amp domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/u814201603/domains/kriptobulten.online/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170The post Kuzey Kore hack grubunun tehditleri sonrası Hyperliquid 250 milyon dolarlık çıkışlar gündemde! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Kripto para dünyasının önemli borsalarından biri olan HyperLiquid, Kuzey Kore merkezli ünlü hacker grubu Lazarus Grubu’nun hedefinde olduğu yönündeki iddialar nedeniyle ciddi bir krizle karşı karşıya. Bu iddiaların ardından, kullanıcılar 250 milyon dolarlık USDC çekimi gerçekleştirerek borsadaki fonlarını hızla dışarı taşıdı.
Olayın merkezinde, Lazarus Grubu’nun HyperLiquid platformunu hedef aldığına dair raporlar yer alıyor. Grubun, borsa üzerinde güvenlik açıklarını kullanarak büyük bir hack girişiminde bulunabileceği endişesi, yatırımcıların panik içinde hareket etmesine yol açtı.
Lazarus Grubu, Kuzey Kore’nin devlet destekli bir hacker ekibi olarak biliniyor ve daha önce kripto para dünyasında çok sayıda hack girişimiyle bağlantılıydı. Grubun hedef almasının birkaç temel nedeni olduğu düşünülüyor:
1️⃣ DeFi’nin Artan Popülerliği:
HyperLiquid gibi merkezi olmayan finans (DeFi) platformları, büyük miktarda fonu elinde tutması nedeniyle dikkat çekiyor. Bu, onları hacker grupları için cazip hedefler haline getiriyor.
2️⃣ Güvenlik Açıkları:
DeFi platformlarının genellikle merkezi borsalara göre daha az düzenlenmiş olması, güvenlik açıklarının daha fazla olmasına neden oluyor.
3️⃣ Kuzey Kore’nin Finansal Stratejisi:
Kuzey Kore, Lazarus Grubu gibi ekipleri kullanarak uluslararası yaptırımları aşmak ve gelir elde etmek için kripto paralara yöneliyor.
HyperLiquid, olayların ardından hızlı bir şekilde harekete geçerek kullanıcılarını sakinleştirmek için bir dizi açıklama yaptı. Şirket, fonların güvende olduğunu ve platformdaki güvenlik önlemlerinin artırıldığını belirtti. Ayrıca, potansiyel tehditlere karşı blockchain analiz firmalarıyla iş birliği yapıldığı ve platformdaki tüm işlemlerin sıkı bir şekilde denetlendiği ifade edildi.
HyperLiquid’in yaptığı açıklamadan bir kesit:
“Kullanıcılarımızın güvenliği en büyük önceliğimizdir. Lazarus Grubu veya başka bir tehdide karşı tüm sistemlerimizi en yüksek güvenlik standartlarına göre güçlendiriyoruz.”
Hack iddialarının yayılmasının ardından kullanıcılar, HyperLiquid’deki fonlarını hızla çekmeye başladı. Sadece birkaç gün içinde, borsadan 250 milyon dolarlık USDC çıkışı gerçekleşti. Bu, yatırımcıların borsaya olan güvenini kaybettiğini ve daha güvenli alternatiflere yöneldiğini gösteriyor.
Bu tür panik çıkışları, sadece HyperLiquid için değil, DeFi ekosistemi için de bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, bu tür olayların kullanıcı güvenini zedeleyebileceğini ve DeFi’nin büyümesini yavaşlatabileceğini belirtiyor.
HyperLiquid olayı, DeFi dünyasında güvenlik önlemlerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gündeme getirdi.
📌 Uzman Görüşleri:
HyperLiquid ve Lazarus Grubu arasındaki bu olay, DeFi ekosisteminde güvenlik önlemlerinin önemini bir kez daha vurguladı. Kullanıcıların panik içinde fonlarını çekmesi, yalnızca HyperLiquid için değil, tüm DeFi sektörü için bir uyarı niteliğinde.
Uzmanlar, HyperLiquid’in bu olaydan sonra güvenlik önlemlerini artırması gerektiğini ve diğer DeFi platformlarının da benzer tehditlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini belirtiyor. Bu olay, DeFi ekosisteminin gelecekte daha fazla düzenleme ve güvenlik tedbiri gerektirebileceğini gösteriyor.
Uyarı: Paylaşılan haberler, veri ve grafikler bilgi amaçlı olup yatırım tavsiyesi ya da danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez. Bunun yanı sıra haber ve materyallerin al ya da sat yönünde bir telkinde bulunmak gibi bir işlevi ve misyonu da bulunmamaktadır. Kişilerin kişisel araştırma yapmaları kendi sorumlulukları olup, detaylı araştırmanın yatırım öncesi önemli bir şart olduğunu öneririz.
İçerik ve görseller YZ yardımıyla oluşturulmaktadır.
Ayrıca, kripto paraların doğası gereği yüksek risk barındırdığı göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir. Risksiz kazanç hiçbir sektörde olmadığı gibi, kripto paralar özelinde de yoktur.
The post Kuzey Kore hack grubunun tehditleri sonrası Hyperliquid 250 milyon dolarlık çıkışlar gündemde! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Wrapped stETH (wstETH) nedir ve işe yarar? – Derinlemesine bir inceleme first appeared on Kripto Bülten.
]]>Metinde başlıca ele alınan kavram ve aşamalar;
wstETH, stETH‘nin (Staked Ethereum) sarılı (wrapped) versiyonudur ve Lido staking platformu tarafından sağlanır. Ethereum (ETH) sahipleri, ETH varlıklarını Lido protokolü üzerinde stake ederek stETH kazanırlar. Ancak wstETH, stETH’nin daha verimli ve çeşitli uygulamalarda kullanılabilen, uyarlanmış bir versiyonudur. Özellikle merkeziyetsiz finans (DeFi) ekosisteminde likidite sağlayan bir araç olarak öne çıkar.
Bu makalede, wstETH’nin ne olduğunu, nasıl çalıştığını, avantajlarını ve kullanım alanlarını kapsamlı bir şekilde ele alacağız.
stETH, Lido platformunda Ethereum’unuzu stake ettiğinizde aldığınız bir temsili varlıktır. Ethereum 2.0 ağının güvenliğini sağlamak için stake edilen ETH, stETH olarak kullanıcılara verilir. StETH, Ethereum ağı üzerinde likidite sağlayarak hem staking ödülleri kazandırır hem de DeFi projelerinde kullanılabilir.
wstETH, stETH’nin sarılı (wrapped) versiyonudur. stETH, zamanla stake ödüllerine göre değer kazanırken, wstETH sabit bir miktarda kalır ve bu sayede daha fazla uyumluluk ve esneklik sağlar. wstETH’nin bir diğer önemli özelliği, Ethereum staking getirisinden faydalanırken likidite havuzlarına ve DeFi uygulamalarına daha kolay entegre olabilmesidir.
wstETH, stETH‘yi sarılı (wrapped) hale getirerek kullanıcıların, staking getirisinden faydalanırken tokenin zamanla değer kazanmasını engeller. StETH varlıkları sürekli olarak ödül kazandığı için bu varlığın değeri zamanla artar. Ancak DeFi uygulamaları, değişken değerli varlıklar yerine sabit sayılı varlıklarla çalışmayı tercih eder. Bu nedenle wstETH, sabit birimlerle işlem yapılabilen bir sarılı varlık olarak kullanılır.
Bu sistem, kullanıcıların DeFi platformlarında wstETH kullanarak staking ödüllerinden yararlanmaya devam etmesini sağlar. Kullanıcılar wstETH’yi açarak tekrar stETH’ye dönüştürebilir ve işlem yapmak istediklerinde stETH’yi kullanabilirler. Bu, wstETH’nin DeFi uygulamaları ve likidite havuzlarında çok daha yaygın kullanımına olanak tanır.
wstETH’nin sabit token modeli, staking ödüllerinin otomatik olarak dahil edilmesini ve kullanıcıların DeFi platformlarında işlem yaparken daha kolay yönetim sağlamasını mümkün kılar. Bu sabit değerli model, DeFi uygulamalarında daha yaygın olarak tercih edilen bir yapıdadır.
Likidite sağlayıcıları, wstETH’yi likidite havuzlarında kullanarak ödüllerden yararlanabilir. Bu, hem Ethereum staking ödüllerini hem de DeFi likidite ödüllerini kazanmayı sağlar.
wstETH, birçok DeFi uygulamasında teminat olarak kullanılabilir. Bu, kullanıcıların aynı anda hem Ethereum stake etmek hem de DeFi projelerinde işlem yapabilmelerini sağlar.
Ethereum 2.0 güncellemelerinin tamamlanmasıyla birlikte, Ethereum staking’e yönelik ilgi artmaya devam edecek. Bu doğrultuda, wstETH ve benzeri sarılı varlıkların kullanımı daha da yaygınlaşacaktır. Merkeziyetsiz finans (DeFi) ekosisteminin genişlemesiyle birlikte wstETH, likidite sağlamak ve DeFi uygulamalarında teminat olarak kullanılmak için önemli bir araç olmaya devam edecek.
