amp domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/u814201603/domains/kriptobulten.online/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170The post Hyperliquid Yıllık Perpetual İşlem Hacmi 1,5 Trilyon Doları Aştı: Platform 310 Milyon Dolarlık Gelire Ulaştı first appeared on Kripto Bülten.
]]>Hyperliquid, Dune Analytics verilerine göre son bir yılda 1,57 trilyon doları geçen perpetual vadeli işlemler hacmi kaydetti. Kasım–Aralık 2024 dönemindeki HYPE token airdrop’u sayesinde hacmi ikiye katlanan platform, mayıs ayında tek başına 248 milyar dolarlık işlem gerçekleştirdi. Toplam işlem ücreti geliri de 310 milyon doları buldu. Bu büyümenin arkasında sub-saniye finalite, saniyede 100.000 üzerinde emir işleme kapasitesi ve HyperEVM ağıyla genişleyen ekosistem yer alıyor.
Başlık:
Hyperliquid’in Yıllık Perpetual İşlem Hacmi 1,5 Trilyon Doları Aştı: Platform 310 Milyon Dolarlık Gelire Ulaştı
Tek Cümle Özet:
Hyperliquid, geçtiğimiz 12 ayda 1,57 trilyon doları aşan on-chain perpetual işlem hacmi ve 310 milyon doları bulan toplam geliriyle sektörde öne çıktı.
Giriş Özeti:
Hyperliquid, Dune Analytics verilerine göre son bir yılda 1,57 trilyon doları geçen perpetual vadeli işlemler hacmi kaydetti. Kasım–Aralık 2024 dönemindeki HYPE token airdrop’u sayesinde hacmi ikiye katlanan platform, mayıs ayında tek başına 248 milyar dolarlık işlem gerçekleştirdi. Toplam işlem ücreti geliri de 310 milyon doları buldu. Bu büyümenin arkasında sub-saniye finalite, saniyede 100.000 üzerinde emir işleme kapasitesi ve HyperEVM ağıyla genişleyen ekosistem yer alıyor.
Anahtar Kelime ve Tamlamalar (virgülle ayrılmış):
hyperliquid, perpetual işlem hacmi, on-chain perpetual, HYPE airdrop, Dune Analytics, Sealaunch verileri, işlem hacmi büyümesi, HyperEVM ağı, HyperCore yazılımı, merkeziyetsiz borsa, periheral vadeli işlemler, gelir akışı, işlem ücreti geliri, saniyede 100.000 emir, sub-saniye finalite, topluluk odaklı geri alım programı, şeffaflık, Layer 1 blokzinciri
Hyperliquid, kripto para dünyasında merkeziyetsiz perpetual vadeli işlemler (perps) pazarında hızlı bir yükseliş yakaladı. Dune Analytics’ten Sealaunch’ın derlediği veriler, platformun son 12 ayda 1,571 trilyon dolarlık perpetual işlem hacmi kaydettiğini gösteriyor. Bu hacim, 2024’ün son çeyreğinde yaşanan büyük artışın ve HYPE token airdrop etkinliğinin tetikleyici etkisinin bir sonucu olarak öne çıkıyor.
HYPE token airdrop’u, hem yeni kullanıcı çekti hem de mevcut yatırımcıların platforma olan ilgisini artırdı. Bu sayede Hyperliquid, rakiplerine kıyasla iki kat işlem hacmi kaydederek yılı güçlü bir büyüme ivmesiyle kapadı.
Mayıs 2025’te Hyperliquid, 248 milyar dolarlık on-chain perpetual işlem hacmine ulaştı. Bu rakam, diğer önde gelen merkeziyetsiz perpetual borsaların toplam 140 milyar dolarlık hacminin neredeyse iki katı kadar. Platformun bu başarıyı yakalamasında üç temel faktör etkili oldu:
Hyperliquid, bu yoğun işlem hacminden elde ettiği ücretlerle de dikkat çekiyor. Platform, sadece mayıs ayında 56 milyon dolarlık işlem ücreti geliri elde ederken, bu yılın başından bu yana toplam 310 milyon dolar gelir kaydetti. Gelir dağılımı şu şekilde özetlenebilir:
Hyperliquid’in başarısında yalnızca yüksek işlem hacmi ve düşük gecikme değil, aynı zamanda ekosistem genişlemesi de kritik rol oynuyor. 2025’in ilk çeyreğinde platform, HyperEVM adı verilen Ethereum uyumlu yeni bir ağ başlattı. Bu ağ:
Merkeziyetsiz perpetual vadeli işlemler pazarı, Uniswap v4, Perp v2 ve dYdX gibi rakiplerin de bulunduğu yoğun bir rekabet sahası. Ancak Hyperliquid, aşağıdaki avantajlarıyla öne çıkıyor:
Presto Research analisti Min Jung, “Hyperliquid’in sub-saniye finalite ve yüksek emir işleme kapasitesi, merkeziyetsiz platformlar arasında benzersiz bir hız ve güven sunuyor” diyor. Ayrıca, HyperEVM ekosisteminin büyümesi ve topluluk odaklı geri alım programının, platformun uzun vadeli dayanıklılığını ve derinliğini perçinlediğini vurguluyor.
Her ne kadar Hyperliquid’in büyümesi etkileyici olsa da, dikkat edilmesi gereken riskler de bulunuyor:
Gelecek dönemde Hyperliquid, HyperEVM üzerinde daha fazla DApp ve likidite havuzu entegrasyonu, kurumsal ortaklıklar ve coğrafi genişleme stratejileriyle büyümesini sürdüreceğe benziyor.
Uyarı: Paylaşılan haberler, veri ve grafikler bilgi amaçlı olup yatırım tavsiyesi ya da danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez. Bunun yanı sıra haber ve materyallerin al ya da sat yönünde bir telkinde bulunmak gibi bir işlevi ve misyonu da bulunmamaktadır. Kişilerin kişisel araştırma yapmaları kendi sorumlulukları olup, detaylı araştırmanın yatırım öncesi önemli bir şart olduğunu öneririz.
İçerik ve görseller YZ yardımıyla oluşturulmaktadır.
Ayrıca, kripto paraların doğası gereği yüksek risk barındırdığı göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir. Risksiz kazanç hiçbir sektörde olmadığı gibi, kripto paralar özelinde de yoktur.
The post Hyperliquid Yıllık Perpetual İşlem Hacmi 1,5 Trilyon Doları Aştı: Platform 310 Milyon Dolarlık Gelire Ulaştı first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Virtuals Protocol Nedir? Likidite Pozisyonlarının Tokenleştirilmesinde Yeni Nesil Çözüm first appeared on Kripto Bülten.
]]>Virtuals Protocol, daha önce Path DAO olarak bilinen, Ethereum ve Base (Coinbase L2) ağlarında faaliyet gösteren bir platformdur. Platformun temel işlevi kullanıcıların teknik bilgi gerektirmeden AI ajanları yaratmalarına, dağıtmalarına ve gelir elde etmelerine imkân tanımaktır. Her bir ajan, kendi ERC-20 tokeni ve $VIRTUAL tokeni eşliğinde likidite havuzuna sahiptir. Ajan tokenleri, OpenAI benzeri modellerle desteklenen sanal varlıklardır ve kullanıcılar bu tokenlar üzerinden ajana yatırım yapar veya ticaret yapar. $VIRTUAL tokeni ise platformun likidite eşleşme aracı ve yönetişim aracıdır. Virtuals, yapay zekâ ajanları etrafında inşa edilmiş, çoklu blokzincirlerde çalışan bir ekosistemdir.
Platformun teknik mimarisi üç ana katmandan oluşur: (1) Agent Commerce Protocol (ACP) – otonom ajanlar arası ticaret ve etkileşimi sağlayan açık standart, (2) Tokenization Platform – yapay zekâ ajanlarını oluşturmak ve likidite havuzlarını kurmak için kullanılan mekanizma, (3) Otonom Yapay Zekâ Katmanı – temel AI modelleri ve framework’leri. Bu üç bileşen bir araya gelerek “ajan ekonomisi”ni mümkün kılar.
Virtuals Protocol, yapay zekâ ajanslarının finansmanı ve yönetimi konusunda mevcut modellerin yetersizliklerini gidermeyi amaçlar. Geleneksel finansman yöntemleri, yapay zekâ projelerine fon sağlamada sınırlı kalmış ve şeffaflık ile topluluk katılımı eksik olmuştur. Virtuals, tokenizasyon yoluyla bu sorunu aşmayı hedefler. Ajan geliştiricileri, 100 $VIRTUAL yatırıp bir bağlanma eğrisi (bonding curve) başlatarak ajanlarını lansman hazır hale getirir. Bu süreç, ajan çıkaran ile yatırımcılar arasında sermaye bağlamı oluşturur ve tüm paydaşların ajan performansı ile uyumlu şekilde kazanç sağlamasını mümkün kılar. Ayrıca platform, katkıcı modelini de teşvik eder; örneğin ajanların veri, model veya yeteneklerine katkı sağlayan kullanıcılar token ödülleri kazanabilir. Kısacası Virtuals, yapay zekâ ajanlarını “şeffaf”, “merkeziyetsiz” ve “katılımcı” bir ekosistemde fonlama ve yönetme sorununu çözmeyi amaçlar.
LPD (Liquidity Position Derivatives), likidite havuzlarındaki pozisyonlara dayalı tokenize edilmiş finansal araçlardır. Temelde bir LPD tokeni, örneğin Ethereum (ETH) ve onun staking/re-staking türevleri gibi varlıkların bir kombinasyonuna yatırım yapma imkânı sunar. Binance tarafından açıklanan tanıma göre, LPD’ler hem ana varlığın değerini taklit eder hem de bu varlığın sağladığı işlem ücretleri ve staking ödülleri gibi ek gelirleri elde etme fırsatı verir. Böylece yatırımcılar, likidite havuzunda yer alan kriptoların fiyat hareketlerinden faydalanmanın yanı sıra havuz işlemlerinden de getiri kazanabilir.
