar sayesinde popüler olmuş olsa da geçmişi 1970’lere dayanan eski bir sistemdir. Bu başlık altında günümüz kripto paraları ile işleyen Blockchain Teknolojisini ele alarak inceleyeceğiz.
Teknolojinin esas çalışma prensipleri arasında 3 ana öğe ilk olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu öğeler ise sırasıyla; 1) özel şifre kriptografisi, 2) ortak bir defter (ledger) kullanan dağınık bir ağ yapısının varlığı ve son olarak da 3) bu ağdaki tüm işlemlerin gerçekleşmesini sağlayan sistem: tüm işlemlerin kaydını güvenli bir şekilde tutan kişilerin varlığı.

Bu durumu daha iyi anlatabilmek adına bir örnekle başlamak istiyorum.
Ayşe, Hakkari’de doğup büyüdü ve İstanbul’da üniversite okumaya hak kazandı. Üniversitede başarılı bir öğrencilik geçiren Ayşe, Amerika’da yüksek lisans yapmak üzere kabul aldı. Amerika’ya gittikten sonra paraya ihtiyacı olduğunda babasını aradı. Fakat bir keresinde acil paraya sıkıştı ve babasının banka yolula gönderdiği paranın Ayşe’ye varmasının 1 haftadan uzun sürdüğü için yeni bir yol bulmak durumundaydı. Ayşe, babasına Blockchain ve kripto paralardan bahsetti ve ilgili şu yazıyı okumasını istedi: Blockchain Teknolojisi Nedir?.
Babası da ilk iş olarak ilgili yazıyı okudu ve hemen soğuk cüzdan açtı. Ardından 2 farklı şifre ile karşı karşıya kaldı. Bu şifrelerden ilki public key diye anılan iken diğerinin de private key yani özel şifre olduğunu gördü.
Bunların ne işe yaradığını tekrar Ayşe’ye sordu. Ayşe ise babasına; public key yani genel şifre/adres ile ödeme alabileceğini ve insanlar ile paylaşmasının sorun yaratmayacağını ancak private key olan şifrenin oldukça önemli olduğunu ve hiç kimse ile paylaşmamasını; oldukça korunaklı bir şekilde saklamasını istedi. Çünkü bu şifreyi ele geçirebilen biri olursa tüm kripto paralarını alabilecektir.
Ayşe ardından; Bitcoin Nasıl Alınır? isimli yazıyı babası ile paylaştı. Böylelikle babası artık Bitcoin sahibi olmuş oldu. Ardından, Ayşe babasına public key yani genele açık adresini gönderdi. Babası ise kişiye özel şifresi (private key) ile cüzdanına eriştikten sonra Ayşe’nin adresini ilgili kısma yazdı ve göndermek istediği paraya tekabül eden Bitcoin miktarını gönderdi.
Bu süreç boyunca Ayşe ve babası birbiri ile genel adreslerini paylaşıp kişiye özel şifrelerini paylaşmadılar. Cüzdan açılması dahil, Bitcoin alımı ve gönderimi toplam yarım saat içerisinde çözülmüş oldu. Böylelikle Ayşe parayı hemen alabildi.
Kişiye özel şifre ile genele açık adresin bir araya gelmesi ile birlikte hem Ayşe’nin hem de babasının kişisel dijital imzası Blockchain sisteminde yaratılmış oldu.
Bir şeye sahiplik derecenizin güçlü olması, dijital sahiplik durumunuzun da güvenli olduğu anlamına gelmemektedir. Bu sürecin ağ içerisinde çeşitli süreçlerden geçerek onaylanması gerekir. Blockchain ağında bu durum daha kapsamlı olarak; dağınık bir ağ yapısı ile gerçekleştiğinden güvenlik seviyesi en üst düzeye çıktığı gibi anonimlik de ciddi oranda elde edilmektedir.
