amp domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/u814201603/domains/kriptobulten.online/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170The post ABD’li Bitcoin ETF’leri 5. Günde de Yükselişte: 442 Milyon Dolarlık Net Giriş ile BTC 94 Bin Doları Zorluyor first appeared on Kripto Bülten.
]]>Finansal Analiz – 25 Nisan 2025
Küresel ticaret gerilimlerine rağmen Bitcoin ve kripto piyasaları, kurumsal yatırımcıların güvenini kaybetmiyor. ABD’deki spot Bitcoin ETF’leri, 5. ardışık gün boyunca net giriş alarak toplamda 2.3 milyar doları aşan bir hacme ulaştı. Sadece son 24 saatte 442 milyon dolar ETF’lere akarken, Bitcoin fiyatı da 1.3%’lük artışla 93.687 dolar seviyesinde direnç gösterdi.
| ETF | Varlık Yöneticisi | Son 24 Saat Net Giriş | Toplam AUM (Milyar $) |
|---|---|---|---|
| IBIT | BlackRock | +327.3M | 32.1 |
| ARKB | Ark21Shares | +97M | 8.9 |
| BITB | Bitwise | +10.2M | 5.4 |
| BTCO | Invesco | +7.5M | 4.2 |
Verilere göre, BlackRock’un IBIT fonu tek başına toplam girişin %74’ünü karşılayarak liderliğini sürdürüyor. Ark21Shares’in ARKB’si ise son 1 ayda 600 milyon dolar net girişle en hızlı büyüyen fon oldu.
Bitcoin’in son 5 gündeki %11’lik yükselişi, ABD-Çin arasındaki tarife gerilimlerine rağmen gerçekleşti. Piyasa analistleri, bu direnci şu faktörlere bağlıyor:
Aynı dönemde, Nasdaq %2.7, S&P 500 %2 ve Dow Jones %1.2 yükseldi. Geleneksel piyasalarla kripto arasındaki bu paralel hareket, “risk-on” modunun geri döndüğünü gösteriyor.
Spot Ethereum ETF’leri ise Bitcoin’in gölgesinde kaldı. Son 24 saatte 63.5 milyon dolar net giriş alan ETH ETF’leri, bir önceki gün 23.9 milyon dolar çıkış yaşamıştı. Uzmanlar, bu dengesizliği şu nedenlere bağlıyor:
Öne Çıkan Altcoinler:
Uyarı: Paylaşılan haberler, veri ve grafikler bilgi amaçlı olup yatırım tavsiyesi ya da danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez. Bunun yanı sıra haber ve materyallerin al ya da sat yönünde bir telkinde bulunmak gibi bir işlevi ve misyonu da bulunmamaktadır. Kişilerin kişisel araştırma yapmaları kendi sorumlulukları olup, detaylı araştırmanın yatırım öncesi önemli bir şart olduğunu öneririz.
İçerik ve görseller YZ yardımıyla oluşturulmaktadır.
Ayrıca, kripto paraların doğası gereği yüksek risk barındırdığı göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir. Risksiz kazanç hiçbir sektörde olmadığı gibi, kripto paralar özelinde de yoktur.
The post ABD’li Bitcoin ETF’leri 5. Günde de Yükselişte: 442 Milyon Dolarlık Net Giriş ile BTC 94 Bin Doları Zorluyor first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Spot Bitcoin ETF’lerine Rekor Giriş, Piyasalar Sarsılırken Bitcoin 88 Bin Dolarda Güçleniyor first appeared on Kripto Bülten.
]]>Küresel piyasalarda dalgalanmanın arttığı haftanın başlangıcında, Bitcoin odaklı borsa yatırım fonlarına (ETF) kurumsal girişler adeta rekor kırdı. 21 Nisan 2025 Pazartesi günü, ABD merkezli spot Bitcoin ETF’lerine toplam 381,4 milyon dolarlık net giriş gerçekleşti. Bu tutar, tek bir günde son birkaç ayda görülen en yüksek giriş olup yılın önceki zirvesini geride bıraktı. Söz konusu güçlü fon akışı, Bitcoin piyasasına kurumsal güvenin yeniden canlandığının bir işareti olarak değerlendiriliyor.
Bu seviyedeki hacimli giriş en son Ocak ayı sonunda görülmüştü. Aradan geçen dönemde spot Bitcoin ETF piyasası nispeten durgun seyrederken, Nisan sonuna doğru gelen bu beklenmedik yoğun ilgi piyasa gözlemcilerinin dikkatini çekti. Kurumsal yatırımcılar, risk iştahının azaldığı bir ortamda dahi Bitcoin gibi alternatif varlıklara yönelerek portföylerini çeşitlendirme arayışında. Bitcoin ETF’lerine artan talep, kripto para dünyasında yeni bir hareketlilik yaratırken Bitcoin fiyatı ve piyasa yapısı üzerinde de hissedilir bir etki bırakıyor.
Gelen 381 milyon dolarlık net giriş farklı spot Bitcoin ETF’leri arasında dağıldı. ARK Invest ve 21Shares ortaklığındaki ARKB fonu, bu hareketin başını çekerek tek günde yaklaşık 116,1 milyon dolar net giriş aldı. Onu, Fidelity’nin Wise Origin Bitcoin Trust (FBTC) ürünü 87,6 milyon dolar ile izledi. Üçüncü sırada, Bitwise’ın BITB ETF’i yaklaşık 45,1 milyon dolar net giriş elde ederken, net varlık değeri bakımından en büyük spot Bitcoin ETF konumundaki BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust (IBIT) fonu da 41,6 milyon dolar ile kayda değer bir giriş gördü.
Diğer daha küçük Bitcoin ETF ürünlerine de toplamda yaklaşık 90 milyon dolar civarında net giriş dağıldı. Örneğin, VanEck’in HODL kodlu ETF’ine tek günde 11,7 milyon dolar giriş olurken, Franklin Templeton ve Hashdex gibi kuruluşların spot Bitcoin fonları da daha mütevazı tutarlarda katkı sağladı. Bu dağılım, kurumsal ilginin büyük ölçüde piyasanın önde gelen ve likiditesi yüksek ETF’lerine yöneldiğini gösteriyor. Yine de nispeten küçük fonların dahi pozitif giriş alması, genel olarak piyasaya yayılan bir talep artışı olduğunu ortaya koyuyor.
Bu tabloda, pazartesi günkü girişlerin liderleri olarak ARKB, FBTC, BITB ve IBIT net bir şekilde öne çıkıyor. Toplam 381 milyon doların önemli bir kısmı bu dört büyük fonda toplanırken, geri kalan kısım diğer ETF’ler arasında paylaşıldı. ARKB fonu gelen girişle birlikte toplam net varlıklarını 2,6 milyar doların üzerine çıkarırken, FBTC fonunun tarihsel kümülatif girişleri 11,3 milyar dolar gibi yüksek bir seviyeye ulaştı. Bu veriler, bazı ETF’lerin piyasada hızla büyüdüğünü ve kurumsal yatırımcıların tercih ettiği ana araçlar haline geldiğini ortaya koyuyor.
Haftanın başında küresel riskten kaçış eğilimi belirginleşti. ABD hisse senedi endeksleri haftaya %2’yi aşan sert kayıplarla başlarken, yatırımcıların riskli varlıklardan kaçışı belirginleşti. Özellikle teknoloji ve sanayi hisselerindeki düşüşler, toplamda piyasalardan trilyonlarca dolarlık bir değerin silinmesine yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump’ın ekonomi gündemine damga vuran açıklamaları da bu negatif havayı körükledi. Trump, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ı faiz indirimine gitmemekte “inatçılık” ile suçlayarak agresif bir şekilde eleştirdi ve “önleyici faiz indirimi” yapılması çağrısında bulundu. Bu sert söylemler piyasalardaki endişeyi artırırken dolar üzerinde de baskı yarattı.
Nitekim Trump’ın çıkışı sonrasında ABD Dolar Endeksi (DXY) hızla değer kaybederek son üç yılın en düşük seviyelerine geriledi. Doların zayıflaması, küresel yatırımcıları değer koruma arayışıyla alternatif güvenli limanlara yöneltti. Bu dönemde altın fiyatları ons başına 3.500 dolar sınırına yaklaşarak tarihi zirvelerine ulaştı. Yatırımcılar, küresel ekonomik ve jeopolitik risklere karşı hem altını hem de Bitcoin’i güvenli liman olarak görmeye başladılar. İlginç biçimde Bitcoin ve altın fiyatları uzun bir aradan sonra paralel bir korelasyon göstermeye başladı; iki varlık da aynı riskten kaçış temasından güç alarak birlikte yükseliyor.
Bitcoin, bu fırtınalı ortamda dikkat çekici bir şekilde pozitif ayrıştı. Küresel hisse senetlerindeki satış dalgasına rağmen Bitcoin fiyatı düşmek bir yana Pazartesi günü birkaç kez 88.000 dolar seviyesini test etti ve aştı. Gün içinde yaklaşık %0,5–1 aralığında mütevazı bir yükseliş kaydeden BTC, 88 bin dolar eşiğinde tutunarak istikrarını korudu. Böylece Bitcoin, aynı dönemde değer kaybeden hisse senetleri ve zayıflayan dolar karşısında güçlü duruşunu ispatlamış oldu. Piyasadaki bu görece güçlü performans, Bitcoin’in finansal çalkantı dönemlerinde tıpkı altın gibi güvenli bir liman ve değer saklama aracı olarak algılanmaya başladığının altını çiziyor.
ABD eski Başkanı Donald Trump’ın, Fed politikalarına dair sert açıklamaları piyasalarda önemli bir etki yarattı. Trump, Fed Başkanı Jerome Powell’ı ekonomideki zayıflama sinyallerine rağmen faiz oranlarını indirmekte yavaş kalmakla eleştirerek, merkez bankasına proaktif bir adım atması yönünde baskı yaptı. Özellikle “önleyici bir faiz indirimi” yapılması gerektiği yönündeki çağrısı finans çevrelerinde yankı buldu. Bu açıklamalar, yatırımcıların Fed’in bağımsızlığı ve gelecekteki para politikası patikasına dair endişelerini artırdı. Sonuç olarak dolar diğer para birimleri karşısında hızla değer yitirdi ve Fed’in fiyat istikrarını koruma konusundaki kararlılığı sorgulanmaya başladı.