Ayrıca, Ethereum 2.0 geçişi tamamlandığında, Ethereum stake eden kullanıcılar için yeni fırsatlar doğacak ve wstETH’nin platformlar arası uyumluluğu ve esnekliği bu süreçte kritik bir rol oynayacak.
wstETH, stETH‘nin sarılı versiyonu olarak, DeFi projelerinde daha geniş bir kullanım imkanı sunar. Sabit değerli yapısı, kullanıcıların hem staking ödüllerini kazanmaya devam etmesini hem de DeFi ekosistemine entegre olmasını sağlar. Ethereum staking’in geleceği parlak görünürken, wstETH, DeFi kullanıcıları ve likidite sağlayıcıları için önemli bir araç olmaya devam edecek.
İçerik oluşturulduğunda, $wstETH fiyatı ve diğer bilgiler, aşağıdaki görselde yer almaktadır.

The post Wrapped stETH (wstETH) nedir ve işe yarar? – Derinlemesine bir inceleme first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Solana (SOL) Ekosistemi: Kapsamlı Bir Bakış first appeared on Kripto Bülten.
]]>Solana, 2017 yılında kurulan ve yüksek hızda işlem yapabilen bir layer-1 blockchain platformudur. Ethereum ve Bitcoin gibi köklü blok zincirlerinden daha yüksek işlem hacmi ve düşük maliyetler sunarak, merkeziyetsiz uygulamalara (DApp) ölçeklenebilir bir altyapı sağlamayı hedefler. Bu yazıda, Solana’nın tarihçesi, teknolojisi, tokenomikleri ve ekosistemine dair kapsamlı bir inceleme sunulacaktır.
Solana’nın Tarihçesi ve Gelişimi
Solana, Anatoly Yakovenko tarafından kuruldu ve Proof-of-History (PoH) adlı yenilikçi bir zaman kaydı mekanizmasını tanıttı. Bu sistem, ağ üzerindeki olayların sıralı bir dijital kaydını sağlar ve Proof-of-Stake (PoS) ile birleşir. Solana‘nın beta ana ağı Mart 2020’de başlatıldı ve Solana Labs ve Solana Foundation tarafından desteklenmektedir. İlk token satışları ve fonlama etkinlikleri, Solana‘nın gelişimini hızlandırmış ve platformun popülaritesini artırmıştır.
Teknoloji ve Blockchain Mimarisi
Solana, PoH ve PoS konsensüs mekanizmalarının birleşimiyle çalışır. PoH, ağ düğümleri arasında zaman senkronizasyonunu sağlayarak yüksek işlem hacmi ve hızlı blok oluşturma süreleri sunar. Bu mekanizma, ağ düğümlerinin birbirini beklemeden işlem onaylamasına olanak tanır, bu da Solana’yı yüksek verimlilik ve ölçeklenebilirlik açısından ön plana çıkarır.
Solana Kripto Parası ve Tokenomikleri
SOL, Solana ağının yerel kripto parasını temsil eder ve işlem ücretleri, staking ve yönetişim gibi işlevleri vardır. SPL token standardını kullanır ve ağı güvence altına almak için madencilere ve token sahiplerine ödüller sunar. SOL‘in tokenomikleri, ağın güvenliğini sağlamak ve token arzını yönetmek için tasarlanmış bir enflasyon modelini içerir. Yeni SOL tokenleri, ağın ihtiyaçlarına göre yaratılır ve bazı işlem ücretleri yakılır, bu da token arzını kontrol altında tutar.
Ekosistem ve Uygulamalar
Solana, DeFi, NFT ve oyun gibi çeşitli alanlarda birçok uygulama barındırmaktadır. NFT’ler için düşük işlem ücretleri, sanatçılar ve koleksiyoncular için cazip bir seçenek sunar. Magic Eden, SolSea ve Rarible gibi popüler NFT pazar yerleri, Solana’nın NFT ekosisteminde önemli yer tutar. DeFi platformları ise Jupiter ve Raydium gibi çözümler sunarak, kullanıcılara likidite havuzları, getiri çiftçiliği ve daha fazlasını sağlar.
Zorluklar ve Tartışmalar
Solana, ağ kesintileri ve FTX ile olan ilişkileri nedeniyle bazı zorluklarla karşılaşmıştır. FTX’in çöküşü, Solana’nın fiyatında önemli bir düşüşe neden oldu ve platformun geleceği hakkında çeşitli spekülasyonlar ortaya çıktı. Ancak, Solana Labs’ın sürekli yenilik ve dayanıklılığı artırma çabaları, endüstrideki güvenin yeniden tesis edilmesine yardımcı olmuştur.
Yatırım Düşünceleri
Solana, yüksek performansı ve yenilikleriyle yatırımcıların ilgisini çekmektedir. Yüksek işlem hacmi ve düşük maliyetler, Ethereum gibi köklü platformlara alternatif olarak öne çıkmasını sağlar. Yatırım yapmadan önce projenin temellerini ve piyasa koşullarını dikkatlice incelemek önemlidir. Solana’nın gelecekteki gelişmeleri ve ekosistemindeki değişiklikler, yatırımcılar için önemli faktörlerdir.
Sonuç
Solana ekosistemi, teknoloji, uygulamalar ve kullanıcı tabanı açısından dinamik ve hızla gelişen bir alandır. Karşılaştığı zorluklara rağmen, platformun yüksek performansı ve ölçeklenebilirliği, kripto dünyasında önemli bir oyuncu olarak kalmasını sağlar. Solana’nın sunduğu çeşitli fırsatlar ve yenilikler, onu kripto para yatırımcıları ve teknoloji meraklıları için cazip bir seçenek haline getirir.
İçerik hazırlandığı esnada, $SOL fiyatı, işlem hacmi gibi detaylar aşağıdaki görselde yer almaktadır.

The post Solana (SOL) Ekosistemi: Kapsamlı Bir Bakış first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Kripto Para Stratejileri: Crypto General’in Deneyim ve Tavsiyeleri first appeared on Kripto Bülten.
]]>Kripto para dünyasının önde gelen isimlerinden biri olan Crypto General ile gerçekleştirdiğimiz bu röportajda, piyasaların dinamiklerinden stratejik öngörülere kadar birçok önemli konuyu ele aldık. Crypto General’in tecrübeleri ve derinlemesine analizleri, kripto paralar ve blockchain teknolojileri hakkında değerli bilgiler sunuyor. Röportajımızda, hem geçmişteki başarılarından hem de gelecekteki vizyonundan bahsederken, kripto dünyasının ne kadar değişken ve heyecan verici olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Keyifli okumalar!
Sosyal medyada anonim bir hesap kullanıyorum. Bu, kişisel bilgilerin (yapay zeka tehlikesi sebebiyle resimler dahil) paylaşılmasının doğurabileceği tehlikelerden korunmak amacıyla tercih ettiğim bir stratejidir. Bu tehlikelerin izahı, bir makale konusu uzunluğundadır.
Kripto para dünyasına 2014 yılında genç bir bilgisayar mühendisi ile tanışmam sonucu adım attım. Bitcoin ve bağlı olduğu yeni teknoloji dikkatimi çekti. 2017 yılına kadar devamlı araştırmalar yaptım fakat yatırım yapmadım. Hatta o kadar derinlemesine araştırdım ki, çalışmalarımın içine paranın tarihini bile ekledim.
2017’de az bir miktar para ile deneme amacıyla başladım. O zamanlar bugünkü kadar ileri derecede bilgi ve tecrübeye sahip olmadığım için ciddi bir strateji ile başlamadım; tamamen deneme amaçlıydı. Şu anda ise temel stratejim “ayı piyasasında dipten al, boğa piyasasında zirveden sat” şeklindedir. Uzun süreli alım yapıp unutmak gibi bir stratejim yoktur, bu büyük bir yanılgıdır.
Yanlış hatırlamıyorsam, 2018 yılının Ocak ayı sonunda X (eski adıyla Twitter) aracılığıyla ilk piyasa analizimi paylaştım. Bu analiz, piyasanın düşeceği yönündeydi. O dönemde piyasadaki altcoin sayısı bugünkü kadar fazla olmadığı için, piyasayı altcoin ve Bitcoin olarak ayırmadan, toplam piyasa değeri (Market Cap) üzerinden analiz yaptım. O ilk analizimde, toplam piyasa değerinin 750 milyar dolardan 15 gün içinde en az 450 milyar dolara düşeceğini iddialı bir şekilde yazıp duyurdum. Aslında gerçek analizim, piyasa değerinin 350 milyar dolara kadar düşeceği yönündeydi. Ancak, ilk analizim olduğundan ve ilk defa toplu bir kitleye hitap etmenin getirdiği biraz da korkudan dolayı ihtiyat payını yüksek tuttum. Sonrasında, 15-20 gün içinde piyasa gerçekten de 274 milyar dolara kadar çakıldı.