LPD’ler, likit bir staking deneyimi sunarak geleneksel stake yöntemlerinin kilitli varlık problemine alternatif oluşturur. Virtuals özelinde LPD terimi doğrudan geçmese de, platformdakilet pozisyonlarıyla ilgili benzeri ürüne işaret edebilir: Örneğin Virtuals’te bir ajan tokeni ile $VIRTUAL içeren havuzlara yapılan yatırımlar gelecekte türevleşerek LPD tarzı ürünlere dönüşebilir. Genel olarak LPD’ler, kripto varlıklardan elde edilebilecek getiri kaynaklarını çeşitlendirerek riskin yayılmasını ve esnek likidite yönetimini sağlar.
Virtuals platformunda her ajan için “Prototip” ve “Sentient (bilinçli)” olmak üzere iki aşamalı bir piyasaya çıkış süreci vardır. Prototip Aşaması: Yaratıcı bir kullanıcı 100 $VIRTUAL yatırarak bir bağlanma eğrisi başlatır ve ajan tokeninin ön lansmanını yapar. Bu aşamada ajan tokeni, Virtuals’ın kendi arayüzünde veya desteklenen diğer borsalarda (örneğin farklı DEX’ler veya bot’lar aracılığıyla) alınıp satılabilir. Ancak henüz resmi bir likidite havuzu oluşturulmamıştır; işlem ücretlerinin tamamı protokol hazinesine gider. Ajansın prototip aşamasından çıkıp Sentient (Bilinçli) Aşamasına geçebilmesi için bağlanma eğrisi 42.000 $VIRTUAL toplamış olmalıdır. Bu hedefine ulaşan ajan “mezun” sayılır ve otomatik olarak bir likidite havuzu kurulur.
Sentient aşamasında, Uniswap (Base ağında) veya Meteora (Solana’da) gibi AMM’lerde ajan tokeni ve $VIRTUAL eşliğinde havuz açılır. Artık tokenler hem Virtuals platformunda hem de diğer DEX’lerde işlem görür. Bu aşamada alınan %1 işlem ücreti %70 yaratıcıya, %30 protokol teşvik fonuna dağıtılır. Bu yapı, Virtuals’ın “roll market” (piyasaya çıkarma süreci) olarak değerlendirilebilecek modelidir: Ajan tokenlerinin tokenizasyonu, satışa sunulması ve likidite havuzuna dönüşmesi bu mekanizma ile gerçekleşir.
Virtuals’ın kripto para birimi $VIRTUAL, toplamda 1.000.000.000 (1 milyar) sabit arzla mint edilmiş bir ERC-20 tokenidir. Platformun tokenomik yapısı şeffaftır: %60 (600 milyon) token ilk halka arz için ayrılmış, %5 (50 milyon) likidite havuzu oluşturulması amacıyla rezerve edilmiş ve %35 (350 milyon) ekosistem hazinesi için ayrılmıştır. Tüm tokenler kilitlendirilmemiş olarak dağıtılmıştır ve gelecekte yeni token basımı planlanmamıştır.
Coingecko verilerine göre 2025 itibarıyla dolaşımdaki token miktarı yaklaşık 652,5 milyondır. Geriye kalan ~347,5 milyon token ise protokol hazinesinde kilitli durumdadır; Haziranda yayımlanan kaynaklarda (whitepaper) bu hazinenin bir kısmının yıllık %10’dan fazla olmayacak şekilde yönetişim tarafından serbest bırakılabileceği belirtilmiştir. $VIRTUAL tokeni çoklu blok zincir desteğine sahiptir; Ethereum ana ağının yanı sıra Base (Coinbase L2) ve Solana ağlarında da sözleşmeleri bulunur. $VIRTUAL’ın piyasa değeri ve fiyatı Coingecko’da takip edilebilir; yazının hazırlandığı dönemde fiyatı ~$1.6 civarındadır.
Virtuals Protocol, DeFi ekosistemiyle derin bir uyumluluk sergiler. Ajan tokenleri ve $VIRTUAL, standart ERC-20/FT tokenları olarak hayata geçer; bu sayede Uniswap, Meteora gibi otomatik piyasa yapıcılar (AMM) ve diğer merkeziyetsiz borsalar (DEX) tarafından desteklenir. Sentient aşamasındaki her ajan için Base ağında Uniswap V2 havuzu, Solana ağında ise Meteora havuzu oluşturulur. Kullanıcılar bu token çiftlerini Virtuals’ın kendi arayüzünde ya da 1inch, SushiSwap gibi diğer DEX/agrregator platformlarda alıp satabilir. Örneğin, protokol genişleme planları kapsamında, Virtuals’ın Solana’ya açılması sırasında Jupiter ve LayerZero gibi altyapılar kullanıldı.
$VIRTUAL tokeni de Uniswap, PancakeSwap gibi büyük platformlar üzerinden ticaret görür. Virtuals aynı zamanda çok zincirli çalışmayı hedefler; projenin kurucuları ilk adım olarak Base ve Solana’yı işaret etmiş, ilerleyen dönemde farklı ağlarda da varlık göstermeyi planladıklarını belirtmiştir. Bu altyapı sayesinde Virtuals içindeki likidite pozisyonları ve ajan tokenleri, genel DeFi araçlarıyla birlikte kullanılabilir (örneğin teminat gösterme veya diğer yield stratejilerine dahil etme). Kısacası, Virtuals’ın tokenları her türlü EVM uyumlu cüzdan (MetaMask, Coinbase Wallet vb.) ve Solana cüzdanı (Phantom) ile uyumlu çalışır ve ekosistemdeki diğer finansal protokollerle entegre edilebilir.
Virtuals ekosisteminde yatırımcı ve ajan katılımcılar için çeşitli senaryolar öngörülmüştür:
xVirtual mekanizmasıyla tokenlerini dönüştürüp favori bir ajana stake ederek pasif gelir elde edebilir (ör. ajanın işlem ücretleri üzerinden pay alabilirler). Ayrıca ajan tokenlerini stake ederek elde edilen AgentVeToken’lar üzerinden platform yönetişiminde oy hakkı kazanmak, validatörlere katkı sağlamak ve bu katkı karşılığında ödül paylaşımı yapmak mümkündür.Virtuals ekosisteminde $VIRTUAL tokeni çok amaçlıdır. Başlıca kullanımları şunlardır:
Virtuals Protocol’ün teknik mimarisi, modüler ve birbiriyle etkileşimli bileşenlerden oluşur. Öncelikle Agent Commerce Protocol (ACP), otonom ajanların birbirlerine hizmet olarak çağırılabilmesine olanak tanıyan bir açık standarttır. Bu sayede bir ajan, başka bir ajana “merkeziyetsiz API” üzerinden erişebilir; örneğin veri işleme veya model kullanımı gibi görevleri birbirine devredebilir. Bu “kompozit” mimari, çoklu ajanlı iş akışlarına izin verir. İkinci sütun Tokenization Platform katmanıdır: Yukarıda bahsedilen bonding eğrileri, token lansmanları ve likidite kilit mekanizmalarını içerir. Tüm ajan tokenleri ve ilgili LP tokenları standart ERC-20 tokenı (FERC-20) olarak uygulanır; bu da onları mevcut DeFi araçlarıyla tamamen uyumlu hale getirir. Örneğin, $VIRTUAL/ajan tokeni havuzundan elde edilen LP tokenı, ERC-20 tabanlı diğer protokollerde kullanılabilecek bir varlık hâline gelir. Son olarak Otonom AI Katmanı (bazı kaynaklarda GAME framework) temel yapay zekâ modellerini ve ajan davranış algoritmalarını içerir. Kısacası Virtuals, bileşenlerini birbirine bağlamak için açık protokoller kullanır; bu sayede protokol içi likidite pozisyonları (LP token’ları) ve agent tokenları, herhangi bir EVM uyumlu platformda ekosistem dışı finansal araçlarla da kullanılabilecek standart bir varlık olarak tasarlanmıştır.
Virtuals’ın whitepaper ve ilgili kaynakları birçok örnek senaryo ve strateji sunar. Örneğin protokol, katkıda bulunanlara ödüller tanımlamıştır: Bir ajanın veri setini veya modelini geliştirmek isteyen kullanıcılar “Katkı NFT”si ile teklif sunar; teklif kabul edilirse katkı sahibi ajanın tokenıyla ödüllendirilir. Bu, topluluk tarafından sağlanan bilgi birikiminin sisteme dâhil edilmesini teşvik eder. Ayrıca yield stratejileri olarak, AgentVeToken’ların stake edilmesiyle yönetişim gücü kazanılması ve ajan işlemlerinden pasif gelir elde edilmesi gibi mekanizmalar belirtilmiştir. Zincir uyumluluğuna örnek olarak, Virtuals’ın ilk etapta Coinbase Base L2 üzerinde başlatılıp daha sonra Solana ekosistemine genişletilmesi gösterilebilir. Bu genişleme kapsamında Solana’da Meteora AMM ile entegrasyon, Jupiter protokolü ile ortaklık ve LayerZero üzerinden köprüleme altyapısı kurulmuştur. Ayrıca whitepaper’da, ajan yaratım sürecindeki dinamik lansman modeline (Genesis Launch) kadar çeşitli teknik detaylar ve senaryolar detaylandırılmıştır. Özetle, Virtuals belgelendirmesi; token yaratımından blok zinciri seçimine, likidite stratejisinden topluluk yönetimine kadar pek çok teknik detayı içerir.