Bitcoin ve Ethereum gibi çeşitli Blockchain’lerin en önemli özelliklerinden biri dağınık ağ yapısı sayesinde güvenliği en üst düzeye çıkarmalarıdır. Bu durumu şu şekilde ifade edebiliriz; aynı işlemi izleyen binlerce insanın olduğunu düşünün. Yani; babasının Ayşe’ye gönderdiği Bitcoin binlerce insan tarafından , bir kişinin bu işleme karşı çıkması diğer insanlar tarafından engellenecektir. Haliyle bu işlemin gerçekleşmemesi imkansıza yakındır. Olayı bir de şu açıdan ele alalım: Bitcoin Blockchain’i şu an 100,000 büyük bankanın toplam güvenliğine eş değer bir ağ tarafından korunmaktadır. Bunun yanı sıra Ethereum ağı ise Google ve Facebook dahil çoğu büyük şirketten daha güvenilir bir yapıda (Ethereum Blockchaini anlık: 141,000 GH/S ile korunmakta)

İşlemler, ağa bir hesaptan gönderim yapıldığı yönünde talimatın verilmesi ile başlar. Bu işlemin başlaması da kişinin sahip olduğu özel şifresi ile karşı tarafın sunduğu genel adrese gönderim yapılması ile başlamış olur.
Bu durumda, tüm bilgileri; zaman, miktar, kimlik vs kendinde bulunduran Blok ekosisteme gönderilir. Böylelikle tüm node’lar bu yeni veriyi gözden geçirir ve ağ yapısına uygun olduğunakanaat getirilirse ekosisteme entegre edilmesine izin verir.
Blockchain ile yeni tanışan birinin ilk sorduğu soru insanların niçin bu güvenliği sağlamak üzere bilgisayarlarını feda ettikleri oluyor. Bu durumun cevabı çok basit: kazım/mining. Daha ayrıntılı bilgi için ilgili içeriğe göz atabilirsiniz: Bitcoin mining nasıl çalışır?
Bu soruya en basit haliyle cevap verecek olursak; olay tamamen duygusal: para.
Evet çok doğru. İnsanlar sistemin ayakta kalması için bilgisayar işlemcisinin ve gücünü sunarak karşılığında ödül alır. Bu ödül de parçası olunan Blockchain’e göre değişmekte olup eğer Bitcoin Blockchain’i kullanılıyorsa Bitcoin almak anlamına geliyor.
Yani her node ekosisteme yaptığı katkı ölçüsünde Bitcoin almaya hak kazanır ve bu Bitcoin’leri de nakite dönüştürerek gelir elde edebilmektedir.
Bu ağda yer alan her bir kullanıcı bu yüzden güvenliği sağlamak ister. Güvenliği sağlamak için de işlem zamanı, miktarı gibi çeşitli verileri de kayıt altında tutarlar. Böylelikle, aynı Bitcoin’in 2. kez harcanmasının önüne geçilebilecek.
The post Blockchain Teknolojisi Nasıl Çalışır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Blockchain Teknolojisi Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>
Görselden de anlaşılacağı üzere, Wikpedia’nın çalışma prensibi günümüz banka gibi önemli kurumların çalışma prensipleri ile benzerlik gösteren merkeziyetçi bir yapıdadır.
Dağınık bir yapıda kurulan Blockchain yapıları ise bu durumdan çok daha farklı bir dijital üretim sürecinden geçer. Bu da sistemi diğer benzerlerinden ayıran en önemli özelliğidir.
Wikipedia örneği üzerinden açıklayacak olursak; değiştirilen içeriğin geçmişi yani ilgili değişikliğin ne zaman, kim tarafından yapıldığı, önceki versiyonları gibi bilgilere ulaşamıyorken; Blockchain yapılarında ise bu bilgilerin tümüne erişebildiğimiz gibi tüm süreçler herkese açık bir şekilde sürer.

Blockchain üzerinde gerçekleşen her işlem kendi bağımsız düğüm(node)’ünü oluşturur ve tüm işlem geçmişini de kendinde barındırırarak tüketiciye/erişim yapan en güncel halini gösterir.
Görselden de anlaşılacağı üzere merkezi bir yapının yokluğu ilk göze çarpan detay ve bu detay da sistemi diğer benzer yapılardan ayıran en önemli özelliktir. Dağınık bir yapıda varlık gösteren Blockchain sistemlerinde, geleneksel bankacılık ya da kurumlarda var olan 3. parti denetim ya da güven tesisi gerçekleştirebilecek oyuncu yoktur. Bu durumun aksine, ağı tüm yurttaşların kullanımına ve erişimine açıktır. Böylelikle kendi kendine güven inşa eden, tesis eden bir yapının varlığı söz konusu olmuştur.