Bu, benim ilk büyük başarım oldu. Bu arada, beni fark eden kitleler de oluşmaya başladı. İnsanlar kripto paralar ve piyasa yönü hakkında sorular sormaya başladılar. Ancak, sosyal medyada bu durum hoş karşılanmadı. “Bu çömez de kim, bu nereden çıktı ya?” ve benzeri birçok alaycı yazıyla karşılaştım. Şok oldum; çünkü insanların sosyal medyada da gerçek hayattaki gibi insancıl davranışlar sergileyeceğini ve dürüst olacaklarını düşünüyordum. Yani, aslında sosyal medyanın karanlık yüzüyle tanışmaya başladım.
Daha sonra, toplam piyasa değeri 419 milyar dolarken piyasadan çıkılması gerektiğini ve bu değerin 145 milyar dolara kadar ineceğini defalarca, belki 50’den fazla tweet ile tekrar ettim. Ne yazık ki piyasa benim öngördüğüm 145 milyar doların da altına inip 114 milyar dolara kadar düştü. Ayrıca, BTC’nin 3 bin dolara ineceğini söyleyen iki kişiden biriydim. Diğer kişi Tolga Karel’di. BTC, 3200 dolar olduğunda neredeyse herkes 1000 dolara ineceğini yazarken, ben ısrarla uyararak BTC düşüşünün bittiğini söyledim!
Piyasada en büyük prim yapan koinleri sayfamda tam zamanında paylaştım. Doge, BNB, Link, FTM, Dent ve Solana analizlerim oldukça meşhurdur. Örneğin, Link‘i 40 cent, BNB‘yi 3-4 dolar ve Solana’yı 1 dolarken önerdim. FTM ise 800 kat değer kazandı. Ayrıca Vet, Zil, Theta, Aave ve belki şu an unuttuğum birçok koin hakkında da tam zamanında analizler yazdım. BNB 3 dolarken, 1000 dolara kadar çıkabileceğini ve büyüyecek olan Binance etkisini uzun uzun izah eden ilk kişiyim diyebilirim. Nitekim BNB, 700 doları gördü.
Yukarıda bahsettiğim kripto paralar hem bana hem de takipçilerime büyük kazançlar sağladı. 2021 boğa piyasasına hazırlık noktasında benim kadar başarılı kimse var mı bilmiyorum; bunu hiç tereddüt etmeden söyleyebilirim.
2021 boğasının tepe noktasında, BTC, 53 bin dolar bandındayken boğanın bittiğini ve BTC’nin direkt 28 bin dolara düşeceğini ilk yazan benim! Bu sırada, sosyal medya trolleri ve bazı çıkar gruplarının maşaları tarafından yapılan saldırılar oldukça korkunç bir hal aldı. Bir keresinde anneme ve babama ağır küfürler eden bir saldırı mesajına, o an sinirlerime hakim olamayarak aynı şekilde küfürle cevap verdim ve bu nedenle şikayet edildim. Bana küfreden hesapla birlikte benim hesabım da askıya alındı. Sonradan anladım ki bir tuzağa çekilmişim. Bununla da yetinmediler; benim kaçtığımı yaydılar ve her türlü kalleşliği yaptılar. Yeni hesaplar açarak durumu anlatmaya çalıştım, ancak büyük çoğunluğa ulaşmayı başaramadım.
İlk başarısız hareketim, Solana‘yı 1 dolardan alıp 4.5 dolarda trade (alış-satış) yapma amacıyla elimden kaçırmak oldu. Adet çoğaltmaya çalışırken bu fırsatı kaçırdım. İkinci başarısız olarak sayacağım hareketim ise, yine Solana gibi gideceği yerden çok emin olduğum ve ‘kucağında bomba ile gezen koin’ diye tanıttığım FTM’yi 10x kazanç sonrası trade ederken elimden kaçırmam oldu. Bu iki hata yüzünden hâlâ kendime kızıyorum! Yani, kendimi kıyasıya eleştirecek olsam, bu iki koinde pozisyonlarımı elimden kaçırmış olmamı söylerim.
Piyasa okuma noktasında ise bugüne kadar yanıldığım tek bir analizim olmadı. Hatta 5 Kasım’da başlayan büyük çöküşü ve en son 5 Ağustos 2024 çöküşünü de önceden haber verdim.
Önceden projelerle biraz ilgilenirdim, ama artık bu proje işlerine fazla takılmıyorum. Proje işlerinin %99’u hikaye, hatta çocuk masalıdır. Şunu aklınızdan çıkarmayın: BTC hariç, hiçbir koini uzun süreli alıp saklama düşüncesine kapılmayın. Şu anın en popüler koini, birkaç yıl sonra, hatta boğadan sonra piyasadan silinip gidebilir. Koinleri ben, boğadan boğaya para kazanmak ve her boğa zirvesinde satmak üzere alırım. Teknolojiymiş filan, bunlar masal.
Blockchain teknolojisi henüz emekleme aşamasında. Şu anda değer saklama aracı olarak gördüğüm BTC hariç, hiçbir altcoinin teknolojik bir gelişmeye imza atabileceğini düşünmüyorum. Ancak gelecek için çok heyecanlıyım. Yaşım 60’a yaklaştı; ben o günleri görür müyüm bilmiyorum. Ama gelecekte çok gelişip büyüyecek, gerçekten işe yarayan ve hayatımızın bir parçası haline gelecek projeler çıkacaktır.
Web3 beni biraz heyecanlandırıyor olsa da, ‘merkeziyetsiz‘ terimine o kadar kızıyorum ki, anlatacak kelime bulamıyorum. Yalan… Şu an her alanda, ister borsa ister koinler (BTC dahil), ‘merkeziyetsiz‘ lafı tam anlamıyla bir yalan! Her şey tamamen merkezi. Hangi projeler hakkında konuşacağımı belirtmeyeyim; çünkü belli sakıncaları var. Bu yazımı birkaç yıl sonra okuyacak biri, şu an önerilen projelerden bazılarının piyasadan silinmiş olduğunu görecektir.
NFT‘ler, tamamen para kazanma amacıyla belirli bir zaman dilimi için köpürtülmüş bir trendden ibarettir. Boş, hatta bomboş bir hayal dünyasıdır. NFT adı altında birçok gülünç şeye para verilmesi beni oldukça üzmüştür. Çıktığı günden bu yana beni ikna edebilecek tek bir olumlu yönünü görmedim. Medya üzerindeki etkisi inkar edilemez, çünkü reklam baronları ve lobiler para ile bu trendi bir süre daha köpürtme gücüne sahip olabilirler. Ancak ben NFT‘lere hiç yaklaşmadım ve yaklaşmayacağım. NFT, bir aldatmacadır; içi boştur ve geleceği de belirsizdir.
Önerilen hiçbir güvenlik önlemini atlamadan, tüm güvenlik önlemlerini alıyorum. Ancak buradan bu yazıyı okuyan herkese şu uyarılarda bulunmak istiyorum:
Kısacası, tüm güvenlik önlemlerini alın!
Kripto piyasasında genelde bilinen risklerden çok, bilinmeyen riskler de vardır. En tehlikeli olanlar da genellikle bu bilinmeyen risklerdir. Genelde hazırlıksız olduğunuz yerlerden saldırıya uğrarsınız. Bu risklerle başa çıkmak kolay değildir.
Bununla başa çıkmanın en kestirme yolu:
Bu konuda @General2024x hesabımdan paylaşım dışında herhangi bir çalışmam bulunmamaktadır. Başkalarını bilinçlendirme konusunda elimden geleni bu X’ten paylaşarak yapıyorum. Buradan beni okuyanlara teknik değil, temel analiz öğrenmelerini tavsiye ederim.
Kesinlikle azaltılamaz. Kripto dünyası hakiki manada iki yüzlü, münafık, vicdansız, ahlaksız ve iğrenç bir ortamdır; insan değerine saygı gösterilmeyen, adeta bir zombi dünyasıdır. Bunu önlemenin tek yolu, devletlerin kanun yoluyla müdahale ederek mevcut dolandırıcıların ve manipülatörlerin önünü kesmesidir. Ancak bu, bir veya iki devletin gücüyle yeterince başarılacak bir şey değildir. Dünya bir olmalı, aksi halde ipini koparan soymaya ve aldatmaya devam edecektir.
Şunu öncelikle belirteyim: 30 bin tane kripto para olabilir mi?
Dünyada 209 devlet varken bile 209 resmi para birimi yok. Bu 30 bin sözde para, gelecekte belki 100 bin de olacak! Şunu anlatmaya çalışıyorum: Bu böyle gitmez, gitmeyecek. Bir yerde dur denecek ve işte o ‘dur’ hamlesinden sonra asıl büyük verimli atılımlar başlayacaktır. Şu an kripto paralarda at izi ile it izi durumu söz konusu.