Virtuals Protocol’ü kullanmak için kullanıcılar, yaygın Web3 cüzdanlarını ve platform arayüzlerini kullanır. Ethereum/Base ağı için MetaMask, Coinbase Wallet veya cüzdan bağlantısı destekleyen tarayıcı cüzdanları tercih edilebilir. Solana ağı için Phantom gibi Solana uyumlu cüzdanlar kullanılır. Virtuals, kendi DApp arayüzü olarak app.virtuals.io adresinde bir web platformu sağlar; burada kullanıcılar ajan oluşturmadan token ticaretine kadar tüm işlemleri yapabilir. Ayrıca fun.virtuals gibi adımları basitleştiren lansman sayfaları mevcuttur. Platform, DEX entegrasyonunu kolaylaştırmak için 1inch gibi agregatörlerle de uyumludur. Türkçe arayüz veya özel bir mobil uygulama henüz yoktur; ancak yukarıdaki cüzdanları kullanarak masaüstü tarayıcı üzerinden rahatça işlem yapılabilir.
2025 başında Virtuals ekosistemi hâlihazırda faal; Base ve Solana’da çok sayıda AI ajanı devrede. Whitepaper’daki “Mevcut Durum” raporu, otonom medya ajansı (AMH) ve otonom hedge fonu (AHF) gibi çok-ajanslı kluster projelerinin ilk aşamalarını içeriyor. Bununla birlikte, kullanıcı tarafında bazı zorluklar yaşanıyor: Cointelegraph’a göre Virtuals’ın günlük gelirleri Ocak 2025’teki 1 milyon dolarlık zirveden yüzde 97’ye varan düşüş göstererek 35.000 dolara gerilemiştir. Yeni ajan üretimi de Şubat 2025’te günde 10’un altına düşmüştür. Bu durum, yapay zekâ token hype’ının yavaşladığına işaret ediyor. Öte yandan, projeye büyük kripto kuruluşları (Canonical, Coinbase Ventures vb.) destek veriyor ve PeckShield’ın 2024 raporları doğrultusunda akıllı kontratlar denetlenmiştir. Roadmap açısından, 2025’te Virtuals çok zincirli genişlemeye devam etmeyi, AMH/AHF prototiplerini ana ağa taşımayı ve topluluk yönetişimini aktif kullanmaya odaklanmaktadır. Kurucular, Solana’nın ardından başka ağlarda da varlık göstermeyi planladıklarını duyurmuştur. Özetle 2025 yol haritası, çok zincirli ekosistem inşası, ajan sayısını artırmak ve topluluk yönetimini derinleştirmeye yönelik projelerle doludur.
Avantajlar: Virtuals Protocol, yapay zekâ ve DeFi’yi kesiştiren yenilikçi bir çözümdür. Ajanların gelir modeli, geleneksel token lansmanlarına kıyasla daha sürdürülebilir teşvikler sunar. Likidite havuzlarının 10 yıl kilitli olması, uzun vadeli istikrar sağlar. Tokenizasyon sayesinde projelere erken katılma ve co-ownership fırsatı doğmuştur. Ayrıca protokol, şeffaf ve topluluk odaklı bir yapıyla, katılımcıların ajanların kaderini birlikte şekillendirmesine imkân tanır. Çoklu zincir desteği ve açık standartlar, Virtuals tokenlarının diğer DeFi protokollerinde de kullanılabilmesine olanak verir. Güvenlik denetimleri (PeckShield 2024) bu avantajları destekleyen bir altyapı olduğunu gösterir.
Potansiyel riskler: Bu kadar yeni ve karmaşık bir modelin belirsizlikleri de vardır. Günlük gelirlerdeki büyük düşüş (Cointelegraph verisi) göstergesi, piyasa talebinin hızla azalabileceğini ortaya koymuştur. Yatırımcıların beklentilerinin çok yüksek olduğu “AI token mania” sönümlenebilir. Ek olarak, likidite havuzlarının uzun süre kilitli olması yatırımcı esnekliğini azaltır. Akıllı sözleşmelerdeki olası hata veya saldırılar her zaman bir risktir; projenin denetimleri olsa da sıfır hata garantisi yoktur. Ayrıca, AI ajanlarının fiilen kullanıcıya değer sağlaması teknolojik bir risk oluşturur; düzenleyici belirsizlik ve fikri mülkiyet çatışmaları (örneğin ünlü kişilik ajanları) da proje için sorun yaratabilir. Özetle, yüksek getiri beklentisiyle yola çıkan kullanıcılar, volatilite ve teknik riskleri göze almalıdır.
İçerik hazırlandığı esnada Virtual Protocol ($Virtual) ile ilgili ayrıntılı finansal bilgilere aşağıdaki görselden ulaşabilirsiniz.

Uyarı: Paylaşılan haberler, veri ve grafikler bilgi amaçlı olup yatırım tavsiyesi ya da danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez. Bunun yanı sıra haber ve materyallerin al ya da sat yönünde bir telkinde bulunmak gibi bir işlevi ve misyonu da bulunmamaktadır. Kişilerin kişisel araştırma yapmaları kendi sorumlulukları olup, detaylı araştırmanın yatırım öncesi önemli bir şart olduğunu öneririz.
İçerik ve görseller YZ yardımıyla oluşturulmaktadır.
Ayrıca, kripto paraların doğası gereği yüksek risk barındırdığı göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir. Risksiz kazanç hiçbir sektörde olmadığı gibi, kripto paralar özelinde de yoktur.
The post Virtuals Protocol Nedir? Likidite Pozisyonlarının Tokenleştirilmesinde Yeni Nesil Çözüm first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Özel Analiz: Hyperliquid, Zincir Üstü Vadeli Pazarında Rekor Hacim ve Liderlik! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Hyperliquid, 2025 yılının ilk çeyreğinde zincir üstü vadeli işlem piyasasında eşi benzeri görülmemiş hacimlere ulaştı. Mart 2025 ayında platformda toplam 175 milyar dolar işlem hacmi gerçekleşerek tüm zamanların rekoru kırıldı. Sadece Nisan 2025’in ilk yarısında ise 83 milyar dolar hacme ulaşılması, bu ivmenin sürdüğünü gösteriyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Hyperliquid’in haftalık işlem hacminin 40-50 milyar dolar bandına yerleştiği bildiriliyor. Bu performans, platformun popülaritesinin nasıl hızla arttığını ortaya koyuyor. Nitekim Hyperliquid’in faaliyete geçtiği tarihten bu yana gerçekleşen toplam perpetual işlem hacmi 1 trilyon doları aşmış durumda.
Bu büyümenin arkasında, platformun teknik üstünlükleri ve kullanıcı dostu yaklaşımı var. Hyperliquid kendi yüksek performanslı özel blockchain’i üzerinde çalışarak işlem ücreti (gas) ödemeden alım-satım imkânı sunuyor. Blok sürelerinin kısalığı ve ölçeklenebilirlik sayesinde, yoğun piyasa koşullarında bile kesintisiz işlem yapılabiliyor. Sonuç olarak, Hyperliquid üzerindeki günlük işlem hacmi ortalama 6-7 milyar dolar seviyelerine kadar yükselmiş durumda. Örneğin, 19 Ocak 2025’te platformda günlük hacim 21 milyar dolara ulaşarak yeni bir zirve yaptı ve o gün zincir üstü perp piyasasının yaklaşık %65’ini tek başına karşıladı. Bu rakamlar, merkeziyetsiz bir protokol için büyük bir dönüm noktasına işaret ediyor.
Hyperliquid’in işlem hacmindeki patlama, pazar payına da doğrudan yansıdı. 2024 başlarında onchain perpetual pazarında nispeten yeni bir oyuncu olan Hyperliquid’in pazar payı yaklaşık %13 düzeylerindeydi. Ancak sadece bir yıl gibi kısa bir sürede bu oran katlanarak arttı. Mart 2025 itibarıyla Hyperliquid’in zincir üstü perpetual vadeli işlem pazarındaki payı %59 civarına ulaşarak en yakın rakiplerini açık ara geride bıraktı. Nisan 2025 ortasında ise bu payın %70 eşiğine yaklaştığı belirtiliyor.
Bu büyüme oranı, merkeziyetsiz borsa sektöründe benzeri az görülen bir başarıya işaret ediyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, bir dönem zincir üstü perpetual denince akla ilk gelen isim olan dYdX’in pazar payı aynı dönemde adeta eridi. 2024 başında %13 civarında pazar payına sahip olan dYdX, Mart 2025’te sadece %2,7 seviyesine geriledi. Bu düşüşün temel nedeni, kullanıcıların daha hızlı, daha basit ve modern alternatif platformlara yönelmesi oldu. Hyperliquid ise bu dönemde “yeni standartları” belirleyen protokol olarak öne çıktı. Şubat 2023’te piyasaya girdiğinde yalnızca %0,3 pazar payı olan Hyperliquid, Nisan 2024’te dYdX ile neredeyse başa baş bir seviyeye (%19,5’e karşı %19,6) ulaştı; sonraki aylarda ise sektörde dominant konuma yükseldi. Bu veriler, Hyperliquid’in kısa sürede yakaladığı ivmeyle rakiplerinin pazar payını kendi lehine nasıl hızla değiştirdiğini ortaya koyuyor.