Trump’ın bu müdahaleci söylemi, ABD Dolarının yanı sıra hisse senedi piyasalarını da olumsuz etkiledi. Faiz indirimine dair artan beklentiler tahvil getirilerini düşürürken banka hisseleri değer kaybetti; geniş çaplı bir satış baskısı oluştu. Yatırımcılar, Trump’ın açıklamalarının ardından portföylerini yeniden dengelerken Bitcoin gibi merkez bankalarından bağımsız, arzı kısıtlı varlıklara yönelme eğilimi gösterdi. Nitekim dolar zayıflarken Bitcoin’in güçlenmesi, bu dönemde piyasa dinamiklerinin kısmen Trump’ın söylemlerine tepki olarak değiştiğini gösteriyor. Fed cephesinden resmi bir adım gelmese de, Trump’ın çıkışı piyasalarda “güvenli liman” arayışını tetiklemiş durumda.
Bitcoin’in 88 bin dolarda tutunması ve yılın zirvelerine yakın seyretmesi, kripto para piyasasında liderliği tekrar ele aldığını gösteriyor. Bu süreçte yatırımcılar Bitcoin’i, en büyük piyasa değeri ve en yaygın benimsenmiş kripto varlık olması sayesinde, riskten kaçış döneminde tercih etmeye devam ediyor. Bitcoin’in piyasa hakimiyeti (dominansı) da bu hareketle birlikte son yılların en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. Yalnızca son birkaç hafta içinde BTC’nin toplam kripto para piyasa değerindeki payı belirgin biçimde arttı. Bu da, yatırımcıların portföylerinde altcoin’lere kıyasla Bitcoin ağırlığını artırdıklarını ima ediyor.
Öte yandan, piyasanın iki numaralı kripto varlığı Ethereum (ETH) aynı dönemde zayıf bir performans sergiledi. Bitcoin’e yönelik yoğun talebin gerçekleştiği 21 Nisan günü, spot Ether ETF’lerinden yaklaşık 25 milyon dolarlık net çıkış yaşandığı bildirildi. Yani kurumsal yatırımcılar Ether pozisyonlarını bir miktar azaltırken Bitcoin ETF’lerine yönelmeyi tercih ettiler. Bu gelişme, bir ölçüde Ethereum’dan Bitcoin’e doğru bir rotasyon olduğu şeklinde yorumlanabilir. Nitekim Ether fiyatı da son 24 saatte %4 civarı değer kaybederek 1.600 doların altına geriledi. Ethereum’daki bu gerileme, yatırımcıların risk algısının yüksek olduğu dönemlerde ikinci en büyük kripto para konusunda daha temkinli davrandıklarını gösteriyor.
Ethereum’un aksine, Bitcoin aynı zaman diliminde %0,5–1 aralığında değer kazanarak güçlü seyrini sürdürdü. Bu tablo, yatırımcıların mevcut belirsizlik ortamında Bitcoin’i tercih ettiklerini net biçimde ortaya koyuyor. Bitcoin lehine değişen bu rüzgar, dijital varlık piyasasında Bitcoin’in “dijital altın” anlatısını yeniden güçlendirirken, altcoinlerde bir süre daha baskı görülebileceğine işaret ediyor.
ABD’de spot Bitcoin ETF’lerine yönelik son dönemde artan ilgi, kurumsal yatırım stratejilerinde önemli bir değişime işaret ediyor. Geleneksel finansal kurumlar ve büyük yatırım fonları, daha önce doğrudan kripto varlıklara temkinli yaklaşırken, düzenleyici onaylı ETF araçları sayesinde Bitcoin’e yatırım yapmaya başladılar. Son 381 milyon dolarlık giriş dalgası, bu kurumların portföylerine Bitcoin’i eklemeye yönelik iştahının somut bir göstergesi. Bu durum, Bitcoin’in artık büyük oyuncular tarafından alternatif bir varlık sınıfı olarak benimsendiğini ve makro stratejilerde yer aldığını ortaya koyuyor.
Kurumsal yatırımcılar için spot ETF’ler, Bitcoin’e yatırımın en güvenli ve erişilebilir yollarından birini temsil ediyor. Bu fonlar, yatırımcılara kripto para borsalarıyla muhatap olmadan, geleneksel aracılık hesapları üzerinden Bitcoin fiyatına endeksli getiri elde etme imkanı sunuyor. Böylece saklama riski, düzenleyici belirsizlik gibi engeller bertaraf edilerek, Bitcoin’e karşı tereddütlü duran yatırımcılara güven aşılanıyor. Nitekim önde gelen finans kuruluşlarının (BlackRock, Fidelity, Ark Invest gibi) bu ETF’leri yönetmesi de piyasaya kurumsal güven ve itibar kazandırıyor. Bu gelişmeler, hem bireysel hem de kurumsal yatırımcı tabanını genişleterek Bitcoin piyasasına yeni bir derinlik katıyor.
Spot Bitcoin ETF’lere artan talep, piyasa dinamiklerinde yeni bir çağ başlatmış durumda. Bu ETF’lerin devreye girmesiyle birlikte, kripto piyasalarına akan kurumsal sermaye miktarı gözle görülür biçimde arttı. Örneğin, yalnızca 21 Nisan günü ABD’deki spot Bitcoin ETF’lerinin toplam işlem hacmi 3,75 milyar dolar ile rekor kırarak, birkaç gün önceki 1,55 milyar dolarlık hacmin iki katına çıktı. Bu denli yüksek hacimler, Bitcoin piyasasının artık kurumsal aktivitelerle daha entegre hale geldiğini gösteriyor. Kurumsal alım-satımlar ve büyük fon akışları, klasik kripto borsalarındaki fiyat hareketlerini de etkileyerek Bitcoin’in volatilitesini orta vadede azaltıcı bir unsur olabilir. Zira daha geniş bir sermaye tabanı, likiditenin artması ve talebin süreklilik kazanması anlamına geliyor.

Spot Bitcoin ETF’leri, kripto para piyasalarında devrim niteliğinde bir dönüşüm yaratmaktadır. Altın ETF’lerinin 2000’lerde finans piyasalarında altına yatırım şeklini kökten değiştirmesi gibi, Bitcoin ETF’leri de benzer bir etkiyle Bitcoin yatırımlarını ana akım haline getiriyor. Bu ETF’lerin en önemli rolü, Bitcoin’e erişimi kolaylaştırmak ve yaygınlaştırmak olmuştur. Geleneksel olarak, Bitcoin almak isteyen bir yatırımcının kripto borsalarında hesap açması, dijital cüzdan güvenliğiyle uğraşması ve düzenlemelere dair belirsizlikleri göze alması gerekiyordu. Spot ETF’ler ise bu süreci basitleştirerek, yatırımcılara Bitcoin’e sanki bir hisse senedi veya altın fonu alır gibi yatırım yapma imkanı sunuyor.
Bu sayede, büyük kurumsal fonlar kadar daha önce kriptoya mesafeli duran bireysel yatırımcılar da Bitcoin piyasasına dahil olabiliyor. ETF’lerin düzenleyici onaylı ve denetlenen yapısı, kripto varlıklara temkinli yaklaşan kesimler için ekstra güvence sağlıyor. Sonuç olarak, piyasaya giren yeni sermaye miktarı arttıkça Bitcoin’in toplam piyasa değeri ve likiditesi de büyüyor. Nitekim Nisan 2025 itibarıyla ABD’deki spot Bitcoin ETF’lerinin toplam net varlık değeri 97,6 milyar dolar ile Bitcoin piyasa değerinin yaklaşık %5,6’sına ulaşmış durumda (ki bu oran her geçen gün artıyor). Böyle geniş ölçekli bir yatırım araçları setinin oluşması, Bitcoin fiyatının artık sadece perakende yatırımcı duyarlılığına değil, küresel makro trendlere ve kurumsal stratejilere de duyarlı hale gelmesi anlamına geliyor.
Özetle, spot Bitcoin ETF’leri geleneksel finans ile kripto piyasaları arasında bir köprü işlevi görüyor. Kurumsal portföylerin Bitcoin’i benimsemesini hızlandıran bu enstrümanlar, piyasanın olgunlaşmasına katkı sunuyor. Son günlerde görülen devasa fon girişleri de, bu köprünün ne denli etkili olduğunu kanıtlar nitelikte. Bitcoin ETF’lerine yönelen kurumsal ilgi, Bitcoin’i finans dünyasında kalıcı bir varlık olarak konumlandırırken, yatırımcılar için de yeni fırsatların ve stratejilerin kapısını aralıyor. Bu gelişme, Bitcoin’in küresel yatırım sahnesindeki yerini sağlamlaştırırken, kripto para ekosisteminin genelinde de pozitif bir döneminin habercisi olabilir.
Sonuç
ABD merkezli spot Bitcoin ETF’lerine Nisan 2025’te gelen rekor düzeydeki sermaye girişi, Bitcoin’in finans piyasalarındaki rolünün giderek büyüdüğünü gözler önüne seriyor. Geleneksel varlıklardaki sarsıntılara karşın Bitcoin ve benzeri alternatifler güç kazanırken, ETF kanalıyla akan kurumsal sermaye kripto piyasalarında yeni bir denge unsuru oluşturuyor. Bu trendin devam edip etmeyeceği, büyük ölçüde makroekonomik gelişmelere ve düzenleyici adımlara bağlı olacak olsa da, şimdiden Bitcoin’in ana akım yatırım portföylerindeki yerini sağlamlaştırdığını söylemek mümkün.
Uyarı: Paylaşılan haberler, veri ve grafikler bilgi amaçlı olup yatırım tavsiyesi ya da danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez. Bunun yanı sıra haber ve materyallerin al ya da sat yönünde bir telkinde bulunmak gibi bir işlevi ve misyonu da bulunmamaktadır. Kişilerin kişisel araştırma yapmaları kendi sorumlulukları olup, detaylı araştırmanın yatırım öncesi önemli bir şart olduğunu öneririz.