Bu haliyle geleneksel Blockchain mantığındaki yapılardan ayrışır. Bu durumun yanı sıra kriptografinin de Blockchain’e eklenmesi ve kullanıcların kimlik şifrelerini elinde tutabilmesi(%100 sahiplik) daha farklı konseptte bir sistemin varlığını beraberinde getirdi.
Yeni yapı olan Blockchain endüstrisinin en büyük vaatlerinden biri de “güven” kavramı olmuş, bu yüzden sık sık geleneksel ile çeşitli çatışmalar yaşamıştır. Özellikle konvensiyonel yapılarda yer alan merkezi denetçi ve tam yetkiye sahip yönetici/kurumların varlığına karşın, kullanıcının tam yetki ve hak sahibi iddia edebildiği yeni bir düzeni işaret etmesi ciddi sorunları beraberinde getirmiştir.
Özellikle bankacılık sektörünün ciddi darbe alabileceği düşüncesi seneler süren inkar politikalarını da beraberinde getirmiştir. Zira, bankacılık sektörü ve kağıt para mantığındaki güven duygusunun zayıflamakta olduğu bir dönemde kullanıcının tüm kontrolü elinde bulundurabildiği, mal varlıklarına tek erişim yetkisinin olduğu ve tüm verilerinin herkesin gözü önünde şifrelenmiş bir şekilde kayıt altına alınmış olması bankacılık ve devletler için tehdit olarak görülmekteydi.
Bu durum en son yapılan G-20 toplantıları ile değişmeye başlamış; ülkelerin Blockchain teknolojisini inkardan kabullenme ve adapte etmeleri yönünde yayınlanan deklerasyonla birkez daha ağın ne denli başarılı ve önemli olduğunu göstermesi açısından önemlidir.
The post Blockchain Teknolojisi Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bitstamp ve İsviçreli Dukascopy Bank Anlaştı first appeared on Kripto Bülten.
]]>Ciddi oranda artabilir Bitstamp kripto para borsası tarafından sağlanan bu ortaklığa benzer adımlar sayesinde kullanıcıların kripto piyasasına erişimi kolaylaşıyor. Daha fazla kullanıcının piyasaya dahil olması kripto paraların benimsenme oranını ciddi oranda artırabilir. Kullanıcıların itibar gösterdiği finansal kuruluşların Bitcoin işlemlerine olanak vermesi piyasaya duyulan güveni artırabilir.
The post Bitstamp ve İsviçreli Dukascopy Bank Anlaştı first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bitmain, 2019 piyasa beklentilerini açıkladı first appeared on Kripto Bülten.
]]>Çin merkezli Bitcoin madenciliği devi Bitmain, resmi internet sitesinde 2019 yılında kripto para piyasasından beklentilerini açıkladı.
“Piyasadaki iniş ve çıkışları daha güçlü bir ekosistem oluşturmak için gereken değişimin parçası olarak görüyoruz.” diyen şirket, büyük dijital yatırım kuruluşlarının piyasaya farklı dijital varlıklar sağlamak için geldiğine dikkat çekti. Daha sonra, Blockchain teknolojisinin ilk 10 yılda birçok zorluk yaşadığı fakat bugüne kadar gelişmeyi asla bırakmadığı vurgulandı.
Devamında beklentilerini sıralayan madencilik devi, 2019 yılında düzenleyicilerin istikrar için bir tehdit olduğu duygusundan uzaklaşıp kripto paraların finansal sistemde oynayacağı rolü fark etmesinden başlayarak kripto finansın daha fazla benimseneceğini öngörüyor.
Bu konuyla ilgili olarak “Bunu en son Birleşik Krallık hükümetinin finansal regülatöre kripto paraları denetlemek için daha fazla güç vermeyi önerdiği ve Hong Kong SFC’nin piyasayı yöneten ilk kurallar grubunu tanıttığı zaman gördük.” deniyor. Ardından düşünülen düzenlemenin daha fazla insanın ve kurumun yeni küresel dijital para birimlerinden yararlanabilmelerine yardımcı olabileceği ifade ediliyor.