Merkeziyetsiz perpetual vadeli işlemlere ilginin bu denli artmasının arkasında, kripto yatırımcılarının ve trader’ların değişen tercihlerinin büyük payı var. Kaldıraç kullanımı bunların başında geliyor. Perpetual (süresiz) vadeli kontratlar ilk olarak merkezi borsalarda popülerlik kazandı; zira kullanıcılar bu enstrümanlar sayesinde hem yükselişe hem düşüşe oynayabiliyor ve yüksek kaldıraç ile pozisyon açabiliyordu. Uzun süre DeFi tarafında bu esneklik eksik kalmıştı. Ancak Hyperliquid gibi protokoller, artık 50 kata kadar kaldıraç imkânını merkeziyetsiz ortamda sunarak bu açığı kapatmaya başladı. Örneğin Hyperliquid üzerinde kullanıcılar, merkezi borsalardakine benzer oranlarda kaldıraç kullanarak işlem yapabiliyor. Bu sayede tecrübeli trader’lar, fonlarını borsaya yatırmak zorunda kalmadan risk yönetimi yapabiliyor.
Bir diğer kritik etken, akıllı kontrat güvenliği ve kullanıcı fonlarının kendi kontrolünde olması. Merkezi borsalar derin likidite ve kullanım kolaylığı sunsa da, geçmişte yaşanan örnekler yatırımcı güvenini sarstı. Özellikle 2022 sonlarında FTX borsasının çöküşü, sektörde deprem etkisi yaratarak birçok kullanıcının varlıklarını merkezi platformlardan çekmesine yol açtı. Bu dönemde DeFi protokolleri önemli bir alternatif olarak öne çıktı. Zincir üstü uygulamalar şeffaf yapıları sayesinde kullanıcıların fon hareketlerini ve rezervlerini anlık olarak takip etmesine imkân tanıdı. Nitekim FTX skandalının hemen ardından merkezi borsalardan kaçan kullanıcılar, merkeziyetsiz borsalarda rekor işlem hacimleri oluşturdu; zincir üstü perpetual platformların günlük hacmi o dönemde 5 milyar dolarla rekor seviyelere ulaşmıştı. Bu gelişmeler, iflas endişeleri yaşayan yatırımcıların güvenli liman arayışında DeFi’a yöneldiğini net biçimde gösteriyor.
Merkezi borsalara duyulan güven eksikliği, Hyperliquid gibi protokollerin cazibesini artıran bir diğer faktör. Merkezi platformlarda kullanıcılar varlıklarının saklanması ve işlemlerin gerçekleşmesi konusunda borsaya güvenmek zorunda. Oysa Hyperliquid’de işlemler akıllı kontratlar ile otomatik ve önceden belirlenmiş kurallarla yürütülüyor. Her şey zincir üzerinde kayıt altına alındığı için manipülasyon veya fonların zimmete geçirilmesi gibi riskler asgariye iniyor. Coinshares analizinde belirtildiği üzere, merkezi borsalardaki şeffaflık eksikliği ve fonların tek elde toplanması riskleri, kullanıcıları kendi varlık kontrolünü ellerinde tutabilecekleri DeFi platformlarına yöneltti. Elbette akıllı kontrat tabanlı sistemlerin de teknik riskleri (hack, bug vb.) yok değil; ancak birçoğu denetimlerden geçerek güven kazandıkça, kullanıcılar gözünde “kodun yasası”, kötü niyetli aktörlere karşı daha güvenilir bir alternatif haline geliyor.
Ayrıca, zincir üstü perpetual platformlar küresel ve izinsiz erişime açık olmalarıyla da ilgi görüyor. Örneğin Hyperliquid’de işlem yapmak için herhangi bir KYC doğrulaması gerekmiyor; sadece bir kripto cüzdanı yeterli. Bu da belirli coğrafi kısıtlamalara veya düzenleyici engellere takılmadan herkesin katılabilmesi anlamına geliyor. Sonuç olarak, kaldıraçlı işlem yapma ihtiyacı duyan, aynı zamanda fonlarının güvende olmasını isteyen ve merkezi aktör riskinden kaçınan yatırımcılar için Hyperliquid gibi merkeziyetsiz türev protokolleri cazip bir seçenek haline geldi.
Hyperliquid’in yükselişi, merkezi kripto türev borsalarıyla kıyaslandığında da dikkat çekiyor. Her ne kadar toplam vadeli işlem hacimlerinde halen Binance gibi devler başı çekse de, Hyperliquid gibi DEX’ler aradaki farkı hızla kapatıyor. Örneğin 2025 başları itibarıyla Hyperliquid’in günlük hacmi, Binance’in vadeli işlem hacminin yaklaşık %9’una ulaşmış durumdaydı. Bu oran altı ay önce sadece %2 seviyesindeydi; yani DeFi cephesinin piyasa liderine karşı payı katlanarak artıyor. Hatta bazı analistler mevcut büyüme trendi devam ederse yıl sonuna kadar Hyperliquid’in Binance’in hacminin %20’sine erişebileceğini öngörüyor.
Merkezi borsaların halen derin likidite avantajı ve oturmuş kullanıcı tabanı bulunuyor. Binance, yüzlerce işlem çifti, itibari para entegrasyonu ve yüksek işlem hacmi ile şu an için toplam piyasada aslan payını elinde tutuyor. Ancak Hyperliquid örneği, merkeziyetsiz platformların doğru stratejiyle bu alanda pay alabileceğini kanıtladı. Nitekim 2025 ilk çeyrek verilerine göre Hyperliquid, küresel vadeli işlem hacmi sıralamasında 8. sıraya yükselerek HTX (Huobi), Kraken ve BitMEX gibi köklü merkezi borsaların önüne geçti. Vadeli işlem gelirlerinin kripto borsaları için kritik olduğu düşünüldüğünde, DeFi’daki bu yükseliş merkezi platformlar üzerinde ciddi bir rekabet baskısı oluşturuyor.
Merkezi borsalar da rekabete kayıtsız değil. Örneğin Mart 2025’te Hyperliquid platformunda JELLY adlı bir token’da yaşanan sıra dışı fiyat hareketi sonrasında, Binance ve OKX gibi büyük borsalar hızla bu token için kendi vadeli işlem piyasalarını açtı. Sektör yorumcuları, bu hamleyi merkezi aktörlerin Hyperliquid’i ciddi bir rakip olarak gördüğünün işareti saydı. Bir diğer deyişle, merkezi borsalar DeFi’daki gelişmeleri yakından takip ederek popüler enstrümanları bünyelerine katma yoluna gidiyorlar. Yine de Hyperliquid gibi platformların en büyük avantajı, kullanıcı fonlarının gözetimini kullanıcıya bırakması ve işlemlerin şeffaf oluşu. Binance gibi platformlarda kullanıcılar varlıklarını borsa cüzdanlarına yatırmak zorundayken, Hyperliquid’de işlemler kullanıcıya ait cüzdanlar ve akıllı kontratlar üzerinden gerçekleşiyor. Bu temel fark, risk algısını değiştiriyor: Hyperliquid’de yatırımcı, platforma değil protokolün koduna ve matematiksel güvencelere bel bağlamış oluyor.
Öte yandan, performans açısından bakıldığında aradaki fark giderek kapanıyor. Hyperliquid, kendi özel zincirini kullanarak işlem hızları ve düşük gecikme konusunda merkezi borsalara yakın bir deneyim sunuyor. Platformun arkasındaki ekip, Wall Street ve yüksek frekanslı işlem geçmişine sahip uzmanlardan oluştuğu için, sistem tasarımı profesyonel trader’ların beklentilerini karşılayacak şekilde optimize edilmiş durumda. Bu sayede Hyperliquid, Binance’in hız ve likidite avantajını büyük ölçüde yakalarken, kullanıcıya şeffaflık ve kendi kendine saklama (self-custody) imkânını da veriyor. Sonuç olarak, bazı trader’lar için Hyperliquid, Binance’e bir alternatif olmaktan öte, iki dünyanın en iyi yönlerini sunan bir çözüm haline gelmiş durumda. Örneğin, 2025 Mart ayı verileri Hyperliquid üzerinde kurumsal yatırımcı ilgisinin de arttığını ortaya koyuyor – platformdaki kurumsal işlem hacmi Şubat’tan Mart’a %40 artışla 30 Mart 2025’te günlük 3,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bu gelişme, büyük oyuncuların da merkeziyetsiz ortamlarda işlem yapmaya başladığını gösteriyor.

Zincir üstü perpetual vadeli işlemler pazarında Hyperliquid’in domine edici konumu, diğer protokollerin durumunu da gündeme getiriyor. GMX, Jupiter ve Vertex Edge, Hyperliquid’in başlıca rakipleri olarak anılsa da, son veriler bu platformların Hyperliquid’in gölgesinde kaldığını ortaya koyuyor. İşte bu rakip protokollerin güncel durumuna dair bir bakış ve Hyperliquid karşısındaki konumları:
Hyperliquid’in bu rakipler karşısındaki üstünlüğü birkaç temel noktada ortaya çıkıyor: Birincisi, Hyperliquid baştan sona kendi özel zincirini ve altyapısını inşa ederek performans konusunda rakipsiz bir konuma geldi. Emir iletim hızları, işlem kesinliği ve ölçeklenebilirlik anlamında Hyperliquid, rakip protokollerin çoğundan bir adım önde. İkincisi, platformun derin likiditesi ve piyasa yapıcı desteği sayesinde büyük hacimli işlemlerde bile kayda değer bir fiyat sapması (slippage) oluşmuyor. Mart 2025’te Hyperliquid’de BTC/USDT çiftinde alış-satış farklarının ortalama %0,05 gibi çok düşük seviyelerde olduğu raporlanmıştı; bu oran diğer DEX’lerde %0,1 veya üzerinde olabiliyor. Üçüncü olarak, Hyperliquid ekibinin stratejik hamleleri (topluluk odaklı token dağıtımı gibi) kullanıcı sadakatini artırdı. Örneğin, geçmişte yapılan cömert HYPE token airdrop’u, birçok trader’ı platforma çekerek sadık bir kullanıcı tabanı oluşmasını sağladı. Bu da rakiplerin kullanıcılarını kendine bağlamasını zorlaştıran bir etken oldu.