İçerik ve görseller YZ yardımıyla oluşturulmaktadır.
Ayrıca, kripto paraların doğası gereği yüksek risk barındırdığı göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir. Risksiz kazanç hiçbir sektörde olmadığı gibi, kripto paralar özelinde de yoktur.
The post Spot Bitcoin ETF’lerine Rekor Giriş, Piyasalar Sarsılırken Bitcoin 88 Bin Dolarda Güçleniyor first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Kripto piyasa değeri 2026’da 10 trilyon dolara ulaşabilir: Yeni ralliler ve artan kurumsal ilgi first appeared on Kripto Bülten.
]]>Kripto piyasası, 2026 yılına kadar 10 trilyon dolarlık bir piyasa değerine ulaşma potansiyeline sahip olabilir. Standard Chartered’ın yeni yayımladığı rapora göre, kripto varlıkların değerindeki bu büyük artış, ABD’deki siyasi iklim ve kurumsal yatırımcıların dijital varlıklara olan ilgisi tarafından desteklenecek. Özellikle kripto paralara yönelik artan ilgi, sektörün büyüme hızını hızlandırabilir ve kripto piyasasını daha geniş bir yatırım aracı haline getirebilir.
Piyasa değerinin büyümesinde etkili olan bir diğer faktör ise kurumsal yatırımcıların Bitcoin ETF’lerine olan yoğun ilgisi. BlackRock’ın Bitcoin ETF’si, kısa süre önce günlük işlem hacmi rekoru kırarak piyasadaki talebin ne kadar yüksek olduğunu ortaya koydu. Bu rekor işlem hacmi, Bitcoin fiyatını yeni zirvelere taşırken, aynı zamanda kurumsal yatırımcıların kripto paralara olan ilgisini güçlendiriyor. Bitcoin’in fiyatı 88.000 doları aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmış durumda.
Kripto piyasasında gelecekteki büyüme beklentilerinin temelinde, Trump yönetiminin dijital varlıklara daha olumlu bir yaklaşım sergilemesi olasılığı da yer alıyor. Bu yönetimin kripto düzenlemelerini daha esnek hale getirebileceği düşünülüyor. Kripto piyasasında regülasyonların genişlemesi ve dijital varlıkların daha fazla kabul görmesi, kripto varlıkların daha fazla kurumsal yatırımcıya ulaşmasına olanak tanıyabilir. Bu da piyasadaki büyüme potansiyelini artırıyor.
Kurumsal yatırımcıların kripto piyasasına olan ilgisi, Bitcoin başta olmak üzere birçok kripto para biriminin talebini artırıyor. Özellikle büyük fonlar ve finans kuruluşları, güvenli bir yatırım aracı olarak kripto ETF’lerini tercih etmeye başlıyor. Bu durum, kripto piyasasına yeni sermaye akışını hızlandırarak piyasayı güçlendiriyor. Bitcoin’in yanı sıra Ethereum ve diğer büyük altcoin’ler de bu artan talepten olumlu etkilenebilir.
Standard Chartered’ın tahminlerine göre, kripto piyasası 2026 yılına kadar çok daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşabilir ve piyasa değeri 10 trilyon dolara ulaşabilir. Kripto para piyasası, geleneksel finans piyasalarına kıyasla daha hızlı büyüme potansiyeline sahip ve bu büyüme hızı, kripto varlıkların gelecekte finans dünyasında önemli bir yere sahip olabileceğini gösteriyor. Bu yüksek hedef, piyasa katılımcılarının dijital varlıklara olan ilgisinin artmasını ve yatırımcıların kripto varlıkları portföylerinde daha büyük bir yer açmasını teşvik edebilir.
Kripto piyasasında yaşanan bu büyük ilginin, özellikle 2026 yılına kadar devam edebileceği ve fiyatlarda daha fazla artış yaşanabileceği öngörülüyor. Kripto piyasası analistleri, kurumsal yatırımcıların yoğun talebi ve ETF’lerin işlem hacmindeki artışın Bitcoin ve diğer dijital varlıkların fiyatlarını daha da yukarı taşıyabileceğini düşünüyor. Piyasa değeri hedefi olan 10 trilyon dolar, birçok yatırımcı ve kurum için kripto dünyasında yeni fırsatlar yaratıyor.
Kripto piyasası, kurumsal yatırımcı ilgisinin artması ve yeni ETF rekorları ile büyümeye devam ediyor. Standard Chartered’ın öngörüsüne göre, piyasa değeri 2026’ya kadar 10 trilyon dolara ulaşabilir. BlackRock Bitcoin ETF’sinin rekor işlem hacmi ve ABD’deki siyasi iklimin bu büyümeye katkı sağlaması bekleniyor. Kripto piyasası, büyük bir potansiyele sahip ve bu hedefe ulaşmak için gerekli koşullar giderek olgunlaşıyor.
Uyarı: Paylaşılan haberler, veri ve grafikler bilgi amaçlı olup yatırım tavsiyesi ya da danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez. Bunun yanı sıra haber ve materyallerin al ya da sat yönünde bir telkinde bulunmak gibi bir işlevi ve misyonu da bulunmamaktadır. Kişilerin kişisel araştırma yapmaları kendi sorumlulukları olup, detaylı araştırmanın yatırım öncesi önemli bir şart olduğunu öneririz.
İçerik ve görseller YZ yardımıyla oluşturulmaktadır.
Ayrıca, kripto paraların doğası gereği yüksek risk barındırdığı göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir. Risksiz kazanç hiçbir sektörde olmadığı gibi, kripto paralar özelinde de yoktur.
The post Kripto piyasa değeri 2026’da 10 trilyon dolara ulaşabilir: Yeni ralliler ve artan kurumsal ilgi first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post SEC kayıtlı broker hamlesi yapan Crypto.com, Kuzey Amerika pazarında hisse değerinde de sert düşüş gerçekleşen Coinbase’i geride bıraktı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Kripto piyasasında önemli bir gelişme yaşandı: Crypto.com, Kuzey Amerika kripto işlem hacminde Coinbase’i geride bırakarak bu alanda liderliği ele geçirdi. Bu rekabet ortamında Coinbase, gelir beklentilerinin altında kalan finansal sonuçlarının ardından %15 hisse düşüşü yaşarken, Crypto.com’un ABD’deki düzenleyici uyumunu güçlendirmek amacıyla SEC (Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu) kayıtlı bir broker olan Watchdog Capital’i satın aldığı açıklandı. Bu gelişmeler, iki devin Kuzey Amerika pazarındaki stratejilerini yeniden gözden geçirdiğini gösteriyor.
Crypto.com’un Kuzey Amerika piyasasında Coinbase’i geçmesi, kripto endüstrisinde yeni bir döneme işaret ediyor. Crypto.com, sunduğu düşük işlem maliyetleri ve kullanıcı dostu platformu sayesinde bölgedeki kullanıcıları çekmeyi başardı. Ayrıca, kripto kartları ve uygulama kolaylığı ile kullanıcı tabanını genişletti. Bu strateji, Crypto.com’u Kuzey Amerika’da güçlü bir konuma taşıdı ve Coinbase için bir tehdit haline getirdi. Crypto.com’un bu yükselişi, kullanıcıların ve yatırımcıların, işlem maliyetleri ve hız gibi avantajları nedeniyle alternatif platformlara yöneldiğini gösteriyor.
Coinbase, 2024 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal verilerini açıklamasıyla birlikte, beklenenin altında kalan gelir rakamları nedeniyle hisse senetlerinde %15’lik bir düşüş yaşadı. Yatırımcılar, bu düşüşün yanı sıra Coinbase’in Crypto.com gibi güçlü bir rakibe karşı pazar payını kaybetmesini endişe verici buluyor. Bu finansal performans, şirketin büyüme potansiyeli ve kârlılık beklentileri üzerinde soru işaretleri yarattı. Coinbase’in rekabet karşısındaki zayıflayan konumu, yatırımcıların şirkete olan güvenini sarsarken, daha güçlü büyüme adımları atılması gerektiğine işaret ediyor.
Crypto.com, ABD piyasasında düzenleyici uyumluluğu sağlamak ve kurumsal yatırımcı güvenini artırmak amacıyla, Watchdog Capital’i bünyesine kattığını duyurdu. Bu SEC kayıtlı broker, crypto.com’un ABD pazarında daha fazla düzenleyici uyum sağlamasına ve kurumsal yatırımcıları platforma çekmesine katkı sağlayabilir. Crypto.com’un bu hamlesi, ABD’de sıkı düzenlemelerle karşı karşıya olan kripto sektöründe güven inşa etmek adına atılmış stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Watchdog Capital’in katılımı, crypto.com’un uzun vadede ABD’deki büyüme potansiyelini desteklemesi açısından önemli bir adım olarak görülüyor.
Crypto.com ve Coinbase arasındaki bu kıyasıya rekabet, Kuzey Amerika pazarındaki dengeleri değiştirme potansiyeline sahip. Crypto.com’un işlem hacminde liderliği ele geçirmesi, Coinbase’in ABD’deki kurumsal yatırımcıları çekme çabalarını hızlandırabilir. Ancak, Coinbase’in hisse senetlerinde yaşanan düşüş, şirketin yatırımcı güvenini yeniden kazanmak için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini gösteriyor. Crypto.com’un Watchdog Capital ile SEC uyumunu güçlendirmesi, uzun vadeli büyüme hedeflerine destek olabilir.
The post SEC kayıtlı broker hamlesi yapan Crypto.com, Kuzey Amerika pazarında hisse değerinde de sert düşüş gerçekleşen Coinbase’i geride bıraktı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post BlackRock’un iShares Bitcoin ETF’si 870 milyon dolarlık rekor girişle piyasaya damgasını vurdu! first appeared on Kripto Bülten.