Şirket, 2019 yılında Blockchain uygulamalarının önemli ölçüde gelişme göstereceğine inanıyor. Şirkete göre uygulamalar gelişmeye devam ettikçe sektörün piyasa kapitalizasyonunun büyümesi de hızlanacak. Buna bağlı olarak Blockchain kullanıcı trafiğindeki üssel büyümenin aynı zamanda daha fazla veri işleme kapasitesi gerektireceği, donanım hızlandırma ve paralel hesaplama teknolojilerinin bu sorunu çözmek için Blockchain ile entegre olacağı kaydediliyor.
The post Bitmain, 2019 piyasa beklentilerini açıkladı first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post 8 uzmandan çarpıcı Bitcoin tahmini first appeared on Kripto Bülten.
]]>‘Genel kabul artacak’
Thomas Lee: Dünya dijitalleşiyor. Bitcoin çok iyi bir proje. Zamanla genel kabulün daha da artacağını düşünüyorum.
‘Yavaş yavaş tüm dünyaya yayılıyor’
Mohamed El-Erian: Bitcoin çok fazla yenilik barındırıyor. Şu anda çok farklı yeni şeyler görüyoruz. Mesela dağıtık defter teknolojisi. Blockchain bunlardan sadece bir tanesi. Yavaş yavaş tüm dünyaya yayılıyor bu yenilikler.
‘Teknolojinin dalganın başındayız’
Mark Yusko: Teknolojik bir dalganın henüz başlarındayız ve bu dalganın ismi kripto. Volatilite kripto para dünyasının bir gerçeği. Yatırımcılara söylemek istediğim şey, eğer asimetrik kârlar elde etmek istiyorsanız portföyünüze kripto paralardan koyun. %1, %2, %3 veya %5 ne kadar isterseniz. Sonra arkanıza yaslanın ve önümüzdeki 10 yıl içinde hisse piyasaları ve kripto para piyasasının kapışmasını izleyin.
‘Bitcoin, bir nevi dijital altın’
Jeremy Allaire: Bitcoin ve Ethereum’a baktığımız zaman, şu anda gerçek değerlerinin altında olduklarını düşünüyorum. Bitcoin bir dereceye kadar gerçek değerinin altındayken, Ethereum’un gerçek değerinin oldukça altında kaldığını düşünüyorum. İki şeyi ayırmamız lazım. Bitcoin gibi uzun vadede devletlerden bağımsız bir değer saklama aracı olma hedefine sahip bir nevi dijital altına sahibiz. Bunu, blockchain platformlarından ya da kullanışlı bir değer yaratma çabasından ayırmalıyız.
‘Genel kabul çok daha iyi bir yere gelecek’
Brian Kelly: Yatırımcılara baktığımızda, Bitcoin’in bir hayal kırıklığı olduğu düşüncesi neredeyse hepsine hakim görünüyor. Ancak ben bunun “internet” gibi olduğunu düşünüyorum. İnternet geliştikçe insanlar neredeyse bütün eşyalarını internetten almaya başladı. Bitcoin özelinde de teknoloji geliştikçe genel kabulün çok daha iyi bir noktaya geleceğini düşünüyorum. Ben %1 ile %5 arasındaki portföyün Bitcoin’e ayrılması gerektiğini düşünüyorum çünkü bu yıkıcı bir teknoloji ve oldukça volatil.
‘İnanılmaz bir alım fırsatı var’
Spencer Bogart: Bitcoin neredeyse tamamı bireysel yatırımcı tarafından yönlendirilen bir pazara sahip ve bu eşsiz bir şey. Bu da, boğa piyasasında çok yükseklere çıkarken ayı piyasasında da çok düşük noktaları görmek anlamına geliyor. Şu anda da çok düşük noktalardayız ama ben temel prensiplerin değişmediğini düşünüyorum. 2018, Bitcoin için büyüleyici bir yıl oldu. Fiyatları unutun. Bitcoin’i ilk defa Lightning Network sayesinde ölçeklendirmeye başladık ve bu sayede işlemleri çok kolay ve çok hızlı bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz. Bunun yanında, kurumsallaşma güçlendi. Yale, Harvard ve MIT gibi üniversiteler bu alana giriyor. Nasdaq ve Bakkt, yeni hamleler yapıyor. Yeni düşüşler gelebilir ve 2,000$’ları ya da 1,000$’ları görebiliriz ama şu an inanılmaz bir alım fırsatı olduğunu düşünüyorum.