Sonuç olarak, GMX, Jupiter ve Vertex gibi protokoller kendi yenilikçi yaklaşımlarıyla varlık gösterse de, Hyperliquid’in pazar hakimiyeti karşısında ikincil konumdalar. Hyperliquid, teknoloji, likidite ve güven unsurlarını bir araya getirerek kullanıcılar nezdinde “tercih edilen platform” haline gelmiş durumda. Yine de rekabet devam ediyor; her bir rakip protokol farklı özelliklerle niş kitlelere hizmet vermeye çalışıyor. Önümüzdeki dönemde, gerek yeni protokollerin ortaya çıkışı gerek mevcut rakiplerin atılımları, zincir üstü perpetual piyasasını daha da zenginleştirebilir. Fakat şu an için liderlik koltuğu tartışmasız biçimde Hyperliquid’in elinde bulunuyor.
Hyperliquid’in başarı hikâyesi, genel olarak zincir üstü türev ürünlerinin yapısal avantajlarına da ışık tutuyor. Merkeziyetsiz türev protokolleri, geleneksel merkezi borsalara kıyasla kullanıcıya farklı bir değer önerisi sunuyor:
Tüm bu yapısal avantajlar, yatırımcı davranışlarında belirgin bir dönüşüme yol açıyor. Geleneksel olarak güvenilir görülen merkezi borsalara alternatif arayan kullanıcılar, artık portföylerinin bir kısmını Hyperliquid gibi platformlara kaydırıyor. Profesyonel trader’lar, likiditenin ve hacmin oluştuğunu gördükçe stratejilerinin bir bölümünü DeFi protokollerine taşımaya başladı. Hatta bazı büyük fonlar ve kurumsal yatırımcılar bile, risk dağıtımı amacıyla merkeziyetsiz platformlarda hesaplar açıyor ve işlem yapıyorlar. Bu durum, zincir üstü türev ürünlerinin “niş bir merak” olmaktan çıkıp ana akım kripto piyasasının ayrılmaz bir parçası haline geldiğinin göstergesi.
Özetlemek gerekirse, Hyperliquid’in öncülüğünde yükselen onchain perpetual protokoller, kullanıcılarına hız ve likiditeden ödün vermeden güven ve şeffaflık sunma iddiasındalar. 2024–2025 döneminde gözlemlenen hacim artışları ve pazar payı kaymaları, yatırımcıların bu iddiaya güçlü bir yanıt verdiğini gösteriyor. Merkezi borsaların hakimiyeti tarihsel olarak baskın olsa da, merkeziyetsiz alternatifler artık göz ardı edilemeyecek kadar büyük. Bundan sonraki süreçte, düzenleyici gelişmeler, teknik ilerlemeler ve kullanıcı deneyimindeki iyileştirmeler paralelinde, zincir üstü ve zincir dışı (off-chain) piyasa dengelerinin nasıl şekilleneceğini hep birlikte göreceğiz. Ancak bir gerçek var ki; Hyperliquid gibi protokoller kripto türev piyasasının kurallarını değiştirmeye çoktan başladı.
Uyarı: Paylaşılan haberler, veri ve grafikler bilgi amaçlı olup yatırım tavsiyesi ya da danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez. Bunun yanı sıra haber ve materyallerin al ya da sat yönünde bir telkinde bulunmak gibi bir işlevi ve misyonu da bulunmamaktadır. Kişilerin kişisel araştırma yapmaları kendi sorumlulukları olup, detaylı araştırmanın yatırım öncesi önemli bir şart olduğunu öneririz.
İçerik ve görseller YZ yardımıyla oluşturulmaktadır.
Ayrıca, kripto paraların doğası gereği yüksek risk barındırdığı göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir. Risksiz kazanç hiçbir sektörde olmadığı gibi, kripto paralar özelinde de yoktur.
The post Özel Analiz: Hyperliquid, Zincir Üstü Vadeli Pazarında Rekor Hacim ve Liderlik! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Kimsenin konuşmadığı token, kısa sürede %200 değer kazanarak 12 milyar dolar piyasa değerine ulaştı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>HyperLiquid’in yeni token’ı HYPE, piyasaya sürülmesinden bu yana %200’lük bir değer artışı yakalayarak dikkatleri üzerine çekti. Lansman sonrası yatırımcılar, token’a büyük bir ilgi göstererek fiyatın hızla yükselmesine neden oldu.
HYPE Token’ın tam seyreltilmiş değeri (FDV), bu büyük yükselişle birlikte 12 milyar doları aştı. Bu, HyperLiquid’in blockchain ekosistemindeki yenilikçi yaklaşımının ve yatırımcı güveninin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
HYPE Token’ın bu yükselişi, HyperLiquid’in DeFi ve blockchain alanındaki etkileyici başarısını gösteriyor. HyperLiquid, kullanıcılarına sunduğu yenilikçi ticaret çözümleri ve sağlam altyapısıyla kripto dünyasında öne çıkıyor.
Platform, likidite sağlayıcıları ve DeFi yatırımcıları için cazip fırsatlar sunarak kullanıcı tabanını hızla genişletti. HYPE Token’ın hızlı yükselişi, bu ekosistemin güçlü temelleri ve gelecekteki büyüme potansiyeliyle doğrudan ilişkilendiriliyor.
HYPE Token, yatırımcılar arasında yalnızca bir ticaret aracı olarak değil, aynı zamanda HyperLiquid ekosistemine katılım sağlamak için bir anahtar olarak da değerlendiriliyor. Token’ın değeri, yalnızca piyasa dinamikleriyle değil, aynı zamanda ekosistemdeki kullanım alanlarıyla da destekleniyor.
HyperLiquid’in sunduğu yenilikçi hizmetler ve HYPE Token’ın potansiyeli, bu projeyi hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar için cazip hale getiriyor.
HyperLiquid’in HYPE Token’ı, lansmanından itibaren yakaladığı %200’lük yükseliş ve 12 milyar dolarlık FDV ile kripto piyasasında büyük bir etki yarattı. Bu gelişme, HyperLiquid ekosisteminin sağlam yapısını ve büyüme potansiyelini gözler önüne serdi.
Yatırımcılar, HYPE Token’ın bu güçlü başlangıcını sürdürebileceğini ve HyperLiquid ekosisteminin daha da genişleyebileceğini öngörüyor. Bu durum, hem DeFi projeleri hem de blockchain alanındaki diğer yenilikler için ilham verici bir örnek olabilir.
Uyarı: Paylaşılan haberler, veri ve grafikler bilgi amaçlı olup yatırım tavsiyesi ya da danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez. Bunun yanı sıra haber ve materyallerin al ya da sat yönünde bir telkinde bulunmak gibi bir işlevi ve misyonu da bulunmamaktadır. Kişilerin kişisel araştırma yapmaları kendi sorumlulukları olup, detaylı araştırmanın yatırım öncesi önemli bir şart olduğunu öneririz.
İçerik ve görseller YZ yardımıyla oluşturulmaktadır.
Ayrıca, kripto paraların doğası gereği yüksek risk barındırdığı göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir. Risksiz kazanç hiçbir sektörde olmadığı gibi, kripto paralar özelinde de yoktur.
The post Kimsenin konuşmadığı token, kısa sürede %200 değer kazanarak 12 milyar dolar piyasa değerine ulaştı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post dYdX, çalışanların %35’ini işten çıkararak yapısal değişikliğe hazırlanıyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Merkeziyetsiz kripto borsası dYdX, 2024 yılının son çeyreğinde iş gücünün %35’ini işten çıkarma kararı aldı. Şirketin CEO’su Antonio Juliano, ekipten bazı kilit üyelerin de dahil olduğu bu işten çıkarmaların, borsanın yeniden yapılandırılması ve gelecekteki stratejik dönüşümünün bir parçası olduğunu belirtti.
dYdX’in aldığı bu karar, kripto piyasasında yaşanan daralmanın yanı sıra, ConsenSys gibi diğer kripto şirketlerinde de görülen iş gücü azaltma trendinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Son dönemde kripto sektöründeki belirsizlikler ve piyasa dalgalanmaları, şirketleri maliyetleri düşürmeye ve stratejik dönüşümler yapmaya zorluyor.
Antonio Juliano, işten çıkarmaların sadece maliyet azaltma amacı taşımadığını, aynı zamanda şirketin merkeziyetsiz özerklik modeline geçiş sürecini desteklediğini belirtti. Juliano, dYdX’in tamamen merkeziyetsiz bir yapıya dönüşmeyi hedeflediğini ve bu hedef doğrultusunda daha küçük ve uzman bir ekiple çalışmanın öncelik haline geldiğini açıkladı.