]]>30 Ekim 2024’te Bitcoin ETF piyasasında tarihi bir gelişme yaşandı. BlackRock’un iShares Bitcoin ETF’si (IBIT), bir gün içinde 870 milyon dolarlık net giriş kaydederek Haziran 2024’ten bu yana en yüksek fon akışını gerçekleştirdi. Bu yoğun talep, Bitcoin’in fiyatında yeni bir ralli başlatarak, kripto para biriminin tüm zamanların en yüksek seviyelerine yakınlaşmasına neden oldu.
ETF girişleri, Bitcoin’e kurumsal sermaye akışını hızlandırırken, bu durum piyasada FOMO (Fear of Missing Out) etkisini tetikledi. Yatırımcılar, geleneksel finansal yapılar üzerinden düzenlenmiş Bitcoin ETF’lerine yönelerek hem güvenli hem de kolay yatırım fırsatlarından faydalanmak istiyor.
Spot Bitcoin ETF’leri, yatırımcıların doğrudan Bitcoin satın almadan kripto piyasasına katılımını sağlıyor. BlackRock gibi dev finans kurumlarının ETF alanına girmesi, kripto para birimlerine olan güveni artırırken, Bitcoin fiyatı da bu gelişmelerden doğrudan faydalanıyor. Kurumsal talepteki artış, Bitcoin’in likiditesini artırarak fiyatın daha istikrarlı bir şekilde yükselmesini sağlıyor.
Bu gelişmelerle birlikte Bitcoin, 75,000 dolar seviyelerine göz kırparken, yatırımcılar arasında olumlu bir hava hakim. Uzmanlar, ETF girişlerinin devam etmesi halinde Bitcoin’in tüm zamanların en yüksek seviyesini test edebileceğini öngörüyor.
30 Ekim itibarıyla, ETF’lerdeki yoğun işlem hacmi piyasada FOMO etkisi yarattı. Bu etkiler, bireysel ve kurumsal yatırımcıların daha büyük miktarlarda Bitcoin’e yönelmesine yol açtı. Özellikle BlackRock’un ETF hamlesi, piyasanın geleneksel finans tarafından daha fazla benimsenmesinin önünü açtı.
ETF ürünlerinin sağladığı düzenlenmiş ve güvenli yatırım ortamı, bireysel yatırımcılar için de büyük bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Bitcoin’e yönelik bu güçlü talep, hem piyasaya olan güveni artırıyor hem de kripto paralara yönelik daha geniş çaplı benimsenmeyi destekliyor.
Analistler, bu girişlerin devam etmesi durumunda Bitcoin’in 80,000 dolara ulaşabileceğini belirtiyor. Ancak, düzenleyici belirsizlikler ve küresel piyasalardaki dalgalanmalar, ETF yatırım akışlarını ve dolayısıyla Bitcoin’in fiyatını etkileyebilir. Yatırımcıların, piyasadaki bu dalgalanmalara karşı hazırlıklı olması ve piyasa hareketlerini dikkatle takip etmesi öneriliyor
Uyarı: Paylaşılan haberler, veri ve grafikler bilgi amaçlı olup yatırım tavsiyesi ya da danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez. Bunun yanı sıra haber ve materyallerin al ya da sat yönünde bir telkinde bulunmak gibi bir işlevi ve misyonu da bulunmamaktadır. Kişilerin kişisel araştırma yapmaları kendi sorumlulukları olup, detaylı araştırmanın yatırım öncesi önemli bir şart olduğunu öneririz.
İçerik ve görseller YZ yardımıyla oluşturulmaktadır.
Ayrıca, kripto paraların doğası gereği yüksek risk barındırdığı göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir. Risksiz kazanç hiçbir sektörde olmadığı gibi, kripto paralar özelinde de yoktur.
The post BlackRock’un iShares Bitcoin ETF’si 870 milyon dolarlık rekor girişle piyasaya damgasını vurdu! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Özel İçerik: Bitcoin zirvede, altcoinler çıkış yolu arıyor first appeared on Kripto Bülten.
]]>Bitcoin’in 2024 yılı sonunda 71,500$ seviyesine ulaşması, birçok yatırımcıda coşku yaratırken, altcoinlerin genel olarak düşük seviyelerde işlem görmesi kripto piyasasına dair derin eleştirileri de beraberinde getiriyor. Piyasada süregelen bu dengesizlik, birçok yatırımcının çıkış stratejisi bulmakta zorlanmasına yol açıyor ve uzun vadeli yatırımcılar için finansal sıkışıklık yaratıyor.
Bitcoin’in yükselişi, her boğa döngüsünde genellikle altcoin piyasalarının da canlanmasını tetiklese de, 2024 yılı itibarıyla bu korelasyon zayıflamış durumda. Bitcoin fiyatı 71,500$ seviyesindeyken, çoğu altcoin yatırımcısının ciddi zararlarla karşı karşıya olduğu gözlemleniyor. Ethereum, Solana, Avalanche gibi Layer-1 projeleri bile önceki zirvelerine yaklaşamazken, memecoinler ve küçük projeler adeta unutulmuş durumda.
Altcoin yatırımcılarının çoğu, projelere 2 ila 4 yıl arasında değişen süreler boyunca bağlı kalmak zorunda kaldı. Ancak piyasanın likidite eksikliği, bu yatırımcıların portföylerini çıkışa uygun bir şekilde yönetmelerini zorlaştırdı. Zayıf performans, sermaye akışının büyük ölçüde Bitcoin ve birkaç seçkin projeye yönelmesine yol açtı. Bu durum, birçok altcoin yatırımcısının elindeki varlıkları satmak için uygun piyasa koşullarını beklerken finansal sıkıntılar yaşamasına neden oldu.
Kripto yatırımcıları, özellikle boğa piyasasının ardından gelen uzun konsolidasyon süreçlerinde zor durumda kalıyor. Çıkış stratejisi belirleyemeyen yatırımcılar, uzun süreli pozisyonlarını korumak zorunda kalırken nakit ihtiyacını karşılamakta zorluklar yaşıyor. Bu durum, borçlanma ya da zorunlu varlık satışlarına yol açarak, yatırımcıların potansiyel kazançlarını kaybetmelerine neden oluyor. Ayrıca, piyasanın volatil doğası, uzun vadeli plan yapmayı zorlaştırarak yatırımcılar için belirsizlik ve stres yaratıyor.
Kripto piyasasının olgunlaşmasıyla birlikte kurumsal yatırımcıların etkisi artmış durumda. Spot Bitcoin ETF’lerinin piyasaya sürülmesiyle Bitcoin’e olan talep artarken, bireysel yatırımcılar için altcoin piyasasında likidite eksikliği sorun teşkil ediyor. Kurumsal sermaye genellikle daha güvenli limanlara, yani Bitcoin ve birkaç büyük projeye yöneldiği için, altcoin ekosisteminde likidite sıkıntısı yaşanıyor.
Bu dinamikler, birçok altcoin yatırımcısının piyasanın “uzun kışı” olarak nitelendirdiği ayı döngülerinde sıkışıp kalmasına yol açtı. Yatırımcılar projelerde kilitli kalırken, gelişim vaat eden birçok proje bile yeterli sermayeye ulaşmakta zorlanıyor.
Bireysel yatırımcılar arasında yaygın bir eleştiri, balina ve kurumsal yatırımcıların piyasayı manipüle ettiği yönünde. Yüklü Bitcoin alımları ve satımları, piyasa üzerinde ciddi etkiler yaratırken, altcoin yatırımcılarının elindeki varlıklar, bu hareketlerden genellikle olumsuz etkileniyor. Bu durum, bireysel yatırımcıların piyasa güvenini zayıflatırken, kripto ekosistemindeki dengesizliğin artmasına neden oluyor.
Bitcoin’in güçlü performansına rağmen, altcoin piyasasının toparlanamaması, kripto yatırımcıları için ciddi bir sorun teşkil ediyor. Piyasadaki bu dengesizliğin devam etmesi, yatırımcıların daha uzun vadeli stratejilere yönelmesine veya alternatif yatırım araçlarına geçiş yapmasına neden olabilir. Yatırımcıların çıkış stratejileri geliştirmeleri ve likiditeye öncelik vermeleri önümüzdeki dönem için kritik olacak.
Piyasa uzmanları, Bitcoin hakimiyetinin devam edeceğini ve kurumsal yatırımcıların daha fazla yer kaplayacağını öngörüyor. Ancak altcoin yatırımcılarının toparlanması için piyasanın daha geniş bir sermaye akışına ve düzenleyici belirsizliklerin ortadan kalkmasına ihtiyacı var. Kripto dünyasında ayakta kalmak, yalnızca kısa vadeli kârlarla değil, uzun vadeli strateji ve risk yönetimiyle mümkün olacak.
Uyarı: Paylaşılan haberler, veri ve grafikler bilgi amaçlı olup yatırım tavsiyesi ya da danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez. Bunun yanı sıra haber ve materyallerin al ya da sat yönünde bir telkinde bulunmak gibi bir işlevi ve misyonu da bulunmamaktadır. Kişilerin kişisel araştırma yapmaları kendi sorumlulukları olup, detaylı araştırmanın yatırım öncesi önemli bir şart olduğunu öneririz.
İçerik ve görseller YZ yardımıyla oluşturulmaktadır.
Ayrıca, kripto paraların doğası gereği yüksek risk barındırdığı göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir. Risksiz kazanç hiçbir sektörde olmadığı gibi, kripto paralar özelinde de yoktur.
The post Özel İçerik: Bitcoin zirvede, altcoinler çıkış yolu arıyor first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post ABD Spot Bitcoin ETF’leri üst üste dördüncü kez net giriş kaydetti: Bitcoin fiyatlarına etkisi ve piyasadaki gelişmeler first appeared on Kripto Bülten.
]]>Son dönemde, ABD merkezli spot Bitcoin ETF’leri (borsa yatırım fonları) ardı ardına dört kez net giriş kaydetti. Bu durum, kripto piyasası açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkarken, Bitcoin fiyatlarına da olumlu bir etkisi oldu. Ancak, spot alım taleplerinin yavaşladığına dair işaretler de mevcut. Ethereum ETF‘lerinin ise güçlü bir toparlanma gösterdiği bildirildi.