‘2019, 2018’den daha iyi olacak’
Asiff Hirji: Kripto para alanında geçen yıl gerçekleşen yenilikler geçen yıllarda yapılan bütün yeniliklerin toplamını geride bıraktı. Kripto para alanına yönelen mühendislere ya da projelere baktığımızda, inovasyon anlamında daha önce hiç olmadığımız kadar iyi bir durumdayız. Şu anda iyi bir yerde olduğumuzu düşünüyorum. Bence 2019, 2018’den daha iyi bir yıl olacak ve kurumsal yatırımcı sektöre daha fazla dahil olacak.
‘Kripto paralar hala küçük bir alan ve arz sınırlı’
Anthony Pompliano: Bitcoin diğer piyasalardan bağımsız hareket ediyor. S&P ya da dolar indeksiyle Bitcoin’in son 6 ayını karşılaştırdığımızda korelasyonun 0’a yakın olduğunu görürüz ve ben bunun devam edeceğini düşünüyorum. Kripto para alanının inanılmaz derecede şeffaf olduğunu düşünüyorum. Tamamen matematik ve yazılım tarafından kontrol ediliyor. Geleneksel piyasalar bu konuda çok zayıflar ve hiç şeffaf değiller. Kripto para dünyası hala küçük bir alan. Ve biliyorsunuz ki sınırlı arz var. Eğer talepte artış olursa fiyat artışı gelecektir.
The post 8 uzmandan çarpıcı Bitcoin tahmini first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post 2019 yılı kripto paralar için 2018’den daha iyi geçecek first appeared on Kripto Bülten.
]]>Muhtemelen 2019 yılında kripto paralara daha çok odaklanacağız. Çünkü dünyadaki jeopolitik gerilim gün geçtikçe artıyor. Bazı büyük küresel oyuncular, Bitcoin’i döviz kurlarındaki dalgalanmalara karşı korunma yolu olarak görmeye başladı.
Kelly, Bitcoin’in 2019 yılında ana akım yatırımcılar arasında daha fazla kabul göreceğini iddia ediyor. CNBC analistine göre bu yıl Bitcoin ETF’lerinin onaylanması ise neredeyse imkansız. Bitcoin ETF’lerinin ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) tarafından onaylanması, kurumsal yatırımcıların piyasaya giriş yapması için bir önkoşul olarak görülüyor.
SEC’in yakın gelecekte fikri değişmeyecek
SEC’e 2018 yılında birçok ETF başvurusu yapıldı. Ancak SEC henüz bu başvurulardan hiçbirini onaylamadı. Kripto para girişimcisi Brian Kelly, SEC’in yakın gelecekte bu konudaki fikrinin değişmeyeceği görüşünde. Ayrıca önümüzdeki yıllarda bir finansal kriz patlak vereceği iddiasında bulunan ekonomistler arasına Brian Kelly de katıldı. Kelly’e göre bu kriz öncekilerden farklı olacak ve kripto paralar için fırsat kapısını aralayacak.
The post 2019 yılı kripto paralar için 2018’den daha iyi geçecek first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post 2019’da kripto para beklentileri gerçekleşecek mi? first appeared on Kripto Bülten.
]]>“2019 yılının zannedilen yıl olduğunu düşünmüyorum”
2017 yılının sonu olağanüstü olduğu için insanlar bu durumun hızla devam edeceğini düşünmeye meyletti. Teknolojik gelişmelerin olduğu durumlarda bu olabilir fakat bana kalırsa kuruluşların kendilerini rahat hissedebilmesi için henüz vakit var. Daha iyi muhafaza etme hizmetleri, daha sağlıklı kredi piyasaları bulunması gerekiyor ki kuruluşlar gerçekten heyecanlanabilsin. Bu yüzden 2019 yılının zannedilen yıl olduğunu düşünmüyorum.