Şirket, Layer-2 çözümleri ve likidite sağlama konularına daha fazla odaklanarak, işlem hacmini artırmayı ve kullanıcı deneyimini geliştirmeyi amaçlıyor. Ancak bu yapısal değişimin kısa vadede çalışanlar ve topluluk üzerinde belirsizlik yaratabileceği değerlendiriliyor.
dYdX’in işten çıkarmaları, kripto dünyasında ConsenSys, Binance ve Coinbase gibi diğer büyük oyuncuların da benzer adımlar atmasının ardından geldi. Sektör genelindeki işten çıkarmalar, kripto piyasasının belirsizlikleri ve makroekonomik koşullarla uyumlu bir şekilde gerçekleşiyor. Bu durum, birçok kripto şirketinin verimlilik artırma ve maliyet optimizasyonu stratejilerine yöneldiğini gösteriyor.
dYdX’in iş gücünü azaltması, şirketin merkeziyetsiz borsa (DEX) sektöründe güçlü kalabilmesi için gerekli bir dönüşüm olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, şirketin yeni yapısı ve stratejisi sayesinde, likidite sağlama ve Layer-2 çözümlerine yönelik yatırımlarını artırabileceğini öngörüyor. Ancak işten çıkarmaların uzun vadede dYdX’in büyümesini nasıl etkileyeceği konusunda belirsizlikler devam ediyor
The post dYdX, çalışanların %35’ini işten çıkararak yapısal değişikliğe hazırlanıyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Merkezi borsaların riskleri ve merkeziyetsiz borsaların (DEX) sektör için önemi first appeared on Kripto Bülten.
]]>Kripto para piyasasında merkezi borsalar (CEX), kullanıcıların dijital varlıklarını takas etmeleri için en yaygın platformlardan biridir. Ancak, bu borsaların içerdiği çeşitli riskler, kripto para topluluğunu alternatif çözümler aramaya yönlendirmiştir.
Bu tür riskler, merkeziyetsiz borsaların (DEX) önemini ve değerini daha net ortaya koymaktadır.
Merkeziyetsiz borsalar, CEX’lerden farklı olarak kullanıcıların kendi özel anahtarlarını ve fonlarını kontrol etmelerini sağlar. Blockchain teknolojisi üzerine inşa edilen bu platformlar, kullanıcıların daha güvenli, şeffaf ve esnek bir şekilde işlem yapmalarına olanak tanır.
1. Aevo: Merkeziyetsiz Piyasayı Yeniden Tanımlayan DEX
Aevo, kripto türevleri piyasasında öncü bir DEX olarak dikkat çeker. Platform, kullanıcılarına merkeziyetsiz ticaretin esnekliğini yüksek likidite ve düşük komisyonlarla sunar.
Aevo, kullanıcı deneyimini artırarak merkeziyetsiz borsaların liderlerinden biri haline gelme yolunda hızla ilerliyor.

Uniswap, Ethereum ağında çalışan en popüler DEX’lerden biridir. Otomatik piyasa yapıcı (AMM) modeliyle likidite sağlayıcıların gelir elde etmelerini sağlar. Uniswap, kullanıcıların token takası yapmalarını ve likidite havuzlarına katkı sağlamalarını teşvik eden bir ekosistem sunar.

SushiSwap, Uniswap’in bir çatalı olarak piyasaya sürüldü ancak hızla çoklu blockchain desteği ve çapraz zincir özellikleriyle öne çıktı. Kullanıcılar, DeFi alanında kredi, staking ve takas işlemleri gerçekleştirebilir.

PancakeSwap, Binance Smart Chain (BSC) üzerinde çalışan, hızlı ve düşük maliyetli işlemler sunan bir DEX’dir. Özellikle BNB ekosistemindeki projelere likidite sağlamakta başarılıdır ve kullanıcılar için çeşitli kazanç fırsatları sunar.

Merkeziyetsiz borsalar, merkezi platformların içerdiği risklere karşı güçlü bir alternatif sunmaktadır. Aevo, Swell ve Blue gibi etkinlikleriyle hem türev piyasasında hem de topluluk oluşturma süreçlerinde dikkat çekmektedir. Uniswap, SushiSwap ve PancakeSwap gibi DEX’lerin sunduğu olanaklar, kullanıcıların merkeziyetsiz ekonomiye geçişini teşvik etmektedir.
Özetle, DEX’ler güvenlik, özgürlük ve kullanıcı odaklı yapısıyla kripto ekosisteminin geleceği için kritik bir role sahiptir. Aevo gibi yenilikçi platformların liderliği, bu geçişin hızlanmasında önemli bir faktör olacaktır.
The post Merkezi borsaların riskleri ve merkeziyetsiz borsaların (DEX) sektör için önemi first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Unichain lansmanı sonrası Uniswap’e ait $UNI tokeni haftalıkta %25 değer kazandı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Uniswap‘ın yerel tokenı olan UNI, son dönemde etkileyici bir fiyat artışı yaşadı. Token, haftalık bazda %25’lik bir kazançla 8,03 dolar seviyesine ulaşırken, son 24 saat içinde %11,91’lik bir yükseliş kaydetti. Bu ani yükselişin arkasındaki temel faktör, Uniswap’in yeni Layer-2 çözümü olan Unichain‘in lansmanı oldu. Unichain, zincirler arası likidite erişimini kolaylaştırarak DeFi (merkeziyetsiz finans) ekosistemine önemli bir katkı sağlayacak bir yenilik olarak tanıtıldı.
Unichain, Uniswap’in Layer-2 çözümü olarak tanıtıldı ve zincirler arası likidite erişimi konusunda bir devrim yaratmayı hedefliyor. Mevcut DeFi ekosisteminde, likiditenin farklı blockchain ağları arasında etkin şekilde taşınması ve kullanılması önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Unichain ise bu sorunu çözmeyi amaçlıyor ve bu sayede Uniswap’in DeFi alanındaki liderliğini daha da güçlendiriyor.
Unichain’in lansmanı, UNI tokenında ani bir fiyat artışı tetikledi. Bu durum, yatırımcıların yenilikçi çözümlere duyduğu güvenin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Layer-2 çözümleri, Ethereum gibi büyük ağların ölçeklenebilirlik sorunlarını çözmeyi amaçladığı için bu tür yenilikler, DeFi projelerinin geleceği açısından oldukça kritik.
UNI, son bir hafta içinde %25’lik bir artış göstererek 8,03 dolar seviyesine yükseldi. Bu fiyat artışı, Uniswap’in büyüyen ekosistemi ve yenilikçi çözümlerinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Özellikle Unichain’in lansmanı, tokena olan talebi artırdı. Son 24 saat içinde tokenın işlem hacmi %199 oranında arttı ve bu da UNI‘nin dolaşımda olan arzının %0,36 oranında azalmasına yol açtı.
Uniswap, 2020 yılında merkeziyetsiz borsa (DEX) çözümleri sunarak kripto dünyasında dikkat çekmeye başlamıştı. UNI tokenı ise bu süreçte Uniswap ekosisteminde yönetişim ve ödül mekanizmalarını desteklemek amacıyla devreye girdi. O zamandan bu yana Uniswap, DeFi projeleri arasında en büyük borsalardan biri haline geldi ve UNI tokenı yatırımcılar tarafından yüksek ilgi gördü. Token, tüm zamanların en yüksek fiyatına (ATH) 44,92 dolar ile ulaşmıştı.
Uniswap‘in Layer-2 çözümü olan Unichain’in piyasaya sürülmesi, UNI’nin gelecekteki potansiyelini artırıyor. Unichain, sadece zincirler arası likiditeyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda işlem hızlarını artırarak ve işlem maliyetlerini düşürerek kullanıcı deneyimini iyileştiriyor. Bu da, Uniswap’in DeFi alanındaki etkisini genişletecek.
Unichain ile birlikte Uniswap, daha fazla kullanıcının bu ekosisteme katılmasını sağlamayı hedefliyor. Ayrıca bu gelişme, merkeziyetsiz finans uygulamalarının daha geniş kitleler tarafından benimsenmesine yardımcı olabilir. Bu yenilikçi çözüm, Uniswap’in gelecekteki projeleri arasında kritik bir rol oynayacak ve UNI tokenının değerini artırmaya devam edebilir.
Uniswap’in UNI tokenı, Layer-2 çözümü Unichain sayesinde büyük bir yükseliş ivmesi yakaladı. %25’lik haftalık kazanç, UNI’nin büyüyen DeFi ekosistemindeki gücünü yansıtıyor. Yatırımcılar, UNI tokenına olan talebin artmaya devam edeceği ve bu tür yeniliklerin fiyat üzerinde olumlu etkiler yaratabileceği öngörüsünde bulunuyorlar.
Uyarı: Paylaşılan haberler, veri ve grafikler bilgi amaçlı olup yatırım tavsiyesi ya da danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez. Bunun yanı sıra haber ve materyallerin al ya da sat yönünde bir telkinde bulunmak gibi bir işlevi ve misyonu da bulunmamaktadır. Kişilerin kişisel araştırma yapmaları kendi sorumlulukları olup, detaylı araştırmanın yatırım öncesi önemli bir şart olduğunu öneririz.
İçerik ve görseller YZ yardımıyla oluşturulmaktadır.
Ayrıca, kripto paraların doğası gereği yüksek risk barındırdığı göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir. Risksiz kazanç hiçbir sektörde olmadığı gibi, kripto paralar özelinde de yoktur.
The post Unichain lansmanı sonrası Uniswap’e ait $UNI tokeni haftalıkta %25 değer kazandı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Linea Airdrop : Bilmeniz Gereken Her Şey first appeared on Kripto Bülten.
]]>Linea airdrop‘u, kripto dünyasında dikkatleri üzerine çeken önemli bir etkinlik olarak öne çıkıyor. Bu airdrop, erken dönem destekçileri ve Linea platformunun ilk kullanıcıları için değerli tokenler sunma fırsatı sunuyor. Kripto projeleri arasında yaygın bir uygulama olan airdrop‘lar, ekosistemlerini tanıtmak ve kullanıcılarını ödüllendirmek için kullanılıyor. İşte Linea airdrop‘u hakkında bilmeniz gereken tüm detaylar, platformun önemi ve katılma yolları.
Linea Nedir?