ABD’de spot Bitcoin ETF’leri, dört hafta boyunca üst üste net giriş kaydetti ve bu durum, Bitcoin piyasasına yönelik artan bir ilginin işareti olarak değerlendiriliyor. Bu net girişler, Bitcoin’e olan kurumsal yatırımcı talebini artırarak fiyatların yükselmesine katkıda bulunuyor. Özellikle, 2024’ün son çeyreğinde bu girişler dikkat çekici seviyelere ulaştı. Spot Bitcoin ETF’leri, piyasada Bitcoin’in günlük arzını beş katına kadar çıkartarak güçlü bir etkide bulunuyor.
Bu gelişme, yatırımcılar arasında Bitcoin’in uzun vadeli potansiyeline olan güvenin yeniden canlandığını gösteriyor. Ayrıca, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) spot Bitcoin ETF’lerine karşı daha olumlu bir tutum sergilemeye başlaması, bu fonların daha fazla yatırımcı çekmesine olanak sağladı. Spot Bitcoin ETF’lerinin, piyasa üzerindeki etkisi özellikle kripto paraların volatilitesini dengelemeye yardımcı olabilir.

Bitcoin ETF’lerine olan bu sürekli ilgi, BTC fiyatlarını destekleyen önemli bir faktör haline geldi. Özellikle 2024’ün ikinci yarısında, Bitcoin’in fiyatı 30.000-35.000 dolar seviyelerinde hareket ederken, ETF girişleri BTC’nin bu aralığın üzerinde kalmasını sağlamaya yardımcı oldu. Uzmanlar, bu ETF’lerin piyasadaki spot alımları destekleyerek fiyat artışlarını tetiklediğini belirtiyorlar. Ancak spot Bitcoin alım taleplerinin yavaşladığına dair işaretler de dikkat çekiyor. Bu durum, Bitcoin fiyatlarındaki büyümenin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratabilir.
Ayrıca, bazı analistlere göre, ETF girişleri talep artışını tetiklese de, yatırımcıların daha fazla yükseliş bekleyebilmesi için fiyatın önemli direnç seviyelerini kırması gerekiyor. Şu an için Bitcoin ETF’lerine olan ilgi fiyatları yukarı yönlü desteklese de, gelecekteki fiyat hareketleri küresel makroekonomik şartlara bağlı kalabilir.
Bitcoin ETF’lerinin yanı sıra, Ethereum ETF’leri de dikkat çekici bir performans sergilemeye başladı. Ethereum ETF’leri, özellikle 2024 yılının son çeyreğinde güçlü bir toparlanma kaydetti. Bitcoin’in yanı sıra Ethereum’un da ETF talebi, bu iki büyük kripto varlığın piyasa üzerindeki etkisini artırıyor.
Ethereum fiyatları da bu gelişmelere paralel olarak olumlu bir seyir izledi. Ethereum’un Ethereum 2.0 ile Proof of Stake’e geçişi ve ağın benimsenmesindeki artış, Ethereum ETF’lerine olan ilgiyi artıran diğer faktörler arasında yer alıyor. Uzmanlar, Ethereum ETF’lerinin BTC’nin gerisinde kalmasına rağmen, ilerleyen dönemlerde daha fazla yatırımcı ilgisi çekebileceğini belirtiyor.
Spot Bitcoin ve Ethereum ETF’lerinin piyasaya olan etkisi, hem kısa hem de uzun vadede önemli olacak gibi görünüyor. Bu fonlar, kurumsal yatırımcıların kripto paralara olan güvenini artırırken, piyasanın daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağlıyor. Ancak, spot alım talebindeki yavaşlama ve fiyatların direnç seviyelerini aşamaması, yatırımcıların dikkatli olmalarını gerektiriyor.
Analistler, ETF’lere olan talebin devam etmesi durumunda, Bitcoin ve Ethereum fiyatlarının önemli seviyeleri test edebileceğini, ancak piyasa şartlarının volatil kalmaya devam edebileceğini belirtiyorlar. Ayrıca, ABD ve küresel piyasalardaki ekonomik gelişmeler, bu fonların performansı üzerinde etkili olabilir.
The post ABD Spot Bitcoin ETF’leri üst üste dördüncü kez net giriş kaydetti: Bitcoin fiyatlarına etkisi ve piyasadaki gelişmeler first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Ethereum ETF’lerinde büyük çıkışlar: Kurumsal ilgi neden azaldı? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Ethereum ETF‘leri, son dönemde kripto piyasalarında yaşanan hareketlilikle birlikte dikkat çekici bir fon çıkışı yaşadı. Özellikle ABD merkezli Ethereum spot ETF’lerinde kaydedilen bu çıkışlar, Temmuz 2024’ten bu yana en büyük günlük fon çıkışını işaret ediyor. 24 Eylül 2024 tarihinde, toplamda 79 milyon dolarlık bir net çıkış kaydedildi ve bu çıkışın büyük kısmı Grayscale Ethereum Trust (ETHE) fonundan geldi. Bu gelişme, Ethereum’un kurumsal yatırımcılar nezdinde çekiciliğini kaybettiğine dair sinyaller veriyor.
Ethereum ETF‘lerindeki bu büyük çıkışın birkaç temel nedeni bulunuyor. Öncelikle, Ethereum’un “dünya bilgisayarı” olarak tanımlanan yatırım tezi, Bitcoin’in “dijital altın” anlatısı kadar basit ve etkili bir şekilde geleneksel finans (TradFi) yatırımcılarına hitap etmiyor. Bitcoin’in enflasyona karşı bir koruma aracı olarak kabul edilmesi, kurumsal yatırımcılar için daha kolay anlaşılabilir ve portföylere eklenebilir bir yatırım fırsatı yaratıyor. Buna karşın, Ethereum’un karmaşık işlevselliği, özellikle teknik olmayan yatırımcılar için daha az çekici.
Ayrıca, kurumsal yatırımcılar için portföy çeşitlendirmesi, Bitcoin gibi dijital varlıklara yönelik yatırımlarını zaten yapmış olanlar için sınırlı bir fayda sunuyor. Yani, portföylerine bir BTC ETF ekleyen yatırımcılar, ikinci bir dijital varlık (ETH) eklemenin sağladığı çeşitlendirme avantajını daha düşük görüyorlar.
Grayscale Ethereum Trust (ETHE), bu çıkışların en büyük kaynağı oldu. Tek başına 80 milyon doların üzerinde bir çıkış yaşadı. Bunun aksine, Bitwise’ın Ethereum ETF’si (ETHW) 1.3 milyon dolarlık bir giriş kaydetti, bu da yatırımcıların hala bazı ürünlere temkinli de olsa güven duyduğunu gösteriyor. Ancak, Grayscale’den gelen büyük çıkışlar, piyasanın genel olarak Ethereum’a olan ilgisinin zayıfladığını ortaya koyuyor. Toplam işlem hacmi artsa da bu fon çıkışları, kurumsal yatırımcıların Ethereum’un gelecekteki büyüme potansiyeline yönelik belirsizlik yaşadığını düşündürüyor.
Ethereum fiyatları, ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimleriyle birlikte kısa süreli bir artış yaşadı ve son haftada %11’lik bir yükseliş kaydetti. Ancak, ETF’lerdeki çıkışlar, bu fiyat artışının kurumsal yatırımcıların Ethereum’a olan güvenini tam anlamıyla yansıtamadığını gösteriyor. Piyasa analistlerine göre, bu durum, Ethereum‘un büyüme potansiyeliyle ilgili yatırımcıların aklında soru işaretleri oluşturuyor. Bu belirsizlik, önümüzdeki dönemlerde Ethereum’un fiyat hareketlerinin daha fazla takip edilmesine yol açabilir.
Bitcoin ETF‘leri, aynı dönemde pozitif girişler kaydetti. Özellikle Fidelity ve BlackRock gibi dev fonlar, Bitcoin ETF’lerine ciddi miktarda sermaye çekmeyi başardı. Bu da Ethereum’un, Bitcoin karşısında kurumsal yatırımcılar için daha riskli ve daha az çekici bir seçenek olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Bitcoin’in daha istikrarlı ve güvenli bir yatırım olarak algılanması, yatırımcıların sermayelerini Bitcoin ETF’lerine kaydırmasına neden oluyor.
Ethereum ETF‘lerindeki bu çıkışlar, kripto piyasalarının belirsizliği içinde önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Ethereum’un, kurumsal yatırımcıların portföylerinde daha fazla yer edinebilmesi için yeni anlatılar ve inovasyonlar sunması gerekiyor. 2025’te piyasaya sürülmesi planlanan Pectra güncellemesi, Ethereum kullanıcılarına alternatif coinlerle işlem ücretlerini ödeme imkanı sunarak yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak, bu tür gelişmelerin, kurumsal yatırımcıları geri çekmeye yetip yetmeyeceği henüz net değil.
Ethereum’un geleceği, sadece fiyat artışlarına değil, aynı zamanda kurumsal yatırımcıların bu dijital varlık için ne kadar güçlü bir yatırım tezi oluşturabildiğine bağlı olacak.
The post Ethereum ETF’lerinde büyük çıkışlar: Kurumsal ilgi neden azaldı? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Spot Ethereum ETF’si Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Bitcoin muadili gibi, “spot” Ethereum ETF‘leri gerçek zamanlı ether fiyatını izleyerek, gelecekteki Ether fiyatına ilişkin spekülasyon yapan sözleşmelere dayanan ETF‘lerin aksine, değerlerini Ether‘i rezervlerinde tutarak takip ederler.
Spot Ethereum ETF‘leri, Ether‘e erişimi basitleştirirken, ek ücretler ve işlem yapmanın ETF’nin piyasa saatleriyle sınırlı olması gibi kendi risk ve kısıtlamalarıyla birlikte gelir.
Şu anda, spot Ethereum ETF‘leri Amerika Birleşik Devletleri’nde henüz onaylanmadı.