Witzke açıklamalarında yatırımcıların piyasaya girmekte tereddüt ettiğini ve bu durumun piyasa için iyi olmadığını da belirtti. Son olarak piyasadaki düzenleyici boşluğun yatırımcılar için güvensizlik teşkil etmesi de Witzke’nin gündeminde yer aldı.
Witzke’nin düşüncelerinin temelinde 2019 beklentilerinin sağlam temellere dayanmaması yer alıyor. Ancak bu sene faaliyetlerine başlayacak Bakkt platformunun somut bir örnek olması ve kurumsal yatırımcılara hitap etmesi yadsınamaz bir gerçek. Sizce Bakkt kurumsal yatırımcıların piyasaya girmesini tetikleyici bir etmen olabilir mi?
The post 2019’da kripto para beklentileri gerçekleşecek mi? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post HSBC 2018’de 250Milyar Dolar Değerinde Forex İşlemlerini Blockchain üzerinden gerçekleştirdi! first appeared on Kripto Bülten.
]]>HSBC, Şubat 2018’de faaliyete geçirdiği Blockchain tabanlı platformu aracılığıyla 150.000 ödemeye denk gelen 3 Milyon işlem gerçekleştirdi.
HSBC uluslararası banka olmasının getirdiği çeşitli zorluklarla birlikte işlem hacmini ve hızını arttırmak için çeşitli yollar aramaktaydı. Zira geleneksel yöntemlerle işlem hızı ve miktarları ile ilgili çeşitli kısıtlamalar Bankayı zor durumda bırakıyor. Fakat Şubat 2018’de Distributed Ledger Technology temelli platform ile birlikte uluslararası banka ve finans kurumlarında çeşitli işlemler çok daha hızlı ve daha az komisyon ile yapmayı başarabildi. Böylelikle yabancı ülke borsalarındaki binlerce işlemi Blockchain üzerinden yürüterek işlem limit ve hızını arttırmayı başardı.
Her ne kadar 250 Milyar Dolar yüksek bir rakam gibi gözükse de HSBC’nin işlem hacmi kapsamında düşük bir miktar olduğu ifade ediliyor (Reuters).
Tüm bunların yanı sıra Blockchain’in böylesine bir fayda göstermiş olması geleneksel yöntemleri kullanan finans aktörlerinin hala Blockchain teknolojisine karşı mesafeli oluşu da ilginç bir durum oluşturmaktadır.

Zira böylesine bir deneyim bizlere Blockchain teknolojisinin işlevselliği ve faydaları üzerine yol göstermektedir. Önümüzdeki süreçte benzer hamlelerin diğer bankalar tarafından gelmesini öngörmek hata olmayacaktır.
Daha önce de G-20 zirvesinden hatırlayacağınız üzere Blockchain teknolojisinin üye devletler tarafından desteklenmesi ve kabul edilmesi üzerine bildiri yapılmıştı.
Daha önceki gün XRP ve Euro Exim Bank ile ilgili haberde de değinildiği üzere, çeşitli bankalar hem kripto paralar hem de bu paraların sundukları teknoloji olan Blockchain teknoljisine merak duymaktadır. Bu merak duymanın asıl sebebi de Blockchain teknolojisinin sunduğu imkanlar desek yanlış olmayacaktır.
Blockchain ile birlikte bankalar arası para transferleri hızlandığı gibi komisyon oranlarında da son derece önemli iyileştirmeler gözlenmektedir.
Bu durum da önümüzdeki süreçte yeni benzer haberleri duyabileceğimiz anlamına geliyor.
Uyarı: Paylaşılan haberler, veri ve grafikler bilgi amaçlı olup yatırım tavsiyesi ya da danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez. Bunun yanı sıra haber ve materyallerin al ya da sat yönünde bir telkinde bulunmak gibi bir işlevi ve misyonu da bulunmamaktadır. Kişilerin kişisel araştırma yapmaları kendi sorumlulukları olup, detaylı araştırmanın yatırım öncesi önemli bir şart olduğunu öneririz.
The post HSBC 2018’de 250Milyar Dolar Değerinde Forex İşlemlerini Blockchain üzerinden gerçekleştirdi! first appeared on Kripto Bülten.
]]>