Linea, merkeziyetsiz uygulamaların (dApp’ler) ve akıllı sözleşmelerin daha ölçeklenebilir ve verimli bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere tasarlanmış yenilikçi bir blokzincir platformudur. Gelişmiş teknolojiler ve kullanıcı dostu yaklaşımlar kullanarak, Linea, hem geliştiriciler hem de kullanıcılar için daha güçlü ve erişilebilir bir blokzincir ortamı yaratmayı amaçlamaktadır. Linea‘nın öne çıkan özellikleri arasında yüksek işlem kapasitesi, düşük gecikme süresi ve mevcut blokzincir ağlarıyla uyumlu çalışma yeteneği bulunuyor.
Linea’nın Öne Çıkan Özellikleri
Linea Airdrop Detayları
Linea’nın airdrop‘u, projeye erken destek verenler ve topluluk üyeleri için kendi yönetim tokenini sunmaktadır. Airdrop süreci genellikle birkaç aşamadan oluşur:
Nasıl Katılabilirsiniz?
Linea airdrop’una katılmak için genellikle şu adımları takip etmeniz gerekir:
Sonuç
Linea airdrop‘u, kripto topluluğuna değerli tokenler sunarak platformun bilinirliğini artırmayı ve erken dönem kullanıcılarını ödüllendirmeyi amaçlıyor. Hem mevcut hem de potansiyel kullanıcılar için bu airdrop, Linea‘nın ekosistemine katkıda bulunma fırsatını beraberinde getiriyor. Katılım süreci ve detaylar hakkında daha fazla bilgi için Linea’nın resmi kaynaklarını takip etmeniz tavsiye edilir.
The post Linea Airdrop : Bilmeniz Gereken Her Şey first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post ZkSync Airdrobu Yaklaşırken Son Öneri: Ne Yapmalı? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Airdrop uygunluğunuzu artırmak için, SyncSwap ve Mute gibi zkSync Era ağındaki projelerle etkileşime geçebilirsiniz. Ayrıca, zkSync‘in Paymaster özelliğini kullanarak, desteklenen herhangi bir ERC-20 tokenıyla işlem ücretlerini ödeyebilirsiniz.
Potansiyel bir zkSync airdrop için uygunluğunuzu artırmak için, ekosistemle etkileşime geçmeyi ve protokole likidite sağlamayı düşünebilirsiniz.
zkSync, Ethereum üzerine inşa edilmiş katman 2 (L2) blok zinciri ölçekleme çözümüdür. Rollup‘lar ve sıfır bilgi kullanarak ölçeklenebilirliği artırmayı hedefleyerek daha hızlı ve daha ucuz işlemler sunmayı amaçlıyor
zkSync Era uzun zamandır aktif durumda ve projenin token çıkararak erken kullanıcıları ödüllendirmesi ile ilgili tartışmalar yapılırken airdrop haberinin yakın zamanda geleceği tahmin ediliyor. zkSync Era, sıfır bilgi rollup‘ların ilk örneklerinden biri olup, Ethereum‘un temel katmanının ölçeklenebilirliğini artırmak için bir katman 2 (L2) ağıdır. zkSync, ayrıca ZK Stack’i duyurarak geliştiricilere Ethereum üzerinde özel ‘hiper zincirler’ inşa etme imkanı sağladı ve bu noktada kullanıcıların daha da heyecan duymasını sağladı.
Var olan iyimser (optimistic) rollup‘lardan daha düşük ücretler ve daha hızlı çekim imkanı sunan zkSync, takip edilmesi gereken bir projedir. Optimism ve Arbitrum gibi iyimser rollup’ların token çıkarmış olmaları göz önünde bulundurulduğunda, zkSync‘in gelecekte bir token çıkarabileceği olasılığı uzun müddettir bulunmaktaydı.
Bu makalede, bir token çıkışı durumunda airdrop’a hak kazanma şansınızı artırabileceğiniz bazı yolları tartışacağız. Ancak zkSync ekibinin bir token dağıtım tarihini doğrulamaktan kaçındığını ve hatta tokenlar çıkarsa bile bir kısmını airdrop yapmayabileceklerini unutmayın.
Bu makale, benzer airdrop programlarından elde edilen deneyimlere dayanarak hak kazanma şansınızı artırabilecek aktiviteleri kapsamaktadır.
İlk olarak, projenin akıllı kontratları düzenli olarak etkileşimde bulunan cüzdanları ödüllendirmesi daha yüksek bir olasılığa sahiptir. Bu makale, özellikle test ağı aşamasını kaçırdıysanız bile şansınızı artırmak için ağla nasıl etkileşime geçebileceğiniz üzerine odaklanacaktır.
İlk olarak, MetaMask cüzdanınıza zkSync Era‘yı ekleyin. Ayrıca, varlıklarınızı ağa taşımak için köprü kurmanız gerekecektir.
Airdrop şansınızı arttırmak için resmi köprüyü tercih etmeniz daha iyi olabilir.

zkSync Era‘ya varlıklarınızı köprülemek için zkSync köprü adresini ziyaret edin. Bu işlem için bir ücret ağ ücreti ödeyeceğini unutmayın, bu nedenle işlem ücretlerini ödemek için cüzdanınızda yeterli miktarda ETH olduğundan emin olun. Ufak bir not: haftasonu işlem ücretlerinde ciddi anlamda düşüşler olduğundan, haftasonu işlem yapmanız sizin için daha ekonomik olabilir.
Varlıklarınızı zkSync Era ağına köprüledikten sonra, zkSync ana ağındaki projelerle etkileşime geçmeye devam edebilirsiniz.
zkSync ağında çok fazla proje olmadığını peşinen söyledikten sonra, mevcut projelerden bazılarını listeleyebilirim: SyncSwap, Mute, Eralend. Bu projelerin haricinde kendinizin bulduğu projeleri de kullanabilirsiniz.
Akıllı kontratlarla etkileşimde bulunmak popüler bir uygunluk kriteridir. En son Arbitrum airdrop’undan bir örnek alarak, platformdaki dikkate değer projelerle etkileşimde bulunmanızı tavsiye edebilirim.
SyncSwap, zkSync Era‘da Otomatik Pazar Yapıcıları (AMM) sistemini kullanan merkezi olmayan bir borsadır. Protokol üzerindeki kilitli likitide bakımından ağın en büyük projesi olarak ifade edebiliriz. SyncSwap platformunu kullanmayı düşünüyorsanız, zkSync Era ağına bağlı olduğunuzdan emin olduktan sonra varlıkları takas etmeye başlayabilirsiniz.

Alım-satım yapmanın haricinde, borsa üzerindeki çeşitli havuzlara likitide ekleyerek de platformu test edebilirsiniz.
Mute, zkSync üzerinde çeşitli DeFi hizmetleri sunar; bunlar arasında bir AMM DEX, bir farming platformu ve tahvil platformu bulunur. Mute üzerinde olası etkileşimler arasında likidite eklemek, bir token takası yapmak ve Amplifier platformunda LP token’larınızı kilitlemek bulunur. Mute Bond platformu başlarken, onunla da etkileşime geçmek iyi bir seçenek olabilir.
Mute’ta varlıkları takas etmek için, “Takas” bölümüne gidip ilgili işlem çiftini seçin. Bundan sonra, miktarı girin ve “Takas” a tıklayın.

EraLand, zkSync ağında kripto para ödünç alme-verme platformlarından biri olarak tanımlanabilir. EraLand üzerinde “supply” butonuna tıklayarak, kolayca kripto paranızı ödünç verebilir yine “borrow” butonuna basarak da sunduğunuz likitideye karşılık ödünç alabilirsiniz.
zkSync ağı üzerinde bu projelerin haricinde son dönemde geniş yelpazede yeni projelerin çalışmaya başladığını da not düşebiliriz. Bu bağlamda airdrop amaçlı işlem yapacak olan yatırımcıların, işlem yaptığı platform tercihini yaparken, tokeni bulunmayan platform ya da protokolleri tercih etmesinin çok daha yerinde olacağını düşünüyoruz.
Sonuç olarak şunları ifade etmek mümkün: zkSync ağı, aldığı yatırım ve ağ üzerinde mevcut likitide nedeniyle değeri en yüksek tokeni bulunmayan projelerden biri olarak tanımlanabilir. Aynı zamanda, işlevi bakımından sektöre bir yenilik ve canlılık getireceği gerçeği de önemini arttırmakta.
Airdrop yapıp yapmayacağı konusunda ise; Binance Web Cüzdan uygulaması aracılığıyla başlatılan airdrop kampanyası, zkSync ekibinin yakın zamanda kapsamlı bir airdrop etkinliği ile erken dönem kullanıcılara yüklü tutarlarda ağ tokenini dağıtacağı yorumunu yapmak yerinde olacaktır.
Airdrop kampanyasının zaman merkezli olacağını düşünmekle beraber, daha önce ağ üzerinde birkaç işle dahi yapmış yatırımcıların, açıklama gelene kadar aktiflik durumlarını arttırmalarının şanslarını arttırabileceğini düşünüyorum.
Bu metin yazıldığı sırada, zkSync ekibi token dağıtacağına dair henüz bir doğrulama yapmamış olsa da Binance Web cüzdanı üzerinden duyurulan zkSync airdrop etkinliği, yakın zamanda ekip tarafından airdrop haberinin geleceğine işaret etmektedir.
The post ZkSync Airdrobu Yaklaşırken Son Öneri: Ne Yapmalı? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Uniswap Labs’e, SEC’den “Wells Bildirimi” first appeared on Kripto Bülten.
]]>Bir Wells bildirimi, düzenleyicilerden bir kişiye veya şirkete, üzerlerinde bir soruşturmanın tamamlandığı, ihlallerin keşfedildiği ve yasal işlem başlatmak üzere oldukları konusunda haber veren bir bildirimdir.
Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz yaz SEC’in Uniswap ile ilgili araştırma yaptığı haberleri piyasaya düşmüştü. Şimdi de bu haberlerin Uniswap Labs’e Wells bildiriminin yapılması ile sonuçlandığını görüyoruz. Söz konusu duruma X sosyal medya platformu üzerinden yanıt veren Uniswap Labs, savaşmaya hazır olduklarının altını çizdi.

Uniswap adına bir yetkili, “Uniswap Protokolünün kendisi, arkasında herhangi bir kuruluş, birey veya varlık olmaksızın çalışan merkezsiz, otonom bir akıllı sözleşme kümesidir… bir menkul kıymetler borsası değil,” şeklinde duruma tepki gösterdi.
SEC, muhtemelen Uniswap Labs’a lisanssız bir borsa olarak hareket etmek ve lisanssız menkul kıymetleri aracılık etmekten suçlama yöneltecek.
Uniswap’i Uniswap yapan kurucu ismi hayden.eth, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama tüm kamuoyunun söylemeyi istediği söleri paylaştı: “SEC bir müddettir Coinbase ve Uniswap gibi iyi niyetli aktörlere saldırmayı tercih ederken, FTX gibi kötü niyetli aktörlere ise göz yumuyor!”

Bu arada, Uniswap Labs’in Baş Hukuk Müşaviri Marvin Ammori, SEC’in yetkisini kötüye kullandığını iddia etti.
hayden.eth‘e göre, SEC’in Uniswap Labs’a karşı argümanları daha da zayıf.
“Sadece ‘menkul kıymetler’ üzerinde yetkisi olan SEC, belirli bir dosya formatı veya teknik standart tarafından temsil edilen herhangi bir varlığa sahip değil,” dedi ve devam etti. “Uniswap Protokolü, web uygulaması ve cüzdan, yasal olarak menkul kıymetler borsası veya aracı tanımlarına uymuyor. Sadece birkaç hafta önce, SEC ve Coinbase davasında hakim, kripto cüzdanlarının aracılar olduğu iddiasını reddetti – * hatta * söz konusu olan coinler menkul kıymetler olsa bile.”
Uniswap Labs liderleri, SEC’e karşı savaşlarında kendilerine güvenli ve kararlı görünse de, UNI yatırımcıları tereddüt ediyor. Uni fiyatı gün içinde yaklaşık %11 düştü ve uzun bir aradan sonra tekrar 10 doların altına indi.
Ancak bu kayıplar, UNI’nin yeni bir kritik yukarı destek seviyesini kırmasıyla daha da kötüleşebilir.
UNI şu anda 9,80 dolarlık destek seviyesini sorguluyor. Bu seviyenin altına inilmesi, tokenin kayıplarını 8,0 dolar civarındaki bir sonraki önemli destek bölgesine doğru hızlandırabilir.
The post Uniswap Labs’e, SEC’den “Wells Bildirimi” first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Yatırımcı 1 Saatte 13,000$’ı, 2 Milyon Dolar Yaptı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>3 Nisan’da, bir kripto para yatırımcısı Donotfomoew (MOEW) adlı yeni bir memecoin’e Base blockchain‘de yatırım yaparak 13.000 dolarlık yatırımını 2 milyon doların üzerine çevirdi ve %15,700 kazanç sağladı.
Blockchain analitik firması Lookonchain‘in anlattığına göre, yatırımcı, MOEW‘in merkezi olmayan borsalarda (DEX’ler) listelenmesinden 10 dakika sonra 4 Ether kullanarak 499.9 milyon MOEW satın aldı. Bir saat kadar sonra, yatırımcı 111.65 milyon MOEW’i 99 Ether’e ($328,000) sattı ve şu anda yayınlanma zamanında 1.76 milyon dolar değerinde olan 388.24 milyon MOEW‘e sahip olmaya devam ediyor.
MOEW adlı kedi temalı meme tokeni, MOEW‘in “sadece eğlence amaçlı olduğunu, ciddiye alınacak bir şey olmadığını, mizah gücünün neler yapabileceğini görmek istediklerini” belirten Bitget Wallet tarafından günün erken saatlerinde oluşturuldu.
Ancak, DEX‘lerdeki piyasaya çıkışının hemen ardından MOEW‘nin değeri hızla yükseldi ve şu anda 15 milyon dolarlık bir piyasa değerine sahip. Fiyat hareketine yanıt olarak, Bitget Wallet kullanıcılara “Almayın, fomo yapmayın” diyen bir takip mesajı paylaştı.
Devam eden airdrop sırasında 8.000’den fazla adres MOEW token’ı aldı. Bu, borsa cüzdanının BWB token airdropu için yeterli BWB puanına sahip olan kullanıcılar için gerçekleştirdiği bir airdrop oldu. Altı haftalık bir süre boyunca, kullanıcılar Bitget Wallet‘ta bakiye tutarak veya uygulama içi çapraz zincir takaslarını gerçekleştirerek 2. çeyrekte gelecek BWB token’ları için değiştirilebilecek BWB puanları kazanabilmekte.

Ekip her ne kadar bu coinin bir mizah amaçlı olduğunu ifade etse de, son 24 saat içerisinde 1.8 milyon dolardan fazla hacim gerçekleşti. Bununla birlikte, anlık fiyatının 0.001563$ seviyelerinde olduğunu Coingecko verilerine göre not düşebiliriz.
The post Yatırımcı 1 Saatte 13,000$’ı, 2 Milyon Dolar Yaptı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Binance DEX ana ağı Nisan sonunda aktif oluyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Binance DEX‘in önemini anlayabilmek için merkezi ve gayrı-merkezi borsaların ne anlama geldiğini bilmek gerekir. Merkezi borsa; kullanıcıların tüm birikimlerini borsa hesaplarına aktardığı ve malvarlığı üzerinde reel olarak söz sahibi olmadığı borsalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun aksine DEX ise; yatırımcıların tüm birikimlerine hakim olduğu ve birikimleri üzerinde sadece kendi erişimleri olduğu bir altyapıya sahip.
Anlaşılacağı üzere, DEX borsaları sayesinde çeşitli hack ve hırsızlık gibi olumsuz sorunlar ortadan kalkabiliyor. Aynı zamanda manipülasyon ya da borsanın, yatırımcıya ait olan fon üzerinden gelir elde etmesi de ortadan kalkmış oluyor.
Binance Borsası, bilindiği üzere kendi DEX Borsası‘nı kurmasının yanı sıra kendine özel Blockchain de kurarak hizmet ağını ve güvenliğini arttırmayı planlıyor. Binance Mainnet; Binance’ın kendine özel olan ve aynı zamanda kendi kripto parası olan BNB‘nin üzerinde yer alacağı görece daha ucuz transfer ücreti ödemesini mümkün kılan ağ şeklinde özetlenebilir. Bu durumun yanı sıra çeşitli projelerin Binance ana ağı üzerinde kurulabilmesi ve geliştirilebilmesi de artık mümkün olacak. Ethereum Blockchain‘i gibi bir işleve sahip olacağını ifade etmek doğru olacaktır. Fakat karıştırılmaması gerekir ki; Binance‘ın kendi Blockchain’i Ethereum’un aksine kapalı Blockchain olarak yer alacak.
The post Binance DEX ana ağı Nisan sonunda aktif oluyor! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Binance, yeni DEX Borsasını test edenlere 100,000 USD dağıtacak! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Platformun bir an evvel işleme girmesi adına çeşitli hataların önceden fark edilmesi gerekmektedir. Zira, yatırımcının fark edilmeyen hata nedeniyle yatırımını kaybetmesi durumunda hem platform hem de şirket ciddi bir yara alacaktır. Bu durumu göz önünde tutan ekip uzun bir deneme süreci belirlemiş durumda. En son bununla da yetinmeyerek üye sayısını da arttırmaya çalışarak; hata sayısını minimize etmeye çalıyorlar.
DEX Platformunu kullanan kullanıcıların ödül BNB alabilmesi için düzenlenecek olan etkinliğin Perşembe günü başlaması bekleniyor.
Bu bağlamda yarışmaya/etkinliğe katılabilmek için Binance ana hesapta en az 1 adet BNB Token bulundurulması gerekiyor. Ardından DEX Platformu üzerinden açılan yeni hesapta da 20 adrese kadar iin verilerek her bir hesaba 200’er BNB (sanal) gönderiliyor. Buna göre, katılımcıların bu 200 BNB ile işlem yaparak platformu test etmeleri bekleniyor.
Etkinliğin 7 Mart tarihinde sonlanması ve tüm DEX cüzdan adreslerindeki bakiyelerin sıfırlanması bekleniyor.
Yapılan duyuruya göre 2 ana yarışma kategorisi için ödül miktarının bölünmesi planlanıyor. Bu kapsamda ilk yarışma için kullanıcıların bir koin list etmeleri gerekiyor. Ardından ilgili koin ile BNB arasında gerçekleşen 10 dk’lık fiyat hareketliliği baz alınarak bir sıralama oluşturulacak. Bu bölüm için 1,000-3,000 BNB arasında değişen 3 farklı ödül verilecek.
İkinci olarak ise; yatırımcıların yaptıkları alım-satım stratejisine göre elde ettikleri geri dönüş temelli bir sıralama yapılacak. Bu bölüm için de ödül miktarı 50 ile 1,000 BNB arasında değişen 20 farklı ödül dağıtılacak.
Yazının paylaşıldığı an itibariyle BNB fiyatının 11,36 USD seviyesinde işlem gördüğü notunu ekleyebiliriz.
The post Binance, yeni DEX Borsasını test edenlere 100,000 USD dağıtacak! first appeared on Kripto Bülten.
]]>