Bir spot Ethereum ETF‘si, yönetim kuruluşlarının ether’i satın almayı ve rezervlerinde tutmayı taahhüt ettiği geleneksel ETF’lere benzer şekilde tasarlanmıştır. ETF bir borsada listelenir ve yatırımcılar ETF’deki payları satın alabilir ve satabilir; bu paylar, fon tarafından tutulan temel ether’in sahipliğini temsil eder. Bu yapı, yatırımcıların ether’in fiyat hareketlerine düzenlenmiş bir finansal enstrüman aracılığıyla maruz kalmasını sağlar.
Yasal çerçeveler, spot Ethereum ETF’lerinin onaylanması ve başarısı için önemli bir faktör olarak kalmaya devam ediyor. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) şimdiye kadar BlackRock, Fidelity, Grayscale ve VanEck gibi ETF onaylarına ilişkin kararları erteledi ve bu ETF’lerin sahiplerine getiri sağlamak için staking unsurlarını içerebilecekleri konusunda belirsizlik devam ediyor.
Bu gecikmelere rağmen, spot Bitcoin ETF‘lerinin ve vadeli işlem tabanlı Ethereum ETF‘lerinin onaylanması, spot Ethereum muadilleri için sonunda yeşil ışık yakılmasına yönelik beklentileri artırdı ve piyasa değeri açısından ikinci en büyük kripto para biriminin daha geniş çapta benimsenmesi ve artan yatırım akışlarının işareti oldu.
Spot Bitcoin ETF’leri 10 Ocak 2024’te onaylandı ve bir gün sonra alım-satıma başladı. O zamanlar, SEC Başkanı Gary Gensler, kurumun spot Bitcoin ETF’lerinin onayının tek bir kripto para birimine sınırlı olduğunu belirtti.
Gensler‘ın önceki tutumuna göre, bitcoin dışındaki çoğu kripto paranın menkul kıymet olduğu yönündeki belirsizlikler, spot Ethereum ETF‘lerinin onayıyla ilgili olarak devam ediyor.
Eylül 2022’de Ethereum’un “Birleşme” olarak adlandırılan bir geçişle proof-of-stake (PoS) konsensüs sistemine geçtikten kısa bir süre sonra, SEC Başkanı ayrıca, bir proof-of-stake konsensüs sistemine sahip token’lerin, yatırımcıların kâr elde etmek için başkalarının çabalarına güvendiği için menkul kıymet olarak değerlendirilebileceğini belirtti.
Başlangıçta analistler, spot Ethereum ETF’lerinin Mayıs 2024’e kadar onaylanabileceğini tahmin ederken, ancak ilerleme eksikliği nedeniyle beklentiler boşa çıktı. Bu dönemde, Grayscale’in Ethereum Trust‘ında indirim arttı, bu da piyasanın benzer şekilde olumsuz bir görüş benimsediğini gösteriyordu. Ancak, Bitwise CEO’su Matt Hougan, daha sonraki bir lansmanın potansiyel olarak daha fazla girişle sonuçlanabileceğini savundu.
Amerika merkezli Ethereum vadeli ETF’leri Eylül 2023’te onaylandı, ancak spot Ethereum ETF’leri henüz onaylanmadı. Her iki ETF türünün de avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır, ve hangisinin daha iyi olduğu bireysel duruma bağlıdır. İşte her biri için düşünülmesi gereken bazı önemli noktalar:
Spot Ethereum ETF’leri:
Ethereum vadeli işlem ETF’leri:
Hangi tür Ethereum ETF’sinin daha iyi olduğu, yatırımcının risk toleransı, yatırım hedefleri ve piyasa koşulları gibi faktörlere bağlı olacaktır.
Sonuç olarak, spot Ethereum ETF’leri ve Ethereum vadeli işlem ETF’leri arasındaki tercih, yatırımcının risk iştahı, finansal türevlere olan aşinalığı, gider oranları ve temel varlık olan kripto para birimine doğrudan sahiplik tercihi gibi faktörlere bağlıdır.
Yatırımcıların, spot Ethereum ETF’leri de dahil olmak üzere herhangi bir yatırım aracını seçmeden önce kapsamlı bir araştırma yapmaları, içerdikleri riskleri anlamaları ve yatırım hedeflerini göz önünde bulundurmaları önemlidir.
Spot Ethereum ETF’lerinin onaylanması, ether’in daha geniş kitleler tarafından benimsenmesine ivme kazandırabilir. Çünkü bu ETF’ler, kripto para birimlerine yeni olan geleneksel finansçılar da dahil olmak üzere daha geniş bir kitleye düzenlenmiş, tanıdık bir yatırım aracı sunarak ether’e erişimi kolaylaştırabilir.
Ether’in doğrudan sahipliği farklı faydalar sunarken, örneğin merkezi olmayan finans ekosistemine katılım sağlar, spot Ethereum ETF’leri geleneksel ve dijital varlık yatırım dünyaları arasındaki boşluğu kapatmada kritik bir rol oynayabilir.
The post Spot Ethereum ETF’si Nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post ErisX hamlesi kurumsal yatırımcıyı çekebilir mi? first appeared on Kripto Bülten.
]]>ErisX, daha önce de aktardığımız üzere 2017 yılından bu yana kripto para alanında güvenilir bir altyapı sunarak kurumsal yatırımcılara hizmet verme amacı taşıyor. Şikago merkezli şirket, sermaye piyasasında yer alan yatırımcıların dijital varlıklara aynı şekilde, belki de aynı yerde, menkul kıymetler gibi geleneksel finansal ürünlere erişebilmelerini mümkün kılmak istiyor. Geçtiğimiz ay, yaklaşık 11 milyon müşteriye sahip olan TD Ameritrade‘in, ErisX’in kripto para borsasını test ettiği ve yakında müşterilerinin geleneksel finansal ürünler alım-satımı yaptığı platformunda kripto para ticareti için de hizmet sunabileceği ifade ediliyor.
ErisX, ABD Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu’na (CFTC) hem türev borsa işlemlerini yürütmek için başvurusunu onaylatmak hem de bir türev borsa başlatmayı planlıyor. ErisX‘in söz konusu hamlesi birçok kripto para borsasının gerçekleştirmeye çalıştığı bir önemli bir gelişmedir. Spot piyasa, menkul kıymet, emtia ve para birimleri gibi finansal araçların alınıp satıldığı dijital bir işlem alanıdır. İşlem alanı, söz konusu finansal enstrüman için nakit değişimi anlamına gelir. Bu nedenle, bir kripto spot pazarı, anında kripto para birimleriyle işlem yapabileceğiniz takaslar (alım/satım) gibi herhangi bir alan olabilir.
ErisX spot piyasasında işlem yapmak, Coinbase gibi mevcut borsalarda olduğu gibi çalışacak. Kullanıcıların, ErisX platformunu kullanabilmeleri için Müşterinizi Tanıyın (KYC), Kara Para Aklanmasını Önleme (AML) ve Terörün Finansmanıyla Mücadele (CFT) süreçleriyle uyumluluk kontrollerinden geçmeleri gerekir. Geleneksel aracı kurumlar söz konusu adımları hali hazırda takip ediyor. Fakat tüm bu süreçler kripto para borsalarındakinin aksine 3. taraf şirket ya da aracıları üzerinden gerçekleştirilir. Diğer ABD tabanlı kripto borsaları gibi, ErisX de bir USD / kripto çiftinin alım satımını desteklemesini mümkün kılan lisanslara sahiptir.
ErisX platformu ile birlikte Bakkt platformunun esas amacı sektöre şeffaflık getirmek olduğu ifade ediliyor. Her iki kurumsal şirketin de ifade ettiği üzere sektöre giriş yapmalarının nedeni, müşterilerine güven içerisinde işlem yapabilecekleri bir platform sunmak. Kurumsal yatırımcıya dönük atılmış olan bu adımlar ile birlikte sektöre yüz milyar dolarları bulan kurumsal yatırımcı parasının akması bekleniyor. Birkaç ay önce Amerika’daki emeklilik fonunun küçük bir bölümünün kripto piyasalarda işlem yapmak üzere aktarıldığı bilgisi de bu gelişmeleri desteklemesi bakımından önem taşıyor.
The post ErisX hamlesi kurumsal yatırımcıyı çekebilir mi? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Son dakika… Bitcoin’de yeni zirve! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Gün içerisinde yayınladığımız diğer içeriğimizde Bitcoin fiyatının yukarı yönlü hareketinin süreceğine değinmiştik. Yine bir önceki analizde de ifade ettiğimiz üzere Bitcoin’de yeni zirve için 6,800 USD üzerinde tutunmasını şart koşmuştuk. Gece saatlerinde 6,800 USD seviyesi üzerinde tutunan Bitcoin, yeni alım destekleri ile tekrar yukarı yönlü sıçrama gerçekleştirdi. Böylelikle Bitcoin son 24 saatte %13’ün üzerinde değer artışı ile gündeme oturdu.
Daha önce Tether ve Bitfinex ilişkili FUD (korku, belirsizlik, şüphe; Bitcoin satımı ile sonuçlanır) nedeniyle borsalar arasında fiyat farkları oluşmuştu. Gün içerisinde gerçekleşen sert hareketler ile ilk önce bu fiyat farkları ciddi oranda azaldı. Ardından ise peş peşe 200 Dolar değerinde anlık fiyat artışları gerçekleşti. Bu durum da yatırımcı için yeni zirvelerin gelebileceği beklentisini oluşturdu. Söz konusu yükselişler ile birlikte tekrar Bitcoin ile ilgili olmayan insanların Bitcoin ile ilgili Google üzerinden arama yapmaları da yeni yatırımcıların sektöre gireceği yorumlarını beraberinde getirmektedir.