Mevcut piyasaya giren para, 30 bin saçma sapan dolandırıcı kripto paraya girmek yerine biraz daha düzgün 200 paraya yatırılmış olsaydı, piyasa şu an nerede olurdu, bir düşünün! Bu piyasayı kirleten ve büyümesini engelleyen en büyük darbe buradan geliyor. Bir gün buna dur diyecekler, kesinlikle!
Bulunacak tavsiyelerin hiçbirinin tutulmayacağından eminim. Siz de emin olabilirsiniz. Ancak buna rağmen, derim ki:
1- Piyasa okumayı öğrenin.
2- Piyasanın en dibini bulmaya çalışın.
3- Buradan giriş yapıp boğa geldiğinde de paranızı çekip alın!
4- Sosyal medyada büyük takipçisi olan kişilerin paylaşımları genellikle reklam karşılığıdır. Bunlara inanmayın! Kendiniz araştırın. Neden yükseldiği veya düştüğü sorusunun cevabını bulmadan işlem yapmayın!
5- Piyasaya yeni giren paralar genellikle yüksek fiyatlardan işlem görür. Bunlar tehlikeli olabilir. Arz ve Market Cap seviyelerini, muadil paralarla karşılaştırma bilgi ve becerisini kazanın!
6- Piyasaya giriş yaparken adım adım ilerleyin.
7- EN ÖNEMLİSİ: PİYASAYA SOKTUĞUNUZ PARA 3-4 KAT BÜYÜDÜĞÜNDE, ANA PARAYI MUTLAKA ÇEKİP ALIN! Hızla zengin olmayı hayal etmeyin! Yavaş yavaş büyümeyi ilke edinin!
Yaşım 60’a yaklaşıyor. Sosyal medya çok yorucu ve insanlar genellikle vefasız. İyiliğin tadı başkadır ve bunu tadanlar bilir! Benim yapım gereği, insanlara çabuk kanıyor ve iyilik yapmak için çoğu zaman art niyetli kişilerin kurbanı olabiliyorum. Bu durum beni çok üzüyor ve yoruyor. Yaklaşık 7 yıldır insanlarımızın zarar etmemesi ve kazanç sağlaması için büyük emek verdim. Ancak, muhtemelen bu son boğadan sonra kenara çekileceğim. Belki ileride, piyasa okuma konusunda gerçekten rakibim olmadığını düşündüğüm bir dönemde, büyük çöküşler yaşanırsa (ki bu işin doğasında var) bazı önemli uyarılar yapmak için birkaç tweet paylaşabilirim.
Atalarımızın dediği gibi, “Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir.” İşin mantığını, piyasa dinamiklerini ve ilgili gelişmeleri takip eden herkes bu uzmanlığa erişebilir. Ayrıca, tecrübeliyseniz piyasa okumak daha da kolaylaşır. Bu zamana kadar yaptığım piyasa analizlerinin tesadüflerle açıklanamayacağını akıl sahipleri bilir. Ancak, piyasa okuma işinin gerçekten çok zor olduğunu vurgulamak istiyorum. Gerçekten zordur.
Röportajımıza katılarak değerli zamanını bize ayıran @General2024x’e yürekten teşekkür ederiz. Görüşlerini ve içgörüleri, kripto piyasası hakkında daha derin bir anlayış kazanmamıza yardımcı oldu. Kapsamlı analizleri ve tecrübeleri, okurlarımıza büyük katkı sağladı. Gelecekteki projelerinde başarılar diler, katkılarının devamını dört gözle bekleriz.
Sevgili okurlarımızın yorumlarını da merakla bekliyoruz.
The post Kripto Para Stratejileri: Crypto General’in Deneyim ve Tavsiyeleri first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Binance Web3 cüzdanı nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Binance Web3 Cüzdanı Nedir?
Binance Web3 Cüzdanı, Binance tarafından tasarlanan ve geliştirilen, Binance uygulaması içinde çalışan ve popüler borsanın geniş ekosisteminin bir parçası olan, saklama hizmeti sunmayan bir kripto para cüzdanıdır. Kullanıcıların dijital varlıklarını güvenli bir şekilde saklamalarını ve yönetmelerini sağlar, ayrıca çeşitli merkeziyetsiz uygulamalar (dApp‘ler) ve DeFi protokolleriyle etkileşim kurmalarına olanak tanır. Bu cüzdan, web3 dünyasına geçiş için bir kapı görevi görür.
Binance Web3 Cüzdanının Tarihçesi
Kasım 2023’te resmi olarak duyurulan Binance Web3 Cüzdanı, şirketin ekosistemine nispeten yeni bir eklemedir ve kripto para alanına daha fazla insan çekme çabalarının bir parçasıdır. Cüzdan, hem kriptoya yeni başlayanlar hem de deneyimli kullanıcılar için geliştirilmiş olup, web3′ün geniş hizmet ve uygulama yelpazesine erişimi kolaylaştırmayı amaçlamaktadır.
Bu cüzdan, MetaMask ve Bitget Wallet gibi diğer saklama hizmeti sunmayan cüzdanlardan farklı olarak, çoklu taraf hesaplama (MPC) teknolojisini kullanır. MPC, özel anahtarı birden fazla parçaya bölen bir kriptografik yöntemdir. Binance cüzdanı, bu anahtar parçalarını üç farklı yerde saklar: Binance sunucularında, kullanıcının cihazında ve bulutta. Bu, tek bir hata noktasını azaltarak güvenliği artırır ve kullanıcıya gizli cümlesine ihtiyaç duymadan kendi saklama hizmetini sağlama deneyimi sunar.
Lansmanından kısa bir süre sonra Binance, web3 cüzdanını Binance Bridge ile entegre ederek birden fazla blok zincirinde token takaslarını mümkün kıldı. Kullanıcılar, cüzdandan çıkmadan zincirler arası token takası yapabilme olanağına sahip oldu, bu da farklı ağlardaki dijital varlıkları yönetme esnekliğini ve kolaylığını artırdı.
Aralık 2023’te Binance, cüzdanın benimsenmesini teşvik etmek amacıyla 500.000 dolarlık bir airdrop kampanyası duyurdu. KYC işlemlerini tamamlayan ve cüzdan üzerinde en az bir token takası gerçekleştiren kayıtlı Binance kullanıcıları, rastgele seçilen kazananlarla birlikte bu airdropa katılma hakkı kazandı.
Özellikler ve Fonksiyonlar
Binance Web3 Cüzdanı, kullanıcılarına dijital varlıklarını merkezi bir borsada saklamak yerine kendi kendilerine saklama imkanı sunar. Kullanıcılar, varlıklarını koruma sorumluluğunu üstlenir ve üçüncü taraf borsa risklerine (hırsızlık veya hacklenme gibi) maruz kalmazlar.
Binance, cüzdan oluşturma sürecini basitleştirerek gizli cümlelerine ihtiyaç duymadan kullanıcıların Binance uygulamasında sadece birkaç saniye içinde cüzdanlarını oluşturabilmelerini sağlamıştır.
Kullanıcılar, cüzdanlarından doğrudan DeFi ve NFT ticaret hizmetleri de dahil olmak üzere blok zinciri tabanlı uygulamalara erişebilirler. Bu sayede, token takasları yapabilir, tokenlerini stake edebilir veya çeşitli protokoller üzerinden ödünç verebilirler.
Güvenlik açısından, cüzdan, şüpheli adresler ve potansiyel olarak kötü niyetli akıllı sözleşmeler için uyarılar gibi yerleşik risk kontrollerine sahiptir. Ayrıca, özenle seçilmiş dApp listesi, kullanıcıları meşru protokollere yönlendirir. Çoklu taraf hesaplama teknolojisinin kullanılması, tek bir hata noktasını azaltarak güvenliği daha da artırır.
Binance Web3 Cüzdanı, kullanıcılarına ihtiyaç duyduklarında destek sağlayan 7/24 müşteri hizmetleri de sunmaktadır.
Binance Web3 Cüzdan Hesabı İçin Ne Gereklidir?
Binance Web3 Cüzdanını kullanmak için, kullanıcıların bir Binance hesabına ve cihazlarına yüklü Binance uygulamasına sahip olmaları gerekmektedir. Kullanıcılar, uygulama içinde cüzdanlarını kurabilir ve bu süreçte cüzdanlarını bulut depolama kullanarak yedekleme ve kurtarma şifresi oluşturma adımlarıyla yönlendirileceklerdir. Bu kurulum önemlidir çünkü bir kendi saklama cüzdanı olarak, Binance cüzdanınıza erişimi kaybederseniz cüzdanınızı kurtaramaz. Cüzdan kullanımı ücretsizdir.
Binance Web3 Cüzdanı Kullanmanın Riskleri Var mı?
Binance Web3 Cüzdanı birçok güvenlik özelliği sunarken, kendi saklama cüzdanlarına özgü bazı riskler de taşır. Kullanıcılar, özel anahtarlarının tam kontrolüne sahip oldukları için anahtar paylaşımlarına erişimi kaybetmek veya kurtarma şifresini unutmak, varlıkların kalıcı olarak kaybedilmesine neden olabilir.
Ayrıca, dApp’lerle veya akıllı sözleşmelerle etkileşim kurmak, özellikle kötü tasarlanmış veya kötü niyetli olmaları durumunda bazı riskler taşır. Ancak Binance, bu riskleri pop-up uyarılar sunarak ve belirli dApp’leri önceden tarayarak hafifletir.
Özetle, Binance Web3 Cüzdanı, merkeziyetsiz webde gezinmek için güçlü bir araçtır, ancak kendi saklama ve blok zinciri etkileşimlerine bağlı risklerden kaçınmak için dikkatli bir yönetim gerektirir.
The post Binance Web3 cüzdanı nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Uzmanlar uyarıyor: Balina, bir anlık dalgınlık sonucu 55 milyon dolarını hackerlara kaptırdı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Doğrulanmamış bir işlemi imzalayan bir kripto cüzdan sahibi, kimlik avı saldırısı sonucunda 55 milyon dolarlık kripto parasını kötü niyetli kişilere kaptırdı. Bu saldırı, yatırımcının stablecoin’lerini çalmak amacıyla gerçekleştirildi.
20 Ağustos’ta, bir kripto cüzdanı sahibi balina, merkeziyetsiz finans (DeFi) protokolü Maker‘da 55,47 milyon DAI’nin sahipliğini değiştiren bir işlemi imzaladı. Bu işlem sonucunda, bir kimlik avı adresi cüzdandaki stablecoin‘lerin kontrolünü ele geçirdi.
Yatırımcı, hatasını fark edip fonları yeni bir adrese çekmeye çalıştı, ancak sahiplik değişikliği nedeniyle bu işlem başarısız oldu.
Blockchain analitik firması Lookonchain, saldırganların sahipliği yeni oluşturulmuş bir adrese devrederek dijital varlıkları platformdan çektiğini belirtti. Saldırgan, 27,5 milyon stablecoin’i 10,625 Ether’e çevirdi.
Analitik firması, kullanıcılara bilinmeyen işlemleri imzalamamaları ve imzaya ihtiyaç duyan herhangi bir şeyi onaylamadan önce iki kez kontrol etmeleri gerektiği konusunda uyarıda bulundu.
Kimlik avı saldırıları, kurbanları sahte yazılım yüklemeye veya kötü niyetli işlemleri imzalamaya kandırarak kripto varlıklarını çalmayı amaçlar. Kötü niyetli aktörler, kurbanları özel anahtarlarını ve kişisel bilgilerini paylaşmaya ya da cüzdanlarına erişim veya sahiplik vermeye ikna etmeye çalışır.
2024’ün ilk yarısında, kimlik avı saldırıları neredeyse yarım milyar dolarlık zarara yol açtı. 3 Temmuz’da, blockchain güvenlik firması CertiK, kripto dünyasında kimlik avı saldırıları nedeniyle yaklaşık 498 milyon dolar kaybedildiğini bildirdi. CertiK’in kurucu ortağı Ronghu Gu, iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) ve güvenlik anahtarları gibi çok faktörlü kimlik doğrulama yöntemlerinin gerekliliğinin altını çizdi.
4 Ağustos’ta, Avustralya Federal Polisi, 2.000 Avustralya vatandaşına ait dijital varlık cüzdanını etkileyen kimlik avı saldırılarının neden olduğu kayıpları araştırdığını açıkladı. Bu, analiz firması Chainalysis‘in liderliğindeki bir operasyonu takip etti ve Avustralya’ya ait cüzdanların “onay kimlik avı” taktikleriyle hedef alındığını ortaya çıkardı.
AFP Dedektif Süperintendanı Tim Stainton, operasyondan elde edilen istihbaratın siber suçlular tarafından kullanılan yeni taktiklere ışık tuttuğunu belirtti.
Bunun ardından, Avustralya Menkul Kıymetler ve Yatırımlar Komisyonu (ASIC), 19 Ağustos’ta 2023 Temmuz ayından bu yana 5.530’dan fazla sahte yatırım platformunu, 1.065 kimlik avı bağlantısını ve 615 kripto yatırım dolandırıcılığını devre dışı bıraktığını açıkladı.
The post Uzmanlar uyarıyor: Balina, bir anlık dalgınlık sonucu 55 milyon dolarını hackerlara kaptırdı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Solana üzerindeki işlem hacmi düşüşü sonrası, olumsuz tartışmalarda artış gözlemlendi! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Memecoin eleştirmenleri, Solana tabanlı memecoin işlem hacmindeki düşüş ve pump.fun platformunda çoğu yatırımcının para kaybettiğini gösteren verilerin ardından bu hafta biraz daha yüksek sesle konuşuyor. 19 Ağustos’ta yayımlanan bir bültende, Messari veri mühendisi Mike Kremer, memecoin‘leri 2017’deki ICO patlamasından bu yana “en sömürücü kripto fenomeni” olarak nitelendirdi.
Kremer, spekülatif balonların ve varlıkların kripto ekosisteminin bir parçası olduğunu, ancak son zamanlarda kripto dünyasının en yeni trendine olan perakende ilgisinin “bazı kalıntı değerler” bıraktığını savundu. “DeFi Yazı” döneminde, Uniswap Labs gibi projelerin kripto ekonomisine gerçek fayda sağlayan protokoller sunduğunu belirtti.
Ancak Kremer, memecoin’lerin çok daha yıkıcı bir dinamiğe sahip olduğunu ileri sürdü. “İçeriden gelenler veya karteller, supercumrocket69 gibi token’lar yaratıyor, bunları abartarak tanıtıyor ve perakende yatırımcıları bu ‘devrim niteliğindeki’ yeni varlıkları satın almaya teşvik ediyor,” dedi. Kremer, fiyat yükseldikten sonra içeridekilerin ellerindeki token’ları sattığını, geride ise gerçek değeri veya faydası olmayan token’lar kaldığını belirtti.
Kremer, bu sürecin tamamen sıfır toplamlı bir oyun olduğunu ve burada değerinin sadece yeniden dağıtılmakla kalmayıp yok edildiğini vurguladı. Son dönemde Solana tabanlı memecoin dağıtım platformu pump.fun’a yönelik eleştiriler arttı; sosyal medyada eleştirmenler, memecoin‘lerin geçmişe göre çok daha tehlikeli ve seyreltilmiş hale geldiğini iddia ediyor.
Ocak’tan bu yana pump.fun‘da 1.7 milyon yeni token başlatıldı, ancak bu token’ların sadece %1.5’inden azı 63,000 dolardan fazla değer kazandı. Diğer veriler, pump.fun kullanıcılarının %60’ının platformda para kaybettiğini, sadece %3’ünün 1,000 dolardan fazla kazanç sağladığını gösteriyor. Ancak bazıları, bu verilerin realize edilen kazançları dikkate almadığını öne sürerek doğruluğu konusunda şüpheler olduğunu belirtiyor.
Kremer‘in eleştirileri, son iki haftada Solana tabanlı memecoin işlem hacmindeki %80’lik keskin bir düşüşün ardından geldi. Ayrıca, yeni bir CoinShares raporu, Solana‘nın borsa yatırım ürünlerinin geçen hafta rekor bir şekilde 39 milyon dolar çıkış yaşadığını gösterdi.
Peki, bu kripto için iyi mi?
Memecoin‘lerin ekosistem için gerçekten iyi olup olmadığı konusunda uzun süredir devam eden bir tartışma var. Pump.fun platformunun takma adla geliştiricisi Alon, memecoin‘lerin düşük maliyetli dağıtımının iyi bir şey olduğunu belirterek, platformdaki büyük faaliyet miktarına dikkat çekti.
Alon, pump.fun öncesinde memecoin sektörünün likidite havuzlarını boşaltma, tuzaklar ve diğer dolandırıcılıklar tarafından kirletildiğini ve her yeni memecoin teknolojisinin kripto pazarına dışarıdan katılımı daha erişilebilir hale getirdiğini söyledi. “Memecoin‘ler neredeyse kitlesel benimsemeye hazır,” dedi.
Diğerleri, memecoin‘lerin kripto endüstrisi için net bir pozitif olduğunu, yeni gelenler için “kolay” bir giriş noktası sunduğunu, bununla birlikte içerdikleri riskleri kabul ettiklerini savunuyor. Nisan ayında Avalanche kurucusu Emin Gün Sirer, memecoin‘lerin, doğası gereği değersiz olmalarına rağmen, “sosyal sinyal” sağlamak ve güçlü kripto toplulukları oluşturmak için hala faydalı olduğunu belirtti.
“Araçlar, insanları içeri çekiyor, onları heyecanlı ve meşgul tutuyor ve teknolojinin ne yapabileceğine odaklanmalarını sağlıyorlar.” Aralık ayında Avalanche, NFT sanatçılarını desteklemek için başlatılan 100 milyon dolarlık topluluk fonunu memecoin satın almak için kullanmaya başlayacağını duyurdu.