Daha önce de ifade ettiğimiz üzere, Bitcoin ve Blockchain özelinde 2019 ile birlikte yüzün üzerinde pozitif gelişme yaşandı. Bu gelişmelerin düşüş trendi ile birlikte gelmeleri fiyatın yukarı yönlü hareketini geciktirse de her an hareketin gelebileceğinin işaretini veriyordu. Zira, başta 25 Trilyon Dolarlık NYSE çatısı latında işleyecek olan Bakkt, ardından 7 Trilyon Dolarlık değeri ile Fidelity Dijital Değerler, kurumsal yatırımcıya hizmet için sektöre girişlerini müjdelediler. Bunların yanı sıra, Facebook, Apple, Twitter, Samsung gibi şirketlerin de sektöre olan yoğun ilgisi ve yatırımları da sektörün küllerinden doğmak üzere olduğunun en önemli kanıtıydı.
An itibariyle Bitcoin fiyatının Ağustos 2018’den bu yana en yüksek değerde olması tüm camiayı sevindirmiş gözüküyor. Buna karşın altlarda olan bazı yatırımcıların ise yükselen fiyata rağmen zarar ettikleri gözlemlendi. Bu da Bitcoin’in değer kazanırken, yatırımcının diğer projelerden desteklerini çektikleri şeklinde yorumlanmakta. 7,800 USD seviyesinin kırılması ile yeni bir hedefin göz önünde tutulabileceği unutulmamalıdır.
Diğer önemli gelişmeleri okumak için tıklayın.
The post Son dakika… Bitcoin’de yeni zirve! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Kurumsal yatırımcı Fidelity ile Bitcoin alıp satabilecek! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Fidelity Yatırım Şirketi gibi önemli kurumsal şirketlerin önceliği olarak yatırımcı talebi geldiği bilinen bir gerçek. Yine aynı şekilde Fidelity‘nin daha önce kripto para sektörüne girişine neden olan gelişme de müşterilerinin talepleri olduğunu görmüştük. Şimdi de şirketten yapılan açıklamaya göre müşteri taleplerine göre çeşitli hizmetler zamana bağlı olarak aktif hale getirilecek.
Müşteri ihtiyaç ve beklentilerini tespit edebilmek için geçtiğimiz hafta Fidelity tarafından anket ve araştırmalar yapıldığı biliniyor.
Fidelity tarafından 400 kurumsal yatırımcı ile yapılan anket/araştırma ilginç sonuçlar doğurdu. Buna göre söz konusu yatırımcıların yaklaşık %22’si hali hazırda kripto para sahibi. Yine söz konusu yatırımcıların yarısının da kripto paralara karşı sempati beslediği detayı elde ediliyor. Bu durumun da daha çok yatırımcıyı sektöre çekeceğine değinen Fidelity yetkilisi, şimdiden hazır olmanın gerekliliğini ifade etti.
Bu durumun yanı sıra, söz konusu yatırımcıların sağlıklı bir alım-satım ve saklama deneyimi için Fidelity gibi kurumsal şirketlerin sektöre giriş yapması gerekliliği de bu kararın alınmasında rol oynamış gibi gözüküyor. Çünkü kripto para sektörü yapısı gereği ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Bu nedenle kurumsal yatırımcının sektörden uzak kaldığı tahmin ediliyordu. Fidelity gibi şirketler ile sektörün çok daha farklı bir yapıya bürünebilmesi ve güven ortamının sağlanabilmesi için önem arz ediyor.
The post Kurumsal yatırımcı Fidelity ile Bitcoin alıp satabilecek! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Kurumsal yatırımcı, Bitcoin için izleme pozisyonunda! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Söz konusu veriler, kurumsal yatırımcının bakış açısını yansıtması açısından önem taşımaktadır. Oransal olarak incelendiğinde short pozisyon oranının yaklaşık %11; long pozisyon oranının ise %30 oranında azaldığı görülmektedir. Şikago Ticaret Borsası’nda söz konusu kurumsal yatırımcıların yatay hareket beklentisine sahip oldukları yorumlarını da beraberinde getiriyor. Yine aynı şekilde bu durum olası aşağı yönlü bir trendin gelişebileceği yorumlarına da neden olmaktadır. Tüm işlemlere bakıldığında ise short pozisyon sayısının baskın olduğu net bir şekilde görülmektedir. 4,177 short pozisyona karşılık sadece 3,267 long pozisyonu ile Şikago Ticaret Borsası’nda işlem yapan kurumsal yatırımcıların negatif beklenti ağırlıklı işlem yaptığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere Şikago Ticaret Borsası uzun zamandır Bitcoin vadeli işlemleri aktif ederek sektöre girmişti. An itibariyle borsada kurumsal yatırımcılar için BTCJ9 kodu ile Bitcoin vadeli işlem hizmeti sunulmaktadır. Şikago Ticaret Borsa’sının bir diğer rakibi olan CBOE bilindiği üzer kısa zaman önce sektörden çekilmişti. Bu durum akıllara CME‘nin de çekilebileceği yorumlarını getirse de grubun yaptığı anlaşma ile böyle bir gelişmenin söz konusu olmadığı vurgulandı. Böylelikle kurumsal yatırımcıların Bitcoin ile ilgili güvenle işlem yapabilmeleri garanti altına alınmış oldu.
The post Kurumsal yatırımcı, Bitcoin için izleme pozisyonunda! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bakkt: “Kripto piyasalardaki manipülasyona son vereceğiz!” first appeared on Kripto Bülten.
]]>Mevcut yapısı gereği Bakkt için güvenlik sisteminin öncelikli olduğuna değinilerek denetimle birlikte insanlara hizmet verebilecek güven duygusunu uyandıran bir platform ortaya çıkarılacağı aktarıldı. Tüm bu gelişmelerin yerine getirilmesi için güçlü ekibe ihtiyaç duyulduğunun aktarıldığı güncellemede yeni ekip üyeleri de tanıtıldı. Bu bağlamda ekibe katılan isimlerin Dünya’nın en büyük şirketlerinde çalışmış olmaları önem taşımaktadır. Özellikle, 26 Trilyon Dolarlık hacme sahip NYSE’nin CEO’sunun da kadroya katılmış olması heyecan uyandırdı. Yine IBM gibi güvenlik sistemleri alanında zirvede yer alan çeşitli firmalardan yapılan transferler de manipülasyona geçit verilmeyeceği ve güvenliğin en üst seviyede olacağına işaret etmektedir.
Hali hazırda Amerika’daki otoriteler ile kurulacak olan Bakkt platformunun gerekli izinleri halledilmektedir. Platformun yaptığı açıklamada; Bitcoin vadeli işlemler için henüz resmi karar alınmadığını ama uğraşıldığına yer verildi. Emtia Vadeli İşlem Ticaret Komisyonu ile bu konuda dirsek temasında olunduğu ifade edildi. Böylelikle Amerika’da gerçekleşen ilk somut Bitcoin (vadeli) sözleşmelerinin gerçekleşmesi Bakkt sayesinde mümkün olması öngörülmektedir. Daha da açık bir şekilde ifade etmek gerekirse; yatırımcıların alım yaptıkları Bitcoin için Bakkt platformu kendi adresine eşdeğer miktarda Bitcoin gönderecek. Yani sadece sayılar konuşmayacak, Bitcoin kendi değeri ile alım-satımın merkezinde olacak. Zira eşdeğer başka borsalarda Bitcoin vadeli işlemlerinde yaptığınız işlemlerin karşılığı olan Bitcoin gerçekte alınmıyor/satılmıyor. Bu durumun transparan bir yapı oluşturacağı gibi manipülasyona da yer vermeyeceğine işaret etmektedir.
Sektörde yatırımcılara dönük daha fazla hizmetin sunulması gerektiğinin yer verildiği açıklamada aynı zamanda türev marketleri ve risk yönetimi araçlarının da geliştirilmesi gerektiği yer aldı. Bu bağlamda yatırımcılar ile yakın ilişkiler geliştirildiği ve bu beklentiye Bakkt olarak yanıt verileceği ifade edildi. Bitcoin vadeli işlemleri için çeşitli büyük borsalardan an itibariyle listelenmesi için anlaşmaya varıldığına ve bu durumun Bitcoin fiyatı üzerinde rahatlık sağlayacağı bilgisi de paylaşılan güncellemede önem taşıyan diğer detay olarak karşımıza çıkmaktadır.
The post Bakkt: “Kripto piyasalardaki manipülasyona son vereceğiz!” first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Coinbase’ten Wall Street ve kurumsal yatırımcılara kripto piyasalara giriş davetiyesi! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Coinbase, kurumsal yatırımcıların sektöre girmesi ve pay/hisse üzerinden kazanç sağlamaları için çeşitli ürünler geliştirdi. Bu bağlamda ilk öne çıkan gelişmelerden biri yatırım yapan kurumsal şirketlerin kripto paralarını kendi soğuk cüzdanında saklayacağını ilan etmesi ve güvenliğini garanti edeceği oldu. Pay kapsamında gelir elde edilebilmesi için nakit para ve ilgili kripto paraların bir kısmının dolaşımda olması zorunluluğu nedeniyle Coinbase, kendi bakiyesini kullanacağını açıkladı. Bu durum yatırımcıların sıfır risk ile işlem yapabilmesine olanak tanıması açısından önem taşımaktadır. Şirket kendi hizmet bedelinin düşürülmesinden sonra yatırımcıların yaklaşık %6.6 oranında sabit gelir elde edeceğini öngördüğünü ifade etti.
Bu gelişme son 3 aylık Bitcoin fiyatı başta olmak üzere kripto piyasalarda yaşanan geri dönüşle birlikte değerlendirildiğinde daha da anlam kazanmaktadır. Artık kripto piyasalar için gelmesi olası büyük yatırımcıların alım yönünde ciddi destek sunacağı tahmin edilmektedir. Ayrıca hiçbir risk içermeksizin kurumsal yatırımcıların %6.6 oranında sabit gelir edebilme olanağına sahip olması da gelmelerini teşvik etmesi açısından önem taşır.