The post Solana üzerindeki işlem hacmi düşüşü sonrası, olumsuz tartışmalarda artış gözlemlendi! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Hırsızlar, Piyasa Düşüşünü Fırsat Bilerek 39.75 Milyon Dolar Değerinde Ether Satın Aldı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Kripto para hackerları, devam eden piyasa çöküşünü, önceki soygunlardan çaldıkları fonları kullanarak ucuz Ether satın almak için bir fırsat olarak gördü.
5 Ağustos 2022’de Ağustos’unda Nomad kripto köprüsünde yaşanan hack ile bağlantılı çalınan kripto para fonları kullanılarak 39.75 Milyon $ ile 16,892 Ether (ETH) satın alındı. CoinGecko verilerine göre, Ether, 12 saatten kısa bir sürede yaklaşık olarak 2,760 dolardan 2,172 dolara düşerek %20’den fazla değer kaybetti.
Blockchain analiz şirketi Lookonchain, Nomad köprüsünü kötüye kullanan kişinin 39,75 milyon çalınmış Dai (DAI) token’ını kullanarak 16,892 ETH satın aldığını tespit etti. Satın alım işleminin hemen ardından, hacker çalınan paraları Tornado Cash isimli kripto karıştırıcıya aktarmaya başladı.

Kripto hacker’ları, Tornado Cash gibi kripto karıştırma hizmetlerini, yapılan işlemlerin blockchain üzerinde izlenmesini engellemek için kullanır ve genellikle çalınan paraları geri getirme amacı taşımazlar.
Ayrıca, üç yıl önceki Pancake Bunny saldırısına bağlı çalınan fonlar, piyasalardaki belirsizlik nedeniyle hareket etmeye başladı.
Hacker, düşük kripto fiyatlarından yararlanmak amacıyla çalınan DAI token’larını ETH’ye dönüştürdü. Ancak, blockchain analisti Officer CIA, 3,6 milyon DAI’nin “yanlışlıkla” bir DAI stablecoin adresine gönderildiğini belirtti.
Pancake Bunny, 2021 yılında bir flash loan saldırısına uğrayan BNB Smart Chain üzerindeki merkeziyetsiz finans protokolüdür.
Desteklenmeyen cüzdanlara kripto token göndermenin geri dönüşü olmayan para kaybına yol açabileceğini unutmamak önemlidir.
Son olarak, 8 Temmuz’da Pancake Bunny hacker’ı Tornado Cash aracılığıyla 2,9 milyon dolarlık Ether çaldı.
The post Hırsızlar, Piyasa Düşüşünü Fırsat Bilerek 39.75 Milyon Dolar Değerinde Ether Satın Aldı! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Sonsuz Üretim Saldırısı (Mint Attack) Nedir; Nasıl Çalışır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Sonsuz mint saldırısı, bir saldırganın bir sözleşmenin kodunu manipüle ederek yetkilendirilmiş tedarik limitinin ötesinde sürekli olarak yeni token’lar üretmesi durumudur.
Bu tür bir saldırı, genellikle merkeziyetsiz finans (DeFi) protokollerinde görülür. Saldırı, bir kripto para biriminin veya token’ın bütünlüğünü ve değerini bozarak, sınırsız miktarda token yaratır.
Örneğin, bir hacker Paid ağı’nın akıllı sözleşme açığını kullanarak token’ları üretip imha etti. Bu saldırı sonucunda 180 milyon dolarlık bir kayıp yaşandı ve PAID‘in değeri %85 oranında düştü. Saldırı durdurulana kadar 2.5 milyondan fazla PAID token’ı Ether (ETH) ile değiştirildi. Ağ, kullanıcıları tazmin etti ve içerden birinin bu işi yaptığına dair söylentileri ortadan kaldırdı (rug pull).
Kötü niyetli aktörler, bu tür saldırılardan yasa dışı olarak üretilen token’ları satarak veya etkilenen blockchain ağının düzenli operasyonlarına müdahale ederek kar elde edebilirler. Sonsuz mint saldırılarının yaygınlığı, akıllı sözleşme geliştirme sürecinde kod denetimlerinin ve güvenlik önlemlerinin önemini vurgular, bu tür açıkların önüne geçmek için dikkatli olunması gerektiğini gösterir.
Bu saldırı genellikle akıllı sözleşmedeki güvenlik açıklarından faydalanarak gerçekleştirilir. İşte bu tür bir saldırının nasıl gerçekleştirilebileceğine dair genel bir açıklama:
Sonsuz üretim saldırılarını önlemek için akıllı sözleşmelerin kodlarının kapsamlı bir şekilde denetlenmesi, güvenlik önlemlerinin titizlikle uygulanması ve akıllı sözleşme geliştiricilerinin güvenlik en iyi uygulamalarına uyması gerekmektedir.
Sonsuz mint üretimi saldırılarının olası sonuçları, hem teknik hem de ekonomik açıdan ciddi etkiler yaratabilir. İşte bu tür saldırıların bazı olası sonuçları:
Sonsuz mint saldırılarından korunmak için, akıllı sözleşme kodlarının dikkatli bir şekilde denetlenmesi, güvenlik açıklarının hızla kapatılması ve sürekli izleme yapılması önemlidir.
The post Sonsuz Üretim Saldırısı (Mint Attack) Nedir; Nasıl Çalışır? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post ZeroLend AirDrop: Talep Etmeyi Unutmayın! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Bu içeriğimizde, Zerolend AirDrobunu anlamanız ve potansiyel ödüllerinizden nasıl pay alabileceğiniz konusunda size rehberlik edecek altın bilgiler sunacağız. Bu hızlı 3 dakikalık okumada neler öğreneceksiniz:
Zerolend, kullanıcıların kripto varlıklarında getiri kazanmalarına, borç almalarına ve borç vermelerine olanak tanıyan bir kişiler arası DeFi protokolüdür. Kaldıraçlı işlem yapma, likidite madenciliği ve rekabetçi getiri oranları gibi özelliklere sahiptir.
AirDrop, belirli bir kişi grubuna kripto para tokenlerinin ücretsiz dağıtılmasıdır. AirDroplar genellikle yeni projeler tarafından farkındalık oluşturmak ve kullanıcıları platformlarına çekmek için kullanılır.
Zerolend şu anda bir AirDrop düzenleyerek yeni kullanıcıları teşvik etmeyi ve topluluğunu büyütmeyi amaçlıyor. Geçtiğimiz hafta açıklanması ile birlikte bugün itibariyle hak kazanan tüm kullanıcıların airdroplarını talep etmesi bekleniyor. An itibariyle, platforma likitide sunarak ya da ödünç alma-verme şeklinde platformu kullanan kullanıcıların topladıkları puanlar karşılığında kazandıkları $ZERO tokenleri talep etmesi aktif. Platform üzerinden kazanılan early-Zero tokenlerin de $ZERO‘ya dönüşümü otomatik olarak gerçekleşmekte.
AirDrop kontrol ve talep etmek için tıklayın
The post ZeroLend AirDrop: Talep Etmeyi Unutmayın! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post Web 3 ile Web 2 Buluşması : DeFi’nin önde gelen ismi Uniswap’ten Robinhood entegrasyonu! first appeared on Kripto Bülten.
]]>Uniswap kullanıcıları artık Robinhood Connect‘i kullanarak Robinhood’dan gelen fonlarla, banka kartıyla veya banka transferi yoluyla kripto para satın alabilecek.
Uniswap, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Robinhood Connect‘in bu hafta Uniswap mobil uygulamasındaki kullanıcılara sunulmaya başlandığını belirtti. Protokole göre, bu hizmet, Uniswap‘te kripto satın alımını mümkün kılan üç sağlayıcıdan biridir; diğerleri Coinbase Pay ve Moonpay‘dir.
Uniswap‘in uygulamasında, Robinhood Connect‘i ilk kez kullanan kullanıcılar, 10 dolar değerinde kripto para satın alırlarsa, Robinhood hesaplarında 10 dolar değerinde USDC alacaklar.
Robinhood Connect‘in Uniswap ile entegrasyonu, aynı hizmetin sıcak cüzdan uygulaması olan MetaMask’ta başlatılmasından sadece birkaç hafta sonra gerçekleşti.
Robinhood’un Connect hizmetini kripto yatırımcıları için genişletmesi, işlem platformunun kripto para birimlerine yatırımlarını derinleştirdiği bir döneme denk geliyor. Geçen hafta, Robinhood, New York kullanıcıları için dört yeni kripto para birimi coinini listelemişti.
Uniswap, Ethereum blockchaini üzerinde çalışan, merkezi olmayan bir kripto para birimi borsasıdır. Platform, otomatik bir likidite protokolü kullanarak token takası yapmaya olanak tanır. Kullanıcılar, doğrudan cüzdanlarından token takas edebilir ve likidite sağlayarak işlem ücretlerinden pay alabilirler. Uniswap‘in en belirgin özelliği, merkezi olmayan bir yapıya sahip olması ve kullanıcıların herhangi bir aracıya ihtiyaç duymadan kripto takasları yapabilmesidir.
abd airdrop Altcoin binance bitcoin bitcoin etf bitcoin fiyatı Bitcoin nasıl alınır Blackrock Blockchain Blockchain Teknolojisi btc Coinbase DeFi dijital varlıklar donald trump eos etf eth Ether Ethereum Ethereum Blockchain kripto bulten online Kripto Bülten Kripto Bülten online kripto düzenlemeleri kripto para kripto piyasası kripto sozluk Kripto Sözlük memecoin merkeziyetsiz finans NFT ripple sec solana spot Bitcoin ETF TRX volatilite xrp
The post Web 3 ile Web 2 Buluşması : DeFi’nin önde gelen ismi Uniswap’ten Robinhood entegrasyonu! first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post ERC-404 nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>
ERC-404, en basit şekilde; tek bir NFT’nin birden fazla cüzdana sahip olmasına izin vererek benzersiz bir şekilde dikkat çeken deneysel bir token standardı olarak ifade edilebilir. Bu özellik, gelecekte çeşitli kullanım senaryoları için bir örnek oluşturuyor.
ERC-404 token standardının hikayesi, “ctrl” ve “Acme” takma adlarını kullanan iki anonim geliştiricinin Ethereum ağında deneysel bir token başlatmasıyla başlıyor. Bu adım, ağın tüm standartlardan beklediği resmi tanıma prosedürünü bile geçmeden gerçekleşti. İkili, amacın “yerel bölünme, likidite ve ticaret/etkileşim bazı yönlerini teşvik eden benzersiz özellik setlerine sahip NFT’lerin yaratılmasını ilerletmek” olduğunu belirtti.
Pandora‘nın arkasındaki ekip, yeni standartı benimseyen ilk proje olmasıyla dikkat çekerken, ERC-404 için Ethereum İyileştirme Önerisi (EIP) uygulamasında aktif rol oynamaktadır. Bununla birlikte, kripto alanını kolaylaştırma hedefinde kararlı olan ekip; bireylerin bölüştürmek veya likide etmek istediği orijinal NFT‘leri belirsizleştiren üçüncü taraf çözümlerini tercih etmemekte kararlıdırlar. Bilindiği üzere daha önce NFT‘lerin 3. parti uygulamalar ile likitide olarak kullanılabilmesi mümkündü ama bu durumda çok ciddi manipülasyonlar gerçekleşmekteydi. Ekip, bu durumu çözmeyi amaçladı.
ERC-404 token standardı, Ethereum ağında bulunan yaygın ERC-20 ve NFT ile ilgili ERC-721 standartlarının birleşimiyle geliştirildi. Yeni standart, geliştiricilere NFT’lerin kesirli koleksiyonlarını açık ticaret ve çeşitli yenilikçi kullanım senaryolarında uygulamak için serbestlik sağlamayı amaçlamaktadır.
Mevcut standartlar altındaki NFT‘lerin mevcut durumu, onları tek bir cüzdana ve tek bir sahibe izole ederek kullanımlarını sınırlamaktadır. ERC-404 standardı, bu paradigmayı değiştirmeyi amaçlamaktadır. Bu, NFT‘lerin bölünebilmesini belirli cüzdanlarda kilitlenme ve değeri belirli ölçüde yansıtan temsilci tokenlerin serbest bırakılması yoluyla sağlar. Yeni standard, bir NFT’nin aynı anda birden fazla cüzdana ait olmasına olanak tanır, böylece bunların kredi teminatı olarak ve daha fazlası için kullanılma olanaklarını açar.
ERC-404, ERC-20 ve ERC-721 standartlarına kıyasla, “yarı değiştirilebilir” varlıkların ihraç edilmesine olanak tanır ve bu da her iki standartın ana özelliklerini bir araya getirir. ERC-404’ün geleneksel olarak kabul edilen NFT’lerin bölünmezliğini nasıl aştığı, fraksiyonel birimlerin transferini mümkün kılan ancak başlangıç varlığının özelliklerini koruyan token basma ve sonrasındaki yakma mekanizmalarının kullanılmasıyla gerçekleşir.
Bu yaklaşım ile ihraç edilen tokenlar, orijinal NFT‘ye bağlıdır ve tam varlıklar satın alındığında alıcının cüzdanına basılır. Varlığın fraksiyonlaştırılmış bir versiyonu oluşturulup satıldığında, orijinali yakılarak denge korunur. Ancak, dolaşımdaki fraksiyonların çoğunu satın alan tek bir cüzdan varsa, bu cüzdan yeni basılmış tam bir NFT alır.
Teknik açıdan, ERC-404, Ethereum ağındaki herhangi bir cüzdan ve uygulamayla tamamen uyumludur. ERC-20 ve ERC-721 standartlarının özelliklerini temel alarak, yeni token, deneysel olmasına rağmen, serbestçe değiştirilebilir, transfer edilebilir ve varlıkların yerel olarak fraksiyonlaştırılması için benimsenebilir.

Kıyaslama açısından, ERC-404‘ün üzerine inşa edildiği orijinallerine kıyasla farklılaşmasını sağlayan bir dizi benzersiz teknik özelliği bulunmaktadır, bunları şu şekilde listeleyebiliriz:
ERC-404 standardının en büyük avantajı, çeşitli sektörlerde kullanım alanları ve uygulamalarına dair vaatleridir. Şu anda kullanımı için en karlı olan bazı alanlar şunlardır:
ERC-404 hype’ından yararlanarak adını duyuran önemli projeler arasında şunlar bulunmaktadır:
Pandora – ERC-404 standardını kullanarak 10.000 Replicant NFT’sini basan proje bu alandaki ilk olma özelliğini taşıyor. Söz konusu NFT’ler 10.000 ERC-20 tokenine bağlı olarak işlem gördü/görüyor. Kullanıcılar, bir PANDORA tokeni satın aldıklarında cüzdanlarına bastırılmış bir NFT alırlar ve bu tokenler 9 Şubat’ta birim başına 32.000 dolara kadar alıcı bulmuştur.
DeFrogs – 10.000 Pepe the Frog NFT’sinden oluşan başka bir koleksiyon. Bu proje ayrıca, bir ERC-404 tokeninin varyasyonunu kullanıyor ve iddia edildiğine göre deflasyonist bir model kullanan ilk ERC-404 PFP koleksiyonu olarak etiketleniyor.
Monkees – ERC-404 temelinde başka bir PFP koleksiyonu, sadece 100 benzersiz NFT içeriyor. Her biri on özel özellik ve altı özellik kombinasyonu içerir.
ERC-404 standardı hala deneysel olduğundan, ana akım haline gelmeden önce ele alınması gereken bir dizi zorluk bulunmaktadır.
İlk zorluk, geliştirici eğitimidir. Bu süreç her zaman uzun bir süreçtir ve yeni standardı uygulamaya başlamadan önce daha fazla projenin başlaması için birçok nitelikli uzmanın eğitilmesi gerekecektir.
Başka bir zorluk, ERC-404 ile uyumluluklarını sağlamak için blok zinciri ağlarında ve uygulamalarında teknik güncellemelerin kitlesel olarak tanıtılmasının gerekliliğidir.
Güvenlik endişeleri de ele alınması gereken bir konudur, çünkü yeni standardın potansiyel eksiklikleri, güvenlik açıkları veya zayıflıkları henüz tam olarak analiz edilmemiştir. En önemlisi, yeni standardın sistematik risk unsuru taşımasıdır, çünkü piyasaların dağıtımına nasıl tepki vereceği belirsizdir, çünkü bu durum tahmin edilebilirliği azaltma potansiyeline sahiptir.
Geleceğe baktığımızda, ERC-404′ün Ethereum ekosistemini genel olarak nasıl etkileyeceğini ölçmek zor. Ancak, yeni varlığın, likidite enjekte etmeye istekli yeni piyasa oyuncularının katılımını teşvik etmesi muhtemeldir. Ayrıca, geliştiricilerin yeteneklerini kodu mükemmelleştirme ve bu sayede standardın kullanılabilirliğini artırma konusunda katkıda bulunacağına inanmak çok olasıdır.
Şu anda, birçok NFT platformu yeni tokeni desteklememektedir, ancak ERC-404‘ü geliştiren ekip, onay ve geniş kabul almak için Ethereum ekibine resmi bir Ethereum İyileştirme Önerisi teklifi sunma niyetindedir. Ancak, ekip standardı daha hızlı onay almak için standart prosedürü atlatmaya çalıştığı gerçeği, diğer projelerin de standartları yaygın olarak kullanabileceklerine karar vermelerine neden olabilir. Bu da kontrolsüz bir etki yaratabilir.