Coinbase‘in sunduğu hizmet kapsamında kurumsal yatırımcıların gelir elde edebilmesi için ilgili projenin PoS yapısına sahip olması gerekmektedir. Zira PoS sisteminde kişinin elinde tuttuğu miktar oranında gelir elde edebilmesi mümkün olabilmektedir. Ethereum‘un da yakın zamanda PoS sistemine geçeceğini ilan etmiş olması, marketin 2. büyük projesi için de alım yönünde destek sağlayacağı düşünülmektedir. PoS sisteminde PoW‘nun aksine yatırımcılar bilgisayar ve enerji gücü yerine elde tuttukları kripto paraları ağ üzerinde tutarak, işlemlerin gerçekleşmesine ve ağın işlemesine destek olmaktadırlar. Bunun sonucunda da PoW sisteminde olduğu gibi işlemler için ödüllendirilirler.
Ağ yapısını etkin kullanarak gelir elde etmek istemeyen yatırımcılar, bu haklarını başkasına devredebilmektedir. Bunun sonucunda da aktif yatırımcı ve pay yüzdesine göre %5 ile %25 oranında değişen tutarlarda pasif kazanç elde edebilmektedirler.
Aslında yatırımcı perspektifinden bakacak olursak; kripto paraların aktif olarak ağda tutulmak zorunda olması, onları olası hack saldırılarına karşı daha savunmasız bırakmaktadır. Normal şartlarda soğuk cüzdanda görece daha güvenli tutulmasına karşın, ağda yer alan kripto varlıklar saldırılara kurban olabilirler. Yatırımcıların bu duruma önlem alması gerektiği gibi bilinçli hareket etmesi gerekmektedir. Hala güvenlik noktasında kafasında soru işareti bulunan yatırımcı Coinbase ile anlaşarak sabit gelir elde edebilir ve sıfır risk ile kripto paraları ağda tutabilir. Kripto varlıkların yaklaşık %10’unun ağda tutulması zorunluğuna değinen Coinbase yetkilisi; ilgili kripto paraların şirketin sahip olduğu kripto paralar olacağını ve yatırımcı için hiçbir risk barındırmadığını garanti ederek Wall Street dahil, kurumsal yatırımcılara davet gönderdi.
bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
Coinbase’in ilgili hareketi kripto piyasalar için pozitif gelişmeler sağlar mı?
The post Coinbase’ten Wall Street ve kurumsal yatırımcılara kripto piyasalara giriş davetiyesi! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Haftalık Özet: Elon Musk’ın Bitcoin hayranlığı, CME vadeli işlemlerde artış ve Samsung’tan Blockchain atağı first appeared on Kripto Bülten.
]]>Geçtiğimiz hafta katıldığı bir programda (Tesla) şirket ile ilgili açıklamalar yaparken en son Bitcoin‘e de değinen Elon Musk, hayranlığını gizleyemedi. Bitcoin ile ilgili; yapısı gerçekten dahiyanece yorumu yapan Musk, ardından Ethereum ve diğer koinlerden de Bitcoin gibi kaliteli olanların olabileceğini ifade etti.
Buna karşın, çevreci kimliği bilinen Musk’ın eleştirileri de yayında yer aldı. Özellikle Bitcoin’in kazımı ile ilgili çevreci olmamasını eleştirdi. Zira, mevcut yapısı gereği ciddi bir enerji tüketimi söz konusu olmakta.
Venezuela gibi çeşitli finansal ve siyasi sorunlarla yüzleşen ülkelerde para biriminin kontrol edilmesini güçlendirmesi açısından kripto paraların son derece hayati bir işleve sahip olduğu notunu da ekledi. Yine aynı şekilde bir kağıt parçası ile para transferi yapmak ya da banka kullanmaktan çok daha iyi bir seçenek yorumu ile kripto paralara olan güven ve inancını paylaştı.
Chicago merkezli CME Grup‘un paylaştığı veriler ışığında geçtiğimiz hafta ayı piyasası süresince en hareketli dönem oldu. Bilindiği üzere CME Grup, vadeli işlemlerine 2017’de Bitcoin fiyatının 20,000 USD seviyesini gördüğü dönemde başlamış ve o günden bu yana aktif olarak sektörde yer almaktaydı. Ayı piyasası süresince düşüş eğilimi gösteren vadeli işlemler ilk kez geçen hafta önemli artış kat ederek sektöre olan kurumsal yatırımcı ilgisini açığa çıkardı.
Uzun zamandır gündemde yer alan bu gelişme geçtiğimiz hafta biraz daha netlik kazandı. Galaxy S10 cep telefonu modelinin hem saldırılara karşı savunma ile ilgili önemli geliştirmelere sahip olması hem de Blockchain ve kripto para ile ilgili çeşitli özelliklere sahip olacağının anlaşılması yatırımcılar nezdinde olumlu puan aldı.
Kaynak: newsbtc
The post Haftalık Özet: Elon Musk’ın Bitcoin hayranlığı, CME vadeli işlemlerde artış ve Samsung’tan Blockchain atağı first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Bitcoin “Dijital Altın” olacak first appeared on Kripto Bülten.
]]>Kripto varlıkların sıfırdan ortaya çıktıktan sonra Bitcoin temelinde tasarruf aracı olarak görmek üzere Bitcoin’e karşı ciddi bir yarış içinde olduklarına atıfta bulunan Novogratz;
Periyodik tabloda 118 element olmasına karşın, sadece bir tane altın var. […] Konvansiyonel paranın egemen olduğu bir ortamda Bitcoin, dijital altın olacak. Ne Amerikan Doları ne de Çin Yuan’ı; Bitcoin, geleceğin değer aracı olacak.
Mike Novogratz
Novogratz, Bitcoin’in tekilliğine bir gerekçe sunmamakla birlikte, ilke olarak Blockchain‘in güvenli bir değer değişimi için sağlam bir sistem sunmasına karşın, tüm kripto para birimlerinin maksimum güvenlik potansiyeline dayanması gerekmediğini öne sürdü. Dijital altının aksine, daha az değerli, işlemsel kriptolar daha yüksek verimlilik artışları için güvenliği sağlamak açısından daha iyisini yapabilir.
Bitcoin fiyatının 3.400-3700 USD aralığında hareket ettiği bu günlerin fiyat anlamında dip seviye olduğuna dikkat çekti. Ardından, Bitcoin‘in hızlı bir şekilde yukarı tırmanabileceğini ifade etti. Orta vade fiyat beklentisi olarak da şu anki kur bağlamında %125’lik artışı işaret ederek; 8.000 USD seviyesini paylaştı.
Geçen seneden beri yaşanan geri çekilmenin, ne kadar acı olduğuna değinen Novogratz; yine benzer bir süreç yaşanmayacağına inandığını söyledi. Ardından, insanların mevcut rejim ve sistemlere muhalifliği üzerinden kendine yer edinen kripto paraların artık kurumsal yatırımcı ve şirketlerin eline geçtiğinin altını çizdi.
Novogratz, kurumsal şirketler için de uygun olan yatırım ortamının kademeli bir şekilde oluştuğunu ifade etti. Ardından, sektöre girecek olan kurumsal şirketler ve son durumları hakkında bilgi paylaştı. Albeit şirketinin Amerikan Hükümeti’nin kapalı olmasından dolayı sektöre girişini yavaşlattığını ifade etti. NYSE’nin altında işlem yapacak olan Bakkt platformu ile yatırım devi Fidelity Investment‘in de sektöre adapte olduklarını ve işlemlerine başladığını ifade etti. İşlemlere başlamış olmalarının aktif hizmet verdikleri şeklinde yorumlanmaması gerektiğini not düşmemiz gerekir.
Fidelity Yatırım Şirketi’nin aktif hizmet vermeye hazırlandığı bir süreçte, Coinbase Borsası‘nın da kurumsal yatırımcılara yönelik kripto para saklama hizmeti vermeye başladığının altını çizmemiz gerekir.
The post Bitcoin “Dijital Altın” olacak first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post JPMorgan stratejisti: Bitcoin tekrar zirveyi görebilir first appeared on Kripto Bülten.
]]>Panigirtzoglou, marketin büyümesi ve stabil bir yapıda devam etmesi durumunda şirketlerin dikkatini çekeceğini ve daha önemlisi de Bitcoin‘in Blockchain teknolojisindeki gelişmeyi beraberinde getirdiğinden; sektörün tekrar cazip olduğunu dile getirdi. Ardından, kripto paraların devletler tarafından potansiyellerinin farkında olunmadığı için Bitcoin ve marketin geri dönüşünün yılları bulabileceğini ama kesinlikle gerçekleşmesini beklediğinin altını çizdi.
Şunu da not etmek gerekir ki, Wall Street de geçtiğimiz yıldan bu yana önemli derece genişleme yönünde sıkıntıların olduğu su götürmez bir gerçek. Bu noktada da yeni bir alan üzerinden sektörün büyümeye devam etmesinin beklenmesi çok da uçuk bir fikir değil. Özellikle kripto piyasanın 2017 Aralık ayında yaşadığı trend de böylesine bir hamleyi destekleyebileceğini göstermektedir. Bilindiği üzere, NYSE iştiraki olan Bakkt kurumsal yatırımcılara yönelik hizmet sunacak olan borsanın da işlemlere başlamak üzere olduğu bir ortamda neden olmasın diyebiliriz. Şüphesiz, Wall Street’in kripto piyasalara yönelmesi sektöre trilyonlarca dolar girdisini de beraberinde getirebilecek ve belki de şu ana dek yaşananlar sadece fragman olarak tarihteki yerini alacak.
Tüm bu gelişmelerin yanı sıra çeşitli Wall Street firmaları, marketin durumunu öne sürerek; yatırım yapmayı ertelediklerini paylaşmışlardı (Goldman Sachs, Morgan Stanley, Citigroup vs).
Wall Street’in aksine Twitter CEO’su Jack Dorsey ise Bitcoin ve geleceği konusunda son derece olumlu düşündüğünü Twitter’dan paylaştı. Dorsey paylaştığı twitinde, Bitcoin’in önemli bir marka haline geldiğine atıfta bulunarak elinde önemli miktarda Bitcoin tuttuğunu paylaştı.
Dorsey, başka bir gönderisinde bu durumun da ötesine geçerek, Bitcoin için geleceğin tek kripto para birimi olacağını savundu.
The post JPMorgan stratejisti: Bitcoin tekrar zirveyi görebilir first appeared on Kripto Bülten.
]]>