ERC-404, NFT‘lerin gelişiminde evrimsel bir adım olma vaadi veren yenilikçi bir token standardıdır. Sahipliklerini hızlandırarak ve kullanım alanlarını çeşitlendirerek NFT’lerin evrimleşmesine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Oyun, gerçek dünya varlığı tokenleştirme, DeFi ve diğer alanlarda likiditeyi genişletme ve NFT‘ler için uygulamaları genişletme potansiyeli oldukça açıktır. Var olan zorluklara rağmen, devam eden gelişimin bu sorunları çözeceğine dair güven tamdır.
ERC-404 tokenlarının potansiyeli, teknik yeteneklerini kullanmak için gerekli hayal gücüne sahip projeler için birçok perspektif sunmaktadır. Bu, daha fazla kullanıcının ERC-404‘ü keşfetmesi, ilgili blok zinciri topluluklarına katılması ve ERC-404 tabanlı sözleşmeleri uygulama veya etkileşimde bulunma konusunda deney yapması için iyi bir fırsattır.
The post ERC-404 nedir? first appeared on Kripto Bülten.
]]>The post ZkSync Airdrobu Yaklaşırken Son Öneri: Ne Yapmalı? first appeared on Kripto Bülten.
]]>Airdrop uygunluğunuzu artırmak için, SyncSwap ve Mute gibi zkSync Era ağındaki projelerle etkileşime geçebilirsiniz. Ayrıca, zkSync‘in Paymaster özelliğini kullanarak, desteklenen herhangi bir ERC-20 tokenıyla işlem ücretlerini ödeyebilirsiniz.
Potansiyel bir zkSync airdrop için uygunluğunuzu artırmak için, ekosistemle etkileşime geçmeyi ve protokole likidite sağlamayı düşünebilirsiniz.
zkSync, Ethereum üzerine inşa edilmiş katman 2 (L2) blok zinciri ölçekleme çözümüdür. Rollup‘lar ve sıfır bilgi kullanarak ölçeklenebilirliği artırmayı hedefleyerek daha hızlı ve daha ucuz işlemler sunmayı amaçlıyor
zkSync Era uzun zamandır aktif durumda ve projenin token çıkararak erken kullanıcıları ödüllendirmesi ile ilgili tartışmalar yapılırken airdrop haberinin yakın zamanda geleceği tahmin ediliyor. zkSync Era, sıfır bilgi rollup‘ların ilk örneklerinden biri olup, Ethereum‘un temel katmanının ölçeklenebilirliğini artırmak için bir katman 2 (L2) ağıdır. zkSync, ayrıca ZK Stack’i duyurarak geliştiricilere Ethereum üzerinde özel ‘hiper zincirler’ inşa etme imkanı sağladı ve bu noktada kullanıcıların daha da heyecan duymasını sağladı.
Var olan iyimser (optimistic) rollup‘lardan daha düşük ücretler ve daha hızlı çekim imkanı sunan zkSync, takip edilmesi gereken bir projedir. Optimism ve Arbitrum gibi iyimser rollup’ların token çıkarmış olmaları göz önünde bulundurulduğunda, zkSync‘in gelecekte bir token çıkarabileceği olasılığı uzun müddettir bulunmaktaydı.
Bu makalede, bir token çıkışı durumunda airdrop’a hak kazanma şansınızı artırabileceğiniz bazı yolları tartışacağız. Ancak zkSync ekibinin bir token dağıtım tarihini doğrulamaktan kaçındığını ve hatta tokenlar çıkarsa bile bir kısmını airdrop yapmayabileceklerini unutmayın.
Bu makale, benzer airdrop programlarından elde edilen deneyimlere dayanarak hak kazanma şansınızı artırabilecek aktiviteleri kapsamaktadır.
İlk olarak, projenin akıllı kontratları düzenli olarak etkileşimde bulunan cüzdanları ödüllendirmesi daha yüksek bir olasılığa sahiptir. Bu makale, özellikle test ağı aşamasını kaçırdıysanız bile şansınızı artırmak için ağla nasıl etkileşime geçebileceğiniz üzerine odaklanacaktır.
İlk olarak, MetaMask cüzdanınıza zkSync Era‘yı ekleyin. Ayrıca, varlıklarınızı ağa taşımak için köprü kurmanız gerekecektir.
Airdrop şansınızı arttırmak için resmi köprüyü tercih etmeniz daha iyi olabilir.

zkSync Era‘ya varlıklarınızı köprülemek için zkSync köprü adresini ziyaret edin. Bu işlem için bir ücret ağ ücreti ödeyeceğini unutmayın, bu nedenle işlem ücretlerini ödemek için cüzdanınızda yeterli miktarda ETH olduğundan emin olun. Ufak bir not: haftasonu işlem ücretlerinde ciddi anlamda düşüşler olduğundan, haftasonu işlem yapmanız sizin için daha ekonomik olabilir.
Varlıklarınızı zkSync Era ağına köprüledikten sonra, zkSync ana ağındaki projelerle etkileşime geçmeye devam edebilirsiniz.
zkSync ağında çok fazla proje olmadığını peşinen söyledikten sonra, mevcut projelerden bazılarını listeleyebilirim: SyncSwap, Mute, Eralend. Bu projelerin haricinde kendinizin bulduğu projeleri de kullanabilirsiniz.
Akıllı kontratlarla etkileşimde bulunmak popüler bir uygunluk kriteridir. En son Arbitrum airdrop’undan bir örnek alarak, platformdaki dikkate değer projelerle etkileşimde bulunmanızı tavsiye edebilirim.
SyncSwap, zkSync Era‘da Otomatik Pazar Yapıcıları (AMM) sistemini kullanan merkezi olmayan bir borsadır. Protokol üzerindeki kilitli likitide bakımından ağın en büyük projesi olarak ifade edebiliriz. SyncSwap platformunu kullanmayı düşünüyorsanız, zkSync Era ağına bağlı olduğunuzdan emin olduktan sonra varlıkları takas etmeye başlayabilirsiniz.

Alım-satım yapmanın haricinde, borsa üzerindeki çeşitli havuzlara likitide ekleyerek de platformu test edebilirsiniz.
Mute, zkSync üzerinde çeşitli DeFi hizmetleri sunar; bunlar arasında bir AMM DEX, bir farming platformu ve tahvil platformu bulunur. Mute üzerinde olası etkileşimler arasında likidite eklemek, bir token takası yapmak ve Amplifier platformunda LP token’larınızı kilitlemek bulunur. Mute Bond platformu başlarken, onunla da etkileşime geçmek iyi bir seçenek olabilir.
Mute’ta varlıkları takas etmek için, “Takas” bölümüne gidip ilgili işlem çiftini seçin. Bundan sonra, miktarı girin ve “Takas” a tıklayın.

EraLand, zkSync ağında kripto para ödünç alme-verme platformlarından biri olarak tanımlanabilir. EraLand üzerinde “supply” butonuna tıklayarak, kolayca kripto paranızı ödünç verebilir yine “borrow” butonuna basarak da sunduğunuz likitideye karşılık ödünç alabilirsiniz.
zkSync ağı üzerinde bu projelerin haricinde son dönemde geniş yelpazede yeni projelerin çalışmaya başladığını da not düşebiliriz. Bu bağlamda airdrop amaçlı işlem yapacak olan yatırımcıların, işlem yaptığı platform tercihini yaparken, tokeni bulunmayan platform ya da protokolleri tercih etmesinin çok daha yerinde olacağını düşünüyoruz.
Sonuç olarak şunları ifade etmek mümkün: zkSync ağı, aldığı yatırım ve ağ üzerinde mevcut likitide nedeniyle değeri en yüksek tokeni bulunmayan projelerden biri olarak tanımlanabilir. Aynı zamanda, işlevi bakımından sektöre bir yenilik ve canlılık getireceği gerçeği de önemini arttırmakta.
Airdrop yapıp yapmayacağı konusunda ise; Binance Web Cüzdan uygulaması aracılığıyla başlatılan airdrop kampanyası, zkSync ekibinin yakın zamanda kapsamlı bir airdrop etkinliği ile erken dönem kullanıcılara yüklü tutarlarda ağ tokenini dağıtacağı yorumunu yapmak yerinde olacaktır.
Airdrop kampanyasının zaman merkezli olacağını düşünmekle beraber, daha önce ağ üzerinde birkaç işle dahi yapmış yatırımcıların, açıklama gelene kadar aktiflik durumlarını arttırmalarının şanslarını arttırabileceğini düşünüyorum.
Bu metin yazıldığı sırada, zkSync ekibi token dağıtacağına dair henüz bir doğrulama yapmamış olsa da Binance Web cüzdanı üzerinden duyurulan zkSync airdrop etkinliği, yakın zamanda ekip tarafından airdrop haberinin geleceğine işaret etmektedir.
The post ZkSync Airdrobu Yaklaşırken Son Öneri: Ne Yapmalı? first appeared on Kripto Bülten.
]]>